Ayı olmayan bir ayının hikayesi
Birkaç ay önce Egoist Okur’da yazmaya başlayan Gökçe Gökçeer benim için harika bir keşif oldu. Artık biliyorum; o bir kitabı severse, ben de seveceğim. Sevmezse de ona hak vereceğim… Çünkü Gökçe tıpkı benim gibi çocuk kitaplarına, masallara çok düşkün biri ama yeri geldiğinde eleştirilerini de esirgemiyor. Bir de doğaya, çocuklara, hayvanlara, masum ve renkli diğer […]
Read MoreGökhan Özoğuz: “Cehennemde yanarken bile aşıksın…”
Athena’nın frontman’i Gökhan Özoğuz, O Ses Türkiye’nin de yeni bombası. Doğal ve hesapsız tavırları, samimiyetiyle acayip seviliyor. Onu farklı biri sanıp yeni gördükleri bu hallerine şaşıranlar da var. Bana gelince, ben doğrusu pek şaşırmadım. “Alaturka punk” yapan -bana göre tabii- Athena’yla bugüne dek çeşitli vesilelerle bir sürü röportaj yapmıştım. (Bir tanesinden bölümler aşağıda.) Ama önce onlarla […]
Read MoreAhmet Hamdi Tanpınar olarak Sezen Aksu
Olur mu yahu diyecekseniz, hemen anlatayım… Hatırlarsanız, Sezen Aksu’yu şefkat timsali Nubar Terziyan’a benzettiğim yazıyı yayınlamıştım. Yönetmen Fatih Akın’ın Aksu’yu “Baba/The Godfather” filminin Don Corleone’sine benzetmesiyle birlikte… O yazıda “Sizin Sezen Aksu’nuz kime benziyor” diye de sormuştum. Açıkçası hayatta hiçbir yazıdan ötürü bu kadar çok e-mail, mesaj ve telefon almadım. Bazıları Sezen Aksu’ya sevgisinden, bazıları kızgınlığından yazmıştı. Bazılarıysa […]
Read MoreTanpınar hayranı Alberto Manguel’le okumaya ve aşka dair
Alberto Manguel yazarlığının, eleştirmenliğinin ve çevirmenliğinin yanı sıra büyük bir aşk hikayesinin de kahramanı. Okumak onun büyük aşkı, tutkusu, varoluş sebebi… Neredeyse yazdığı tüm kitaplar buna dair. Manguel’le bu söyleşiyi dünyanın en garip yöntemiyle gerçekleştirdik, okyanus ötesinden faks makinesiyle… Ben yazdım, o okudu; o yazdı, ben okudum. İşte okumanın yazmaktan önce geldiğini, bu yüzden de […]
Read MoreSinan Sülün yazdı: Beyefendi’ler!
“Karanlık bir yatak odası var bu kadının. Duvarları aynalarla ve dizelerle kaplı. Bütün hesapları burada görecek sizinle. Rahatlatın kelimelerinizi. Lütfen sormayın neden karanlık diye. ‘Kelimelerimiz bizim’ diyor usulca. Bizim olan her şeyin değişmesi gibi. Yeni bir söz söylüyor. Modern bir dengbej gibi çöküyor erkekliğinizin başköşesine. Aşık olduğu tüm erkeklerle ilgili bir hikâye anlatıyor. Kışkırtıcı bir […]
Read MoreNermin Yıldırım: “Kelimelere değil şiire inanıyorum”
Unutma Beni Apartmanı ve Rüyalar Anlatılmaz’ın ardından üçüncü romanı Saklı Bahçeler Haritası çıkan Nermin Yıldırım’ın Barcelona’daki kütüphanesini ziyaret etmem imkansızdı elbette. Ben de kütüphanesini ondan dinleyerek gözümün önünde canlandırmaya çalıştım. Yazarın İspanyol eşi Joan Alvado’nun fotoğrafları da bana yardım etti… Gülenay Börekçi “Kelimelere değil şiire inanıyorum” Çocukken en sevdiğiniz kitaplar hangileriydi? Çocukken en sevdiğim kitap […]
Read MoreAudrey Niffenegger: “Lütfen şenliği yarıda kesip milletin tadını kaçırmayın”
“Esas soru şu: Neden böyle oluyor? Neden biliyor musunuz arkadaşlar, çünkü bu iş müthiş eğlenceli. Tamamen hayalinizin ürünü birtakım karakterler yaratıyor ve onlara içinde yaşasınlar diye bir dünya veriyorsunuz. Sadece sizin zihninizde yaşamalarına rağmen bir süre sonra onların arkadaşlıklarından felaket hoşlandığınızı da fark ediyorsunuz. Sonra aniden zihninizin içinde bir şenlik başlıyor. (Hani şu eski Talking […]
Read MoreEfkâr Karması / Umay Umay: “Bir gün yolda yürüyordum, bir şarkı duydum, kalbim acıdı”
Çıkıp arayın sokaklarda bir benzerini, bulamazsınız. Umay Umay benzersizdir. Şarkıları gibi, şiirleri gibi, kitapları gibi… Yeni keşfettiğim ama ikide bir açıp bakmadan duramadığım, her seferinde bana kendime dair hep görmezden geldiğim sırları keşfettiren fotoğrafları gibi… Yahut Egoist Okur için hazırladığı “Efkâr Karması” gibi… Bakın şöyle… Mabel Matiz, Umay Umay’ın kelimelerine tutkun olduğunu söylemiş. Naim Dilmener […]
Read MoreMurat Belge: “Tekerrürden ibaret olan tarih değil aptallıktır!”
Murat Belge’nin Edebiyatta Ermeniler adlı kitabı çıktı. Belge, hem Ermeni meselesine dair görüşlerini yazıyor, hem de geçmişten bugüne Ermenilerin edebiyatımızda nasıl alımlandığını, yansıtıldığını anlatıyor… “İnkâr ettiğin hakikat bir gün mutlaka kendini gösterir” Edebiyatta Ermeniler adlı kitabınız çıktı. Hem Ermeni meselesine dair görüşlerinizi yazıyorsunuz, hem de geçmişten bugüne Ermenilerin edebiyatımızda nasıl alımlandığını, yansıtıldığını anlatıyorsunuz. Edebiyatımız nasıl […]
Read MoreMurat Gülsoy’un kütüphanesi… Haydi içinde kaybolun!
“(Kütüphanem) John Fowles, Murakami, Tanpınar, Kafka ve Pamuk yönünden zengin bir kitaplık sayılır. Psikoloji, felsefe, ilahiyat açısından da fena değildir. Son dönemde yazdığım roman nedeniyle epeyce oryantalistler, Batılı gezginlerin anıları, Osmanlı’da gündelik hayat üzerine okudum, ilginç kitaplar çıkabilir bakan birinin karşısına. Beni en heyecanlandıransa şu oldu: Dün kitaplar arasında İyi Şeyler Yayınları’ndan çıkmış bir dizi […]
Read MoreEfkâr Karması / Murat Gülsoy: “Meğer hatırlamak ne acıymış!”
Oysa Herkes Kendisiyle Meşgul, Bu Kitabı Çalın, Alemlerin Sürekliliği ve Diğer Hikâyeler, Binbir Gece Mektupları, Bu Filmin Kötü Adamı Benim, Bu An’ı Daha Önce Yaşamıştım, Sevgilinin Geciken Ölümü, İstanbul’da Bir Merhamet Haftası, Bize Kuş Dili Öğretildi, Karanlığın Aynasında, Tanrı Beni Görüyor mu? Büyübozumu… Ve bir dönem yaratıcı yazarlık dersleri aldığım Gülsoy’un Egoist Okur’a mektubu… Benim […]
Read MoreMurat Yalçın: “Hayatın tam göbeğindekini öküzün boynuzuna saklama çabası sürüyor”
Orhan Gencebay. Arabesk müziğin en ünlü ismi hatta belki yaratıcısı… Halen hayatta. Oğuz Atay. Modern romanın dev yazarlarından ama çoktan öldü. Anlayacağınız ikisinin bir araya gelmesi her bakımdan imkansız gibi görünüyor. Öte yandan öykücü, romancı ve editör Murat Yalçın, başka türlü düşünüyor. Yalçın “İçimde Oğuz Atay ile Orhan Gencebay İkizi Yaşıyor” adlı yeni kitabını bugüne […]
Read MoreSORUYORUM: Sanat sadece parası olanlar için midir?
Albümlerini dinleyiciye parasız ulaştıran Bandista gibi müzik grupları gittikçe artıyor. Aynısını yapan yazarlar, sinemacılar ve bilim insanları da var. Kimileri karşı çıksa da, Copyright’ın, yani telif hakları sisteminin karşıtı olarak ortaya çıkan Copyleft, sadece parası olanın kültüre, bilime ve sanata erişmesini önlemeyi hedefleyen yepyeni ve özgürlükten yana bir dağıtım sistemi… Bir göz atmaya, hatta derinden […]
Read More









