Egoist okur

Arkeologlar, ağaçkakan, Cemal Amca ve diğerleri…

“İstanbul ah İstanbul… Pek çoğumuzun ne yazık ki bilmediği ama gerçekten hemen her köşesinde yüzlerce, binlerce hikâyeyi fısıldayan güzel kentim benim… Eskinin bilimi anlamına gelen, arkeos logos kelimelerinden türemiş arkeoloji, biliyorsunuz hem yazılı kaynaklar hem de kazılar aracılığıyla bu öyküleri okumaya, yani insanı anlamaya ve anlatmaya çalışıyor. Merak etmezsek bilmiyoruz, bir de önemsenmezse, bize anlatılmazsa […]

Read More

“Sağlıkta kullan hanımefendi, güzellikte ve mutlulukta bunu giy…”

Emine Çaykara’nın geçen hafta başladığı Yenikapı tefrikası sürüyor. Bu defa bu devasa alanın içinde zamanda yolculuk yapıp farklı dönemlere ışınlanıyoruz. Hazır olun, yolculuk başlıyor. “Sağlıkta kullan hanımefendi, güzellikte ve mutlulukta bunu giy…” Marmaray’la metro çalışmalarının iyice hızlandığı, mühendislerin ördüğü duvarların yükseldiği, iş makinelerinin daha da arttığı, gürültünün alandaki kuş seslerini bastırdığı, arkeologların alanlarının haliyle küçüldüğü […]

Read More

Shakespeare’in Juliet’ine mektup yazmak ister miydiniz?

Shakespeare’in Romeo ve Juliet’i birbirlerine kavuşamadan göçüp gitti bu dünyadan. Lakin aşk dendi mi hâlâ akla onlar geliyor… Haklarında kitaplar yazılıyor, filmleri çekiliyor, üzerlerine kuramlar geliştiriliyor; hayal dünyasından geldikleri halde gerçekmiş kadar canlı bir biçimde aramızda varlıklarını sürdürüyorlar. Hatta dünyanın dört bir yanından bazı aşıklar, Juliet’in doğup büyüdüğü rivayet edilen küçük İtalyan şehri Verona’ya yer yıl […]

Read More

Mermerdeki pudra şekeri

Füsun Saka, Zamansız Hikayeler için bir masal yazdı bu defa. Tesadüfen tanık olduğu ve vakit yitirmeden sonsuzluğa kaydettiği şahane fotoğrafa eşlik eden masalda karlar ve pudra şekerleri var. Rüzgar sert esiyor, güneşe rağmen soğuk insanın içini donduruyor, yatağın bir tarafı soğuksa insanı bir türlü uyku tutmuyor… Aşıklar sonunda kavuşuyorsa, yani galip gelen sevgiyse eğer, en […]

Read More

Yenikapı, ah Yenikapı!

Onu gazeteci, yazar, arkeolog ve sanat tarihçisi olarak tanıyoruz. Bir de elbette bizzat hazırlayıp sunduğu Taştaki Sır ve İstanbullu adlı televizyon programlarından… İflah olmaz bir İstanbul sevdalısı olan Emine Çaykara, İstanbul Hikayeleri adlı köşesinde bu hafta, Türkiye’nin ve dünyanın en önemli kazısı Yenikapı’da ilk İstanbulluların izini sürmeye başlıyor. Bir araştırmacının titizliği, bir edebiyatçının hayal gücü […]

Read More

Peronlar ve radyo istasyonları

Füsun Saka’dan yeni bir fotoğraf yazısı, yazı değil bir öykü aslında… Geceleri radyo istasyonlarının yerini gösteren kırmızı çizginin üzerinde dolaşarak kendine hikayeler uyduran, ama her sabah aynı istasyonda uyanan bir kızın hikayesi. Başına gelebileceklerden ne kadar korkarsa korksun, kendini en çok kalbi gelincik rengine büründüğü zaman mutlu hissedenlerin de hikayesi aynı zamanda. Okurken Füsun’un bir […]

Read More

Yazarlar ve ufak tefek rahatsızlıkları

Çevirisindeki ciddi sorunlara rağmen Javier Marias’ın kitabına bayılmıştım. Güzel tarafı, haklarında her şeyi bildiğimizi sandığımız bazı büyük yazarlara dair çok çekici bilgiler içermesiydi. Finalde yer alan Kusursuz Sanatçılar bölümü ve yazar fotoğrafları üzerine bir de yazı yazmayı planlamıştım; araya bir sürü başka şey girdiği için, kaldı. O yüzden Arzu Erol’dan bu yazının gelmesi şahane oldu. […]

Read More

Kadrajın dışında kalanlar

Füsun Saka’yı tanırsınız. Bazılarınız gazeteci olarak, bazılarınız yazdığı kitaplarla, bazılarınız da bir gün sergi açarak herkese göstermesini çok arzu ettiğim enfes fotoğraflarıyla… Güzel şeyleri tutkuyla seven arkadaşımın küçük ya da büyük, uysal ya da vahşi bütün kedilere duyduğu o büyük aşk ise apayrı bir hikaye konusudur. Füsun bundan sonra Egoist Okur için Zamansız Hikayeler başlıklı […]

Read More

Aşk ve tesadüf kuşları

Aşk varsa tesadüf kuşları devreye girer. İki varlık arasında büyük bir çekim, bir kader bağı varsa bütün evren harekete geçer. Milan Kundera “Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği”nde şöyle der: “Aşk devreye girince tesadüf kuşları dönmeye başlar” Aycan Aşkım Saroğlu’nun “aşk ve tesadüfler” güncelliğinde bir yazısı… Gülenay Börekçi Aşk ve tesadüf kuşları Aşıksınız. Ama tek söz edilmemiş daha. […]

Read More

Egoist Okur, Popüler Bakar’a karşı

Arkadaşınız çok sevdiğiniz bir kitabı siz daha son sayfaya gelmemişken istese, verir misiniz? Ben vermem. Hem konu okumanın hazzı olunca, egoist olduğumu itiraf etmekten de hiç utanmam. Bu sitenin adı, başka sebeplerin yanı sıra, biraz da bu yüzden Egoist Okur. Kendi de bir “egoist okur” olan Toros Öztürk leziz yazısında okur egoizmini anlatıyor… Gülenay Börekçi […]

Read More

Kanuni’nin oyun arkadaşı Hurrem Sultan

Hepimiz kendi hayatlarımızın imparatorları, imparatoriçeleri, cariyeleri ve köleleriyiz… Eğilmez olduğumuz anlar olduğu kadar; diz çöktüğümüz anlar da bize ait. Sözlerimizle öldürebiliriz, tıpkı sessizliğimizle yapabildiğimiz gibi. Öyle kudretliyiz ki, gülüşümüzle bile bir başkasına hayat verebiliriz. Aşkın içinde kaybolurken köle, bir aşkı bitirirken efendiyiz. Bazen aşk için ölürüz, bazen aşk bizi öldürür… Kimileri için muhteşem imparator ya […]

Read More

Cinayet ayarında fotoğraf

Amerikalı yazar Susan Sontag,“Fotoğraf Üzerine” adlı kitabında, fotoğrafın ve fotoğrafla ilişkimizin, uçları cinayete varan kederli karanlığını aydınlatıyor. Tolga Meriç Cinayet ayarında fotoğraf “Alice Yatakta”, “Ben Vesaire”, “Yanardağ Sevgilim” ve “Metafor Olarak Hastalık: AIDS ve Metaforları” gibi kitaplarıyla tanıdığımız Susan Sontag, yine zihinleri altüst eden bir kitapla karşımızda: Kitabın adı “Fotoğraf Üzerine”. Osman Akınhay’ın, nefis çevirisiyle […]

Read More