Posted by gülenay börekçi on September 11, 2017 · Leave a Comment
Alp Gökalp’in Alfabe Bulutu serisinin ilk kitabı “S Sessizce Mırıldandı: Ya Başkası Olsaydım?”ın çıkışı üzerinden epey zaman geçti ama serinin yeni bölümleri arka arkaya çıkmaya devam ediyor. Benim gibi bir “Struwwelpeter” hastası olduğunu öğrenince daha da sevdiğim Alp Gökalp, Alfabe Bulutu serisinde, harflerin, noktalama işaretlerinin de hikayeleri olabileceği fikrinden yola çıkarak enteresan bir şey yapıyor. […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on August 25, 2017 · Leave a Comment
“Şiir kitapları içeriğinde barındırdıkları evrensel, ulusal, kültürel, kültürlerarası, sosyolojik, psikolojik, mitolojik, tarih, felsefe, din, dil gibi öğelerle çok katmanlı okumaya ve yorumlamaya müsait eserlerdir. Elif Nuray’ın İz Yayıncılık tarafından yayımlanan ilk şiir kitabı ‘O Korkunç Mahâret’ için ‘ilk dizeden itibaren çok katmanlı üslubu ve şiir sesinin saflığı ile okurlarını eşikte karşılıyor’ diyebiliriz.” Şiir, deneme ve […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on August 24, 2017 · Leave a Comment
Bu haftanın kitabını çocuklar için yazan ünlü bir müzisyenden seçtim. “Vahşi Orman”, The Decemberists grubunun kurucusu ve solisti Colin Meloy’dan nefis bir fantastik seri. İllüstrasyonlar şahane karısı Carson Ellis’e ait. Yazıyı okuyanları, bonus olarak yeni bir mixtape bekliyor. “Sevgili Prue, harikulade bir dünyanın sakinleriyiz; güzel dünyamızda hayat ve gizem, iyilik ve acı var. Ama bizim […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on August 24, 2017 · Leave a Comment
Gökkuşağının en güzel renkleriyle tablolar yapan bir ressam, neşeli binalar yapan bir mimar, tabiat aşığı bir çevreci: Friedensreich Hundertwasser… D.H. Lawrence: Müstehcenlik ve pornografiyle suçlanan yazar Hundertwasser’in renkli dünyası Friedensreich Hundertwasser, gerçek adıyla Friedrich Stowasser, 1928 doğumlu Viyanalı bir sanatçıdır. Genelde, rengârenk tablolarından tanırız onu; cıvıl cıvıl, insanın içine coşku salan renk cümbüşleridir eserleri. Evet, […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on August 10, 2017 · Leave a Comment
“Leyla ile Mecnun” dizisinin kahramanları niçin durmadan üzüm, incir, erik yiyordu? Ahmet Mithat Efendi’nin taze cevizden, Atatürk’ün beyaz leblebiden vazgeçemeyişi nedendi? Sorular, sorular… Antik çağlardan beri varlığını sürdüren besinlerden olan ve on binlerce yıllık yiyecek-içecek tarihimizin en önemli maddesini oluşturan kuruyemişlerin kökeni, mitolojisi, kültürel önemi ve gündelik hayatımızdaki yeri benzersiz bir ansiklopedide biraraya geliyor. Overteam […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on August 3, 2017 · Leave a Comment
İstanbul’un son gayrimüslimleri, esnaf dostları Aşkale’ye gitmesin diye vergi borcunu ödemek için para toplayan Müslüman komşular, asılan bir başvekilin güçlü karısı, 60’ların müge çiçekleriyle bezeli Ankarası’nı yasa boğan uçak kazası, Kapadokya’nın yer altı kentleri, karlı Berlin, ana kucağı Ihlara, tangolar, ağıtlar… İclal Aydın’ın romanı “Unutursun”dan anlar, karakterler. Hiçbiri unutulmasın diye… “Buradan göçüp gitsek de ardımızda […]
Read More
Yasemin Eğinlioğlu’nun “Caz Halleri” adlı yeni kitabı sarsıcı, samimi, şaşırtıcı, okuyanın yalnızlığını alan ve hayatı edebiyata dönüştürmeye çağıran bir anlatı… Tolga Meriç, Yasemin Eğinlioğlu’nun “Caz Halleri” kitabını yazdı Edebiyatımıza “Derinlik Deliliği” adlı romanıyla giren, kendine has dilini ve temalarını “Hangi Melek Dinlemez Şeytanını” adlı öykü kitabıyla genişleten Yasemin Eğinlioğlu, bu defa “Caz Halleri” adlı şaşırtıcı […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on March 19, 2017 · Leave a Comment
“Yalnızlık Kime Benzer”in isimsiz kahramanı, Lal’in kendisini bırakıp gidişinin ardından, yalnızlığın izini yazar yüzlerinde ve edebiyatın içinde sürerken, bize bunu da gösteriyor. Yazınsal olanı gerçeklik algısı ve yaşama biçimine dönüştüremedikçe, yalnızlığımızın hiç bitmeyeceğini anlatıyor. Semih Gümüş’ün yalnızlığı kimseninkine benzemeyişiyle, daha önce saptanmamış bir var oluş halinin ve derin bir insanlık sancısının adını koyuyor. Derin bir […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on February 11, 2017 · Leave a Comment
Sezgin Kaymaz’ın “Lucky” adlı kitabı unutulmazlar arasına çoktan girmişti. Kahramanı Lucky’nin seveni, hayranı da çoktu. Bu dünya akıllısı köpeği bir roman kahramanı yapan şeyi çok düşündüm… Ve en iyisi yazarına sormak dedim kendi kendime… Her zamanki üslubuyla anlattı o da… “Kimse kendisinden fazlası değildir, ama çok kimse bunu bilmez. Lucky biliyordu; ona göre davrandı hep. […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on February 11, 2017 · Leave a Comment
“İçinde resimler yoksa, kitap okumak neye yarar!” Alice’in Harikalar Diyarı’ndaki macerasının benim için anahtar cümlelerinden biri sanırım buydu. Çocuk kitaplarına merakım resimleri yüzünden olabilir. (Gerçi ben yetişkinler için yazılan kitapları da resimli oldukları zaman sanki daha çok seviyorum ama bu ayrı bir konu.) Sadede gelirsek; bu hafta… James Joyce torunu için yazdığı masalda kedi sevgisini açık […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on January 30, 2017 · Leave a Comment
Günümüzde çizgi roman yalnızca “sert erkeklere” hitap eden bir tür olmaktan çoktan çıktı; kadınlar, entelektüeller, gizem sevenler ve çocuklar için bile sayısız seçenek mevcut. Yeni jenerasyon çizgi romanlar güzel illüstrasyonları ve şahane kapakları sayesinde insanın bakmaktan zevk alacağı birer arzu nesnesi. İşte Shaun Tan’dan Daniel Clowes’a, Jeff Lemire’den Ethan Hawke’a (evet, evet aktör olan) seçtiklerim… […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on January 30, 2017 · Leave a Comment
11 yaşında polis hafiyeliğine soyunan bir ufaklık… Lotarya kartlarına bakarak uydurduğu hikâyelerle ayakta kalabilen yapayalnız bir ruh… Kitapsever Bay Tilki… “İçinde resimler yoksa, kitap okumak neye yarar!” Alice’in Harikalar Diyarı’ndaki macerasının benim için anahtar cümlelerinden biri sanırım buydu. Çocuk kitaplarına merakım resimleri yüzünden olabilir. (Gerçi ben yetişkinler için yazılan kitapları da resimli oldukları zaman sanki […]
Read More
Filed under çocuk kitaplığı, vitrin · Tagged with aylak kitap, domingo yayınları, egoistokur, gülenay börekçi, hep kitap, kelime yayınları, martı yayınları, pegasus yayınları, remzi kitabevi, yapı kredi yayınları
Posted by gülenay börekçi on January 9, 2017 · Leave a Comment
Düzelteyim; “Bu yazarların hepsi bilimkurgu da yazdı” demeliydim. Bu kez başka dünyaların ve başka hayat biçimlerinin mümkün olduğu fikrinden hareketle yaratılan bu türe ve onun önemli edebiyatçılar tarafından nasıl yorumlandığına bakıyoruz. Ve görüyoruz ki “Bilimkurgudan edebiyat çıkmaz” diyen tutucular fena halde yanılıyor… Üstelik bu türün Batı kökenli olduğu konusunda da yanılıyor olabiliriz. Bakalım… Bu aralar […]
Read More
Filed under egoist okur kitaplığı, okuma odası, vitrin · Tagged with altıkırkbeş, bilimkurgu, doğan kitap, egoistokur, everest yayınları, gülenay börekçi, iletişim yayınları, kırmızı kedi, yapı kredi kültür sanat yayıncılık, yky
Posted by gülenay börekçi on December 20, 2016 · Leave a Comment
“Oyuncu Anne” olarak da tanıdığımız Şermin Yaşar, blogunda yazdıklarının ardından önce “Ev Yapımı Sihirli Değnek”le çıktı okur karşısına, şimdi de “Dedemin Bakkalı” adlı çok güzel bir romanla… Yaşar’ın çocuklar ile büyükler arasında köprü kurmak amacıyla yazdığı kitap, aynı zamanda kendi çocukluğunun hikayesi. Şermin Yaşar: “Büyümek uğruna her şeyden vazgeçip ‘Vay ben mutsuzum’ diyorsun. Mutsuz olursun tabii, […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on December 20, 2016 · 1 Comment
“Daha önce hiç böyle gezmemişim bu bahçede. Bakmışım da görmemişim sanki. Ne var ne yok, hangi çiçek açmış, hangisi solmuş farkında değilim. Kendi kendilerine açıp soluyorlar. Benimle hiç ilgileri yok, çünkü ben hiçbirinin farkında bile değilim. Demek ki aslında bu bahçe bana ait değil” diye düşünmüş. Hande Şarman, hatırladı, biz de hatırlayalım diye yazdı… Aşılanan […]
Read More