Egoist okur

İstiridye, kahve, elma sirkesi… Peki ya koegzistans?

Biri istiridyesiz yazamıyor, diğeri fıstıksız düşünemiyor. Zihnini koyunun koyusu kahveyle açan da var, elma sirkesiyle açan da… Peki ya koegzistans? İşte edebiyatçıların yazma rutinleri… Edebiyatçıların vazgeçemedikleri alışkanlıkları Yazarların yaratma süreci esnasında vazgeçemedikleri alışkanlıkları var. Mesela Walt Whitman güne istridye ve etle başlamazsa iyi yazamıyormuş, Gustave Flaubert ise yumurtalı, sebzeli, peynirli ve meyveli hafif bir kahvaltının […]

Read More

Mona Lisa’nın gülüşünü çizebilir misin?

Bana sorarsanız, son aylarda çocuklar için bundan daha güzel kitap çıkmadı. Sırf çocuklar değil, büyükler için de. Mesela benim bu yaz saatlerce sayfaları arasına gömüldüğüm ve sayesinde en mutlu olduğum kitap bu. Adı, “Gel Beraber Resim Yapalım”. Önce yazarı Marion Deuchars’la röportajımıza bir göz atın, sonra da bence mutlaka kitabı edinin. İster en yakınınızdaki canı […]

Read More

Alys, ruhyiyiciler ve karanlık bir peri masalı

“Seni canavarlıkla suçlayanlar arasında kendi haklılığından en fazla emin olanlar, aslında en korkutucu canavarlardır…” Ünlü yazarların editörü Peternelle van Arsdale’in ilk romanı “Mahluk da Orrman’a Ait” karanlık bir peri masalı. Genç Yetişkin kategorisindeki kitap ünlü yönetmen Ridley Scott’ın ilgisini çekti, yakında sinema uyarlamasını da izleyeceğiz. Ben romanı çok sevdim. Tek sevmediğim yanı açıkçası Türkçe yayıncının […]

Read More

M.K. Perker: “Başarı için değil ama mutlu olmak için çok çalışmak gerekir”

Artık bir gündüz kuşu haline gelmeye çalışsa da çizer, yazar ve yayıncı arkadaşım Kutlukhan Perker, bir zamanlar en koyusundan gerçek bir “uykusuz”du. Zaten yıllar önce tefrika ettiği ve daha sonra Amerika’da kitap olarak basılan “Insomnia Café”sinin ilham kaynağı da anladığım kadarıyla bizzat kendisi. Kitap nihayet Türkçe olarak da çıkınca Kutlukhan’ı aradım, kitabını, uykusuzluğunu ve hayallerini […]

Read More

‘Bunu ben de yaşadım’ dedirten kitap: KAVGAM

Norveçli Karl Ove Knausgaard, en ince ayrıntıyı bile atlamadan kendini anlatıyor ve böylelikle ruhunu parçalara ayırarak önümüze servis ediyor. Ve biz o parçalarda kendimizi de buluyoruz. “Kavgam”ın yeni cildi yayında. Knausgaard’la konuştum: “Önemsiz bir insanın önemsiz hayatını yazdım” Hayatını “roman” yapan adam: Karl Ove Knausgaard Karl Ove Knausgaard: “Kalp için hayat basittir, atabildiği kadar atar […]

Read More

Knausgaard: “Hayatı kitaplar değil edebiyat değiştirir”

Norveçli Karl Ove Knausgaard hayatını en mahrem anları bile atlamadan yazdı ve böylece bir fenomene dönüştü. 6 ciltlik romanında, çocukluğundan itibaren babasıyla fırtınalı ilişkisi de var, evliliğinin niçin yürümediğinin ayrıntıları da… Karısının okuyunca bir an bile beklemeden boşanma isteğiyle mahkemeye başvurmasının sebebi de bu zaten. Aşağıda suçlamalardan, vicdan azaplarından, itiraflardan, acıdan ve öfkeden oluşan bu binlerce […]

Read More

Rebecca Solnit + Darren Aronofsky işbirliği: ANNE!

Darren Aronofsky’ye teşekkür borçlu olabiliriz. Geçen hafta gösterime giren “Anne!”, feminist edebiyatın güçlü temsilcisi, Kaybolma Kılavuzu, Yürümenin Tarihi, Bana Bilgiçlik Taslayan Adamlar gibi kitapların yazarı Rebecca Solnit’i sinema seyircisiyle buluşturuyor. Hem de sanırım olabilecek en altüst edici biçimde… Not: Filmi seyrettim nefret ettim, gene de yorumunuzu merak ederim her şekilde. Kim bu ‘anne’ ve kim […]

Read More

Dört yazara göre son ayların en iyileri

4 yazara göre sezonun öğreten, geliştiren, “iyi ki okudum” dedirten kitapları. Hayal gücünü en özgür bırakanlar. Eğlenceli ve sürprizli olanlar. Vazgeçilmezler. Ve tabii hayal kırıklığı yaratanlar. Başka bir deyişle, çocuklar için yazan 4 yazarın şahsi okuma güncesi… Füsun Çetinel, Gökçe Ateş Aytuğ, Leyla Ruhan Okyay, Gülsevin Kıral anlatıyor… Füsun Çetinel: “İyi ki okudum dedirten kitaplar” (“Sırlar Yolu”, “Ayasofya Konuştu” […]

Read More

O / STEPHEN KING: Sizinle şu meşum sahneyi konuşmalıyız

Palyaçolardan niye korkulur? Ya da korkulur mu hakikaten? Ben korkmam mesela ama bu konu açıldığında nedense hemen herkes tersini söylüyor. Oysa palyaçolar, genellikle çocukları, kısmen de yetişkinleri güldürmeye çalışan, zaten hayatlarını da böyle kazanan insanlar değil mi? Yine de palyaço korkusunun bir dayanağı, temeli olmalı. Sizce ne kadar geriye gidebiliriz palyaçoların kökenini araştırırken? Biraz inceleyelim bunu. […]

Read More

Murakami + Owen Davey: Uzayın derinliğinde kaybolan bir âşık ve bir köpek

Haruki Murakami’nin son romanı “Sputnik Sevgilim”, bir üçlü aşk hikayesi ekseninde, K’nın uzak bir Yunan adasında kayboluşunu ve kendini buluşunu anlatıyor. Astronot Köpek Laika ise, insanın amansız dünyayı değiştirme hırsını konu alan bir kitap. Bir Murakami romanının içinde olduğumu nasıl anlarım? “Ona Laika’yı, o talihsiz köpeğin uydunun minik penceresinden dışarı bakan kara, nemli gözlerini hatırlattım. […]

Read More

BUTON ŞEYLER: “Her düğme bir hazine kutusu”

Yazar arkadaşım Elif Seyrekbasan, 50’ler, 60’lar, 70’lerin düğmelerinden Buton Şeyler adıyla küpeler yapıyor ve “Her dönemin tonları ayrı ayrı küçücük düğmelerde korunmuş gibi sanki. Her düğme bir hazine kutusu” diyor. Ve güzel küpelerinin tanıtımlarını onları Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit, Müjde Ar, Filiz Akın, Oya Aydoğan, Gülşen Bubikoğlu fotoğraflarına iliştirerek yapıyor. “Küpeleri üretirken onları çocukluğumdan bir […]

Read More

D.H. Lawrence: Müstehcenlikle ve pornografiyle suçlanan yazar

Aşağıdaki yazının sahibi İpek Akyel benim İstanbul Üniversitesi’nin İngiliz Filolojisi’nden arkadaşım. Klasik Arkeoloji de tahsil etti ve uzun süre üniversitede ders verdi. Kendi deyişiyle, yaşanan groteskliklere yüreği dayanmadığı için de genç yaşta kendi isteğiyle emekli oldu. İstanbul’daki plastik ve robotik yaşantıya daha fazla uyum sağlayamayacağını hissettiğinde ise kuzey Akdeniz’de bir dağ köyünde inzivaya çekildi. Şimdi […]

Read More

UYUMADAN: Asi kızlara gerçek masallar

Masal okumayı bütün çocuklar sever. Ama emin olun bu kitaptakileri daha çok sevecekler. Üstelik anlatılanların hepsi gerçek. Denizlerin derinliğinden ormanların kuytusuna, savaş meydanlarından şaşaalı saraylara, hastanelerden gökyüzünün sonsuz maviliğine, dünyanın ve zamanın her köşesinden kendilerine dayatılan kurallara ve geleneklere isyan etme gücü bulan güçlü, güzel, yetenekli, akıllı, yürekli ve ve en önemlisi yaptıklarıyla tarihin akışını […]

Read More

Alp Gökalp’e sordum: Harfler ve kelimeler kaybolsa, dünya durur mu?

Alp Gökalp’in Alfabe Bulutu serisinin ilk kitabı “S Sessizce Mırıldandı: Ya Başkası Olsaydım?”ın çıkışı üzerinden epey zaman geçti ama serinin yeni bölümleri arka arkaya çıkmaya devam ediyor. Benim gibi bir “Struwwelpeter” hastası olduğunu öğrenince daha da sevdiğim Alp Gökalp, Alfabe Bulutu serisinde, harflerin, noktalama işaretlerinin de hikayeleri olabileceği fikrinden yola çıkarak enteresan bir şey yapıyor. […]

Read More

Flâneurler, flâneuseler, kendini rüzgara bırakanlar

Flâneurler ve flâneuseler… Yürüme, kaybolma ve kendini bulma hikayeleri… Ve sonunda keşfedilen, rüzgâr, insanın kendini rüzgâra bırakmasının güzelliği… Lekeli bir zihnin oyunları Rebecca Solnit kitapları Flâneurler, flâneuseler, kendini rüzgara bırakanlar Flâneurlerin ortaya çıkışı şehirlerin doğuşuna denk düşüyor. Yani kırda bayırda aylak aylak gezinmekle şehirde avarelik etmek aynı şey değil. Şehri deneyimleme amacıyla ve ‘para harcamadan’ […]

Read More

Elif Nuray’dan beklenen O KORKUNÇ MAHÂRET

“Şiir kitapları içeriğinde barındırdıkları evrensel, ulusal, kültürel, kültürlerarası, sosyolojik, psikolojik, mitolojik, tarih, felsefe, din, dil gibi öğelerle çok katmanlı okumaya ve yorumlamaya müsait eserlerdir.  Elif Nuray’ın İz Yayıncılık tarafından yayımlanan ilk şiir kitabı ‘O Korkunç Mahâret’ için ‘ilk dizeden itibaren çok katmanlı üslubu ve şiir sesinin saflığı ile okurlarını eşikte karşılıyor’ diyebiliriz.” Şiir, deneme ve […]

Read More

VAHŞİ ORMAN serisi: “Ama bizim kalbimiz kırık”

Bu haftanın kitabını çocuklar için yazan ünlü bir müzisyenden seçtim. “Vahşi Orman”, The Decemberists grubunun kurucusu ve solisti Colin Meloy’dan nefis bir fantastik seri. İllüstrasyonlar şahane karısı Carson Ellis’e ait. Yazıyı okuyanları, bonus olarak yeni bir mixtape bekliyor. “Sevgili Prue, harikulade bir dünyanın sakinleriyiz; güzel dünyamızda hayat ve gizem, iyilik ve acı var. Ama bizim […]

Read More

İlk ısırıktan bugüne saadet kitapları

Sıkı bir yemek kitabı okuruyum. Tarif kitaplarından bahsetmiyorum, benim sevdiklerim yemek kültürüne dair kitaplar. Bu leziz görünen tabloyu bozan küçük ayrıntıyı söylemem lazım: İflah olmaz yemek kitabı tutkunu olan ben, söylerken biraz yüzüm kızarıyor ama ne yazık ki yemek yapmayı pek bilmiyorum! Mutfaktaki yeteneğime övgü beklemiyorum ama kitaplar konusundaki tercihlerime güvenebilirsiniz. Hem unutmayalım, nasıl ki […]

Read More

Hundertwasser’in şekerden evleri, renkli dünyası

Gökkuşağının en güzel renkleriyle tablolar yapan bir ressam, neşeli binalar yapan bir mimar, tabiat aşığı bir çevreci: Friedensreich Hundertwasser… D.H. Lawrence: Müstehcenlik ve pornografiyle suçlanan yazar Hundertwasser’in renkli dünyası Friedensreich Hundertwasser, gerçek adıyla Friedrich Stowasser, 1928 doğumlu Viyanalı bir sanatçıdır. Genelde, rengârenk tablolarından tanırız onu; cıvıl cıvıl, insanın içine coşku salan renk cümbüşleridir eserleri. Evet, […]

Read More

Ahmet Cemal: “Şiir çeviren kişi bir nevi şair olmalı”

“Şiir çevirmek için öncelikle besteci olmak, sözün bestecisi olmak gerek” demişti Rilke, Bachmann, Goethe, Kafka ve daha birçok büyük yazar ve şairin çevirmeni Ahmet Cemal. Nesli tükenenlerdendi, kaybı o yüzden derinden hissedildi, acı verdi… Geçen hafta ölen bu çok önemli çevirmen yazarımızı, Egoist Okur olarak ben de anmak istedim. İşte “sözün bestecisiyle” birkaç yıl önceki […]

Read More

“İYİ İNSAN, kedilerin köpeklerin öyle sanacağı kadar iyi biri olabilir ancak”

Tolga Meriç, hayattaki en yakın arkadaşlarımdan biri. Siz onu gazeteci ve editör olarak tanıyorsunuz. Ayrıca romancı İnci Aral’la, oyuncu-yazar İclal Aydın’la, ünlü ya da ünsüz daha birçok kişiyle kitaplar yaptı; kendi deyişiyle “sahneye koyucu” oldu, yazıyla yönetmenlik yaptı. Ve şimdi onu tanıyan herkesi şaşırtacak bir işle çıktı okur karşısına. İlk kitabını yazmıştı ve bu bir […]

Read More

Gizli geçitlerle bağlı olduğumuz o geniş ailenin romanı

İstanbul’un son gayrimüslimleri, esnaf dostları Aşkale’ye gitmesin diye vergi borcunu ödemek için para toplayan Müslüman komşular, asılan bir başvekilin güçlü karısı, 60’ların müge çiçekleriyle bezeli Ankarası’nı yasa boğan uçak kazası, Kapadokya’nın yer altı kentleri, karlı Berlin, ana kucağı Ihlara, tangolar, ağıtlar… İclal Aydın’ın romanı “Unutursun”dan anlar, karakterler. Hiçbiri unutulmasın diye… “Buradan göçüp gitsek de ardımızda […]

Read More

Zihnin ve hayatın caz halleri

Yasemin Eğinlioğlu’nun “Caz Halleri” adlı yeni kitabı sarsıcı, samimi, şaşırtıcı, okuyanın yalnızlığını alan ve hayatı edebiyata dönüştürmeye çağıran bir anlatı… Tolga Meriç, Yasemin Eğinlioğlu’nun “Caz Halleri” kitabını yazdı Edebiyatımıza “Derinlik Deliliği” adlı romanıyla giren, kendine has dilini ve temalarını “Hangi Melek Dinlemez Şeytanını” adlı öykü kitabıyla genişleten Yasemin Eğinlioğlu, bu defa “Caz Halleri” adlı şaşırtıcı […]

Read More