Egoist okur

“Sadece 10 kitaplık bir liste yapacaksam bırakırım yansınlar!”

Eylül Görmüş’ü ismen tanıyordum elbette, sevdiğim bir arkadaşımın kızıydı. Ama yüz yüze gelmemiştik hiç. Dem Karaköy ve Dem Moda’dan sonra adını daha sık duymaya başladım. Gelin görün ki, altı sene süren Dem macerası bir süre önce son buldu, daha doğrusu Eylül mekânı ortağına bıraktı ve başka rüyaların peşine düştü. Zor yolu seçenlerden olduğu için de şimdi […]

Read More

Arthur Cravan sanat dünyasını nasıl dolandırdı?

Cravan’ın şu hep -biraz da abartılı ve anladığım kadarıyla kesinlikle gerçekle alakası olmayan bir romantize etme haliyle- denildiği şekilde “saldan hallice” teknesiyle açıldığı okyanusta boğulmuş olması mümkün tabii. Korsanların eline düşüp onlar tarafından öldürülmüş olması da… Gene de insanız işte, daha etkileyici hikâyeler okumak istiyoruz. İşte bu konuda anlatılan en etkileyici hikayelerden biri. Üstelik gerçek de olabilir.  […]

Read More

Kâtip Bartleby, yaratıcısı Melville’in ta kendisi miydi?

Herman Melville, Paul Auster, Stephen King, Jorge Luis Borges ve Kurt Cobain… Ortak noktaları neydi sizce? Tabii ki günümüzde pasif direnişin, sivil itaatsizliğin simgelerinden biri sayılan Kâtip Bartleby. Peki bu epeyce karanlık uzun öyküsün esas karakteri gerçekte kim? Melville bu mücevher değerindeki eserde kendini anlatmış olabilir mi mesela? “Ben yapmadım o yaptı!” romanları Jorge Luis Borges, Stephen King, […]

Read More

Raymond Carver ve “Katedral” öyküsünün kör adamı

Edebiyat magazini yapılırsa böyle yapılır diyerek başlıyorum yazıma :) “Tersine Mühendislik: Yazmak İçin Okumak ” atölyeleriyle tanıdığım şahane insan Beliz Güçbilmez sayesinde yeniden keşfettiğim Raymond Carver’ın “Katedral” öyküsünün yazılış macerasına bir yerlerde rastlayınca hemen yayınlamaya karar verdim. Sonrası dipsiz kuyu oldu, bir şeyler buldukça daha da araştırasım geldi… Ortaya bayağı tatlı bir yazı çıktı. Neler yok […]

Read More

“Başımızda Siyahtan Bir Hâle”, Arter’de

Çünkü bu kahverengi akşam saatlerinde Her şeyi en soğuk ölçülere vuruyoruz Bir uzak han kavramına. Hanların Rahmindeki bir yolcuya, bir semendere Ve soğuk bir çağdan geçiyoruz. Çağlardan Başımızda siyah bir hâle. Ahmet Doğu İpek’in ismini Edip Cansever’in bir dizesinden ödünç aldığı Başımızda Siyahtan Bir Hâle başlıklı kişisel sergisi, sanatçının son iki yıl boyunca farklı mecraları kullanarak […]

Read More

“Ben yapmadım o yaptı!” romanları

Freud’un bilinçdışını, içerideki karanlığı, ruhun dipsiz kuyularını keşfetmesinden çok önce Dostoyevski “Öteki” adında küçük ama çok etkili bir roman yazdı. Ardından Andersen, “Gölge”yi kaleme aldı. Stevenson’ın “Dr Jekyll’i ve Wilde’ın “Dorian Gray’in Portresi” romanları geldi sonra. Ama FluTV’deki Nevzat Kaya’lı bölümlerden birini izlerken Edgar Allan Poe’nun William Wilson’unu öğrendim. Benzer bir hikayeyi meğer Poe herkesten önce, […]

Read More

Edebiyatçının bir günlük yazarı olarak portresi

Günlüğün kökenleri epeyce gerilere, binlerce yıl önce tacirlerin alıp sattıklarını, çiftçilerinse ekip biçtiklerini kaydettiği defterlere kadar uzanıyor. Geçmişte şahsi birer istatistik oluşturma amacıyla tutulan ilk günlüklerin yanı sıra günahlarını kâğıda dökerek itiraf eden ve böylece bir nevi “öz-terapi” yapanların tuttuğu daha ruhani günlükler de varmış. Aradan geçen yıllar içinde bunlar toplumlara ayna tutan birer belgeye […]

Read More

David Hockney, iPad’de resim yapmanın güzelliğini anlatıyor

Baharın Gelişi, Normandiya, 2020 sergisi Sakıp Sabancı Müzesi’nde ziyarete açıldı. Sergi, çağdaş sanatın önde gelen sanatçılarından David Hockney’nin Covid-19 salgınının ilk aylarında, yani karantinanın başlangıcında Normandiya’daki evinde yaptığı 116 resimden oluşuyor. Baharın gelişini müjdeleyen bu resimler, Hockney’nin meyve ağaçları, çalılar, çiçek bahçeleri, göletler ve nehirlerle bezeli bir manzarada çalıştığını, baharın her yıl tekrarlanan geliş yolculuğunu gün […]

Read More

Ölüme edebiyatla ve fotoğrafla karşı çıkma projesi

Talin Azar & Aylin Sayek Beyazıt, bir süre önce şahane bir proje başlatmış, dünyanın farklı ülkelerindeki bit pazarlarıyla ikinci el dükkanlarının dipsiz kuyularından kurtarılmış fotoğrafları yazar dostlarına göndermişler. Bu ilk adımın ardından fotoğraf sanatıyla yazıyı buluşturan esas adım gelmiş: Yazarlar birer fotoğraf seçmiş ve seçtikleri fotoğraflara hikâyeler yazmışlar. Bu hikâyeler her pazartesi ve cuma Tanıdık […]

Read More

Anthony Douglas Cooper: “Romanım bir milyon satarsa Boğaz’da bir yalı alacağım”

Milrose Min’in başı derttedir. Sonunda okul idaresi, kendi kendiyle konuştuğu gerekçesiyle onun “profesyonel yardım” almasına karar verir. Ama bilmedikleri bir şey vardır: Milrose aslında kendi kendiyle değil okulu mesken tutan hayaletlerle konuşmaktadır. Üstelik sadece konuşmakla da kalmaz, hayaletlerden bazılarıyla basbayağı sıkı fıkı dost olmuştur. Dolayısıyla “profesyonel yardım” adı altında kendisine dayatılan tuhaf hatta tehlikeli denebilecek […]

Read More

Kitsch kitap kapaklarında güçlü kadınlar

Kezban Arca Batıbeki‘nin yeni sergisi Pulp Fiction 3, adı üstünde ilhamını “ucuz” aşk ve macera romanlardan alıyor. Batıbeki’nin neon ışıklı vintage kitap kapaklarına, o kapaklardaki ezik, kimliksiz erkeklerin karşısında daha da cüretkâr, daha da ateşli hale gelen kadınlarına bayılacaksınız. Cue Art Space organizasyonuyla Yapı Kredi Bomontiada’da 1. Kat Galeri’de açılan sergi,  Grohe Türkiye’nin desteğiyle gerçekiyor […]

Read More