USTAM VE BEN: Yakılan tüm kitaplar adına bir ağıt
Aşağıda kitap kurdu ve editör arkadaşım Aycan Aşkım Saroğlu’nun Elif Şafak’ın yeni romanı Ustam ve Ben’le ilgili yazısı yer alıyor… Romandan bir bölüm okumak için… Arzın merkezine inşa edilen bir roman “Her adımda kendini inkar eden, her mahallede mizaç değiştiren, aynı anda hem nikbin hem bedbin” olan şehr-i İstanbul’da, tarihin en görkemli imparatorluk kesitlerinden Kanuni […]
Read MoreKitap katli
Ustam ve Ben’in kahramanı Cihan, bir gece sarayın müneccimbaşısı Takiyyeddin’in yakılmak ve yıkılmak üzere olan rasathanesine giriyor gizlice, ustası mimar Sinan’ın arzusuyla… Yok olacak kitaplar, elyazmaları, haritalar, çizimlerden gücünün yettiğini heybesine atmak, kurtarabildiğini kurtarmak için. İşte o an tüyler ürpertici bir hadise gerçekleşiyor… Kitap katli “Bir an sonra oradaydı Cihan, pencereyi zorluyordu. Tahmin ettiği gibi […]
Read MoreGramer Nazisi: “Hey dostum, kusursuz gramer seksidir!”
Kendilerini Gramer Nazisi diye adlandıranları duymuş muydunuz? Ben çok sevgili Ayşe Karasu’nun HT Pazar’daki “Gramer Nazisi aranıyor!” başlıklı yazısından öğrendim ve fark ettim ki Nazi’nin gramer ırkçılığı yapanı karşısında boynum kıldan incedir, ona her durumda uslu uslu boyun eğebilirim… Neden biliyor musunuz, çünkü kusursuz gramer seksidir ve düzenli olarak yapılan gramer hatası kadar insanın seksapelini zayıflatan, […]
Read MoreKurgusal sokaklar
Ece Dorsay… Müzisyen. Şair. Kırmızı Karanlık ve Kum Saati diye iki albümü, Mor Rüya adlı bir şiir kitabı var. Söylediği şarkıların sözleri de müzikleri de kendisine ait. Jeff Buckley, Leonard Cohen, Morrissey, Janis Joplin gibi şair müzisyenlerden, deli ruhlardan etkileniyor en çok. Hiperaktif bir zihin, duyarlı bir kalp… Melankoliye eğilimli gibi ama bugünlerde kim yeterince […]
Read MoreGüzide Sabri: Soru işaretleri, belirsizlikler, karışıklıklar…
Başar Başarır’ı tanıyorsunuz, Egoist Okur’un en sevdiği yazarlardan biri… Ama yeni öğrendiğim bir özelliği daha var: O bir koleksiyoncu. Eski şeylerin kıymetini bilen; eski fotoğrafları, kitapları, dergileri, daha doğrusu eski diye bir kenara itilen ama yitip gitmelerine gönlünün razı olmadığı her şeyi toplayan biri. Sırf bu yüzden Facebook sayfasının müptelasıyım. Ama orada gördüklerimi, okuduklarımı anlatmayacağım, […]
Read MoreLACANIAN INK: Felsefe+edebiyat+pop kültür
Batıda tutkulu okurlar daha mı fazla, yoksa kendilerini daha mı az gizliyorlar, bilmiyorum. Belki daha meraklıdırlar. Yahut üşenmiyorlardır. Bildiğim, orada tek bir yazara ya da tek bir kitaba adanmış dergilere bile rastlanabildiği. Bunlardan biri de mesela Laurence Sterne’ün başyapıtı Tristram Shandy’e adanan The Shandean. Bir de tabii New York kökenli Lacanian Ink var; Jacques Lacan’a […]
Read MoreNejat İşler: “Hayat güzel, sevdiğim insanlar var, iyiyim yani. İyiyiz…”
“Çok sık kaçıyorum buradan ama çok sık da geri dönüyorum. Bir dengeyi korumaya çalışıyorum, diyelim. Çok fazla meşgul etmiyorum kendimi, boş işlerle oyalanmıyorum. İçten gelen bir tepkisellik benimki, net bir şey. Hakikaten, fiziksel olarak midem bu-lan-ı-yor. Öyle olunca kaçıyorum. Birkaç da rahatsızlığım var, strese dayalı. Kaçtığım zaman iyileşiyorum, geri dönersem nüksediyor hastalıklarım. Alarm zillerini duyunca, […]
Read MoreAdım adım Hrant Dink davası: Utanç duyuyoruz!
Yaşadığı dönemde Hrant Dink’in, ölümünden sonraysa ailesinin avukatı olan Fethiye Çetin’e soruyorum: Hrant Dink’i kaybetmekle biz ne kaybettik aslında? Ve bu davayı aydınlattığımızda neyi kazanacağız? Diyor ki; “Hrant Dink’i kaybetmekle bence biz, geçmişiyle yüzleşip barışabilmiş bir ülkede yaşama umutlarımızı ve hayallerimizi, arınma ve iyileşme fırsatımızı kaybettik. Bu davayı aydınlattığımızda, geçmişten devraldığımız utanç ve yükten arınacağız, […]
Read MoreMartin Riker: “Tanpınar, Batı dünyası için heyecan verici bir keşif oldu”
Martin Riker’ın adını, ilk kez Saatleri Ayarlama Enstitüsü için kaleme aldığı eleştiri yazısıyla işittik. New York Times’da çıkan eleştirinin sebebi Ahmet Hamdi Tanpınar’ın romanının nihayet İngilizce olarak, hem de Penguin Yayınevi’nin Dünya Klasikleri serisinden çıkmasıydı. Riker’a Tanpınar’ı ve dünya edebiyatındaki yerini sordum… Tanpınar ve kucağındaki o güzel kara kedi… Kalem Ajans arşivinden alındı. Martin Riker: […]
Read MoreHamdi Koç: “Bu ülkede pasta ideoloji bıçağıyla kesilir!”
Romancı Hamdi Koç’la Habertürk Gazetesinin Kitap Eki için bir söyleşi yapmıştık. Mühim şeyler konuşmuştuk ama ekin sınırlı sayfa sayısı yüzünden ne yazık ki tamamını yayınlayamamıştım. Çok uzundu. Kesmek gerekmişti. Yazık olmuştu! Sonbahar geldi ya, ben bugünlerde biraz içime kapandım o yüzden daha çok kitap okuyorum, daha çok dergi karıştırıyorum ve aklıma bazı soruların takılıp duruyor. […]
Read MorePROUST & JIM CARREY: “Beni hafızandan siler miydin?”
“İşte hafızanın işleyişi böyledir: İzler birbirlerini etkiler, dönüştürür ve hatta bazen bambaşka hallere bile sokarlar. Bu yüzden de, geçmişi olduğu haliyle hatırlamak imkansızdır. Yaşananlar, geçmişi değiştirmiştir. En basit örnek: Ayrılmışsınızdır ve bugünden tüm hikâyeyi yeniden gözden geçiriyorsunuzdur. ‘Şimdi anlıyorum, çok mutsuzmuşuz aslında’ dersiniz. Şimdi çektiğiniz acı, tüm geçmişi acıyla yeniden yorumlamıştır. Şimdi çektiğiniz acı, geçmişin […]
Read MoreMahir Ünsal Eriş: “Dilde evrime inanmak zorundayız!”
Yazar ve çevirmen Mahir Ünsal Eriş’i biliyorsunuz; Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde ve Olduğu Kadar Güzeldik kitaplarının yaratıcısı. Egoist Okur olarak biz, yani siz ve ben Eriş’le öykülerini çok seviyoruz. O yüzden diyorum ki en iyisi sevgili yazarımızın bu hafta sonundan itibaren Arnavutköy-Gümüşlük Akademisi’nde başlatacağı Dilbazlık Atölyesi’nde buluşalım ve 10 dil bilen bu genç yazarın […]
Read MoreEfkâr Karması / Gülüm Dağlı: “Müsait olduğumuzda uzun uzun konuşalım” şarkıları
Picus yıllarından beri arkadaşım olan ve daha sonra Akşam gazetesinde de uzun yıllar birlikte çalıştığımız Gülüm Dağlı bugünlerde hayatını değiştirme planları yapıyor. Daha doğrusu gazeteci mi kalacak, yoksa çok daha heyecan verici başka işlere doğru mu uçacak onu düşünüyor. Bense hazır Gülüm editörlük ve köşe yazarlığı gibi işlere birazcık ara vermişken, yani artık bol bol […]
Read More









