Gece senin, rüya senin, masal senin, sabah senin…
Sevginin büyüyle ve mucizeyle ilgisi yoktur. Gökten elma düşmeyecek bize. Sevmediğimiz bir markete gidip tek tek seçmek zorunda kalacağız. Kasada sıra beklerken üyelik kartı arayacağız çantamızda. “Perdemiz kadife olmasa bile”, Ikea da güzel olacak sevince. Günün yorgunluğuyla bir film izlemeye çalışırken o elmalar bitmeden uyuyakalacağız. Judith elmanın bir dilimini bu güzel kitap için ona ayırdığımızı […]
Read MoreSahip
Bir yabancıdan bütün bir geçmişi çekip almak kolaydı. Bir gece, üç gün, iki ay… Ama o artık bir yabancı değildi. Üstelik hem her şeyi hem de hiçbir şeyiydi. En zoru da buydu. Sahip “ne güzel uyurduk biz kavgasız gürültüsüz bir yara bile olsa şuramızda buramızda” Turgut Uyar Sessiz ve yavaşça ilerliyordu parmakları. Birazdan saatin dolacağını […]
Read MoreMad Max/Fury Road: “Kadınlar nesne değildir!”
Ünlü yönetmen George Miller, 30 yıl aradan sonra kusursuz bir devam filmiyle karşımızda. Nefes kesen fütüristik aksiyon “Mad Max: Fury Road”un kadrosundaki en ilgi çekici isimse “Vajina Monologları” adlı sansasyonel tiyatro oyununun yaratıcısı aktivist yazar Eve Ensler. Duyunca, hele filmi seyretmemişseniz şaşırabilirsiniz ama Ensler, danışmanlığını üstlendiği “Fury Road”un tepeden tırnağa feminist bir film olduğunu söylüyor. […]
Read MoreKemal Hamamcıoğlu: “Anlaşılmayı bir kenara bırakalım, sevmeyi konuşalım”
Sahnelendiği ilk günden itibaren büyük heyecan yarattı “Garaj”. Esas karakterleri bir otoparkta karşılaşan daha doğrusu “çarpışan” iki ruh; fotoğrafçılık öğrencisi Kahraman ve Orkide adını seçmiş bir trans. Birbirlerinden farklı kişiler oldukları için çarpışmanın şiddeti de haliyle ikisi için farklı oluyor. Ve biz, izledikçe, tanıdıkça ikisini de seviyoruz ama başka başka şekillerde… Kahraman, korkuları ve tedirginlikleriyle […]
Read MoreJung’un başyapıtı: Kırmızı Kitap / Liber Novus
Latince adı “Liber Novus olan “Kırmızı Kitap”, İsviçreli ünlü psikoanalist ve kuramcı Carl Gustave Jung’un 1913’te başlayıp 1919’da tamamladığı en ünlü eseri. şimdi nihayet orijinal çizimleriyle bizde de yayınlandı. Kırmızı Kitap Kitap şahsi bir günce formunda kaleme alınmış ve Jung’un elleriyle resimlediği mandalalarla zenginleştirilmiş. Anlaşılan o ki Jung, 1913’te patlamak üzere olan kaosun, yani Birinci […]
Read More127 Saat ve Çehov’un silahı
Çok sevgili arkadaşım, beni sinemayla barıştıran insan Mehmet Erdugan, Vertigo köşesinde bu kez çok sevdiğim bir filmi yazıyor. Danny Boyle’un 1975 doğumlu dağcı Aron Ralston’un hayat hikayesinden uyarladığı “127 Saat”i… “İyi de kim yani bu Aron Ralston?” diye soranlara “İdollerimden biri, kahramanım” demek isterim. Okuyun lütfen. Bir filmin bize tüm varoluşumuzu nasıl da sorgulatabildiğini hatırlayın… […]
Read MoreMehmet Erdoğan yazdı: “Hatırlar mısın, fakir ama gururlu bir genç vardı!”
Mehmet Erdugan’la sevgili arkadaşım Sayım Çınar sayesinde tanıştım ve sinema aşkından etkilendim, bilgisine, zevkine hayran kaldım. Bu hafta gösterime giren “Mad Max: Fury Road”a beni götürdüğü için kendisine ayrıca minettarım, resmen üç gündür “Mad Max” sarhoşluğu yaşıyorum. O ne güzel bir gündü öyle :) Her neyse, esas haberim şu: Mehmet’in bundan sonra Egoist Okur’da Vertigo […]
Read MoreNermin Yıldırım: “Gülerek direnmek diye bir şey var…”
Bir süredir Barselona’da yaşayan Nermin Yıldırım’la Doğan Kitap’tan çıkan son romanı “Unutma Dersleri” vesilesiyle bir röportaj yaptık ve romanını, Barselona ile İstanbul arasında mekik dokuduğu hayatını, rastlantı eseri bulduğu Mazi İmha Merkezi’nde aşkının acısını değil ama ona yaşattığı mutlulukları unutmak isteyen kahramanı Feribe’yi konuştuk. Yazıyla ilişkisinin ne zaman, nasıl başladığını sorduğumda, “Sanırım hep hayatımdaydı yazı. […]
Read MoreSiyaset varken ölümsüzlük için uğraşmaya DEĞMEZ
İsmail Güzelsoy, “Fennî Sihirler” adıyla yayımlanacak romanların ilki olan “Değmez”de var oluşa ilişkin büyüleri şimdiye kadar tam anlamıyla çözülememiş fakat birbirleriyle sıkı bir ilişki içinde oldukları hep sezilmiş iki büyük sırrı iç içe işliyor: Aşk ve ölüm. Ayrıca bize “kendisine benzemeyen hiçbir şeye yaşam hakkı tanımayan öfkeli kalabalığın çocukları” olduğumuzu hatırlatırken, aşkın ve ölümün yarattığı […]
Read MoreArzu Akgün, Reşad Ekrem Koçu’nun mezarını ararken…
Artık hepimizin malumu; ister sadece arkadaş olsun ister sık sık uğranan bir sahaf yahut daha başka, daha mühim bir şey, Arzu’nun hayatına girmiş, girecek bütün erkekler Reşad Ekrem Koçu’yu bilmek, kabullenmek zorunda. Arzu dediğim, biliyorsunuz, fotoğraftaki güzel, tatlı kız. Egoist Okur’un yazarlarından. Bu defa Doğan Kitap’ın yeniden yayınlamaya başladığı Reşad Ekrem Koçu külliyatını yazdı. Daha doğrusu […]
Read More












