









Birleşik Krallık Yayıncılar Birliği geçen hafta Nermin Mollaoğlu’nu Yılın Edebiyat Ajanı seçti. Ama Nermin buralarda daha da önemli biri bence. Neden derseniz; kendisi, Türk edebiyatının sadece İngilizce ve Almanca değil, Malalayam ve Amharik dillerinde okunmasının yegane sorumlusu. Yayın dünyamızın gözbebeği, kara kutusu, sır tutucusu da olan Nermin’le işini konuştuk. Yazar ajanı denilen kişi kimdir, nasıl çalışır… Yayıncılıkta […]
Read More
Çağnam Erkmen, ilk romanı “Öl”de zamandaki ölüm izlerini takip ederken, doğamızın ölümle nasıl biçimlendiğini sorguluyor. Fotoğraftaki Proust. Öldüğünde Man Ray çekmiş. ÖL: Bir doğum lekesi olarak ölüm Diyelim ki ellili yaşlarda, eğitimli, hali vakti yerinde, evli bir kadınsınız. Amansız bir hastalık kapınızı ikinci kez çalmış ve ne kadar zamanınız kaldığını neredeyse günü gününe biliyorsunuz. Yani […]
Read More
“Oyuncu Anne” olarak da tanıdığımız Şermin Yaşar, blogunda yazdıklarının ardından önce “Ev Yapımı Sihirli Değnek”le çıktı okur karşısına, şimdi de “Dedemin Bakkalı” adlı çok güzel bir romanla… Yaşar’ın çocuklar ile büyükler arasında köprü kurmak amacıyla yazdığı kitap, aynı zamanda kendi çocukluğunun hikayesi. Şermin Yaşar: “Büyümek uğruna her şeyden vazgeçip ‘Vay ben mutsuzum’ diyorsun. Mutsuz olursun tabii, […]
Read More
“Daha önce hiç böyle gezmemişim bu bahçede. Bakmışım da görmemişim sanki. Ne var ne yok, hangi çiçek açmış, hangisi solmuş farkında değilim. Kendi kendilerine açıp soluyorlar. Benimle hiç ilgileri yok, çünkü ben hiçbirinin farkında bile değilim. Demek ki aslında bu bahçe bana ait değil” diye düşünmüş. Hande Şarman, hatırladı, biz de hatırlayalım diye yazdı… Aşılanan […]
Read More
Çocuklara yazmak gerçekten de her yazarın kumaşı olmayabilir. Farklı farklı söyleme yolları arama cesareti, çeşitli algı düzeylerindeki okurla buluşma gözüpekliği ve güvenilen bir çocuk kitabı editörünün omuz periliğini gönülden kabullenme… Bunlar ancak cambaz ipinde yürüme hevesindeki yazarların harcı. Son iki ay içinde, dört usta yazar yine cambaz ipinin tepesindeydi; hevesle, azimle, heyecanla. Çocuk edebiyatı yazarı […]
Read More
Behçet Çelik, çocuklar ve gençler için yazmayı sevmiş görünüyor. Ama bu işin ayrı zorlukları da var gibi, çünkü “Yazarken, kitabınızı çocukların, gençlerin okuyacağını göz ardı etmemeniz, birçok karakteri onların diliyle konuşturmanız gerekiyor. Dikkatlerinin ne kadar çabuk dağılabileceği düşünülünce, olayların hızlı bir kurguyla ilerlemesi de şart” diyor. Sık sık kendi çocukluğunu hatırlatması ise Çelik için çocuklara […]
Read More
Şefkatten öfkeye, kederden pişmanlığa, sadakatten ihanete aşkın her türlü yüzünü anlattı Leonard Cohen. Sırf bu değil; derin meseleler de yer buldu dizelerinde. Toplama kamplarında kurulan ve ölüme rağmen hayatı kutsayan küçük orkestralar, savaştan, işkenceden, kıyımdan kaçıp başka memleketlerde var olma mücadelesi veren mülteciler… II. Dünya Savaşı’nın dünyayı değiştiren kötülüğünden de bahsetti, Suriyeli savaş kurbanlarının acısından […]
Read More
22 ülkede milyonlarca çocuk “Çıtır Çıtır Felsefe” dizisini okuyor. Ve Brigitte Labbe sayesinde felsefi sorgulama denizinin sınırsız sularında yüzüyorlar desem abartmış olmam. Dizinin kitapları çocuklara bu sorgulama sürecinde eşlik ediyor. Soru sormayı hep sürdürsün ve akıllarını uyanık tutsunlar diye… İşte bu yıl kitap fuarı için gelen Labbe ile konuştuklarımız… “Çocuklar benim felsefi kahramanlarım; hayranlık, merak […]
Read More
Şu sıralar eskiden kısaltılmış olan romanları yeniden ve bu kez orijinale sadık kalınarak çevrilen ve Altın Kitaplar tarafından yeniden basılan Stephen King, bir vakitler Paris Review dergisine onlarca sayfalık bir röportaj vermişti. İşte oradan küçük bir bölüm… “Çocuktum; popüler roman nedir bilmiyordum, kimse anlatmamıştı ve ne bulursam okuyordum” Yazmaya başladığınızda kaç yaşındaydınız? İster inanın ister […]
Read More
Nobel’iyle ilgili eleştirileri Mehmet Hakan Kekeç’in yazısında okumuştuk, sıra methiyelerde… Bob Dylan’ın bir vakitler “şair” olarak Allan Ginsberg, Jack Kerouac, Kenzoburo Oe hatta Samuel Beckett gibi edebiyatçıların hayranlığını kazanmış olduğunu şahsen yeni öğrendim. Şeytanla sözleşme ve troubadourluk meselesine gelince; ayrıntıları aşağıda… Bob Dylan önümüzdeki ay İsveç’te düzenlenecek Nobel ödül törenine katılmayacakmış. Katılacağını düşünmemiştim zaten. Yine […]
Read More