Yorgun Herakles ve arkadaşları…
31 yıl sonra ABD’den Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bindiği uçakla geri getirilen Yorgun Herakles heykeli, ne yazık ki tek değil. Avrupa ülkelerindeki müzeler Anadolu’dan kaçırılan eserlerle dolu. Emekli inşaat mühendisi Yaşar Yılmaz Anadolu’nun Gözyaşları adlı şahsi projesi çerçevesinde yıllardır dünyanın dört bir yanını dolaşarak 70 bin küsur eserin eksiksiz bir envanterini çıkardı. Şimdi de bu […]
Read MoreSalinger’a bir giriş: Homeopati, Vedanta Budizm ve yalnız kalma arzusu
İlk ve tek romanının yayınlanmasıyla tüm zamanların en büyük yazarlarından biri haline gelen ve aradan geçen yıllarla birlikte ünü, saygınlığı hiç eksilmeyen, üstelik bunu korumayı insan içine çıkmayarak, röportaj vermeyerek, fotoğraf çektirmeyerek ve çok uzun süredir tek satır yazmayarak başaran kaç kişi biliyorsunuz? Hafızanızı zorlamayın; Salinger’dan başkası yok. Ve işin kötüsü, artık o da yok. […]
Read MoreBİR ZAMANLAR CEP TELEFONU: Meğer mucidi dünyanın en güzel kadınıymış!
Şaka değil, gerçekten öyle! Cep telefonunun icadının hikayesini, “Hedy’s Folly” adlı kitabı okuyunca yazmaya karar verdim. İlginizi çekeceğini umduğum yazıda “dünyanın en güzel kadını” lakaplı Hedy Lamarr ve geçen yüzyıl başında ortalığı kasıp kavurmuş dahi besteci George Antheil var. Fotoğrafta ikisini de görüyorsunuz. Ama hikayeye başka mühim şahsiyetler de karışıyor. Mesela Ezra Pound ve Man […]
Read MoreVedat Türkali roman kahramanlarıyla konuşurken…
“Vedat Türkali ile çalışmak onu anlayana kadar çok zor. Hayatı olması gerektiği gibi yaşıyor. Büyük küçük yaptığı her işe aynı özenle yaklaşıyor. Ama günümüzde insanların çoğu böyle yaşamıyor. Birlikte bir şeyler paylaştığımız, birlikte çalıştığımız kişiler hatta bazen ben bile Vedat Türkali’nin yaşamına ayak uydurmakta zorlanıyoruz.” Yazarların asistanlarıyla kurduğu ilişki nasıldır? Eserin oluşmasında asistanların payı nedir? […]
Read MoreCem Mumcu: “Parlayan parlayana, herkes star olmak istiyor”
Cem Mumcu’ya göre, birinin peşine takılırsak, uygun diyeti yaparsak, en trendy kıyafetleri giyip gerekli sözleri sarf edersek aşkı bulacağımızı sanıyorduk hepimiz… Ve tam da bu yüzden aşk gittikçe uzaklaşıyordu bizden. Aynaya bakınca her şey ters görünür ya; artık aynaya bakıp bugüne dek yaptıklarımızın tersini yapmayı akıl etmeliydik belki. Yani aşkı arayacağız diye soluğumuz kesilene kadar […]
Read MoreSevil Atasoy bizi insan ruhunun karanlığında dolaştırıyor
İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü öğretim üyesi Sevil Atasoy’un kitaplarını herkese tavsiye ederim. Atasoy, Labirent, Bu Ayak İzi Senin Dr. Watson!, Karanlığa Yolculuk ve Her Çikolata Yenmez adlı kitaplarında soluk kesen, çok acayip hikayeler anlatıyor. Şu farkla ki, hepsi gerçek! Bazıları çok ürkütücü aslında, ama bilmemek kesinlikle bilmekten daha fena. Gayet uydu Dexter bu konuya, öyle değil mi? Sevil […]
Read MoreInstagram’ın parlayan yıldızları
Dijital alemin yeni fenomeni Instagram, aslında ücretsiz bir iPhone uygulaması. Geçmişi sadece bir yıl ama şimdiden 15 milyon takipçisi var. Kullanıcılarına vaadi basit: Çektiğin fotoğrafları 16 Instagram filtresinden birini kullanarak değiştir ve arkadaşlarınla paylaş. Yani Twitter’ın fotoğraf versiyonu gibi bir şey… Bu röportajda Instagram’ın bizdeki en popüler isimlerinden üç tanesini tanıyacaksınız… Huzurlarınızda, Mustafa Seven, Mehmet […]
Read MoreErgun Kocabıyık anlatıyor: Neden bizden bir Da Vinci Şifresi çıkmaz?
Ergun Kocabıyık’ın Boğaziçi Üniversitesi Yayınları’ndan çıkan şahane ve ürpertici kitapları Yazılı Yüz, Dolaylı Hayvan ve Aynadaki Narcissos’u okurken şunu fark ettim: Eski dönemlerin inanışları bugünkü inanç sistemimize uymuyor olabilir, ama onlar aynı zamanda bizi oluşturan geçmişin, kültürümüzün basamakları. ve Kocabıyık’a sordum: Artık geçerliliği olmayan bir inanç sistemini tıpkı çoğumuzun şu an yaptığı gibi yok saymanın […]
Read MoreBurak Fidan: “Yazar asistanlığı beni tatsız ve sıkıcı biri olmaktan kurtardı”
“Yazar asistanlarına ulaşmaya çalışırken, ilginç bir biçimde bu mesleğin olumsuz çağrışımları olduğunu, yazarların bir asistanla çalıştıklarının bilinmesini nedense istemediklerini fark ettim. Halbuki bu mesleğin geçmişi epey eskilere dayanıyordu aslında ve büyük yazarlar bile asistan kullanıyordu. Bunu, eşi öldükten sonra asistanı Anna Snitkina’yla evlenen Dostoyevski’nin hikayesinden biliyoruz. Fakat elbette her yazar-asistan ilişkisi bu tür sonuçlara ulaşmak […]
Read MoreDilber Ay: “Sırrı Süreyya Önder’in sazını kırdım, zaten iyi çalamıyordu”
Kadere Mahkumlar adlı şarkılı türkülü cezaevi programıyla hayatımıza fırtına gibi giren Dilber Ay’ı ben geç tanıdım, Cüneyt Özdemir’in programı 5N1K aracılığıyla… Ve kendini ifade ediş biçimindeki pervasızlığa, “Ben koskoca Dilber Ay’ım, siz kim oluyorsunuz!” tavrına hayran kaldım. Bakın mesela… Cüneyt Özdemir: Cezaevlerindeki mahkumlar en çok hangi şarkıları istiyorlar sizden, sayar mısınız? Dilber Hanım (Gürleyerek): Zorunda mıyım? […]
Read MoreErdem Yener: “İnsan hep evet demeli; her şey ‘evet’le başlıyor…”
Şair, müzik yazarı, ve eleştirmen Deniz Durukan, birkaç hafta önce Egoist Okur’a bir Erdem Yener röportajı yapmak istediğini söyledi. “Kim o?” diye sordum önce. “Çok sıkı bir müzisyen” dedi. Hmmm! Peki ama kim yani? “Oyuncu aynı zamanda.” Allah Allah… Nerede seyretmiş olabilirim ki? “Birçok yerde seyretmişsindir. Hani Avea reklamlarında oynayan komik adam var ya, o!” […]
Read MoreTerry Pratchett’ın intihar sözleşmesi
12 Mart 2015 editi: Terry Pratchett kararını değiştirdi ve evinde öldü. Bunun dışında 2011 yılında hazırladığım bu yazıya dokunmadım. İlk hikâyesini 13 yaşında sattı ve ikinci el bir daktilo almaya yetecek kadar para kazandı. The Carpet People adlı ilk romanı 1971’de yayımlandı. Sonra gazetecilik yaptı, özel şirketlerde medya ilişkileri görevini üstlendi. 1983’te ona asıl ün […]
Read More










