Egoist okur

Tufandan sonra…

Füsun’la bugünlerde aynı şeyleri hissediyoruz. Parçalarımız dağılmış gibi, nasıl toplayacağımızı bilemez gibi, nasıl desem durduğumuz odalar bize dar gelir gibi… Hayatımızın bir kısmı için geçerli bu sıkıntılı hal. Kuşlar gibi kanatlanmak, uçmak, kaçmak istiyoruz. Sonra bir şey bizi tutuyor, zira neyse ki sıkıntılı olanın haricindeki esas hayatlarımız sapasağlam, yekpare, güneşli bir şekilde orada öylece duruyor… […]

Read More

Altay Öktem yazdı: Teoman, Rugan, Haneke, bir de Egoist Okur var

Yani başka birçok şeyi ama işte Egoist Okur’u da. “Bir Haneke var ruhumuzu kurtaracak, bir Deniz Durukan’ın Rugan’ı, bir yeni albümüyle Teoman, bir de Egoist Okur” diyerek… Şöyle: “Bir ruh nasıl kurtarılır? Bunun formülü yok. Ama yöntemi var. Misal; bazı müzikler, bazı kitaplar, bazı dergiler, bazı filmler, bazı kadınlar ruh kurtarıcıdır. Bu keyifli kumpasın sorumlularından […]

Read More

Kar kokusu

Epeydir okuduğunuz Zamansız Hikayeler’in yazarı Füsun Saka bu kez başka türlü bir hikaye yazdı Egoist Okur takipçileri için. Gelecekte ondan okuyacaklarınıza dair ipuçları taşıyan tuhaf ve güzel bir hikaye… Sitenin yenilenme çalışmaları benim olanca avareliğime rağmen tüm hızıyla sürerken, hayatımızda bazı şeylerin neyse ki hiç değişmeyeceğine, aynı kalacağına dair huzur veren bir vaat bu aynı […]

Read More

Yağmur damlalarını izliyordu

Bir zamanlar Cat Stevens mı söylemişti, ilk yaranın aynı zamanda en derin yara olduğunu? Füsun Saka da öyle bir yarayı anlatıyor yazısında, asırlar önce açılan, gene de üzerini kaplayan kalın kabuğa rağmen bir türlü kurumayan, içten içe acıyan ve acıtan… Daha doğrusu Füsun değil de, onun hikayesine misafir olan yağmur damlası anlatıyor. O yağmur damlası az […]

Read More

Bay Perşembe’den Kişisel Toplantı Notları

“20’li yaşlarını 90’larda yaşamış, ama dibine kadar yaşamış olanlar bilirler 6:45 kitaplarının ve K.T.N.’nın taşıdığı gizli anlamları…” diyor Rafet “Bay Perşembe” Arslan. Ve devam ediyor: “Kaan Çaydamlı’nın yeri ayrıdır, çünkü o benim kişisel tarihimde kavşak noktası olmuş üç kitabın da yayıncısıdır; girişlerindeki K.T.N. ile birlikte…” K.T.N., yani 6:45’çilerin Kişisel Toplantı Notları, Rafet’e bir vakitler esas […]

Read More

30 bin kitabı nasıl tutukladılar!

“Şimdi sizinle birlikte kısa bir “yakın tarih” turu yapıp, 2006 yılında çekilmekte olan bir filmin stüdyosuna doğru yola çıkmak istiyorum. Konu: Korsan kitap, cd basımıyla ilgili bir film. Yer: Eskişehir’de, 6.45’in işlettiği bir mekânın alt katındaki depo. Yıl: söyledim ya, 2006. Deponun her yanında, yeni basılmış korsan kitaplar göze çarpıyor. Baskı makineleri, korsan cd’ler… Çok […]

Read More

Yine bir görüş günü ve annem gelmiş…

Egoist Okur için “Zamansız Hikayeler” yazan Füsun Saka aynı zamanda müthiş iyi gören bir fotoğrafçıdır. Başkalarının önünden öylece geçip gideceği, önemsemeyeceği küçük ayrıntılar onun gözünde büyür, genişler, güzelleşir… Tesadüfen çektiği bu fotoğrafı bana ilk gösterdiğinde çok sevmiştim. Masalsı bir havası vardı… Ciddiye alınacak bir oyun gibiydi. Sınırlarını tahayyül bile edemediğimiz sonsuz evrenimizde ne kadar küçük, […]

Read More

William S. Burroughs’un hangi romanı bir edebiyat eseri değildir?

“Ama ne güzel, ne tatlı bir kafadır bu; bir anda uçuruyor… Bu edebiyat eseridir, bu değildir, bu edebiyat eseridir, bu değildir… Demek ki alkol kafası, ot kafası yanında bir de hukuk kafası var. Hayır, ‘beğenmedim’ değil, bu ‘tehlikeli’ değil, bu ‘zararlı’ değil… Onlar da tartışılır ama bir yere kadar ‘neyse’ dersin. Bu ‘edebiyat eseri’ değil. Nasıl […]

Read More

Çocuğunuz mu, köpeğiniz mi?

Yanan bir evde içlerinden sadece birini kurtarabileceğiniz iki canlı var: Çocuğunuz ve köpeğiniz. Hangisini seçersiniz? Köpeğin yerinde Rahibe Teresa olsa yanıtınız değişir mi? Köpeği tanımasanız bile, ya içerdeki insan Hitler olsa? Peki biri çocuk, diğeri yaşlıysa? Bu durumda çocuğu seçmeniz ne anlama gelir? Bu trajik soruların en iyileştirici yanıtları Gary L. Francione’nin İletişim’den çıkan “Hayvan […]

Read More

Kokular da raflarda unutulur

Gazeteci, yazar, fotoğrafçı Füsun Saka Zamansız Hikayeler’de anlatıyor: “Küçükken her kar yağışında müthiş bir sevinç duyup sokağa koşar ve avuçlarıma sığdırabildiğim kadar kar toplardım. Sonra onları soğuk bir cam parçasının üzerine koyup büyüteçle seyreder, hayallere dalardım…” Peki ya şimdi? Şimdi büyüteci kamerası, elindeki cam parçası zihninin labirentleri, kar taneleri ise anılar… Kokular da raflarda unutulur […]

Read More

Anlat; senin içinde hangi “Taş Uykusu” var…

Tolga Meriç, Aslı Tohumcu’nun kısa sürede ikinci baskısı yapılan “Taş Uykusu” adlı romanı hakkında bildiklerini yazdı. Fakat yazısında da belirttiği gibi, bunlar aslında kendi adına bildikleri. Çünkü “Taş Uykusu” her okurun kendi adına konuşacağı bir metin… Anlat; senin içinde hangi “Taş Uykusu” var… 1. Çok başarılı örnekleri dışında, daldan dala atlayan romanlardan nasıl bir tat […]

Read More

“Şarkını söylediğin zaman” bak neler neler olacak…

Tolga Meriç, Hakkında Bildiğim 10 Şey adlı köşesinde İnci Aral’ın son romanı “Şarkını Söylediğin Zaman”ın tartışma dışı kalan ihlalini, etiketlendiği 12 Eylül ekseninde gözden kaçanları, şaşırtıcı yalınlığını ve diğer bildiklerini yazdı. Sahi, neden konuşulmuyor romandaki ihlal? “Şarkını söylediğin zaman” bak neler neler olacak… 1. İnci Aral’ın son romanı “Şarkını Söylediğin Zaman” kimi okurları yalınlığıyla şaşırttı. […]

Read More

Islık çalan öyküler

Füsun Saka, Egoist Okur’daki Zamansız Hikayeler köşesinde bir süredir bizi en çıplak, korunmasız, en kırılgan hallerimizle gösteren olağanüstü güzel fotoğraflarına hikayeler yazıyor. Yeni ve etkileyici hikayesini mutlaka okuyun. Satırların arasında dolaşan rüzgarı hissedeceksiniz; kulağınızda onun olanca fütursuzluğuyla ve biraz da zalimce çaldığı ıslık sesi olacak… Odanıza dolan ay ışığıyla beraber geçmişteng elen tuhaf bir toz […]

Read More

Mermerdeki pudra şekeri

Füsun Saka, Zamansız Hikayeler için bir masal yazdı bu defa. Tesadüfen tanık olduğu ve vakit yitirmeden sonsuzluğa kaydettiği şahane fotoğrafa eşlik eden masalda karlar ve pudra şekerleri var. Rüzgar sert esiyor, güneşe rağmen soğuk insanın içini donduruyor, yatağın bir tarafı soğuksa insanı bir türlü uyku tutmuyor… Aşıklar sonunda kavuşuyorsa, yani galip gelen sevgiyse eğer, en […]

Read More

Peronlar ve radyo istasyonları

Füsun Saka’dan yeni bir fotoğraf yazısı, yazı değil bir öykü aslında… Geceleri radyo istasyonlarının yerini gösteren kırmızı çizginin üzerinde dolaşarak kendine hikayeler uyduran, ama her sabah aynı istasyonda uyanan bir kızın hikayesi. Başına gelebileceklerden ne kadar korkarsa korksun, kendini en çok kalbi gelincik rengine büründüğü zaman mutlu hissedenlerin de hikayesi aynı zamanda. Okurken Füsun’un bir […]

Read More