YEKTA KOPAN: “Babasını elinden tutup Nobel törenine götüren genç kız”
Son on yılda iyisiyle kötüsüyle, güzeliyle çirkiniyle çok fotoğraf gördük. Bazıları ruhumuzu kararttı, bazıları geleceğe dair umutla doldurdu içimizi. Herkes kendi muhasebesini yapacak elbette, ama Egoist Okur, “10 yılın fotoğrafları içinde aklınızda en çok yer eden hangisiydi?” sorusunu bir kez de edebiyatçılara yöneltmeye karar verdi. Önümüzdeki günlerde sırayla okuyacaksınız… Mesela Aşk Mutfağından Yalnızlık Tarifleri, Yedi […]
Read MoreAhmet Hakan: “Bir Rosebud’ım varsa bile, onu çoktan unutmuşumdur…”
Ahmet Hakan ile bir öğleden sonra kendini en rahat hissettiği ama farklılığını ve yabancılığını hâlâ koruduğu yerde, Nişantaşı’nda buluşup siyaset ve inanç üzerine konuştuk. Tabii başka şeyler üzerine de… Şüpheyi ve tevekkülü, yalnızlığı ve huzur kaçırma yöntemlerini, kadınlarda arayıp bulamadığı şeyi, yitirdiği mutluluk hayallerini ve ehlileşme sürecini… Edindiğim izlenim şuydu: Onu adeta bir pop star haline […]
Read Moreİstanbul’da bir pazar sabahı
“Şehir uyanmaya başladı. Pazar günleri geç uyanır bu şehir. Bir kilise çanı duyuldu. Birazdan öğle ezanı başlayacak. Herkes yerli yerine geçiyor. Yine aynı şey olacak, bugün dünün yanından geçecek. Ama insanlar görmeyecek. Heyyy! Burası İstanbul! Burada her şey yaşanır.” Hiç uyumayan bir şehir, güneşli bir pazar sabahı mahmur gözlerini açan bir insana neler söyler? O […]
Read MoreDünyayı tanımanın yolu gezi kitapları değil, roman okumaktır
Geçen yılın patlayan trendi, edebiyat turizmiydi. Kültürel turizmin bu yeni biçimi, edebiyatla bir biçimde alakalı şehirlere, kasabalara ya da mekanlara seyahat anlamına geliyor. Yani yazarların yaşadığı ya da romanların geçtiği yerlere… Bu trendi parlatanlar, “Dünyayı hakikaten tanımanın yolu gezi kitapları okumak değil, roman okumaktır” diyor. Ve bence çok haklılar… Edebiyat turizmi için hazır olun! Edebiyat […]
Read MoreKendin yaz, kendin tasarla, kendin bas, kendin sat…
Yazdığınız kitaba yayınevi aramaktan bıkıp usandınız mı? Kitabınızı bir türlü yayınlatamıyor musunuz? Dert etmeyin; İnternet sayesinde artık kendi kitabınızı kendiniz tasarlayabilir, hatta bastırabilirsiniz bile. Ama tabii okurunuzun sizi nasıl bulacağına onlar karışmıyor. Kendin yaz, kendin tasarla, kendin bas, kendin sat… Kısaca DIY olarak geçen “do it yourself” (kendi işini kendin yap) akımı kimilerine göre, 21. […]
Read MoreNe güzel kitap kapakları bunlar!
İşte böyleleri de var… Kitapları sabırla ve üşenmeden seven. Bir de tabii nakış işlemeyi iyi bilen. Jillian Tamaki gibi… Patchwork yorgan ve nakış ustası Jillian, Penguen Yayınevi’nden bir davet almış ve onları için üç klasik romanı kumaşa nakşetmiş. Kitaplar şimdi özel baskı halinde piyasada… Bu arada… Jillian’ın kitap kapaklarını bulup bana gösteren tatlı arkadaşım Heja […]
Read MoreTrapez ve Beyaz Tavşan
Geçenlerde Perihan Mağden’le yıllar sonra buluşunca bu yazıyı da yeniden yayınlayayım dedim. Hayatta ilk olan hiçbir şey unutulmuyor; ilk yolculuk, ilk başkaldırı, ilk büyük keşif, ilk aşk, ilk günah, ilk kalp kırıklığı… İnsan bir bunları unutmuyor, bir de ilk kitaplarını. Lewis Carroll’ın şahane kitabı Alice Harikalar Diyarında benim ilk kitabım değildi ama ona rastlayışım kesinlikle […]
Read MoreBaşıboş her şey sonunda
Bu gidişle ben… O kurduğumuz şehirler gibi… Sövmesini beceremeyen acemi çocukların kaskatı dudakları arasında… Yepyeni bir kırılganlığın, camdan bir duvarın arkasında yaşadığımız tesadüfün sonrasında… İyice biliyorum ki artık uyusam da hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Başıboş her şey sonunda “Halbuki korkulacak hiçbir şey yoktu ortalıkta Her şey naylondandı o kadar” * Neyi söylesem bir sonrakinden […]
Read MoreYazıyla müzik yapan adam: Teoman
Teoman’ı şarkılarıyla, sevgilileriyle, serserilikleriyle hatta skandallarıyla ele almalarına alıştık. Ama o aslında matruşka bebek gibi, açtıkça içinden başka ve her biri bir öncekinden daha renkli Teoman’lar çıkan biri. Bu yazıda, son albümü Aşk ve Gurur’un da kanıtladığı gibi, onun edebiyatla, yazıyla ilişkisini okuyacaksınız… Hayır, Aşk ve Gurur, Jane Austen’ın en iyi romanının, edebiyatseverlerin göz bebeğinin […]
Read MoreDeniz Durukan’ın kaleminden Teoman: “Vişne çürüğü kadife kumaşlar içerisinde”
Teoman’ın son albümü Aşk ve Gurur’da Ölüm Işığa Uzanmış adlı bir parça var. Sözleri Deniz Durukan’a ait. Daha doğrusu Teoman, onun Rugan adlı kitabından seçtiği dizeleri bir araya getirmiş ve ortaya şimdiden hit olmaya aday görünen bu şarkı çıkmış. Dinlemeniz lazım… Ama önce Durukan’ın gözünden Teoman’ı okuyun… “Vişne çürüğü renginde kadife kumaşlar içerisinde, motosikletle” “Teoman […]
Read Moreİsimsiz heykeller kenti İstanbul
Nihayet! Emine Çaykara, İstanbul Hikayeleri başlıklı köşesi için yazdığı yeni yazıyla Egoist Okur’da. Şehrimizin heykellerini anlatıyor bu kez, kıyıda köşede kalmış, ihmal edilmiş, saygısızca bakımsız bırakılmış güzel ve suskun heykeller de var yazısında, günün modasına uygun bir şekilde toplu imalat tezgahından çıkmış ve görgüsüzlüğün baştacı ettiği ucube enginer, lahana, muşmula benzeri meyve-sebze heykelleri de… Daldan […]
Read MoreEfkâr Karması / Burcu Yıldızer: İlk aşkın, ilk gözyaşının, ilk vazgeçişin şarkıları
“Bu şarkılar içinde ilk karşılaşmalar var. İlk hediyeler. İlk sözler. ilk sesler. İlk uykuya hazırlık vakitleri. İlk uykusuzluk. İlk ilmek. İlk dokunuş. İlk günaydın. İlk kavgalar. İlk gözyaşı. İlk kaçışlar. İlk terk ediş. İlk vazgeçişler. İlk cümle. İlk istek. İlk bekleyişler. İlk yolculuk. İlk kavuşma. İlk sarılış. İlk yemek. İlk şüphe. İlk bağırış. İlk sessizlik. […]
Read More










