GOLEM VE CİN: Aynı yarayla bağlananların hikâyesi
Helene Wecker’in romanı Golem ve Cin’i arkadaşım Aycan Aşkım Saroğlu yazdı. Hem de nasıl bir hararetle… Golem Yahudi kültüründen alınma kilden yapılma bir varlıktı, Cin ise Arap kültüründen gelen ve ateşten oluşmuş bir mahluk… Biri kadındı, öteki erkek… Kaderleri 1899 New York’unda Küçük Suriye Mahallesi’nde kesişiyordu. Sonrası soluk kesen, sarsıcı bir fantastik maceraydı; içinde tarih, […]
Read MoreDÖVÜŞ GECESİ: Baş rol seyircinin!
Hayır yanlış söyledim aslında, seyirci bu oyunun sadece metin yazarı ve yönetmeni. Baş rolde olan, star payesi taşıyan, çoğunluk. Seyircinin çoğunluğu. Ama tabii bunu anlamak için oyunun bitmesi ve Rage Against the Machine’i dinlemeye başlamanız gerekiyor. Yok, spoiler vermeyi kesmeliyim, yoksa ipin ucunu kaçıracağım. Onun yerine daha makul bilgiler vereyim. Dövüş Gecesi bana elbette geçen haftaki yerel […]
Read MoreKOETHI ZAN formülü: 5 gün + 1 saat + 500 kelime…
“Asla Yapma!” son ayların en çok satan uluslararası polisiyesi. Epey kanlı ve basbayağı ürkütücü. Bir nevi “Kuzuların Sessizliği”. Tek fark yazarının kadın olması. Koethi Zan’ın hikayesi de çok şaşırtıcı… Zan, Alabama’da, yani Amerikan taşrasının ücra bir köşesinde, tek bir roman bile okunmayan bir evde büyümüş. Okuma zevkini okuldaki öğretmenleri sayesinde edinmiş. Yale Hukuk Okulu’ndan mezun […]
Read MoreEmrah Güler: “Yeni süperlerle tanışmaya hazır mısınız?”
Süper kahraman olduğunuzu öğrenseniz ne yapardınız? Sizi bilmem ama Emrah Güler’in “Sudan Gelen” adlı romanının kahramanı Nehir Nadir, “Süper kahraman olduğunu öğrenmeye kimsenin hazır olduğunu sanmıyorum” diyor. “Bense çizgi roman okumayı, süper kahraman filmlerine gitmeyi hayatından özenle uzak tutan birisi olarak daha da hazırlıksız yakalandım. Hâlâ ara sıra kendime bir süper kahraman olduğumu, dahası süper […]
Read MoreALBERTO MODIANO: “Kitabımın ana teması ÖTEKİ…”
“Alberto Modiano bir fotoğraf sanatçısı… Ancak bu kez yüreğinin ona hissettirdiklerini kaleminin ucuna gelen kelimelerle dile getiriyor. Bu fotoğraflar başka fotoğraflar. Ama tarih duygusu ve hep hatırlanması gereken hikayeler aynı. Metinlerde yakın geçmişin unutulmaz olaylarının hikayelere yansımış halini bulacaksınız. Duyarlılıkla ve incelikle” diyor ünlü Mario Levi, Alberto Modiano’nun öyküyle fotoğrafı birleştirdiği kitabı “Fotoğrafların Öteki Yüzü” […]
Read MoreCan Gürses: “Yalnız öleceksek bari birlikte yaşayalım!”
Adını ilk olarak unutulmaz televizyon dizisi “Öyle Bir Geçer Zaman ki”nin senaryo yazarlarından biri olarak duyduğumuz Can Gürses, ilk romanıyla okur karşısında. Size daha önce burada bahsetmiştim, romanının adı, “En Güzel Günlerini Demek Bensiz Yaşadın”. Genç romancı daha önce pek denenmemiş bir şeyi yapıyor ve bütün hikayeyi cansız nesnelerin ağzından anlatıyor… Bu kadar da değil; […]
Read MoreEfkâr Karması / Sinem Sal: Büyük Çaresizliğimiz’e şarkılar
Sinem Sal, Kadıköy’ün güzeli, benimse “Ah bir kahve içsek, oturup saatlerce dertleşsek, içimizi döksek, ağlasak, mendil uzatsak birbirimize, sonra açsak şarabımızı, gülsek bu halimize, dağılsak” dediğim ve pek az tanısam da çok sevdiğim arkadaşlarımdan. Hüzünlü kalp, yetenekli şair, güzel ruh… Anekta adlı bir şiir kitabı var. Yeni kitabı da bildiğim kadarıyla yolda. Ben roman sanıyordum, […]
Read MoreJean-Christophe Grangé: “Kötülük, benim romanlarımın çekirdeği”
Jean-Christophe Grangé denince aklınıza ne geliyor? Kurtlar İmparatorluğu, Taş Meclisi, Kaiken, Kızıl Nehirler, Ölü Ruhlar Ormanı, Şeytan Yemini, Siyah Kan, Zener’in Laneti… Benim aklıma gelen bunlar. Hemen peşinden de içimi derin bir ürperti kaplıyor. Kitap adlarına baksanıza; hiçbirinin çiçekten, böcekten, iç rahatlatıcı sevimli şeylerden bahsetmediği kesin. Grangé, her biri çıktığı dakika listelere yerleşen ve satış rekorları […]
Read More“Örtbas etme kültürü var gücüyle işledi”
“Onun ölümünün ardından adını vermeyen bir kişi ailesini arayarak Mustafa’nın arkadaşı olduğunu söylemiş ve şu bilgileri vermişti: “Çocuğunuzu öldüresiye dövdükleri sırada üzerinde sivil elbiseler vardı, sonra onu bir malzeme deposuna götürdüler. Burada, bir üniforma giydirdiler ve intihar süsü vermek için astılar. Ardından, sivil kıyafetlerini attılar. Onlar gittiklerinde, ben elbiseleri topladım ve size ulaşması için gizlice […]
Read More“Bizi özgürleştiren ‘ötekiler’dir”
“Öykü küratörü” Murathan Mungan, okurla ilk kez buluşan öykülerden oluşan iki yeni seçkiyle yeniden okur karşısında. “Merhaba Asker”i gelecek hafta tanıtacağım, bu haftanın konusu “Kadınlar Arasında”. Küratör dediğim için anlamışsınızdır zaten, öyküler Mungan’ın değil, başka edebiyatçıların. Konu? Kendi deyişiyle; “Kısaca ve kabaca, kadınlar arasında aşk… Öte yandan her aşk hikâyesinin aslında başka şeylerin de hikâyesi […]
Read MoreHikaye Anlatan Adam: Nüket Esen’le ilk popüler yazarımız AHMET MİTHAT EFENDİ üzerine
İlk Türk romancısı o. İlk köy hikayesini o yazmış, ilk polisiye romanı o kaleme almış, kadın sorununa ilk o değinmiş… Çok yazan, çok okunan bir yazar olmuş epey bir süre… Gerçi gençliğinde muzır neşriyattan sürgüne gönderilen bu ilginç edebiyatçı hayatının son yıllarında başka türlü bir gözden düşüşü de yaşamış ve siyasi görüşleri yüzünden dışlanmış. En enteresan […]
Read MoreCeren Ünlü: Hadi gel manzaraya bak!
Ceren Ünlü’yle, Picus yıllarında tanışmıştım. Tam olarak nasıl oldu diye sorsanız, bilmiyorum, ayrıntıları unutmuşum. Benim için hep varmış gibiydi çünkü. Picus’a yazıyor, zaman zaman da röportajlar yapıyordu. Esas güzel olansa Ceren’in hikayeler üzerine sohbet edebileceğim harika bir arkadaş olmasıydı. Ama sonra farklı işler yaptı. Bitkilere, otlara, baharatlara merak sardı mesela… Ardından ondan da yorulup uzaklara, […]
Read More










