520 + 1314 = Seni daima seveceğim…
“Alacakaranlık Kuşağı” diye bağımlısı olduğum bir dizi vardı. Bir bölümünde dilini kaybeden bir adam anlatılıyordu. Adam günün birinde çevresindekilerin “öğle yemeği” yerine başka bir şey, yanlış hatırlamıyorsam “dinozor” dediklerini işitiyordu ve “Dinozora gidelim mi?” sorusu ondan başka kimseye acayip gelmiyordu. Günler geçtikçe “yerini şaşırmış” kelimelerin sayısı hızla artıyor, aralara son hızla tamamen anlamsız ses öbekleri […]
Read More“Okurken zevkten öleceğim romanı yazmayı düşlüyorum”
The Mysteries Of Pittsburgh, Fountain City ya da Curtis Hanson tarafından sinemaya uyarlanan ve 90’ların en heyecan verici filmlerinden biri olarak hatırlanan Wonder Boys (Bizde gösterime girmedi) adlı kitaplarıyla Amerikan edebiyatının en ilginç isimlerinden biri olarak kendini kabul ettiren Michael Chabon’un en ünlü romanı elbette The Amazing Adventures Of Kavalier & Clay. 1930’larda hayatlarını çizgi […]
Read MoreSağlıklı olmak arzusu hastalığa dönüşünce…
Farklı türlerde 3 kitap… Birincisi sağlıklı yaşam çılgınlığına dair. İkincisi Georges Perec’in kaleminden hayatın olağan keşmekeşinin tablosu. Üçüncüne gelince; işte o, büyük yazar Tolstoy’un kaosu düzene sokma çabasının ürünü olan bir bilgelik takvimi. Tolstoy, Perec ve büyük soru: Kim en mutlu, kim en sağlıklı? Her şeyi bilen ama hiçbir derde derde deva olmayan sağlık kitaplarından […]
Read MoreGenç Ursula K. Le Guin, Ged’i yaratırken kimden ilham aldı?
Portlandlı tutkulu okur Ursula K. Le Guin, bir süre sonra kendi hikayelerini yazmaya karar veriyor. Her gece çocukları uyuttuktan sonra sabahlara kadar yazdığı öyküleri beğenen yok. Hangi dergiye gönderdiyse red cevabı alıyor, şurada burada tek tük şiirleri çıksa da editörler onun yazdıklarıyla ilgilenmiyor. Peki ya sonra? Okuyalım… Ursula K. Le Guin: “Bu yaşımda, yapmadığım hiçbir […]
Read MoreYasemin Eğinlioğlu: “Yazdıklarımla kendimde çoğalırken yalnızlaştım”
Yasemin Eğinlioğlu “Caz Halleri” adlı kitabında, hayatın caz ritminde nasıl yaşanabileceğini gösterirken, var oluşun caz halini de yazıya döküyor. Zihnin ve hayatın caz halleri Yasemin Eğinlioğlu: “Yazı hayatın ve insanın görünmeyen yüzünü gösterebilecek kadar gerçek bir şey” İlk kitabınız “Derinlik Deliliği” özyaşamöyküsel bir romandı. Kendi hayatlarından yola çıkanlar genelde ilk kitaptan sonra tıkanırlar. Sizse sürekli […]
Read MoreZeynep Tuğçe Karadağ ve parçalanmış bir dünya haritası
Şair Zeynep Tuğçe Karadağ’ın adını Acile Tek Giden çıktığında duydum ilk kez. Oysa tanıyan zaten tanıyor, şiirden anlayanlar ondan epeydir övgüyle söz ediyormuş. Benim bir şeylere, bir yerlere hep geç kaldığım günlerdi. Derken kitabını okudum. Yetmedi, başka ne yazmış merakıyla internete daldım. Bazı dizeleri günlerce dilimden düşmedi. Ve epey sonra, yani geçen hafta ona bir e-posta […]
Read MoreKüçük Prens, Lolita, Dönüşüm, Moby Dick minyatürleri
Murat Palta‘yı hatırlarsınız, birkaç yıl önce Hollywood filmlerinin afişlerini minyatür stiliyle hazırlamıştı. Yeni işi daha da güzel. Bu kez edebiyat dünyasından, daha doğrusu Batı edebiyatından seçtiği başyapıtlara kapaklar hazırlamış; tabii gene minyatür stiliyle… Fahrenheit 451’den 1984’e, Dönüşüm’den Moby Dick’e, Don Quijote’den The Hobbit’e, Harry Potter ve Felsefe Taşı’na, Lolita’ya, Koku’ya, Küçük Prens’e ve diğerlerine kadar 12 muhteşem […]
Read MoreMünir Özkul’u Kâmran Yüce’nin 62 yıllık yazısıyla anıyoruz
Münir Özkul öldü dün. Daha ne diyeyim, konuşmaya halim ve arzum yok. O yüzden istedim ki, onu bu kez ben anlatmayayım, en yakınlarından biri anlatsın. Bir başka büyük aktör, Kâmran S. Yüce; hani biriciğimiz Deniz Yüce Başarır’ın babası. Kâmran Yüce 62 yıl önce Küçük Sahne dergisine yazdığı şahane yazıyla anlatıyor Münir Özkul’u… Sezen Aksu, Don Corleone […]
Read More














