Çocuğunuz bir androide âşık olsa ne yaparsınız?
Bir makine düşünür mü, aslında hesap mı yapıyordur? Yoksa ikisinin yolu da muhakemeye çıkıyorsa bir fark var mıdır arada? Binlerce bileşen ve milyonlarca kombinasyonla yaratılan hisler, sadece birer taklit midir? Bir “şey”in hissetmediğini nereden anlayabiliriz? Peki ya kendimizin bazen bir hissi taklit edip etmediğimizi anlayabilir miyiz? Veya karşımızdaki her kimse onun? Ve şu: Çocuğunuz bir androide âşık […]
Read MoreDÂHİYANE (!) TAVSİYE: Kendi kusursuz eşini kendin yarat!
Ama ya eline yüzüne bulaştırırsan? Eh, o da ihtimal dahilinde tabii. Şöyle ki… Wendy Moore’un kitabının adı bile beni paralize etmeye yetmişti: “İyi Bir Zevce Yaratmanın Yolları: Britanya’nın En İstenmeyen Bekarı ve İdeal Eşini Eğitmenin Peşindeki Mücadelesi”. İçinde de insanın nutkunun tutulmasına sebep olan şeyler vardı. Mesela hikayesini anlattığı 18. yüzyıl İngiliz enteli Thomas Day’e […]
Read MoreALİS’İN AYAKKABISI: Büyümüyor ama yaşıyor
Can Gürses’i duymuş muydunuz? Kitap-lık dergisine yaptığı röportajlardan yahut Bir+Bir için hazırladığı Edebiyat Gardrobu sayfalarından hatırlayabilirsiniz. Acayip yetenekli bir kalem olan dünyalar güzeli Can’ın ilk romanı da yayınlandı: En Güzel Günlerini Demek Bensiz Yaşadın… Kemal Gökhan Gürses’in illüstrasyonlarıyla zenginleşen bu nefis romanı okumalısınız. Önümüzdeki hafta Can’la röportajımızı okuyunca zaten koşa koşa gidip alacaksınız. Ama o zamana dek […]
Read MoreKRALİÇE ARI’nın nefes kesen sırları
“Eğer arılar ölürse, insanlık 4 yıl içinde yok olur.” Bu söz fizikçi Albert Einstein’a ait. En azından kimileri tarafından ona atfediliyor… Fakat söyleyen Einstein değilse bile bu cümlenin içinde bir hakikat saklı. Arılar gerçekten de ekosistemin devamlılığı adına çok büyük bir rol üstleniyorlar. Doğal arıcılık uzmanı Amerikalı Debra Roberts geçen hafta Türkiye’deydi… Onunla aşağıda okuyacağınız […]
Read MoreBrigitte Labbé: “Sevgi… Asıl mesele hep o değil mi zaten?”
Saatchi & Saatchi ajansı ortaklarından Brigitte Labbé yıllar önce sıkıntıdan patlamak üzereyken Paris’teki Sorbonne Üniversitesi’nde felsefe eğitimine başlamıştı. Daha sonra çalışmalarını, karışık felsefi kavramları çocuklara aktarmak üzerine yoğunlaştırdı ve ortaya zıt kavramların sorgulandığı Çıtır Çıtır Felsefe dizisi çıktı. Günşığı Kitaplığı’ndan çıkan diziyi ilk günden beri takip eden biri olarak ben de Brigitte Labbé’nin felsefeci Michel […]
Read MoreHayatın anlamını Ayakkabı Takas Merkezi’nde öğrenin
Elimde On Derin Ayak İzi diye bir kitap var, işte okuduklarımdan bir bölümün özeti… Acı & Tatlı Sarmaşık adlı spiritüel yaşam merkezinde Endişe Arıtma Tesisi, Rüya Danışma Merkezi gibi bölümler var, en enteresanı da Ayakkabı Takas Merkezi. Bu, metaforik bir terim aslında. Zhuizm’e göre her birey, özel hazırlanmış bir çift ayakkabıyla gönderiliyor dünyaya. İnsanoğlu ona […]
Read MoreHilary Mantel: “14 yaşındaydım. Gözlerim taptaze, zafer peşindeydim”
Oleyyy! İşte nihayet siyaseten doğruculukta körlemesine düz gitmeyen ve okuma deneyimlerinden söz ederken lafını esirgemeyen bir yazar. Açıksözlülüğün bu türlüsünün nadir rastlanan bir meziyet olduğunu çoktan öğrendiğim için Hilary Mantel’in bu röportajını okur okumaz Egoist’in Yangında İlk Kurtarılacaklar bölümüne almaya karar verdim. Tadını çıkarın. Bu arada “Ölüleri Getirin” ve “Kurtlar Hanedanı” romanlarıyla iki kez Booker Ödülü […]
Read MoreDan Brown’dan öğrendim: Sihire benzer bir bilim dalı
Size desem ki; birkaç yıldır 100 bilim insanı ve dünyanın 90 ülkesinden 10 binlerce insan bazen önceden planlanmış bir yerde, bazen de sadece internet başında ufak tefek esmer ama inatçı bir kadın olan Lynne MacTaggart’ın öncülüğünde belirli aralıklarla bir araya geliyor… “Bunu niçin yapıyorlar?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Cevap: Sihire benzeyen birtakım deneyler yaparak, şapkadan […]
Read MoreMehmet Sait Aydın: “Sokağın aksini; içeriyi, sükûneti, itidali telkin ediyorlar”
Epey zaman oluyor, Mehmet Said Aydın “Türküler Eylül’e yakışır” demişti Egoist Okur’da. Kusurlu Bahçe yeni çıkmıştı, yanlış hatırlamıyorsam. Şimdi Sokağın Zoru yayınlandı, gene 160. Kilometre’den… Çevirileri, radyo programları, hayat kazanma gailesiyle sürdürdüğü yayıncılık çalışmaları da ayrı konu… Sokağa ait biri olduğunu iyi bildiğimden sordum ona, “Bize neden sokağın tehlikeli olduğu söylendi hep? Neye karşı uyarıldık biz; […]
Read MoreGÖNÜL ÇELMENİN TARİHİ: Kızlı erkekli bir tarih kitabı
Flörtün, birilerini tavlamanın, onları türlü çeşit oyunla baştan çıkarmanın da bir tarihi olabileceğini hiç düşünmüş müydünüz? Eh, siz düşünmediniz ama bunu düşünen hatta kitabını yazanlar bile var. Mesela yeni keşfettiğim Gönül Çelmenin Tarihi adlı kitap bu açıdan tam bir hazine. Bilhassa da Özel Hayatın Tarihi, Güzelliğin Tarihi, Çirkinliğin Tarihi, Bedenin Tarihi gibi resmi olmayan tarih […]
Read MoreKaçak Kahramanlar, Küçük Prens’le buluşuyor
Fadime Uslu’nun yazdığı Kaçak Kahramanlar çocuklar için de yetişkinler için de şahane bir macera. KaVeYe’den, yani şu sıralar ortalığı sarmış durumdaki Kaygı Veren Yetişkinler’den uzak durmaya çalışan herkes bu romanı okuyup zevk alabilir. Hele dünyanın hâlâ harikulade bir keşif alanı olduğunu ve etrafa meraklı gözlerle bakmanın ihmal edilemeyecek kadar mühim bir iş sayılması gerektiğini düşünüyorsanız, […]
Read MoreBir bardak suyun kelebek etkisi
Tarkovski’nin Stalker filminden bir mesel geliyor aklıma: Kederli bir adam, içeri girenin en büyük arzusunun gerçekleştiği rivayet edilen odada, ölen kardeşinin “canlanmasını” diler. Döndüğünde evinin ağzına kadar elmaslar, zümrütler, yakutlarla dolu olduğunu görür ve intihar eder… Öyle ya! Minicik bir aralıktan en korunaklı mekanlara bile “hırsız” girebilir. Sırça fanus içinde özenle saklanan ruhlar bile kötülüğe […]
Read MoreGeoff Dyer: “Her seyredişte bana harikulâde gelen o film…”
Kimilerinin “yaşayan en iyi İngiliz romancısı olmaya aday” dediği bol ödüllü yazar Geoff Dyer, Zona adını taşıyan yeni kitabında Andrey Tarkovski’nin 1979 tarihli başyapıtı Stalker’ı analiz ediyor. Konunun ilgimi çekmesinin sebebini beni tanıyan herkes anlamıştır: Dyer’la ortak bir noktamız var; Tarkovski ikimizin de en sevdiği yönetmen, Stalker’sa saplantıyla sevdiğimiz film… Dyer kitapta Tarkovski’nin çocukluk yıllarından, […]
Read More









