Egoist okur

Hamdi Koç: “Atay olanları görse bir kez daha ‘Neredesin, ey okur?’ diye sorardı”

Melekler Erkek Olur, Çiçeklerin Tanrısı ve Bir Eski Kocanın Öğleden Sonrası adlı romanların yazarı Hamdi Koç, “Herhangi bir iyi romanı okumuş ve sevmiş olan hiç kimse Altınel’e gösterilen bu tepkiyi gösteremez, gösterenleri de hoş göremez” diyor ve devam ediyor: “Bu tür bir tepki edebiyat okuru refleksi değildir. Bence Atay da romanlarını böyle yobaz bir tutkuyla […]

Read More

Tolga Meriç: “Kimse Oğuz Atay’ı sevdiği için aptal çıkmayacağı gibi, sevmediği için de aptal çıkmaz!”

Tutunamayanlar polemiğine bir katkı daha… Egoist Okur’daki Hakkında Bildiğim Her Şey köşesinin sahibi Tolga Meriç, Oğuz Atay fanatizminin korkuyu da içerdiğini düşünüyor: “Şavkar Altınel’in en büyük edebi tabularımızdan birine saldırarak zihinleri rahatlattığını düşünüyorum. Çünkü insanlar Oğuz Atay hakkında olumsuz düşünüp olumsuz konuşmaya korkar hale gelmişti artık.” Gülenay Börekçi “Kimse Oğuz Atay’ı sevdiği için aptal çıkmayacağı […]

Read More

Şavkar Altınel: Ataistler ve ben

Notos Dergi’de çıkan görüşü üzerine Şavkar Altınel’in kaleme aldığı yazı. Egoist Okur’daki Tutunamayanlar polemiğini başlatmıştı. Ataistler ve ben Adamın biri marjinallikle ilgili bir kitap yazmış, çok satanlar arasına girmiş. Fıkrayı iyi anlatmadım galiba; koskoca salonda bir iki kişi dışında gülen yok. Bir de şöyle deneyeyim: Adamın biri, bazıları başkalarına benzemez, onlar gibi yaşayamaz, narin, hassas ‘tutunamayanlar’ […]

Read More

“Çıplak kadın, silahlı kadın demektir…”

Bu sözün sahibi kıyıda kenarda kalmışların, bizimle birlikte yaşayıp bize benzemeyenlerin, daha doğrusu kendimize neyse ki pek benzetemediklerimizin, “Sefiller”in romancısı Victor Hugo. “Gülen Adam” romanında geçiyor. Umberto Eco’ysa uzun süre bu sözün büyüsüne kapıldıktan sonra, artık yaşlandığında idrak ediyor: “Dünyada böyle kadınlar var mıdır acaba? Onlarla tanışmam mümkün olacak mı? Görünce yıldırım çarpmışa mı döneceğim […]

Read More

Şahane 1 röportaj: İçi kan ağlarken gülen adam

Doğrusu “Gülen Adam” dendiğinde ben Kemal Sunal’ı filan düşünmem. Önce, Amerikalı yazar J.D. Salinger’ın ünlü Dokuz Öykü’sünden birinin adı gelir aklıma. Çocukken geçirdiği bir kaza yüzünden yüzünde sabit bir gülümsemeyle dolaşmak zorunda kalan birinden bahseder orada Salinger. Bir vakitler öyle popüler olmuştu ki, sinemaya uyarlanacağı, Japon çizgi anime dizisi Ghost in the Shell’de kullanılacağı konuşuluyordu. […]

Read More

Osmanlı hanımlarından ve Seferad Yahudilerinden tarifler

Ruhun Gıdası Kitaplar’dan çıkan “Osmanlı Hanımları Mutfakta” ve Okuyan Us Yayınları’ndan çıkan “Reca’nın Mutfağı”, kitaplığımda olmasından mutlu olduğum iki kitap… Gülenay Börekçi MUTFAK KÜLTÜRÜ Osmanlı Hanımları Mutfakta  “Osmanlı Hanımları Mutfakta” 1880-1926 arasında yayınlanmış Osmanlıca kadın dergilerinde yemekle ilgili makalelerin derlemesinden oluşuyor. Evin Tertip ve Tanzimi’yle başlıyor, Yemek Hıfzısıhhası ve Doktorca Aşçılıkla sürüyor. Makalelerin bir kısmı […]

Read More

Gülse Birsel: “Bir dudak dolgunlaştırma operasyonu, bin espriye bedel olabilir”

Birlikteyken çok güldüğümüzde, gülerken gözlerimizden yaşlar geldiğinde, o zamanlar en yakın arkadaşım olan anneannem “Oh” derdi, “Ne güzel yedik!” Anneanneme göre, bir kahkaha bir kilo pirzolaya bedeldi. Ama işte zaman değişti. Şimdi Gülse Birsel, estetik operasyonlardan bihaber olan anneanneme pek katılmıyor ve diyor ki: “Bir dudak dolgunlaştırma operasyonu, bin espriye bedel olabilir.” Bana gelince, benim her […]

Read More

Orhan Alkaya: “Aşkı yakaladığınız zaman talihli bir zamandır, onu başka uğraşlarla bölmeyin”

*Öyle Bir Geçer Zaman ki” dizisinin bir çeşit halk kahramanına dönüşen kahramanı Hikmet Karcı ya da daha sık kullanılan adıyla Balıkçı’yı canlandıran Orhan Alkaya, Türk edebiyatının en önemli şairlerinden biri. Alkaya ile yeni kitabı Altı’dan yola çıkarak bir söyleşi yaptık. Bize başkaldırıyı, aşkı, büyümeyi ve en çok da şiiri anlattı… Gülenay Börekçi “Aşkı yakaladığınız zaman […]

Read More

K. Aycan Aşkım Saroğlu’dan kan kırmızı tutku hikayeleri

“Büyüklerin masallar, rüyalar anlattığı evlerde büyüdüm. Dünya acıttığında masallara kaçardım. Onlarda kötü cadılar, iyi kalpli kızlar, yakışıklı prensler, acımasız avcılar vardı. Sonunda iyilerin kazandığı, o büyülü dünya aslında bir tek şeyi öğretir insana: bilinçaltının derinliklerine yolculuğu. Bilinçaltı cadısı ise ‘gerçekler’le hareket eden bilincin aksine sembollerle çalışır. Kötülüğü resmetmek için bir ‘Kötülükçü’ uydurabilir, barış dolu bir […]

Read More

Sana gitme demeyeceğim ama gitme LAVİNİA

‘Lavinia’ edebiyatımızın en ünlü şiirlerinden biri. Peki kimin için yazılmıştı? Özdemir Asaf’a “gitmek+durmak+bilmek+susmak” denklemini kim çözdürmüştü? “Sana gitme demeyeceğim, ama gitme Lavinia. Adını gizleyeceğim. Sen de bilme Lavinia” derken kime sesleniyordu? İşte hem Marilyn, hem Gilda olabilen müthiş bir kadının hayatı. Gülenay Börekçi Bir erkeğin günün en güzel saatlerini, gün batımından sonrasını geçirmek istediği kadındı, […]

Read More

DENİZ DURUKAN: “11 Eylül ya da evrende mümkün olan en büyük sanat eseri”

Deniz Durukan adını Egoist Okur’da çok gördünüz, daha da çok göreceksiniz. İyiler Siyah Giyer, Şakağına Daya Beni ve Rugan adlı kitapların yazarı, şairi Deniz son 10 yılda onu en çok etkileyen fotoğrafı sorduğumda 11 Eylül saldırısını “mümkün olan en büyük sanat eseri” diye tanımlayan besteci Karlheinz Stockhausen’in bir görüntüsünü seçti… Gülenay Börekçi İki binli yıllar […]

Read More

GÜNDÜZ VASSAF: “Wikileaks, internette gelişen yeni İpek Yolu’nun simgesi”

Cehenneme Övgü, Cennetin Dibi ve Kimliğimi Kaybettim Hükümsüzdür! gibi kitapların yazarı Gündüz Vassaf son 10 yılın unutulmaz fotoğrafları seçiminde oyunu Assange’ın endişeli bekleyiş görüntüsünden ve Wikileaks’ten yana kullandı… Gülenay Börekçi Julian Assange düne kadar kim olduğunu bilmediğimiz için önemli. Düzenin görüntü imparatorluğunun, yani Çıplak Kral’ın acizliğinin karşısında onun gibi duran nice insan, yeni bir oluşumun […]

Read More

AHMET ÜMİT: “Hrant Dink’in öldürülmesi bizi acı bir gerçekle yüzleştirdi”

Sis ve Gece, Beyoğlu Rapsodisi, Şeytan Ayrıntıda Gizlidir ve İstanbul Hatırası romanlarının yazarı Ahmet Ümit’in seçtiği fotoğraf, Hırant Dink’in insanı içini burkan, öfkelendiren, yaralayan son görüntüsü oldu. Gülenay Börekçi Hrant Dink’in kaldırımda yatarkenki görüntüsü, son 100 yılın en önemli meselesini hatırlatıyor bana. Bu topraklar yapısı gereği çok kültürlüdür, biz istesek de istemesek de… Bizans’tan Osmanlı’ya […]

Read More

Weisman ve Shyamalan’a göre artık dünyaya ve kendimize şefkat gösterme zamanı

Sıkı bir araştırmanın ürünü olan ‘Bizsiz Dünya’, New York Times yazarlarından Alan Weisman’ın imzasını taşıyan sarsıcı bir kitap. İnsanoğlunun soyu tükenirse, dünyanın neye benzeyeceğini öğrenmek isteyen Weisman’ın ulaştığı ürpertici sonuç ise kısa ve net: Hiçbir şey olmayacak! Dünya biz yok olduğumuzda da varlığını sürdürmenin bir yolunu pekala bulacak… Gülenay Börekçi Dünyaya ve kendimize şefkat gösterme zamanı ‘Bizsiz […]

Read More

Hayalet yaz

Henüz ilkokulda bile değildim, annemle anneannemlere gitmiştik. O ilk güzel yazın tek bir ayrıntısını bile unutmadım. Toprağından buz gibi sular fışkıran, evlerin bahçelerini birbirinden sadece böğürtlen çalılarının ayırdığı, geceleri gökyüzünde sihirli ışıkların gezindiği, oymalı tahta dolapların banyo işlevi gördüğü çok güzel bir yerdi. Otları, ağaçları orada tanıdım; hayvanlardan korkmamayı, vahşi kuşlara güvenmeyi, akreplerden uzak durmanın […]

Read More