Egoist okur

Erkekliğin imkansız iktidarını konuşmanın tam zamanı

Erkek egemen toplumda hangi erkekler egemendir? Bütün erkekler bu erkek egemen düzenden memnun mudur? Reddeden, başarısız olan, diğerlerinden farklı olan erkekler ne yapar? Erkekleri değiştiren, “bozan” durumlar nelerdir? Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Serpil Sancar “Erkeklik: İmkansız İktidar” adlı araştırmasında bu sorulara cevap arıyor. Erkekliğin […]

Read More

Sahte Nobel Hadisesi: Bir gün her faşist 15 dakikalığına Nobel alabilir!

Geçen hafta tüm batı dünyası Tomas Tranströmer’ın aldığı Nobel’i, kitaplarının bir anda New York dahil bütün büyük metropollerde yok satmaya başlamasını konuştu. Oysa ödülün açıklanmasından dakikalar önce, Sırp gazeteleri, kendi vatandaşları Dobrica Cosic’in 2011 Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldüğü haberini almıştı. Haber kaynakları, www.nobelprizeliterature.org adresli internet sitesiydi. Sevinç dalgası kısa sürede tüm ülkeye yayıldı, radyolar […]

Read More

Murat Gülsoy’la BÜYÜBOZUMU: “Yazı asla ihanet etmez!”

Murat Gülsoy, yazı üzerine en çok düşünen ve bu düşüncelerini gerek kitaplarıyla gerekse yönettiği yaratıcı yazarlık kurslarıyla cömertçe paylaşan yazarlarımızdan. Peki yazı onu niye çağırmıştı? İlk metinlerine baktığında hangi acılarını görmüştü? Şimdi neler görüyor? Tolga Meriç, yaratıcı yazarlık üzerine “Büyübozumu” adlı bir kitabı da olan Gülsoy’un portresini, onun en çok düşündüğü konu olan yazı üzerinden […]

Read More

Bahadır Baruter: “Ben bu kolaycı ve bağımlı ülkeye sitemliyim!”

Ressam, karikatürist, yayıncı ve dert ortağı Bahadır Baruter’den bu yazıyı ben istedim. Bir nedeni yoktu, o gün gazetelere biraz fazla bakmış, televizyonla içimi çokça bulandırmıştım. Anlayacağınız, ruh halim şüpheciliğin üst sınırlarında geziniyordu ve muhtemelen kendime bir suç ortağı arıyordum. Bahadır da beni kırmayarak yazdı. Böylece “en sevdiğim ressam” nihayet Egoist Okur’da yerini aldı. Epeyce sitemkâr […]

Read More

Efkâr Karması / Dilan Bozyel: Alacakaranlıkta müzikli, fotoğraflı bir sofrada

Ben, önce Heja’nın kardeşi, sonra Brusk’ün ablası olarak tanıdım Dilan Bozyel’i. Ne kadar iyi fotoğrafçı olduğunu, fotoğraflarıyla tekinsiz bir alana girmeye cüret ettiğini ve bakanı da elinden tutup o alana çektiğini daha sonra keşfettim. İnsan mı, yoksa bir beyaz tavşan mı olduğunu, alacakaranlığın hangi bölgelerinde dolaştığını henüz bilmiyorum ama şuna eminim: Bütün sevdiğim insanlar, arkadaşlarım […]

Read More

Emrah Serbes: “Memleket sirki andırıyor!”

Emrah Serbes’in yeni romanı Deliduman nihayet raflarda. Onunla yeni kitabını konuşamadık ama Tolga Meriç’in yıllar önce yaptığı bir Emrah Serbes söyleşisini yeniden yayınlayabilirim gibi geldi bana. Evet, röportajın yeni kitapla hiç alakası yok ama emin olun ruh aynı. Gülenay Börekçi Emrah Serbes: “Memleket sirki andırıyor!” “Son Hafriyat”ı okurken o kadar çok kahkaha attım ki, romanı […]

Read More

Philip Pullman’dan şahane bir Külkedisi yorumu

“Ben Bir Fareydim”, tekrar tekrar okumaktan hiç bıkmadığım bir kitap. O çok cüretkâr ve büyüleyici “Kuzey Işıkları” serisinden tanıdığımız Philip Pullman yazmış. İçinde fareler, insanlar, prensler ve prensesler ve bolca sihir var. Fakat dikkatli bir gözle okursanız, insan denen mahlukun ikiyüzlülüğünü de göreceksiniz, başta siyaset ve medya olmak üzere toplumun tüm kurumlarının içten içe kirlenişini […]

Read More

Hakan Bıçakcı’nın objektifinden İstanbul: Artık her yer Karanlık Oda

Romancı Hakan Bıçakcı’nın Karanlık Oda adlı romanının çıkmasının üzerinden yaklaşık altı ay geçti. Çıkar çıkmaz soluksuz okudum. Ama bendeki etkisi hâlâ sürüyor. Buna, “mışıl mışıl uyurken güm diye yataktan düşmüşüm ve bir daha hiç öyle deliksiz bir şekilde uykuya dalamamışım etkisi” adını koydum. Uzun biraz, farkındayım. Karanlık Oda, David Lynch’in Eraserhead filmi gibi. Dokunursanız, kurtulamıyorsunuz. […]

Read More

Efkâr Karması / Doğu Yücel: Kalp biçimli bir havuzda kalbi kanayarak yüzen adam

Hayalet Kitap ve şimdi yeni çıkan Varolmayanlar’ın yazarı Doğu Yücel’le yıllarca aynı binada çalıştık ama tanışma sebebimiz Kevin Moore’un olağanüstü güzel şarkısı Space-Dye-Vest oldu. O şarkının bir hikayesi de var; anlatayım… Kevin Moore, ünlü progressive rock grubu Dream Theater’ın eski klavyecisiydi. Sonra ayrılıp şahsi kaderini oluşturmayı denedi. Bir ihtimal adını Office of Strategic Influence ve […]

Read More

Gençler için, 100 Temel Eser listesine alternatif geliyor

Sloganı, “Konuşulmayanı konuşmak, yazılamayanı yazmak ve korkulandan korkmamak…” olan ON8 adlı yeni yayınevi gençlere masallardan değil, ağır ve kimi zaman katlanılmaz görünen gerçeklerden söz eden kitaplar yayınlamayı hedefliyor. 100 Temel Eser’e alternatif sayılabilecek kitaplarında yetişkinlerin bile baş etmekte zorlandıkları mühim ortak dertlerimiz ele alınıyor. Gençler için, 100 Temel Eser listesine alternatif geliyor İçinde intihar, psikiyatrik […]

Read More

Efkâr Karması / Naim Dilmener: Gözyaşı karması

Eleştirmen, yazar ve DJ Naim Dilmener, Türk pop müziği için elbette vazgeçilmez bir isim, buun tartışacak değilim. Arşiviyle, belleğiyle ve yorumlarıyla… Öte yandan o, benim için de vazgeçilmez olan insanlardan biri. Müthiş eğlenceli geçen partilerinden ötürü. Sonra sözünü sakınmadığı, beğenirken kasıntılık edip cimri davranmadığı, beğenmezken “Aman şimdi kimseyi kırmayayım, gereksiz yere düşman kazanmayayım” tavrıyla diline […]

Read More

Hangisi elzem: “Saf ve Düşünceli Romancı” mı, Katy Perry parfümü mü?

“Romanlar ikinci hayatlardır” cümlesiyle başlıyor Orhan Pamuk’un yeni kitabı. Ve roman okurken zihnimizin ne şekilde işlediğini araştırıyor. Okurken insan zihninin bir tarafı, romanın karakterler, olaylar, mekânlar, nesneler, renkler, tatlar, kokular aracılığıyla yarattığı devasa manzaranın, daha doğrusu bir nevi düşsel müzenin tadını çıkarıyor. Bu bizim kendi gerçekliğimizi terk ederek romanın içine girme, onun bir parçası haline […]

Read More

Efkâr Karması / Aycan Aşkım Saroğlu: Biberli, çikolatalı, dalgalı ve yaralayan şarkılar

“Kimi biberin en keskinini, çikolatanın acı olanını, denizin dalgalısını, şarkıların efkarlısını ve aşkın faça atanını sever. Bilir çünkü kalbin dilini ancak derin şarkıların konuşabildiğini…” Gazeteci ve yazar Aycan Aşkım Saroğlu bir keresinde bu şarkılardan bazılarını ayışığında sahilde gizlenmiş bir barda, Sundance’ta bizim için ve tanımadığımız türdeş ruhlar için çalmıştı. Bu gece Egoist Okur takipçileri için […]

Read More

Dev kapışmaya hazır olun: Dr. BEHZAT vs HOUSE Ç.

House’un yeni sezon posteriyle Behzat Ç.’nin pek yakında gösterime girecek sinema filmi ‘Seni Kalbime Gömdüm’ün afişlerinin benzerliği epey konuşuldu. Biz konuşmayacağız. Hem zaten, en hergele hekimle en arıza polis arasındaki benzerlikler, afişten öte. Dahası onlarda bize dair birtakım sırlar gizli. Neden bu kadar tutuldukları da sanki daha çok burada saklı. Hangisi daha iyi? Ve hangisi […]

Read More

Bülent Erkmen: “İyi kitap kapağı çok kitap okunan ülkelerde yapılır”

Bülent Erkmen bu ülkede tasarım denince akla ilgi gelen isimlerden, hele kitap kapağı tasarımı dendiğinde… Bir kitabın kapağında onun isminin olup olmaması standart belirleyici bir etken bile denebilir. Konuşmayı pek sevmeyen Erkmen’e de son günlerin gözde konusu kitap kapağı tasarımına dair birkaç soru sordum… Söylediği en can alıcı şey şuydu: “İyi kitap kapağı çok kitap […]

Read More