Egoist okur

Huzurlarınızda dünyanın EN TUHAF kitapları

Deli işi kitaplar sırf bizde çıkıyor sanmayın. Dünyanın en tuhaf isimli kitaplarına verilen pek şenlikli bir yarışma size bir fikir verebilir. Ben de tuhaf kitaplar okumak istiyorum… İngiltere’de çıkan kitap dergisi The Bookseller’ın geleneksel bir ödülü var. The Bookseller, 1978’den beri her yıl en tuhaf isimli kitaba ödül veriyor. Derginin editörlerinden Bruce Robertson, 78’de Frankfurt […]

Read More

Shakespeare hakkında bilmek istediğiniz her şey

Üniversitede upuzun iki yılımı hem de Akşit Göktürk gibi mükemmel bir hocayla çalışarak Shakespeare’e verdiğim halde, her seferinde dünyanın bu en büyük şairi ve oyun yazarı hakkında yeni şeyler öğrenebildiğimi fark ederek şaşırıyorum. O yüzden Alfa Yayınları etiketiyle çıkan “Shakespeare Kitabı”nı görür görmez atlayıp sayfalarını karıştırmaya başladım; içindeki fotoğraflara baktım, şurasını burasını okudum ve “Tamam” […]

Read More

Nobel ödüllü Svetlana Aleksiyeviç: “Şefkat taraf tutmaz…”

Belaruslu yazar Svetlana Aleksiyeviç’in 2015 Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanması ayrıca ele alınmayı hak ediyor. Zira çoğumuz onun adını Nobel’le birlikte ilk kez duymuş ve şaşırmıştık, dolayısıyla gönül rahatlığıyla “Putin mutlu olmuş mudur acaba?” diye merak edebilirdik. (Vladimir Putin, Rus edebiyatının “dünyadaki saygınlık ve etkisini arttırmak için” elinden geleni yapacakmış ya, o bakımdan.) Ama yok, Aleksiyeviç’in […]

Read More

“Rus edebiyatı öldü mü”

Başlık bana ait değil, Foreign Policy dergisinden. Geçen yılın başlarında yayınlanmış bir yazıdan. 2015 Nobel Edebiyat Ödülü hiç beklenmeyen birine, “gazeteci kitapları” yazan Belaruslu Svetlana Aleksiyeviç’e gidince bu eski tartışma alevlendi tabii. Gerçekten ben de merak diyorum: Bana ve tüm edebiyat severlere muhteşem okuma deneyimleri yaşatan Rus edebiyatı neden yıllardır yeni büyük yazarlar çıkarmıyor? Tolstoy, […]

Read More

“Belki Sonra Başka Şeyler de Konuşuruz”

“‘Belki Sonra Başka Şeyler de Konuşuruz’da Semih Gümüş, bir eleştirmen olarak değil tabii ama bir yazar olarak, roman gibi bir romanın nasıl yazılabileceğini büyük bir ustalıkla göstermiş. Kullandığı edebiyat tekniklerini genişçe tartışanlar çıkacaktır. Biz şu kadarını söyleyelim: Doğayı, doğamızı, içerdiği şiddet ve vahşete rağmen doğal olandaki iyiye evrilme eğilimini gösteren bu roman, aynı zamanda roman […]

Read More

Genç Osman Yavaş: “Çocukları eğlendirebiliyorsam, ‘çatlak’ lakabı iltifat sayılır”

Önceleri Mavisakal grubunun solisti olarak, sonra da solo işleriyle tanıdığımız müzisyen Genç Osman Yavaş’ın nefis çocuk kitapları yazdığını bilmiyordum. Momo’nun Kitap Fabrikası’nın biricik sahibesi Gökçe Gökçeer’in yazısından öğrendim. Ve vakit yitirmeden Genç Osman Yavaş’la bir röportaj yapmaya karar verdim. Müzisyenlerle kitap konuşulmaz diye bir kural yok sonuçta. Hele çocuk kitapları yazan müzisyenlerle konuşmak şart :) […]

Read More

Harikulâde SARAH KAY’in maceraları

Dünyanın en cici kızı… Her şeyden önce iflah olmaz bir hayalperest. Hayvanları ve çiçekleri çok seviyor,  boyuna bosuna bakmadan minik bahçesinde güzel papatyalar, leziz yabanmersinleri ve mantarlar yetiştiriyor. Dahası haylaz ablalarına inat katiyen yaramazlık yapmıyor, terbiyesinden taviz vermiyor, annesiyle babasını üzmekten de zerrece hazzetmiyor. Kabarık jüponlu, koca şapkalı ve tahta takunyalı Sarah Kay 1970’lerde yaratılmış […]

Read More

Şantaj, gözdağı ve dolandırıcılıkla var olan bir cemaat

Kendini “Kilise” olarak anan Scientology bazılarına göre 50 bin üyeli bir tarikat, bazılarına göreyse dünyanın bir numaralı dolandırıcılık tezgâhı… Geçtiğimiz günlerde “Going Clear” adlı belgesel HBO’da yayınlanınca yeniden gündeme geldi. Üstelik ilk kez Tom Cruise’un ayrılma ihtimalinden söz ediliyordu… Araştırdıkça çok şey öğrendim. 138 dandik bilim kurgu yazmış bir adamın sonunda kendi kitaplarının büyüsüne kapılarak […]

Read More

ASLI E. PERKER: “İddialı konuşuyorsam elbette bir bildiğim var”

“Sufle”, “Cellat Mezarlığı”, “Başkalarının Kokusu” gibi kitapların yazarı Aslı E. Perker’in yeni romanı çıktı. Everest Yayınları etiketiyle raflarda yerini alan “Bana Yardım Et”, yazarın önceki romanlarından epey farklı. Bir kere karakteri, Aslı adında bir yazar. Ek olarak vampir olduğundan şüphe edilen 130 yaşında kadın ve ilk bakışta âşık olunan kötürüm bir erkek var. Ha bir […]

Read More

Bir Jane Austen romanının içinde olduğumu nasıl anlarım?

Daha önce “Bir Borges öyküsünün içinde olduğumu nasıl anlarım?” ve “Bir Murakami romanının içinde olduğumu nasıl anlarım?” konulu testleri yayınlamıştım. The Toast’ta bu testi bulunca heyecanla atladım. Fakat heyhat… Şimdiye kadar hayatımın bir Jane Austen romanına benzemesini isteyişim ne büyük hataymış! Jane Austen ne garip bir kadınmış, romanları ne acayipmiş… Bunu böyle madde madde okuyunca […]

Read More

FÜRUZAN: “Sırların ne olabileceğini inanın bilmiyorum…”

Arkadaşım Sibel Ateş Yengin gönderdi bu röportajı. Füruzan’la konuştukları arasında yazar adaylarını ilgilendirebilecek şeyler varmış. O da Egoist Okur’un Yazma Dersleri bölümüne gayet uygun olur diye göndermiş. Sizinle paylaşmak istedim. Füruzan ne söylese, ne yazsa okunur çünkü… Füruzan: “Aşksız hayat boşa yaşanmıştır” FÜRUZAN: “Sırların ne olabileceğini inanın bilmiyorum…” Yazarlığa adım atmanızı sağlayan dürtü ne olmuştu? […]

Read More

Tutkulu bir okurundan Stephen King’in yayıncısına mektup

İsmail Yaprak’ı Serbestiyet ve Sinematopya’daki yazılarından tanıyor olabilirsiniz. Ara sıra Egoist Okur’a da yazıyor. Kendisi tutkulu bir Stephen King hayranı aynı zamanda. Arkadaş olmamızın sebeplerinden biri bu. Ve Türkiye’deki yayıncılarının Stephen King’e büyük haksızlık ettiğini, onu “yanlış” yayınladıklarını düşünüyor. Haklı. Orası burası kesilip kuşa döndürülmüş  berbat çeviriler, kimi zaman çok saçma tasarlanmış kapaklar, dizgi hataları, […]

Read More

Havuzda

“Elinde kılıcı atının üzerinde ilerleyen Don Kişot gibiyim” demişti yıllar önce. Kimseye benzemeyen müziği, karakteri ve seçimleriyle bence hâlâ öyle. Eh, neticede “Şablonlara uymamak, zor yoldan gitmek ve kendi gibi olmayı seçmek de politik bir duruş” demişti yine o yıllar önceki röportajda. Bana sorarsanız Ece, güzel insan, akıllı kadın, iyi müzisyen. Ve güvenilir bir arkadaş… […]

Read More

Dostoyevski şarkıları: “Tanrı yoksa, ben Tanrı’yım!”

“Hayat acıdır, hayat korkudur ve insan mutsuzdur. Hayat acı ve korkudan ibarettir. İnsan hayatı sever çünkü acıyı ve korkuyu sever. İşler bu şekilde yürür. Acı ve korku karşılığında ona bir hayat verilmiştir, düzen böyledir.” “Fakat anlıyor musun, insanın ona bahşedilen mutlulukla eşit oranda ve tam olarak aynı şekilde yaşayabileceği bir mutsuzluğa da ihtiyacı olduğunu anlıyor musun? “Tanrı […]

Read More

Al Pacino: “Hey, uçuyoruz değil mi?”

Zodyak Kitap’tan çıkan “Al Pacino”, Hollywood’un bu yaşayan efsanesini kendi ağzından okumamıza fırsat veriyor. Kitabın, ünlü gazeteci yazar Lawrence Grobel’in 30 yıllık bir zaman dilimine yayarak yaptığı dev bir röportajdan oluştuğu olduğu söylenebilir. İçinde yazarın sinemaya, tiyatroya daha doğrusu genel olarak oyunculuğa bakışı da var, hayatının en mahrem anlarına dair hikâyeler de… “İşsizdim, seks hayatım […]

Read More