Egoist okur

Tahsin Yücel’e sormuştuk: HAYRİSTAN neresi biz neredeyiz?

Bu sabah çok kötü bir haber geldi, üniversitede iki yıl eleştiri derslerine devam ettiğim Tahsin Yücel ölmüş. Gözümün önüne zarafeti, akıllı, terbiyeli insanlara özgü o güzel çekingenliği, hınzır tebessümü geliyor. Sevgili hocamın öykü ve romanlarındaki keskin mizahını, alaycı dilini, incelikli üslubunu özleyeceğim. Batı edebiyatı ve düşüncesinin birçok önemli eserini onun çevirileriyle keşfettiğimi de unutmayacağım. Ama […]

Read More

Lugat365’in yaratıcıları: “Kelimeleri yeniden meşhur etmeye karar verdik”

Grafik tasarımcı Banu Ertuğrul ve dijital iletişim uzmanı Onur Ertuğrul, 1 Ocak 2015’te bir proje başlattılar ve “Lûgat365” adlı sosyal medya hesabı üzerinden her gün takipçilerine bir kelimeyi, anlamı, etimolojik kökeni ve kullanıldığı bir edebi alıntıyla sundular. Sloganları etkileyiciydi: “Bazı kelimeler çok güzel.” O kadar büyük ilgi gördü ki kısa sürede bir sosyal medya fenomeni […]

Read More

Dünyayı değiştiren birkaç özel kedi

Kediler için ‘nankör’ diyenlere sakın inanmayın. ‘Gamsız’ diyenlere ara sıra inanabilirsiniz. Zira dünya kedilerin çevresinde döner ve tabaklarında yiyecek, kutularında temiz kum olduğu ve tabii ki sevilip okşandıkları müddetçe başkalarının ne yaptığını, ne dediğini, ne düşündüğünü pek umursamazlar. Buna rağmen bilim insanları, sanatçılar, adli tıpçılar hatta devlet başkanları… Kedilerin büyüsüne kapılmayan mühim şahıs adeta yok […]

Read More

Semih Gümüş: “Bu toplumun insanları doğadan korkar, denize, dağa, ormana sırtını döner”

Can Yayınları’ndan çıkan “Belki Sonra Başka Şeyler de Konuşuruz”, Türk edebiyatının en önemli eleştirmenlerinden Semih Gümüş’ün ilk romanı. Geçen hafta Tolga Meriç’in yazdığı yazının ardından biz de bu hafta Gümüş’le romanını konuştuk. Bir itirafta bulunayım, şahsen benim en merak ettiğim şey şuydu: Eleştirmen roman yazınca, daha doğrusu romanı yayınlanınca salt yazar olan birinden daha farklı […]

Read More

“Belki Sonra Başka Şeyler de Konuşuruz”

“‘Belki Sonra Başka Şeyler de Konuşuruz’da Semih Gümüş, bir eleştirmen olarak değil tabii ama bir yazar olarak, roman gibi bir romanın nasıl yazılabileceğini büyük bir ustalıkla göstermiş. Kullandığı edebiyat tekniklerini genişçe tartışanlar çıkacaktır. Biz şu kadarını söyleyelim: Doğayı, doğamızı, içerdiği şiddet ve vahşete rağmen doğal olandaki iyiye evrilme eğilimini gösteren bu roman, aynı zamanda roman […]

Read More

Çocuklarla okuyoruz…

Çocuklarlayız… Hayranı olduğumuz yazar ve çizer Shaun Tan’in çocukluğuna gidiyor, onun büyülü dünyasında kayboluyoruz. (Desen Yayınları) Amerikalı yazar Susan Verde’yle ödüllü illüstratör Peter H. Reynolds’un “Müze”sinde sanatın hayatımızdaki önemini bir kez daha kavrıyoruz. (Günışığı Kitaplığı) Boks antrenörlüğünden ressam ve heykeltıraşlara modellik yapmaya, muz plantasyonlarında hamallıktan gece kulüplerinde garsonluğa kadar çeşitli işlerde çalışmış vesonunda yazarlıkta karar […]

Read More

Delal Arya: “Ruhumun yarısı deniz, öteki yarısı İstanbul”

Delal Arya, açık denizlerde geçen soluk kesici maceralardan oluşan “Yedi Denizlerde” ve “Pera Günlükleri” adlı iki fantastik kitap serisinin yaratıcısı. İkisi de Can Yayınları’nın Heyecanlı Kitaplar serisinden çıkıyor. “Pera Günlükleri”nde hikâyeler hep İstanbul’un gerçek ya da hayali sırlarıyla ilgili oluyor. Araya seyyah Marco Polo, polisiye yazarı Agatha Christie, mimar Alexander Vallaury, casus Mata Hari ve […]

Read More

Kundera’dan gülmeyi unutmuş bir yüzyılın insanlarına

“Hey, alaycılar, kendinize gelin, roman ölmedi! Yaşayan en büyük yazar Milan Kundera hâlâ hayatta ve şimdi onun yeni kitabını okumaya hazırlanıyoruz. Yeni çıkan ‘Kayıtsızlık Şenliği’, görkemli, güneşli, derin ve komik bir kitap” diye yazmıştı geçen yıl bir Fransız eleştirmen. İşte Kundera’nın son kitabını nihayet biz de okuyabileceğiz. “Kayıtsızlık Şenliği”, Can Yayınları etiketiyle raflarda… Gülenay Börekçi […]

Read More

Tekinsizliğin tınıları bu patikada…

“Murat Yalçın, anlatısında oyun arar, sözcüğün özü kadar sesini de dinler. Havada duran sözcüğü yakalamaya yatar. Hem kendi kendine oynadığı, hem ‘Dilersen katıl’ dediği oyun. Eğer bizim gibi denemeleri, günceleri, mektupları ayrı yerde tutanlardan bahsedeceksem sözcüklerin peşi sıra gitmeyi de bu parkura eklerim. Çok da kullanılmayan, ama unutulan bir çiçek kokusuyla burna dolan ve o […]

Read More

NİÇİN? Oya Baydar’ın kitabını okurken zihnime takılan soru…

Etek giymek niçin bir kadının en büyük kabusu olur ve o kadın niçin hayatı boyunca hep ve daima pantolon giyer? Evet, şu soru. Niçin? Oya Baydar‘ın Can Yayınları’ndan çıkan nefes kesici kitabı “Yetim Kalacak Küçük Şeyler”de cevabı var. Müthiş bir dürüstlükle, sansürsüzce kaleme alınmış bir otobiyografi bu ve okurken Baydar’ın üç çeyrek asırdır hep pantolon giymesinin sebebinin […]

Read More

Murat Gülsoy: “Beşir Fuat, bileklerini kesti, hissettiklerini gözlem olarak yazdı”

Ailesinden gelen genetik hastalığın tehdidi altında yaşayan ve bu yüzden günün birinde delirmekten korkan bir genç adam; Beşir Fuat… Kurtuluş için çareyi bileklerini keserek intihar etmekte buluyor. Ama büyük bir bilim âşığı olduğu için nasıl keseceğini bir yıl öncesinden uzun uzun planlıyor. Bir yıl boyunca herhangi bir hataya mahal vermemek için ince ince hesaplar yapıyor, […]

Read More

Oya Baydar kitabı, Zeki Müren sergisi

“Üç çeyrek asra yayılmış hüzün, acı, keder, heves, mutluluk, heyecan, haz anlarının şahitliğini; darbelere, kıyımlara, zorunlu göçlere, sürgünlere maruz kalmanın yorgunluğunu; bireysel ve toplumsal değişimlerde yaşanan hayal ve umut kırıklıklarını okumak, ince bir keder barındırmasının yanında insana kendi geçmişini de çağrıştırıyor.” Semih Büyü bu kez Oya Baydar’ın Can Yayınları’ndan çıkan “an’lar kitabını”, Yetim Kalacak Küçük […]

Read More

Patrick Modiano’nun kitapları Türkiye’de depoda çürüyormuş!

1901’den beri her yıl dünya edebiyatının önemli yazarlarına verilen Nobel Edebiyat Ödülü‘nün 107. sahibi Fransız yazar Patrick Modiano oldu. Ve böylece hayret etme kabiliyetimizi tamamen yitirdiğimiz şu günlerde nutkumuzun tutulmasına yol açan bir olay yaşamış olduk. Bu, o kadar beklenmeyen bir şeydi ki ödülü almak başta bizzat Modiano olmak üzere neredeyse herkesi şaşırtmıştı. Peki ama […]

Read More

Nobel meselesi: “Edebiyatın geleceğinden endişeliyim”

Kendisi bile şaşırdı dedik ya… Peki Patrick Modiano‘ya Nobel hakikaten niçin verildi? Çünkü iyi edebiyatçı. Zamanın trendlerine uyarak bozulmamış. Eski bir geleneği devam ettiriyor ve daha fazla kazanmak için yazmıyor… Hâlâ yetmediğini düşünenler için, aşağıdaki yazı bir ipucu olabilir… Akademi üyelerinden Horace Engdahl‘ın daha birkaç gün önce Fransız la Croix Gazetesine verdiği röportajı hatırlayalım. Gülenay […]

Read More

Yaralama sanatı

Semih Büyü 24 yaşında. İstanbul Üniversitesi’nde öğrenci. Dört yıl boyunca siyasi yazılar yazdı, yine de edebiyat hep hayatındaydı. Bazı dergilerde kitap eleştirileri de çıktı.  Diyor ki, “Edebiyat üzerine yazacak kadar yetkin değildim ama artık buna yoğunlaşmaya karar verdim…”  Semih bundan sonra yazılarıyla Egoist Okur’da olacak. İlk eleştirisi de Seray Şahiner‘in Antabus adlı ilk romanına dair. “Seray Şahiner’in […]

Read More