Egoist okur

Tanpınar hayranı Alberto Manguel’le okumaya ve aşka dair

Alberto Manguel yazarlığının, eleştirmenliğinin ve çevirmenliğinin yanı sıra büyük bir aşk hikayesinin de kahramanı. Okumak onun büyük aşkı, tutkusu, varoluş sebebi… Neredeyse yazdığı tüm kitaplar buna dair. Manguel’le bu söyleşiyi dünyanın en garip yöntemiyle gerçekleştirdik, okyanus ötesinden faks makinesiyle… Ben yazdım, o okudu; o yazdı, ben okudum. İşte okumanın yazmaktan önce geldiğini, bu yüzden de […]

Read More

Beyefendi’ler!

“Karanlık bir yatak odası var bu kadının. Duvarları aynalarla ve dizelerle kaplı. Bütün hesapları burada görecek sizinle. Rahatlatın kelimelerinizi. Lütfen sormayın neden karanlık diye. ‘Kelimelerimiz bizim’ diyor usulca. Bizim olan her şeyin değişmesi gibi. Yeni bir söz söylüyor. Modern bir dengbej gibi çöküyor erkekliğinizin başköşesine. Aşık olduğu tüm erkeklerle ilgili bir hikâye anlatıyor. Kışkırtıcı bir […]

Read More

Sezen Aksu, Don Corleone mi, Nubar Terziyan mı?

Fatih Akın’ın Sinema Benim Memleketim adlı kitabı çıkalı çok oldu, bir yıla yakın… Lakin ben yeni karıştırmaya başladım kitabı. Ve içindeki bir bölüm öyle tatlıydı ve huysuz bir anımda beni öyle neşelendirdi ki Egoist Okur’a da almaya karar verdim. Evet ya, Fatih Akın Sezen Aksu’yu Don Corleone’ye benzetmişti. Neden, okuyun! Bu arada bu Sezen Aksu-Don […]

Read More

Joël Dicker: “Romain Gary’den çok şey öğrendim”

Joël Dicker’in yazdığı “Harry Q. Davası’nın Ardındaki Gerçek”, önce kapağıyla ilgimi çekti, sonra şöyle bir karıştırayım derken, bir de baktım uzun süredir hiçbir polisiyenin yapamadığını yaparak beni sabaha kadar uyanık tuttu. Birkaç gün içinde bittiğinde resmen serseme dönmüştüm; okuru ürpertecek, altüst edecek ne kadar yazarlık numarası varsa hepsi fazlasıyla mevcuttu. Öncelikle bir cinayet romanıydı şüphesiz. […]

Read More

Duru görü, kolektif bilinçaltı, gölge ve UYKUSUZLAR

Gülşah Elikbank çok sevdiğim bir arkadaşım. Onu bir yazar olarak benim için özel yapan şeyse fantastik edebiyata duyduğu aşkla karışık tutku. O kendini en çok bu dünyayla başka dünyalar arasında mekik dokurken özgür hissediyor. Bir solukta okuyacağınızı düşündüğüm sürükleyici yeni kitabı Uykusuzlar’a gelince, Gülşah bu kez rüyalardan bahsediyor. Bir günün en esrarengiz sekiz saatinde olup […]

Read More

Nermin Yıldırım: “Kelimelere değil şiire inanıyorum”

Unutma Beni Apartmanı ve Rüyalar Anlatılmaz’ın ardından üçüncü romanı Saklı Bahçeler Haritası çıkan Nermin Yıldırım’ın Barcelona’daki kütüphanesini ziyaret etmem imkansızdı elbette. Ben de kütüphanesini ondan dinleyerek gözümün önünde canlandırmaya çalıştım. Yazarın İspanyol eşi Joan Alvado’nun fotoğrafları da bana yardım etti… Gülenay Börekçi Nermin Yıldırım’ın ilk 10’u “Liste yapmaktan her zaman çekinirim. Çünkü bir günü bir […]

Read More

Audrey Niffenegger: “Lütfen şenliği yarıda kesip milletin tadını kaçırmayın”

“Esas soru şu: Neden böyle oluyor? Neden biliyor musunuz arkadaşlar, çünkü bu iş müthiş eğlenceli. Tamamen hayalinizin ürünü birtakım karakterler yaratıyor ve onlara içinde yaşasınlar diye bir dünya veriyorsunuz. Sadece sizin zihninizde yaşamalarına rağmen bir süre sonra onların arkadaşlıklarından felaket hoşlandığınızı da fark ediyorsunuz. Sonra aniden zihninizin içinde bir şenlik başlıyor. (Hani şu eski Talking […]

Read More

Efkâr Karması / Umay Umay: “Bir gün yolda yürüyordum, bir şarkı duydum, kalbim acıdı”

Çıkıp arayın sokaklarda bir benzerini, bulamazsınız. Umay Umay benzersizdir. Şarkıları gibi, şiirleri gibi, kitapları gibi… Yeni keşfettiğim ama ikide bir açıp bakmadan duramadığım, her seferinde bana kendime dair hep görmezden geldiğim sırları keşfettiren alelacayip fotoğrafları gibi… Egoist Okur için hazırladığı “Efkâr Karması” gibi… Bakın şöyle… Mabel Matiz Umay Umay’ın kelimelerine tutkun olduğunu söylemiş. Naim Dilmener […]

Read More

Murat Belge: “Tekerrürden ibaret olan tarih değil aptallıktır!”

Murat Belge’nin Edebiyatta Ermeniler adlı kitabı çıktı. Belge, hem Ermeni meselesine dair görüşlerini yazıyor, hem de geçmişten bugüne Ermenilerin edebiyatımızda nasıl alımlandığını, yansıtıldığını anlatıyor… Gülenay Börekçi “İnkâr ettiğin hakikat bir gün mutlaka kendini gösterir” Edebiyatta Ermeniler adlı kitabınız çıktı. Hem Ermeni meselesine dair görüşlerinizi yazıyorsunuz, hem de geçmişten bugüne Ermenilerin edebiyatımızda nasıl alımlandığını, yansıtıldığını anlatıyorsunuz. […]

Read More

Murat Gülsoy’un kütüphanesi… Haydi içinde kaybolun!

“(Kütüphanem) John Fowles, Murakami, Tanpınar, Kafka ve Pamuk yönünden zengin bir kitaplık sayılır. Psikoloji, felsefe, ilahiyat açısından da fena değildir. Son dönemde yazdığım roman nedeniyle epeyce oryantalistler, Batılı gezginlerin anıları, Osmanlı’da gündelik hayat üzerine okudum, ilginç kitaplar çıkabilir bakan birinin karşısına. Beni en heyecanlandıransa şu oldu: Dün kitaplar arasında İyi Şeyler Yayınları’ndan çıkmış bir dizi […]

Read More

JANE EYRE MODASI: Thornfield, alevler içinde!

İtalyan Vogue’unda yer alan ve Brontë Kardeşler ve Jane Eyre’den ilhamla yaratılmış bu kareleri görünce resmen bayıldım. Marco Grisolia ile Romina Toscano’nun yarattığı ve fotoğrafçı Marco D’Amico tarafından görüntülenen bu kıyafetler Jane Eyre’in boz, gri, kahverengi, siyah elbiselerinin yanında belki fazla renkli kalıyordur. Gene de fosforlu renklerle belirginleştirilmiş şu minik ayrıntıları, pembe gözlüğü, sarı boneyi […]

Read More

Reşat Ekrem Koçu’nun peşinde: İstanbul hiç bitmez!

Çayı bitirip kubbenin üstüne çıkıyorum, önümde alabildiğine geniş bir Haliç manzarası. İstanbul’a bir daha aşık oluyorum. Yetim Ahmet sevdiğine kavuşmanın hayalini nasıl kurmuştur, onu düşünüyorum. Aşk İstanbul’da başka, Haliç kıyısında bambaşka… Tarihin içinde geziyorsun Haliç’te. İşte hamamın hemen aşağısı Blakherna Kilisesi. Meryem Ana’nın siluetinin İstanbul’u koruduğuna inanılan yer. İstanbul hep aşk, İstanbul hep tevatür, İstanbul […]

Read More

HALİL İNALCIK’tan yeni sürprizler yolda…

Amerikalı tarihçi Bernard Lewis’in “Tüm zamanların en büyük alimi” diye tarif ettiği üstad Halil İnalcık kitaplarının gözden geçirilmiş, genişletilmiş baskılarıyla yine okur karşısında. Üstelik önümüzdeki döneme dair bazı sürprizleri var. Emine Çaykara Tarihçilerin Kutbu Hocaların hocası, Osmanlı tarihinin babası ve Şeyh-ül müverrihin olarak bilinen, yazdığı makaleler ve kitaplarla Osmanlı İmparatorluğu’nun yapısını, işleyişini, toplum modelini çözmemizi […]

Read More

Efkâr Karması / Murat Gülsoy: “Meğer hatırlamak ne acıymış!”

Oysa Herkes Kendisiyle Meşgul, Bu Kitabı Çalın, Alemlerin Sürekliliği ve Diğer Hikâyeler, Binbir Gece Mektupları, Bu Filmin Kötü Adamı Benim, Bu An’ı Daha Önce Yaşamıştım, Sevgilinin Geciken Ölümü, İstanbul’da Bir Merhamet Haftası, Bize Kuş Dili Öğretildi, Karanlığın Aynasında, Tanrı Beni Görüyor mu?.. Büyübozumu… Murat Gülsoy. Ve bir dönem yaratıcı yazarlık dersleri aldığım Gülsoy’un Egoist Okur’a […]

Read More

Aslı Erdoğan: “Ben çapulculuğu çok sevdim, hayattaki rolümü burada buldum!”

Eleştirmen Ahmet Ergenç’in Aslı Erdoğan’la ilgili makalesi önce İzafi Dergisi’nde yayınlandı, sonra da geçen hafta Egoist Okur’da… Açıkçası yayınlarken tereddüt etmedim. Ahmet’in eleştirilerine katılıyordum, ayrıca epey bir süredir buralarda edebiyat eleştirisine duyduğumuz ihtiyaçtan bahsedip duruyordum… Nasıl olduysa aradan birkaç gün ya geçti ya geçmedi, İşeyen Atmaca adlı romanıyla tanıdığımız Göktuğ Canbaba aşağıdaki Aslı Erdoğan röportajını gönderdi. […]

Read More