Egoist okur

GÜÇOBURLAR: 15 yazardan 15 distopya

Aslı Tohumcu ve Kutlukhan Kutlu’nun hazırladığı “Güçoburlar” adlı antoloji Doğan Kitap’tan çıktı. Kitapta 15 yazar, farklı açılardan güce doymayanları ve onları pençesine alan baş dönmesini anlatıyor. Sırf siyasette değil tabii, gücün varolduğu, varolmaya çalıştığı her yerde. Ailede, arkadaşlıkta, aşk ilişkisinde, iş hayatında; evde, apartmanda, mahallede, ofiste… İllüstrasyonlar bu adresten alındı. 15 yazardan 15 distopya Kimi […]

Read More

Santana’nın vokalistiydi, aşk romanları kraliçesi oldu…

Stanford Üniversitesi İktisat bölümü mezunu Bella Andre, bir çırpıda, hani bazı gazetecilerin hiç sevmediğim deyişiyle “cırt diye” okunan hafif ve epeyce erotik aşk romanları yazıyor. Her seferinde de çok satan kitap listelerine girmeyi başarıyor. Ev kadını görünümüne rağmen Bella Andre enteresan bir kadın. Çok gençken yıllarca Crosby Stills, Nash & Young gibi grupların, Santana ve Jewel […]

Read More

Marie Force: “Reçeteler işe yarasaydı, hayat çok kolay olurdu”

“Aşka Düşünce”… “Bir Aşk Çarpıntısı”… “Sonrası Şiir Gibi”… “Bir Kıvılcım Yeter”… “Uzun Yağmurlardan Sonra”… “Grinin 50 Tonu” kadar olmasa da epeyce erotik denebilecek yeni jenerasyon birkaç aşk romanı. Yazarları Marie Force ve Bella Andre adlı iki kadın. En önemli özellikleri girişimci ruha sahip olmaları ve kitaplarını kendileri yayınlamaları. Marie Force ve Bella Andre, geleneksel yayınevleriyle […]

Read More

Edebiyat yemekleri: Yazarlardan ağız sulandıran tarifler

Yemek kitaplarına merakım, malumunuz. Şu sıralar kitapların yanına pek şahane birkaç blog da eklendi. Okuyorum, öğreniyorum… Yapamıyorum ayrı. Neyi mi? Patricia Highsmith’in fıstık ezmeli granüllerini, J.R.R. Tolkien’in baharatlı yoğurtla marine edilmiş mantar salatasını, Victor Hugo’nun böğürtlen soslu geyik etini, Friedrich Nietzsche’nin kuşkonmaz ve naneli limon risottosunu. İsterseniz deneyin. Benim gibi beceremeyecek olanların da gözleri bayram […]

Read More

Kütüphanede geçen aşk şarkıları

Nazan Öncel’in Tuğba Özerk’e yazdığı bir şarkıda, hem de adı Lo Lo Lo olanda, Balzac’ın Vadideki Zambak’ı geçiyor, gayet paçoz bir biçimde. Adının Murat Dalkılıç olduğunu öğrendiğim bir şarkıcımız da şarkısında La Fontain masallarından bahsediyor. Fakat burada benim seçtiğim şarkılar arasında, Nick Cave, Piano Magic, Coil, The Magnetic Fields, Green Day, My Morning Jacket, Manic Street […]

Read More

Birbirimizi iyiliğe nasıl ikna edeceğiz?

İyilik nedir? İçten içe tehlikeli bulup uzak durmayı tercih ettiğimiz bir şey mi, yoksa bulaşıcı bir eylem mi? Victor Hugo’dan Adam Phillips’e, Philip Zimbardo’ya iyilik üzerine fikirler, öneriler… Yaşasın iyilik! Yakın arkadaşlarımdan biriyle konuşuyoruz. Daha doğrusu o içini döküyor, ben dinliyorum. Bana göre derdi dert değil, onun içinse mesele büyük… “Etrafımdakilerin benden söz ederken ‘dünyanın […]

Read More

Küçük Prens’in iPod’unu karıştırdım: Tilkinin öğrettiği şarkılar…

Alice’in, günümüzde yaşasaydı eğer hangi müzikleri dinleyeceğini tahmin etmeyi denemiştik. (link burada) New Yorklu webzine Flavorpill bu ay aynısını edebiyat dünyasının en sevilen karakterlerinden Küçük Prens için yapmış. Antoine de Saint-Exupéry’nin mücevher değerindeki romanını anlatmaya gerek var mı? İşte, insanın ancak yüreğiyle baktığında gerçekten görebileceğini düşünen, gösteren, öğreten bütün Tilki’lere ithafen, Küçük Prens’in şarkıları… Gülenay Börekçi […]

Read More

PÖTİ: David Bowie’ye benzeyen cool köpek

Çocuk kitapları için yazdığı yazıları yıllardır takip ettiğim Gökçe Gökçeer’i ne kadar sevdiğimi size defalarca anlattım. Onu Momo’nun Kitap Fabrikası yazılarından zaten tanıyorsunuz. Gökçe şimdi, “Pöti: Bir Barınak Köpeğinin Maceraları” adlı tatlılar tatlısı kitapla okurlarının karşısında. “Pöti” acayip leziz bir kitap. Şirin mi şirin, eğlenceli mi eğlenceli… Üstelik güzel mesajları var, çünkü Gökçe’nin yazılarında hep […]

Read More

Semih Gümüş: “Bu toplumun insanları doğadan korkar, denize, dağa, ormana sırtını döner”

Can Yayınları’ndan çıkan “Belki Sonra Başka Şeyler de Konuşuruz”, Türk edebiyatının en önemli eleştirmenlerinden Semih Gümüş’ün ilk romanı. Geçen hafta Tolga Meriç’in yazdığı yazının ardından biz de bu hafta Gümüş’le romanını konuştuk. Bir itirafta bulunayım, şahsen benim en merak ettiğim şey şuydu: Eleştirmen roman yazınca, daha doğrusu romanı yayınlanınca salt yazar olan birinden daha farklı […]

Read More

UYKU: Murakami’nin “Anna Karenina”sı

Alman yönetmen Rainer Werner Fassbinder, “Ölüler uyuyamaz” diye şahane bir söz sarf etmiş. Hayranlarını her sene sükûtu hayale uğratan ve besbelli ilelebet “Gönüllerin Nobellisi” kalacak Haruki Murakami de onun gibi düşünüyor olmalı. Kat Menschik’in gece mavisi mürekkeple hazırladığı muazzam illüstrasyonlar eşliğinde yayınlanan nefis -ve korkunç- novella’sındaki yorgun anlatıcıyla tanıştığınızda, siz de anlayacaksınız: Uykusuzluk denen şey, […]

Read More

Huzurlarınızda dünyanın EN TUHAF kitapları

Deli işi kitaplar sırf bizde çıkıyor sanmayın. Dünyanın en tuhaf isimli kitaplarına verilen pek şenlikli bir yarışma size bir fikir verebilir. Ben de tuhaf kitaplar okumak istiyorum… İngiltere’de çıkan kitap dergisi The Bookseller’ın geleneksel bir ödülü var. The Bookseller, 1978’den beri her yıl en tuhaf isimli kitaba ödül veriyor. Derginin editörlerinden Bruce Robertson, 78’de Frankfurt […]

Read More

Shakespeare hakkında bilmek istediğiniz her şey

Üniversitede upuzun iki yılımı hem de Akşit Göktürk gibi mükemmel bir hocayla çalışarak Shakespeare’e verdiğim halde, her seferinde dünyanın bu en büyük şairi ve oyun yazarı hakkında yeni şeyler öğrenebildiğimi fark ederek şaşırıyorum. O yüzden Alfa Yayınları etiketiyle çıkan “Shakespeare Kitabı”nı görür görmez atlayıp sayfalarını karıştırmaya başladım; içindeki fotoğraflara baktım, şurasını burasını okudum ve “Tamam” […]

Read More

Nobel ödüllü Svetlana Aleksiyeviç: “Şefkat taraf tutmaz…”

Belaruslu yazar Svetlana Aleksiyeviç’in 2015 Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanması ayrıca ele alınmayı hak ediyor. Zira çoğumuz onun adını Nobel’le birlikte ilk kez duymuş ve şaşırmıştık, dolayısıyla gönül rahatlığıyla “Putin mutlu olmuş mudur acaba?” diye merak edebilirdik. (Vladimir Putin, Rus edebiyatının “dünyadaki saygınlık ve etkisini arttırmak için” elinden geleni yapacakmış ya, o bakımdan.) Ama yok, Aleksiyeviç’in […]

Read More

“Rus edebiyatı öldü mü”

Başlık bana ait değil, Foreign Policy dergisinden. Geçen yılın başlarında yayınlanmış bir yazıdan. 2015 Nobel Edebiyat Ödülü hiç beklenmeyen birine, “gazeteci kitapları” yazan Belaruslu Svetlana Aleksiyeviç’e gidince bu eski tartışma alevlendi tabii. Gerçekten ben de merak diyorum: Bana ve tüm edebiyat severlere muhteşem okuma deneyimleri yaşatan Rus edebiyatı neden yıllardır yeni büyük yazarlar çıkarmıyor? Tolstoy, […]

Read More

Meriç Mekik: “İnsan âşık olmayagörsün, hayatı bir dakikada değişiyor”

Sizi çok tatlı bir yazarla tanıştıracağım bu hafta. Meriç Mekik, nam-ı diğer “Mericit Jones”un Dex Kitap etiketiyle çıkan romanı “Ahh Kalbim”in kahramanı Aylin, evli, mutlu, üstelik “top gibi” hamileyken kocası tarafından terk ediliyor. Ve kızını, ona hâlâ 13 yaşındaymış gibi davranan anne-babasının yanında büyütmeye başlıyor. Hayatı hiç kolay değil; pazarlamacı olarak çalıştığı işyerinde bir türlü […]

Read More