









Hakkı Devrim vedalaşamadan kaybedilenlerden. Aslında onunla daha ben çocukken bile tanışıyormuşuz ama açıkçası o kısmı çok iyi hatırlamıyorum. Babam anlatmıştı, aynı iş yerinde çalıştıklarında olup bitenleri, bana hediye ettiği masal kitaplarını… Yıllar sonra edebiyat dergisi Picus’u yönetmeye başladığımda onunla bir kütüphane röportajı da yapmıştık. Tanışıklığımız bundan ibaret. Ama severdim, kimi zaman gaddar bulsam da Cihannüma’yı […]
Read More
Şair Emily Dickinson, tariflerini sohbetlerde ya da mektuplarda başkalarıyla paylaşmayı çok seven müthiş bir aşçıymış. “Emily Dickinson’un kekleri şiirlerinden daha ünlüydü, zaten şiirleri ölümünden sonra keşfedildi” diye yazıyor yemek blogger’ı Tori Avey. Emily Dickinson usulü hindistan cevizli kek Dickinson’a göre mutfak insanın ruhunu besleyen, ilham veren bir mekândı. Yemek yaparken aklına gelen şiirleri peçetelere not […]
Read More
Tek kanallı dönemin ünlü spikeri Nuran Devres sonradan büyük ilgi gören fenomen dizilerin senaristi olarak karşımıza çıktı. “Kara Melek” dersem, hatırlarsınız. “Entrikanın kraliçesi” şimdi de bir roman yazdı: “Melek-i Tavus”. Onunla yaptığım röportajda, “Kendimi bildim bileli roman yazmak istedim” diye anlattı. Kolej yıllarında yazdığı öyküler edebiyat dergilerinde yayımlanıyormuş. Sonra tiyatroya merak sarmış ve yüzlerce radyo […]
Read More
Vedalaşmayı beceremeyenlerdenim. Bugün kaybettiğim çok sevgili arkadaşım Alp Buğdaycı’yı ben bu yazısıyla hatırlayalım istiyorum. “Sesin Ruhu” ve “Sesin Aklı” iki belgesel çekmişti Alp. Hele son zamanlarda evinde profesyonel bir stüdyo kurmuştu ve sesle yatıp sesle kalkıyordu. Ses dedikleri şey de ona göre teknikten, montajdan ibaret değildi; kendine ait bir ruhu, aklı ve felsefesi vardı… Lütfen […]
Read More
Teoman’ın şarkılarını, sözler onu anlatıyormuş gibi dinleme eğilimindeyim; hep bir itiraf tınısı alıyorum. Hayatında olup biten ne varsa bir biçimde yansıtıyor; gizlemeden, saklamadan… Bana öyle geliyor ki duygularını, deneyimlerini, zihnini kurcalayan soruları, hepsinden önemlisi nüfuz edilemeyen yalnızlığını açık sözlülükle, korunmaya çalışmadan dile getiren Teoman, şarkılarında kendini sanki çok yüksek bir yerden boşluğa bırakıyor. Aşağıda bir […]
Read More
Elis Şimşon’un yayın yönetmeni olduğum Picus için Teoman’ın şarkı sözlerinden yola çıkarak yazdığı yazı, harikulâdeydi. Elis daha sonra yazıyı gözden geçirdi ve Ot’ta yayınladı; Teoman da “İnsallık Halleri” kitabına aldı. Kitabın önümüzdeki günlerde çıkacağını öğrenince, Teoman’la bir röportaj yaptım, biliyorsunuz. Eh, bu durumda Elis’in yazısını yayınlamasam olmazdı… Fotoğraflar: Ece Oğultürk Bu O’nun hikayesi; varoluşsal yalnızlığın… […]
Read More
Okulların son sınavlarla, bahar etkinlikleriyle yoğunlaşan mayıs ayı, hayallerin de zıpladığı ay. Çocuklar kâğıt uçakların kanadında Kafdağı’nın ardına geçivermek, ejderhaların sırtında peri padişahının sarayına dalıvermek isterler… Sakıncası yok, biz de peşlerinden gidelim. “Çocuklar kâğıt uçaklarla Kafdağı’nın ardına geçmek, ejderha sırtında peri padişahının sarayına dalmak ister…” Çocukların kendilerine has dünyaları var der dururuz. Çevreyi ve gerçeği […]
Read More
İsmail Yaprak’tan yeni yazı… Görünüşe göre neredeyse hemen her şeyin çevrildiği günümüz Türkiye’sinin bazı anlaşılmaz çeviri sorunları üzerine… “Bu yazının, ‘Neden bazı büyük klasikler hâlâ çevrilmiyor’ ve ‘Neden zaten çevrilmiş birçok önemli kitap yeniden basılmıyor’ gibi belli başlı sorularının özellikle yayınevi editörleri, eleştirmenler, okurlar tarafından okunması, tartışılması en büyük isteğim” diyor İsmail. Okuyalım, konuşalım… Türkiye’nin […]
Read More
Oyun yok, eğlence yok, hep çalışma, hep çalışma… Başarı konusundaki yüksek beklenti ülkeyi ele geçirmiş durumda, yine ve yine. Peki ne yapmalı? Egoist Okur’un çok sevdiği yazar, editör ve yayıncı Müren Beykan’a kulak vermeli. Müren Hanım’ın “Kitap İyi Gelir” yazılarını sadece çocuklar ve gençler değil; anneler, babalar, eğitimciler, yayıncılar, kısacası çocuk kitaplarıyla ilgili herkes okusun. […]
Read More