Posted by gülenay börekçi on December 4, 2015 · Leave a Comment
Nazan Öncel’in Tuğba Özerk’e yazdığı bir şarkıda, hem de adı Lo Lo Lo olanda, Balzac’ın Vadideki Zambak’ı geçiyor, gayet paçoz bir biçimde. Adının Murat Dalkılıç olduğunu öğrendiğim bir şarkıcımız da şarkısında La Fontain masallarından bahsediyor. Fakat burada benim seçtiğim şarkılar arasında, Nick Cave, Piano Magic, Coil, The Magnetic Fields, Green Day, My Morning Jacket, Manic Street […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on December 3, 2015 · Leave a Comment
İlk öykü kitabı “Anne, Baba ve Diğer Ölümcül Şeyler”i okuduğumda içimde bir kırılma yaratmış, yeni öykülerini bir an önce okuma isteği doğurmuştu Yalçın Tosun. Ardından “Peruk Gibi Hüzünlü” geldi, sonra “Dokunma Dersleri”… Ve geçen hafta YKY’den çıkan yeni kitabı “Bir Nedene Sunuldum”.. İnsan, kendi hayatından, geçmişinden, ruh halinden bir şeyler sezinlediği böyle öyküleri de, sağaltıcılığına […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on December 2, 2015 · 2 Comments
Philip Kerr’in polisiye serisi Bernie Günther, 11 kitaptan oluşuyor. Bunlardan sekiz tanesi Alfa Yayınları tarafından yayınlandı. Moda deyimle “zamanın ruhu”nu başarıyla yansıtan bu kitaplarda karakterlerin anlatılmasından mekânların tasvirine her şey adeta bir dönem filmi gibi. Serideki favorimse “Mart Menekşeleri”… Okuma Tavsiyesi Philip Kerr Philip Kerr’den dönem filmi havasında 11 polisiye Yıl 1936, sahne Berlin… Kahramanımız […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on November 28, 2015 · Leave a Comment
İyilik nedir? İçten içe tehlikeli bulup uzak durmayı tercih ettiğimiz bir şey mi, yoksa bulaşıcı bir eylem mi? Victor Hugo’dan Adam Phillips’e, Philip Zimbardo’ya iyilik üzerine fikirler, öneriler… Yaşasın iyilik! Yakın arkadaşlarımdan biriyle konuşuyoruz. Daha doğrusu o içini döküyor, ben dinliyorum. Bana göre derdi dert değil, onun içinse mesele büyük… “Etrafımdakilerin benden söz ederken ‘dünyanın […]
Read More
Filed under haftanın kitapları, vitrin · Tagged with Adam Phillips, destek yayınları, egoistokur, gülenay börekçi, iş kültür yayınları, metis yayınları, philip zimbardo, sefiller, sıfır, tunç kılınç, victor hugo
Posted by gülenay börekçi on November 27, 2015 · Leave a Comment
Sosyal medyanın takip edilen sitelerinden Fikir Atölyesi’nin ve Faili Meçhul Kıyak Hareketi’nin kurucusu, hayranları tarafından “Kurumsal hayatın Behzat Ç.’si” diye anılan Tunç Kılınç’ın “Sıfır”ı, sıra dışı bir yolculuğun hikayesi, herkesin yolculuğunun bittiği yerden, yani ölümden başlıyor ve geriye doğru ilerliyor… Hayata yeniden başlama isteği uyandıran, sıfırdan yeni bir hayat inşa etmenin güzelliğini hatırlatan bu tuhaf […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on November 15, 2015 · Leave a Comment
Alice’in, günümüzde yaşasaydı eğer hangi müzikleri dinleyeceğini tahmin etmeyi denemiştik. (link burada) New Yorklu webzine Flavorpill bu ay aynısını edebiyat dünyasının en sevilen karakterlerinden Küçük Prens için yapmış. Antoine de Saint-Exupéry’nin mücevher değerindeki romanını anlatmaya gerek var mı? İşte, insanın ancak yüreğiyle baktığında gerçekten görebileceğini düşünen, gösteren, öğreten bütün Tilki’lere ithafen, Küçük Prens’in şarkıları… Gülenay Börekçi […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on November 15, 2015 · Leave a Comment
Çocuk kitapları için yazdığı yazıları yıllardır takip ettiğim Gökçe Gökçeer’i ne kadar sevdiğimi size defalarca anlattım. Onu Momo’nun Kitap Fabrikası yazılarından zaten tanıyorsunuz. Gökçe şimdi, “Pöti: Bir Barınak Köpeğinin Maceraları” adlı tatlılar tatlısı kitapla okurlarının karşısında. “Pöti” acayip leziz bir kitap. Şirin mi şirin, eğlenceli mi eğlenceli… Üstelik güzel mesajları var, çünkü Gökçe’nin yazılarında hep […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on November 14, 2015 · 7 Comments
Can Yayınları’ndan çıkan “Belki Sonra Başka Şeyler de Konuşuruz”, Türk edebiyatının en önemli eleştirmenlerinden Semih Gümüş’ün ilk romanı. Geçen hafta Tolga Meriç’in yazdığı yazının ardından biz de bu hafta Gümüş’le romanını konuştuk. Bir itirafta bulunayım, şahsen benim en merak ettiğim şey şuydu: Eleştirmen roman yazınca, daha doğrusu romanı yayınlanınca salt yazar olan birinden daha farklı […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on November 9, 2015 · 2 Comments
“Bugün bir hâkim, Hatice Kaçmaz’ın katiline indirim verdi. 3 buçuk yaşında kızı olan gencecik bir kadının hayatını sonlandıran adamın ‘tutku derecesinde aşırı sevgiden’ öldürdüğüne kanaat etti.” “Bu ülke gencecik kadınları toprağa koymaya doymadı, doyamıyor. Hepimiz ölsek, öyle hemencecik de değil, ölmeden önce şöyle 15-20 kez bıçaklansak, sürüklensek, tecavüze uğrasak anca rahata erecek bütün memleket sanki. […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on November 8, 2015 · 1 Comment
Alman yönetmen Rainer Werner Fassbinder, “Ölüler uyuyamaz” diye şahane bir söz sarf etmiş. Hayranlarını her sene sükûtu hayale uğratan ve besbelli ilelebet “Gönüllerin Nobellisi” kalacak Haruki Murakami de onun gibi düşünüyor olmalı. Kat Menschik’in gece mavisi mürekkeple hazırladığı muazzam illüstrasyonlar eşliğinde yayınlanan nefis -ve korkunç- novella’sındaki yorgun anlatıcıyla tanıştığınızda, siz de anlayacaksınız: Uykusuzluk denen şey, […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on November 8, 2015 · Leave a Comment
Deli işi kitaplar sırf bizde çıkıyor sanmayın. Dünyanın en tuhaf isimli kitaplarına verilen pek şenlikli bir yarışma size bir fikir verebilir. Ben de tuhaf kitaplar okumak istiyorum… İngiltere’de çıkan kitap dergisi The Bookseller’ın geleneksel bir ödülü var. The Bookseller, 1978’den beri her yıl en tuhaf isimli kitaba ödül veriyor. Derginin editörlerinden Bruce Robertson, 78’de Frankfurt […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on November 8, 2015 · Leave a Comment
Üniversitede upuzun iki yılımı hem de Akşit Göktürk gibi mükemmel bir hocayla çalışarak Shakespeare’e verdiğim halde, her seferinde dünyanın bu en büyük şairi ve oyun yazarı hakkında yeni şeyler öğrenebildiğimi fark ederek şaşırıyorum. O yüzden Alfa Yayınları etiketiyle çıkan “Shakespeare Kitabı”nı görür görmez atlayıp sayfalarını karıştırmaya başladım; içindeki fotoğraflara baktım, şurasını burasını okudum ve “Tamam” […]
Read More
Filed under egoist okur kitaplığı, vitrin · Tagged with akşit göktürk, alfa yayınları, anjna chouan, boğaziçi üniversitesi yayınları, egoistokur, gillian day, gülenay börekçi, iş kültür yayınları, jane kingsley-smith, john farndon, mina urgan, nick walton, özdemir nutku, shakespeare, stanley wells, terry eagleton, yky
Posted by gülenay börekçi on October 26, 2015 · 1 Comment
Belaruslu yazar Svetlana Aleksiyeviç’in 2015 Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanması ayrıca ele alınmayı hak ediyor. Zira çoğumuz onun adını Nobel’le birlikte ilk kez duymuş ve şaşırmıştık, dolayısıyla gönül rahatlığıyla “Putin mutlu olmuş mudur acaba?” diye merak edebilirdik. (Vladimir Putin, Rus edebiyatının “dünyadaki saygınlık ve etkisini arttırmak için” elinden geleni yapacakmış ya, o bakımdan.) Ama yok, Aleksiyeviç’in […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on October 26, 2015 · Leave a Comment
Başlık bana ait değil, Foreign Policy dergisinden. Geçen yılın başlarında yayınlanmış bir yazıdan. 2015 Nobel Edebiyat Ödülü hiç beklenmeyen birine, “gazeteci kitapları” yazan Belaruslu Svetlana Aleksiyeviç’e gidince bu eski tartışma alevlendi tabii. Gerçekten ben de merak diyorum: Bana ve tüm edebiyat severlere muhteşem okuma deneyimleri yaşatan Rus edebiyatı neden yıllardır yeni büyük yazarlar çıkarmıyor? Tolstoy, […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on October 14, 2015 · Leave a Comment
“‘Belki Sonra Başka Şeyler de Konuşuruz’da Semih Gümüş, bir eleştirmen olarak değil tabii ama bir yazar olarak, roman gibi bir romanın nasıl yazılabileceğini büyük bir ustalıkla göstermiş. Kullandığı edebiyat tekniklerini genişçe tartışanlar çıkacaktır. Biz şu kadarını söyleyelim: Doğayı, doğamızı, içerdiği şiddet ve vahşete rağmen doğal olandaki iyiye evrilme eğilimini gösteren bu roman, aynı zamanda roman […]
Read More