Egoist okur

Nejat İşler röportajı: BEDEN İBLİSLERİ

Arkadaşım Tolga Meriç’le Picus döneminde ne kadar şahane işler yaptığımızı, ne müthiş röportajlarla okur karşısına çıkabildiğimizi konuştuk. Kendini beğenmek değildi söz konusu olan, üzüntü diyebileceğim bir duyguydu daha çok. O tarz röportajların yapılabildiği, yayınlanabildiği bir dönemde değiliz artık. Her neyse, Picus’ta yayınlanmış sevdiğim işleri ara sıra burada yeniden yayınlıyorum, biliyorsunuz. Nejat İşler röportajı da onlardan […]

Read More

“Ulysses”i okumadım ve bundan utanmıyorum!

Belki de okumadıklarımızdan değil, bazı okuduklarımızdan utanmamız gerekiyordur, kim bilir… Pierre Bayard’ın “Okumadığımız Kitaplar Hakkında Nasıl Konuşuruz” başlıklı eserinin aklıma getirdikleri üzerine… Yazıda birkaç itiraf da var. Joyce’un “derin sesli, uykulu, sabırsız” karısına mektupları “Ulysses”i okumadım ve bundan utanmıyorum! Parisli Fransız edebiyatı profesörü Pierre Bayard’ın “Okumadığımız Kitaplar Hakkında Nasıl Konuşuruz” başlıklı eseri, görür görmez kaptığım […]

Read More

O iyi insanlar, o güzel atlara bindiler ve çekip gittiler

Gökçe bu kez iki şahane kitap tanıtıyor bize. İkisi de dünyanın en güzel mahluklarından atlarla ilgili. Üstelik çocukların çok seveceği türden… Okuyalım bakalım… Pöti: Bir Barınak Köpeğinin Maceraları O iyi insanlar, o güzel atlara bindiler ve çekip gittiler Elimde öyle güzel iki kitap var ki, ikisini bir arada yazmak kaçınılmazdı. Her ikisi de Çizmeli Kedi […]

Read More

Parfümün Dansı: Tom Robbins’ten arzunun felsefesi

Ünlü romanı “Parfümün Dansı”nda Tom Robbins, hayatımızı var eden en temel kavramlar hakkında düşünmeye ve insanın doğayla ilişkisinin kopma sürecinin anlatıldığı düşsel  bir yolculuğa çağırıyor okuru. Ölümsüzlüğün peşinde Batı’dan Doğu’ya, oradan Amerika’ya uzanan ve yüzyıllar süren bir yolculuğa… Yolculuğun en ilginç kişisi ise keçi ayaklı, zevk ve bereket tanrısı Pan; yani Bay Mantıksız, Bay İçgüdü, […]

Read More

Bir edebiyat besleyicisinden, Fatih Özgüven’den hikâyeler

Fatih Özgüven, bir edebiyatçıdan çok, edebiyatçıları ve edebiyatı besleyen şaşırtıcı, aykırı ilham vericilere benziyor; yazanlardan değil de, yazdıranlardan sanki. Hayatın içinde bir star gibi dolaşmayı becerebilen bu tipler, edebiyatın ne olduğunu, nerede saklı bulunduğunu yazarak değil de, yaşayarak gösterirler. Avcı yazarlar, bu çekici insanları görür görmez anlar ve ondan beslenmeye başlar. Yazabilen biriyseniz, bayağı bayağı […]

Read More

Lila Azam Zanganeh: “Mutluluğu Nabokov’dan öğrendim”

Okumaktan korkan ve ona delice âşık biri Lila Azam Zanganeh. İranlı genç yazar, “Büyücü” adlı kitabında “Lolita”nın yaratıcısı Vladimir Nabokov’la hayali diyaloglarını yazmış. Konuştukları konu, mutluluk… Zanganeh’e göre mutluluk üzerine en sağlam tavsiyeler, kişisel gelişim yazarlarından değil, muhteşem Nabokov’dan geliyor. Edebiyatçıların yeni gözbebeğinden Nabokov’lu rüyalar L.A. Zanganeh’in kitabındaki fotoğraflardan biri onu doğrudan Vladimir Nabokov’un karşısında, […]

Read More

Murakami’den bir aşk öyküsü: Yüzde 100 Kusursuz Kız

Sokakta hayatının aşkına rastlayan bir adamın zihninden geçenler ve sonrası… Aşk üzerine, cesaret üzerine, hayat üzerine bir öykü. Okumalısınız, çünkü çok güzel. Ayrıca ünlü romanı 1Q84’ün bu öyküden çıktığını yazarın kendi söylüyor. Güzel Bir Nisan Sabahı Yüzde 100 Kusursuz Kıza Rastlamak üzerine Güzel bir nisan sabahı, Tokyo’nun işlek Harujuku mahallesindeki dar bir sokakta, yüzde 100 […]

Read More

Her feministin ilham ajandası: Anne Taintor

“Zeki insanları gülümsetmek” iddiasındaki Anne Taintor’dan bir ajanda. Çok güzel. Ona “her feministin ilham ajandası” adını taktım. Zeki insanları gülümseten kolajlar Hem doğum günümde hem de yeni yıl sebebiyle çok şahane armağanlar aldım. En güzellerden biri de “zeki insanları gülümsetme” iddiasındaki Anne Taintor’ın ajandasıydı. İstanbul’da ecnebi kitapların satıldığı büyük kitabevlerinde bulunabilen bu ajanda değil sadece; […]

Read More

Aslı Der: “Çocuklar için yazarken kırmızı çizgilerim yok”

Cadılı, sihirli kitaplarıyla tanıdığımız Aslı Der’in yeni romanı “Darmadağın”ı sevdim. Evet içinde fantastik hiçbir unsur yoktu ama dert değil. Hem zaten şahsen çocuk ve gençlik  edebiyatında gerçek problemlerden söz eden yapıtlara da ihtiyaç duyduğumuza inanıyorum. “Darmadağın” arkadaşlıktan, iyilikten, umuttan ama en çok da aile içi şiddetten söz ediyor. Bu tür haberleri gazetelerde okurken bile içimizin […]

Read More

Rafik Schami: “Söz özgür olmazsa yitip gideriz”

Rafik Schami Suriye’den çıkan en ünlü yazar, ayrıca günümüz Alman edebiyatının en parlak, en üretken isimlerinden biri. Hikayesi şöyle: Yıllar önce, 1970’te, siyasi baskılardan dolayı ülkesini terk ederek Almanya’ya yerleşiyor. Kimya ve matematik öğrenimi görmesine rağmen yolunu edebiyat olarak belirliyor ve yazdığı kitaplar 30’a yakın dile çevriliyor. (Bizde Kabalcı, Evrensel ve Kırmızı Kedi Yayınları’ndan çıkmış.) […]

Read More

Bir Zabel Yesayan sözü: “Ya parçalayacaksın, ya parçalanacaksın!”

“Tabiat sizi yaşamak için yiyip yutmaya mecbur tutuyorsa müsebbibi ben değilim. Ya parçalayacaksın, ya parçalanacaksın! İnsanlar arasında kuzular ve kurtlar var. Emin olun ki, ben kuzu değil, kurdum! Daha da iyisi, dişi bir kurdum ben!” Dilek Atlı bu kez çağdaş Ermeni edebiyatının önemli yazarlarından biri olan Zabel Yesayan’ı ve Aras Yayıncılık’an çıkan romanı “Meliha Nuri […]

Read More

SAVAŞ VE ŞEFTALİ ile başlayan cilt cilt çay

Üç dev eser duruyor karşımda: Miguel de Cervantes’in çığır açan kitabı “Don Quixotea”, Tolstoy’un başyapıtı “War and Peach”, Oscar Wilde’ın belalı romanı “The Picture of Earl Grey”… Hangi roman hangi çayla iyi gider? Bu işte bir tuhaflık varmış gibi geldi size, farkındayım. Var zaten. Eserlerin isimleri küçük kelime oyunlarının katkısıyla gerçekte olduğundan başka türlü yazılmış. […]

Read More

André Rieu: “Güneşe bak, sonra başını hafifçe arkaya çevir ve güneş ışınlarının yarattığı gölgeni gör…”

André Léon Marie Nicolas Rieu ya da kısaca tanınan adıyla André Rieu, Hollandalı bir besteci ve kemancı. Aynı zamanda Johann Strauss Orchestrası’nın kurucusu ve şefi. Son 100 yılın en önemli müzisyenlerinden biri kabul ediliyor. Mart ayında İstanbul’da vereceği konsere giderseniz sakın sıradan bir klasik konser izleyeceğinizi sanmayın. New York Times tarafından “Klasik müziğin Madonna’sı” olarak […]

Read More

Asil Türkan, hafifmeşrep Müjde, elmasları seven Ajda

Bu ülkede yayıncıların nedense pek ilgi göstermediği biriciğim Erica Jong’un kitaplarına yeniden daldığım şu günlerde aklıma geldi bu konu. Jong romanlarına gerçek hayattan tanıdığı kişileri; yazarları, şairleri, aktrisleri, yönetmenleri konuk ediyor sık sık ve onların kırılabileceklerine, incinebileceklerine aldırmadan yazıyor. Bazılarını gerçek adlarıyla, bazılarını takma isimlerle anlatıyor. Çok da tepki alıyor bunu yaptığı için. Daha doğrusu […]

Read More

SALINGER ŞARKILARI: “Gönülçelen” hâlâ burada, aramızda dolaşıyor…

Tamam, Teoman ve Gönülçelen’i de var ama o tam olarak Salinger’la alakalı sayılmaz. Demek istediğim, o başka bir yazının konusu. Bu yazıdaysa Rhett Miller gibi J.D. Salinger’dan etkilenen müzisyenler ve yaptıkları şarkılar var… Önce biraz bilgi arkasından Spotify listesi… Dilediğiniz yerde ve dilediğiniz zaman dinleyin diye. Gülenay Börekçi SALINGER ŞARKILARI: “Gönülçelen” hâlâ burada, aramızda dolaşıyor… […]

Read More