Egoist okur

Hamdi Koç: ‘Kimseye hayalet demek yok, zaten onlar da aslında hayalet değil’

Biliyorsunuz; Hamdi Koç’un yeni romanı Çıplak ve Yalnız çıktı. Romanı daha sonra ayrıca yazacağım ama önce Hamdi’yle yaptığımız röportajı okuyun istiyorum. Yeniden okumak ve düşünmek, sonra da yazmak için vaktim çok. Hem Çıplak ve Yalnız aceleye gelecek gibi değil, çünkü büyük bir roman, nasıl derler, “beklediğim” roman. Çıplak ve Yalnız, 1950’lerin sonunda başlıyor; yazarının deyişiyle […]

Read More

Kendime daha fazla âşık olma rehberi

Romancı Hamdi Koç’la uzun bir arkadaşlığımız var, 30 yılı devirmişiz. Ne kitaplar okumuşuz, ne sakin sohbetlerimiz, ne fırtınalı didişmelerimiz hatta kavgalarımız olmuş. Ne çok sevmiş ve ne çok küsmüşüz. Ne çok sefer dönüp dolaşıp aynı yerde buluşmuşuz. Korkmayın, uzun uzun anlatmayacağım, o kadarına bu küçük Egoist Okur sayfası yetmez. Birkaç yıl önceki çay sohbetimizden sonra […]

Read More

Ferhat Özkan’dan LOGOSOLOJİ

“Minik bir sorunun mükemmele tamamlanması için bulunulan ilk teşebbüsün ardından, her bir karakterin yuvarlandığı bir uçurum barındıran öyküler: Çarpmak üzere, masal denemeyecek kadar makul ama gerçek olamayacak kadar hayalî, kabus olmaya yakın kayalar barındıran uçurumlar. O hiç uyamadığınız günlük ve haftalık programlarınıza uyunca nasıl olacağını görmek için, o hiç tamamıyla kontrol edemediğiniz durumlar tamamen kontrol […]

Read More

Barış Bıçakçı ya da denizin içinde saklı kelimeler

Sel Yayıncılık’tan geçen yıl çıkan Karahindiba’yı son günlerde birçok arkadaşım hararetle tavsiye edip duruyordu. Geç kalmış olsam da fark etmezdi; alacak, okuyacaktım. Ama işte bu yazı acele ederek araya girdi… Yani Sinan Sülün’ü kendi öykülerinden önce Barış Bıçakçı üzerine yazısıyla tanıdım. Yazı, İzafi Dergisi’nin epey konuşulan ve tartışılan Mayıs-Haziran sayısında yayınlanmıştı. Egoist Okur’da da yayınlansa […]

Read More

Takip edilmek yahut edilmemek: İşte bütün mesele bu!

Günlük yazmanın modasının geçtiğini düşünenler var. Onlara göre çoğu yazar artık günlük tutmuyor, çünkü hepsi sosyal medyada var olmayı tercih ediyor. Yani Virginia Woolf, Cemil Meriç, Susan Sontag gibi efsaneleşmiş günlük yazarlarının soyunun tükendiğini söylersem abartmış olmam. Peki ama edebiyatçılar niçin Twitter’dan bir türlü vazgeçemiyor? Günün birinde Toplu Tweetler’ini yayınlayacakları için değil herhalde. Daha sağlam […]

Read More

Alper Canıgüz: “Cehennem aynada başlar”

Alper Canıgüz, şu hayatta en sevdiğim insanlardan biridir. Kızmışlığım, küsmüşlüğüm de olmuştur ona ama hayatımda yeri ayrıdır, çok severim. Müzik zevki bana uyan kişilerdendir bir kere. Didiklemeyi, olmayacak yerde alelacayip hazineler bulmayı sever, sayesinde çok şarkı keşfettim o yüzden. Ortak saplantılarımız var sonra, say say bitmez. Peter Sellers mesela, o muhteşem Pembe Panter’ler ve diğerleri… […]

Read More

Ürperten önyargı: “Ama siz… Siz Müslüman’sınız!”

İranlı yazar Reza Aslan’ın yeni kitabı “Zealot/Partizan”, çıkar çıkmaz değil belki ama birkaç hafta içinde hatırı sayılır bir sansasyona yol açtı. Ortalığı karıştıran şey kitabın içeriğinden ziyade yazarının ismi, dini ve kimliğiydi… Tutucu Hıristiyanlar, bir Müslüman yazarın Hz. İsa’nın biyografisini yazmaya cüret etmesini hayret ve öfkeyle karşıladılar. Sanki Batı’da her gün birileri çıkıp İslamiyet’e dair yazıp çizmiyor, […]

Read More

“Krala kafa tutmuşsan onu öldürmelisin!”

Son günlerde Batı’da çeşitli edebiyat eserleriyle ilgili arka arkaya birçok eleştiri yazısı yayınlandı. Bunların bazıları Fitzgerald ve Kafka gibi büyük edebiyat ikonlarını hedef alıyordu, o yüzden 2013’ün “tabu yıkma yılı” sayılması gerektiğini söyleyenler bile oldu. Yazıların bazılarıysa sahiplerinin “edebi alerji” diye tarif ettiği bir dürtüyle yazılmıştı. Peki ya bizde durum neydi? Bizde edebi alerjiye falan […]

Read More

Tezer Özlü: Kimseyle yaşlanamam, kendimle bile

Hatice Meryem’in Tezer Özlü yazısı epey konuşulmuştu. O yazıda Meryem’in Özlü’yü “Canlı, dişi, toynaklı bir yazar” diye tarif etmesine kızanlar çok oldu. Yazı ilgi görsün diye bu başlığı onun değil benim attığımı falan söyleyenler de çıktı. Keşke biraz daha dikkatli okusa, üzerinde düşünselerdi.  O yazının üzerinden haftalar geçti. Şimdi sırada Tezer Özlü’nün ruhundaki yabanıllığı ortaya […]

Read More

Hatice Meryem Tezer Özlü’yü yazdı: “Canlı, dişi, toynaklı bir yazar”

Edebiyatın en önemli isimlerinden biri Tezer Özlü; tutkulu okurları olarak hepimizin hayatında, edebiyat macerasında büyük bir etkisi, önemli bir yeri var.  Özlü üzerine bugüne dek çok şey yazıldı, söylendi. Lakin okuduğumuz, sevdiğimiz, hayranı olduğumuz Tezer Özlü’yle onun hakkında yazanların söyledikleri arasında bir uyumsuzluk varmış gibi gelmedi mi size hiç? Bunu ilk dile getiren kişi, kendisi […]

Read More

Latife Tekin anlattı: Rüyada siyasetçi görmek neye işarettir?

Latife Tekin, “Rüyalar ve Uyanışlar Defteri” adlı kitabında ilk insanların dünya karşısındaki saf algısına erişiyor. Başkaldırıdan yoksulluk ve doğa sevgisine, birçok bileşeni var bu algının. Ama en çok, rüyalarını yazarlığının ışığından geçirip edebiyatla kaynaştırarak ulaşıyor o saf algıya. Ve böylece, birçok metni taşa toprağa karışıyor; ya su olup akıyor ya da susuzluktan kuruyup çatlıyor… Gülenay […]

Read More

Efkâr Karması / Engin Günaydın: “Mazi kalbimde bir yaradır”

Engin Günaydın’ın müzikle ilişkisinin sağlamlığını zaten biliyordum. Mesela Vavien filminin senaryosunu yazarken bütün gün aynı şarkıyı dinleyecek kadar takıntılı olabildiğini bir yerlerden duymuştum. Aylar boyunca sabahtan akşama kadar The Real Tuesday Weld’in Bathtime in Clarkenwell’ini dinlemiş, yetmemiş bütün ekibe dinlettirmiş… Sormuştum da röportajımızda bunu. “Takıntılı bir şekilde dinlerdim ben o şarkıyı” demişti. “Yazarken ruhunun filmin […]

Read More

Engin Günaydın: “Arzu kabuk gibi sırtına yapışır, gerçekleşmediğinde”

Egoist Okur, Engin Günaydın’ı çok sever. Onunla daha önce yaptığı röportajları bugün yeniden yayınlaması sadace bundan, başka sebebi yok. Baştan söyleyeyim, siz öyle okuyun istedim… Sizin haberiniz yok tabii, şu sıralar Galip Derviş’te izlediğimiz Engin Günaydın’ın Efkar Karması’nı yayınlayacağım ya, benim için de geçmiş zaman hortladı bir bakıma ve bu yetenekli aktörün geçmişte, Vavien filmine […]

Read More

Jeremy Dyson: “Bir eserde hayalet varsa, haz ve günah da vardır”

2009 yılında paranormal olaylarla ilgili haberler yapan eski bir gazeteci olan Aiden Fox, İngiliz aktör, senarist ve yazar Jeremy Dyson’ı arayarak “Bugüne kadar bir sürü gerçek hayalet vakasına tanık oldum hatta onları yazdım. Şimdi sizden hepsini yeniden yazmanızı istiyorum” der. Bu teklif ilk başta Dyson’a biraz acayip gelir. “Hayalet avcısı”, pardon hayalet gazetecisi Fox, ricasının […]

Read More

küçük İskender’e göre HAYAT: Giriş-gelişme-bunalım-üçkağıt-felaket-sonuç!

Gerçek adı Derman İskender Över ama o “küçük İskender” mahlasını kullanıyor. Oradaki “küçük” kelimesinin bilhassa küçük harfle yazılmasını isteyen kendisi. Dur durak bilmeyen insanlardan, şu hayatta neyi isterse, neyi kafasına koyarsa yapıyor. Müzikten sinemaya el atmadığı alan neredeyse kalmadı. Edebiyatta da öyle, kendini türlerin, biçimin sınırlarına hapsetmiyor. Birkaç deneme ve aforizma kitabı, bir de romanı […]

Read More