Egoist okur

ASLI E. PERKER: “İddialı konuşuyorsam elbette bir bildiğim var”

“Sufle”, “Cellat Mezarlığı”, “Başkalarının Kokusu” gibi kitapların yazarı Aslı E. Perker’in yeni romanı çıktı. Everest Yayınları etiketiyle raflarda yerini alan “Bana Yardım Et”, yazarın önceki romanlarından epey farklı. Bir kere karakteri, Aslı adında bir yazar. Ek olarak vampir olduğundan şüphe edilen 130 yaşında kadın ve ilk bakışta âşık olunan kötürüm bir erkek var. Ha bir […]

Read More

Bir Jane Austen romanının içinde olduğumu nasıl anlarım?

Daha önce “Bir Borges öyküsünün içinde olduğumu nasıl anlarım?” ve “Bir Murakami romanının içinde olduğumu nasıl anlarım?” konulu testleri yayınlamıştım. The Toast’ta bu testi bulunca heyecanla atladım. Fakat heyhat… Şimdiye kadar hayatımın bir Jane Austen romanına benzemesini isteyişim ne büyük hataymış! Jane Austen ne garip bir kadınmış, romanları ne acayipmiş… Bunu böyle madde madde okuyunca […]

Read More

FÜRUZAN: “Sırların ne olabileceğini inanın bilmiyorum…”

Arkadaşım Sibel Ateş Yengin gönderdi bu röportajı. Füruzan’la konuştukları arasında yazar adaylarını ilgilendirebilecek şeyler varmış. O da Egoist Okur’un Yazma Dersleri bölümüne gayet uygun olur diye göndermiş. Sizinle paylaşmak istedim. Füruzan ne söylese, ne yazsa okunur çünkü… Füruzan: “Aşksız hayat boşa yaşanmıştır” FÜRUZAN: “Sırların ne olabileceğini inanın bilmiyorum…” Yazarlığa adım atmanızı sağlayan dürtü ne olmuştu? […]

Read More

Tutkulu bir okurundan Stephen King’in yayıncısına mektup

İsmail Yaprak’ı Serbestiyet ve Sinematopya’daki yazılarından tanıyor olabilirsiniz. Ara sıra Egoist Okur’a da yazıyor. Kendisi tutkulu bir Stephen King hayranı aynı zamanda. Arkadaş olmamızın sebeplerinden biri bu. Ve Türkiye’deki yayıncılarının Stephen King’e büyük haksızlık ettiğini, onu “yanlış” yayınladıklarını düşünüyor. Haklı. Orası burası kesilip kuşa döndürülmüş  berbat çeviriler, kimi zaman çok saçma tasarlanmış kapaklar, dizgi hataları, […]

Read More

Havuzda

“Elinde kılıcı atının üzerinde ilerleyen Don Kişot gibiyim” demişti yıllar önce. Kimseye benzemeyen müziği, karakteri ve seçimleriyle bence hâlâ öyle. Eh, neticede “Şablonlara uymamak, zor yoldan gitmek ve kendi gibi olmayı seçmek de politik bir duruş” demişti yine o yıllar önceki röportajda. Bana sorarsanız Ece, güzel insan, akıllı kadın, iyi müzisyen. Ve güvenilir bir arkadaş… […]

Read More

Al Pacino: “Hey, uçuyoruz değil mi?”

Zodyak Kitap’tan çıkan “Al Pacino”, Hollywood’un bu yaşayan efsanesini kendi ağzından okumamıza fırsat veriyor. Kitabın, ünlü gazeteci yazar Lawrence Grobel’in 30 yıllık bir zaman dilimine yayarak yaptığı dev bir röportajdan oluştuğu olduğu söylenebilir. İçinde yazarın sinemaya, tiyatroya daha doğrusu genel olarak oyunculuğa bakışı da var, hayatının en mahrem anlarına dair hikâyeler de… “İşsizdim, seks hayatım […]

Read More

“İşsizdim, seks hayatım bomboştu. Bir plan yaptım…”

Al Pacino’nun ne kadar maço bir adam olduğunu, feminizme falan zerre aldırmadığını öğrenince ondan soğudum mu? Galiba hayır! Hâlâ onun sahneye ve perdeye en fazla yakışan aktörlerden biri olduğunu düşünüyorum. Gerçek hayatta neye benzediğini görmezden gelebilirim. Neticede evlenmeyeceğiz, öyle değil mi? Ve işte bu yüzden önceki yazıda sözünü ettiğim “Al Pacino” kitabının en hararetli bölümlerinden […]

Read More

Ahmet Büke: “Öyküyü takıntılı biçimde seven bir kuşak geliyor”

Çağdaş edebiyatımızın sevilen öykü anlatıcılarından olan Ahmet Büke, ON8 Blog’daki “Sosyal Ayrıntılar Ansiklopedisi”nde bir yıl boyunca her hafta öykü yazdı. Sonunda da 12 yeni bölüm ve bir de final ekleyerek bu öyküleri “İnsan Kendine de İyi Gelir” adlı bir romana dönüştürdü. İlham kaynağı, Yaşar Kemal ve Orhan Kemal’in bir zamanlar günlük gazetelerde yayınladığı tefrikalardı. Ahmet Büke’yle […]

Read More

ARZUM UZUN: “Tüm romanlarımın belkemiği melankoli”

Arzum Uzun’un “Süper Zeki Bir Kadının Über Salak Hikayesi”, “Nerdesin Aşkım”, “Bitli Pileyboy” adlı romanlarının kahramanı olan ve başını belaya sokmadan duramayan Bilun Yılmaz’ın komik, eğlenceli, bir yandan da hüzün hareleri taşıyan kılçıklı sesini şahsen seviyorum. Devam romanı, daha doğrusu başlangıç romanı “99 Yazı” ise biraz değişik. Bilun’un 15 yaşına gidiyoruz bu kez. Okurken insan […]

Read More

AYŞEGÜL: Son 50 yıldır her kadının çocukluk kahramanı

Her biri sayısız dile çevrilen 50 macerası olan ve dünyada toplam 120 milyon satan “Ayşegül”, bugün tüm zamanların en başarılı kitap dizilerinden kabul ediliyor. İşin güzel yanı,  hâlâ yayınlanıyor, hâlâ çok okunuyor… Ve son 50 yıldır hâlâ her kadının çocukluk kahramanı. Vintage çocuk kitaplarını keşfediyoruz Enid Blyton illüstrasyonları + yeşil sırtlı “ideal” kitaplar Ayşegül’ün cicili […]

Read More

İstanbul Ansiklopedisi için yeni bir “Eskici Erhan” aranıyor!

Reşat Ekrem Koçu’nun tüm eserlerini yeniden yayınlamaya başlayan Doğan Kitap’a teşekkürü bir borç biliyorum. Fakat onlardan ya da memleketin diğer yayıncılarından bir ricam var: Reşad Ekrem Koçu’nun tarih boyunca İstanbul için önemli kim varsa zengin yoksul, güçlü güçsüz, akıllı meczup, terbiyeli edepsiz ayırt etmeden müthiş bir titizlik, adalet ve sahicilikle anlattığı şaheseri “İstanbul Ansiklopedisi”ni de […]

Read More

Haydi, dedektif oluyoruz!

Gizli günlüğü kim okudu? Okul gezisindeki hırsız kim? Sahte para hangisi? Kopya çekmenin bedeli ne? Esen Kitap’ın çocuk kitaplarına bayılıyorum. “Kayıp Kurabiye Kutusu” da çok hoşuma gitti. Kitabın alt başlığı ‘’Dedektif Keskinburun’la dedektif olmayı öğreniyoruz.’’ İçinde kısa kısa birçok dedektif hikayesi yer alıyor. Çocukların analitik zeka, gözlem, ayrıntıları fark etme, ipuçlarını takip edip birleştirme gibi […]

Read More

Muriel Barbery: “Bahçemden topladığım kabak ve pancarlarla leziz çorbalar yapmak gurur veriyor”

“Kirpinin Zarafeti” adlı romanıyla keşfettiğimiz Fransız edebiyatçı Muriel Barbery, Kırmızı Kedi Yayınları’ndan çıkan “Gurmenin Son Yemeği” adlı romanında Marcel Proust’un adımlarını takip ederek yiyeceklerin peşinde hazza dair bir yolculuğa çıkıyor. Bu yolculukta hem dünyanın kendi çevresinde döndüğünü sanan bir yemek eleştirmeninin ehlileşme sürecini anlatıyor hem de ekmekten dondurmaya birçok lezzetin hayatımızdaki yerini araştırıyor. Bu lezzetlerden […]

Read More

Ümit Ünal: “Teyzem bana bir hikaye armağan etti…”

Ne izlediğime kimsenin karışmadığı yıllardı… 1990’larda küçük bir çocuk olanlar iyi bilir; henüz çocuk gelişimi kuralları kitaplardan halka inmemişti. ‘Aman çocuğum kötü etkilenmesin’ kavramını benimsememiş anne babalarımızın yanında hayatın gerçeklerini birebir yaşayarak büyüyen, rahat çocuklardık biz. Esirgemek, kaza ve belayla sınırlıydı ebeveynler için. Diğerleri fasa fiso… Bu nedenle, televizyonda ne izlediğime de karışılmazdı. İyi ki […]

Read More

Jehan Barbur sordu, Neslihan Önderoğlu anlattı…

Dünya güzeli iki kadın. Biri canım arkadaşım Neslihan Önderoğlu, diğeri çok sevdiğim Jehan Barbur. Neslihan son yıllarda çıkan en yetkin öykü yazarlarından biri. “İçeri Girmez miydiniz?” ve “Mevsim Normalleri” adlı kitapları müthiş… “Bana Sesini Bırak” diye çocuklar için yazdığı bir de romanı var. (Benden duymuş olmayın ama önümüzdeki ay yeni kitabını okuyacağız.) Jehan Barbur ise […]

Read More