Posted by gülenay börekçi on December 6, 2015 · Leave a Comment
Aslı Tohumcu ve Kutlukhan Kutlu’nun hazırladığı “Güçoburlar” adlı antoloji Doğan Kitap’tan çıktı. Kitapta 15 yazar, farklı açılardan güce doymayanları ve onları pençesine alan baş dönmesini anlatıyor. Sırf siyasette değil tabii, gücün varolduğu, varolmaya çalıştığı her yerde. Ailede, arkadaşlıkta, aşk ilişkisinde, iş hayatında; evde, apartmanda, mahallede, ofiste… İllüstrasyonlar bu adresten alındı. 15 yazardan 15 distopya Kimi […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on December 6, 2015 · Leave a Comment
Beşinci Nihat Akkaraca Öykü Ödülü yarışmasında ikincilik kazanan bu çok güzel öykü, Caner Fidaner’in “Kalem Kutusu” adlı kitabında yer alıyor. Caner kitap yayınlanmadan önce göndermişti öyküyü, geçenlerde yeniden okuyunca yayınlamak istedim. Umarım devam ediyordur yazmaya… Registannâme Taşınmayı sevmesem de o bahaneyle kitapları derleyip toplamak hoşuma gider. Her seferinde dolapların, çekmecelerin diplerinde, kaybolduğu için uzun süredir […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on December 6, 2015 · Leave a Comment
Stanford Üniversitesi İktisat bölümü mezunu Bella Andre, bir çırpıda, hani bazı gazetecilerin hiç sevmediğim deyişiyle “cırt diye” okunan hafif ve epeyce erotik aşk romanları yazıyor. Her seferinde de çok satan kitap listelerine girmeyi başarıyor. Ev kadını görünümüne rağmen Bella Andre enteresan bir kadın. Çok gençken yıllarca Crosby Stills, Nash & Young gibi grupların, Santana ve Jewel […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on December 6, 2015 · Leave a Comment
“Aşka Düşünce”… “Bir Aşk Çarpıntısı”… “Sonrası Şiir Gibi”… “Bir Kıvılcım Yeter”… “Uzun Yağmurlardan Sonra”… “Grinin 50 Tonu” kadar olmasa da epeyce erotik denebilecek yeni jenerasyon birkaç aşk romanı. Yazarları Marie Force ve Bella Andre adlı iki kadın. En önemli özellikleri girişimci ruha sahip olmaları ve kitaplarını kendileri yayınlamaları. Marie Force ve Bella Andre, geleneksel yayınevleriyle […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on December 5, 2015 · Leave a Comment
Yemek kitaplarına merakım, malumunuz. Şu sıralar kitapların yanına pek şahane birkaç blog da eklendi. Okuyorum, öğreniyorum… Yapamıyorum ayrı. Neyi mi? Patricia Highsmith’in fıstık ezmeli granüllerini, J.R.R. Tolkien’in baharatlı yoğurtla marine edilmiş mantar salatasını, Victor Hugo’nun böğürtlen soslu geyik etini, Friedrich Nietzsche’nin kuşkonmaz ve naneli limon risottosunu. İsterseniz deneyin. Benim gibi beceremeyecek olanların da gözleri bayram […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on December 4, 2015 · Leave a Comment
Nazan Öncel’in Tuğba Özerk’e yazdığı bir şarkıda, hem de adı Lo Lo Lo olanda, Balzac’ın Vadideki Zambak’ı geçiyor, gayet paçoz bir biçimde. Adının Murat Dalkılıç olduğunu öğrendiğim bir şarkıcımız da şarkısında La Fontain masallarından bahsediyor. Fakat burada benim seçtiğim şarkılar arasında, Nick Cave, Piano Magic, Coil, The Magnetic Fields, Green Day, My Morning Jacket, Manic Street […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on December 3, 2015 · Leave a Comment
İlk öykü kitabı “Anne, Baba ve Diğer Ölümcül Şeyler”i okuduğumda içimde bir kırılma yaratmış, yeni öykülerini bir an önce okuma isteği doğurmuştu Yalçın Tosun. Ardından “Peruk Gibi Hüzünlü” geldi, sonra “Dokunma Dersleri”… Ve geçen hafta YKY’den çıkan yeni kitabı “Bir Nedene Sunuldum”.. İnsan, kendi hayatından, geçmişinden, ruh halinden bir şeyler sezinlediği böyle öyküleri de, sağaltıcılığına […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on December 2, 2015 · 2 Comments
Philip Kerr’in polisiye serisi Bernie Günther, 11 kitaptan oluşuyor. Bunlardan sekiz tanesi Alfa Yayınları tarafından yayınlandı. Moda deyimle “zamanın ruhu”nu başarıyla yansıtan bu kitaplarda karakterlerin anlatılmasından mekânların tasvirine her şey adeta bir dönem filmi gibi. Serideki favorimse “Mart Menekşeleri”… Okuma Tavsiyesi Philip Kerr Philip Kerr’den dönem filmi havasında 11 polisiye Yıl 1936, sahne Berlin… Kahramanımız […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on November 28, 2015 · Leave a Comment
İyilik nedir? İçten içe tehlikeli bulup uzak durmayı tercih ettiğimiz bir şey mi, yoksa bulaşıcı bir eylem mi? Victor Hugo’dan Adam Phillips’e, Philip Zimbardo’ya iyilik üzerine fikirler, öneriler… Yaşasın iyilik! Yakın arkadaşlarımdan biriyle konuşuyoruz. Daha doğrusu o içini döküyor, ben dinliyorum. Bana göre derdi dert değil, onun içinse mesele büyük… “Etrafımdakilerin benden söz ederken ‘dünyanın […]
Read More
Filed under haftanın kitapları, vitrin · Tagged with Adam Phillips, destek yayınları, egoistokur, gülenay börekçi, iş kültür yayınları, metis yayınları, philip zimbardo, sefiller, sıfır, tunç kılınç, victor hugo
Posted by gülenay börekçi on November 27, 2015 · Leave a Comment
Sosyal medyanın takip edilen sitelerinden Fikir Atölyesi’nin ve Faili Meçhul Kıyak Hareketi’nin kurucusu, hayranları tarafından “Kurumsal hayatın Behzat Ç.’si” diye anılan Tunç Kılınç’ın “Sıfır”ı, sıra dışı bir yolculuğun hikayesi, herkesin yolculuğunun bittiği yerden, yani ölümden başlıyor ve geriye doğru ilerliyor… Hayata yeniden başlama isteği uyandıran, sıfırdan yeni bir hayat inşa etmenin güzelliğini hatırlatan bu tuhaf […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on November 15, 2015 · Leave a Comment
Alice’in, günümüzde yaşasaydı eğer hangi müzikleri dinleyeceğini tahmin etmeyi denemiştik. (link burada) New Yorklu webzine Flavorpill bu ay aynısını edebiyat dünyasının en sevilen karakterlerinden Küçük Prens için yapmış. Antoine de Saint-Exupéry’nin mücevher değerindeki romanını anlatmaya gerek var mı? İşte, insanın ancak yüreğiyle baktığında gerçekten görebileceğini düşünen, gösteren, öğreten bütün Tilki’lere ithafen, Küçük Prens’in şarkıları… Gülenay Börekçi […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on November 15, 2015 · Leave a Comment
Çocuk kitapları için yazdığı yazıları yıllardır takip ettiğim Gökçe Gökçeer’i ne kadar sevdiğimi size defalarca anlattım. Onu Momo’nun Kitap Fabrikası yazılarından zaten tanıyorsunuz. Gökçe şimdi, “Pöti: Bir Barınak Köpeğinin Maceraları” adlı tatlılar tatlısı kitapla okurlarının karşısında. “Pöti” acayip leziz bir kitap. Şirin mi şirin, eğlenceli mi eğlenceli… Üstelik güzel mesajları var, çünkü Gökçe’nin yazılarında hep […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on November 14, 2015 · 7 Comments
Can Yayınları’ndan çıkan “Belki Sonra Başka Şeyler de Konuşuruz”, Türk edebiyatının en önemli eleştirmenlerinden Semih Gümüş’ün ilk romanı. Geçen hafta Tolga Meriç’in yazdığı yazının ardından biz de bu hafta Gümüş’le romanını konuştuk. Bir itirafta bulunayım, şahsen benim en merak ettiğim şey şuydu: Eleştirmen roman yazınca, daha doğrusu romanı yayınlanınca salt yazar olan birinden daha farklı […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on November 9, 2015 · 2 Comments
“Bugün bir hâkim, Hatice Kaçmaz’ın katiline indirim verdi. 3 buçuk yaşında kızı olan gencecik bir kadının hayatını sonlandıran adamın ‘tutku derecesinde aşırı sevgiden’ öldürdüğüne kanaat etti.” “Bu ülke gencecik kadınları toprağa koymaya doymadı, doyamıyor. Hepimiz ölsek, öyle hemencecik de değil, ölmeden önce şöyle 15-20 kez bıçaklansak, sürüklensek, tecavüze uğrasak anca rahata erecek bütün memleket sanki. […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on November 8, 2015 · 1 Comment
Alman yönetmen Rainer Werner Fassbinder, “Ölüler uyuyamaz” diye şahane bir söz sarf etmiş. Hayranlarını her sene sükûtu hayale uğratan ve besbelli ilelebet “Gönüllerin Nobellisi” kalacak Haruki Murakami de onun gibi düşünüyor olmalı. Kat Menschik’in gece mavisi mürekkeple hazırladığı muazzam illüstrasyonlar eşliğinde yayınlanan nefis -ve korkunç- novella’sındaki yorgun anlatıcıyla tanıştığınızda, siz de anlayacaksınız: Uykusuzluk denen şey, […]
Read More