“Herkesin içinde maceracı bir Sinbad ve keşfedilmeyi bekleyen ıssız bir ada vardır”
Yıllarca Atlas Dergisi’nin yayın yönetmenliğini yapan ve halihazırda Magma Dergisi’ni çıkaran Özcan Yüksek, Kayıp Deniz, Cinistan, Hakikatçi gibi kitaplara da imza attı. Son kitabı Şehrazad’ın Sırları’nda masalların bize aktardığı hakikatleri deşifre ediyor, arketiplerin, sembollerin gerçek anlamlarını analiz ediyor. Mesela masallarda okuduğumuz hazineler ve mücevherler aslında insanın erdem arayışını temsil ediyor, üstüne atlayıp bilinmeyen diyarlara uçtuğumuz […]
Read MoreBalıklar da boğulur, insanlar gibi: Balık Boğulması
“Tatlı sudan tuzlu suya geçtiklerinde balıklar, boğulmadan önce vurgun yemiş gibi zihinleri bulanır. Bu süre boyunca asla bir şey yemezler, o an var oldukları sudan kaçmayı hiç mi hiç istemezler. Sonra da ölürler.” Hatırlamanın içinde her zaman korkunç kâbuslar vardır… Roman türünün tüm imkânlarıyla, öykülerinden aşina olduğumuz o büyülü anlatımıyla bu kez ülkemizin en küçük […]
Read MoreZihnin ve hayatın caz halleri
Yasemin Eğinlioğlu’nun “Caz Halleri” adlı yeni kitabı sarsıcı, samimi, şaşırtıcı, okuyanın yalnızlığını alan ve hayatı edebiyata dönüştürmeye çağıran bir anlatı… Tolga Meriç, Yasemin Eğinlioğlu’nun “Caz Halleri” kitabını yazdı Edebiyatımıza “Derinlik Deliliği” adlı romanıyla giren, kendine has dilini ve temalarını “Hangi Melek Dinlemez Şeytanını” adlı öykü kitabıyla genişleten Yasemin Eğinlioğlu, bu defa “Caz Halleri” adlı şaşırtıcı […]
Read MoreÖL: Bir doğum lekesi olarak ölüm
Çağnam Erkmen, ilk romanı “Öl”de zamandaki ölüm izlerini takip ederken, doğamızın ölümle nasıl biçimlendiğini sorguluyor. Fotoğraftaki Proust. Öldüğünde Man Ray çekmiş. ÖL: Bir doğum lekesi olarak ölüm Diyelim ki ellili yaşlarda, eğitimli, hali vakti yerinde, evli bir kadınsınız. Amansız bir hastalık kapınızı ikinci kez çalmış ve ne kadar zamanınız kaldığını neredeyse günü gününe biliyorsunuz. Yani […]
Read MoreArmağanlar bahçesi
“Daha önce hiç böyle gezmemişim bu bahçede. Bakmışım da görmemişim sanki. Ne var ne yok, hangi çiçek açmış, hangisi solmuş farkında değilim. Kendi kendilerine açıp soluyorlar. Benimle hiç ilgileri yok, çünkü ben hiçbirinin farkında bile değilim. Demek ki aslında bu bahçe bana ait değil” diye düşünmüş. Hande Şarman, hatırladı, biz de hatırlayalım diye yazdı… Aşılanan […]
Read More“Teoman’ın Nobel kazanma ihtimali Elif Şafak’tan daha fazla”
Mehmet Hakan Kekeç, diğer işlerinin yanında kitap yazıları da yazıyor. Dylan’ın Nobel’ini de yazdı. Açıkçası onunla aynı şekilde düşünmüyoruz, öyle olması da gerekmiyor. İkimiz de Nobel’i sınırsız ciddiye alanlardan değiliz. Milan Kundera konusundaysa, aynı fikirdeyiz. Gerisi tartışılabilecek, ayrıca anlaşmamızı gerektirmeyen ayrıntılar… “Şair, romancı, öykü yazarı, oyun yazarı derken şimdi de şarkı sözü yazarı… Artık Teoman’ın […]
Read MoreK. Aycan Aşkım Saroğlu’ndan gölgesine bakıp güneşi sevenlerin romanı: KÖTÜLÜKÇÜ
Arkadaşım olmasının yanı sıra yayın dünyamızın en uzun isimli şahsiyeti… Gazeteci, yazar, editör Kevser Aycan Aşkım Saroğlu’ndan bahsediyorum; tam 33 yıldır en yakın arkadaşlarımdan biri olan kişiden. (Ben bize söylemediği bir adı daha olduğundan şüpheleniyorum.) Geçmişte Egoist Okur’a yazdığı yazılardan tanıyorsunuz ama biraz anlatayım yine de… Biraz tatlı biraz tuzludur Aycan; hem hırçın hem kuzu, […]
Read MoreVeda eden menekşe
“Hepsi bir rüya gibi değil mi? Neden burada olduğumuza dair ufacık bir kanıtın var mı? Neden bunca adaletsizliğin olduğunu çözebilen var mı? Herkesin her şeyi bildiği ve aceleyle tükettiği bir dünyanın kime ne faydası var?” Yeni masallarını dört gözle beklediğim sevgili masalcımız Hande Şarman bu kez küskün, kırgın, hırçın bir menekşenin öyküsünü yazdı. Hem menekşelerin […]
Read Moreİstanbul’da ondan başka dolmakalem tamircisi yok!
Dolmakalem, günümüzde nostaljik bir aksesuvara dönüştü. Avrupa’da dolmakalem üretimi, tüketimi, satıcısı, tamircisi hâlâ çok fazla ama bizde bu işi yapan sadece bir usta var. Arkadaşım Mehmet Emin Demirezen, Sirkeci’deki küçük dükkanında bulduğu tek dolmakalem tamircimiz Murat Usta’ya ve en hatırlı müşterisi Murat Bardakçı’ya dolmakalemleri sordu… En iyi 10 dolmakalem 1. Lamy Raspberry 2. Yard-o-led Astoria […]
Read MoreYıldızlara bakmaya gitmek
“Çok uzaklardan, bilge çocukların kendi gezegenlerinden gelip düştükleri çöllerden geldim. Ben o çocuklardan kendi gülünü bulmanın ve sevmenin anlamını sezdim. Sembollerden değil de şuradan sevmenin, seversen doğru sevmenin, doğru sevmek için kendine doğru olmanın gerektiğini öğrendim. Şu kapıya geleli ne kadar oldu ki? Hiç. Ama öyle böyle değil, bende bütün bunlar tesadüflerin en güzeli gibi […]
Read MoreKirpi’nin verdiği hayat dersi
Mutluluğun, daha doğrusu hayatın sırrı miniminnacık bir kirpide olabilir mi? Kirpilerin sandığımızdan daha çok şey bildiğine inansam da, bilemiyorum. Ama şunu biliyorum: Bu masaldaki kirpiye kulak vermek bir vakitler yazarına iyi gelmiş, bana da iyi geldi. Eminim size de… Hande Şarman’dan yeni masal; bir mutsuzluk dağıtma denemesi… Gülenay Börekçi Kirpi’nin verdiği hayat dersi Bir varmış […]
Read More











