Egoist okur

Recep Tayyip Erdoğan’la Barrack Obama’dan önce ben okudum

Hatırlayacaksınız, Orhan Pamuk bir süre önce New York Times’a bir röportaj vermiş ve kitaplarla ilişkisini anlatmıştı. Sorulardan birinde, ondan ABD Başkanı’yla Türkiye Başbakanı’na birer kitap tavsiye etmesi istendi. Kabul edelim; son derece zor bir soruydu. Fakat Pamuk verdiği zekice cevapla bu zor sorunun hakkından başarıyla geldi… Benim için Barrack Obama da, Recep Tayyip Erdoğan da […]

Read More

Raskol’un Baltası: Bu edebi deneyin bir parçası olmaya hazır mısınız?

Birkaç haftadır internette bazı kısa filmler dolaşıyordu. Genç yönetmenlerin imzasını taşıyan bu filmler, “Günümüzde Raskolnikov baltasını nereye vururdu” diye soruyordu. Dostoyevski’nin insan olmanın ahlakını suçlu olarak taşıyan kahramanı Raskolnikov’un adını taşıyan bu atraksiyonu epey bir merak ettikten sonra nihayet öğrendik, hepsi daha önce 160. Kilometre kitaplarını da yayınlayan Edebi Şeyler’in başının altından çıkıyormuş. Raskol’un Baltası […]

Read More

En seksi roman kahramanı hangisi?

Okan Bayülgen’in programında dönen geyik çekiciydi. “En seksi roman kahramanı hangisi size göre?” diye sordu bir gece Bayülgen programına katılan konuklara. Aldığı cevaplar kem ve kümden öteye gitmedi. Böyle olunca, içimdeki şeytan uyandı ve daha önce de sık sık yaptığı gibi harekete geçti. O gece, bu soruyu başkalarına da sormak iyi bir fikir gibi göründü […]

Read More

Seray Şahiner: “Olanca seksiliğiyle ‘seksi kadın’ etiketini yerin dibine sokan Tatlı Betüş”

Seray Şahiner’i tanıyorsunuz, Gelin Başı ve Hanımların Dikkatine adı kitaplarından, Egoist Okur’da yayınlanan röportajlarından. (Her kadın gizlice prenses olmaya hazırlanır ve Salonda hanımefendi, mutfakta aşçı, bienalde küratör, sokakta serseri kadınlar) Seray Egoist Okur için bu kez en seksi bulduğu roman kahramanını anlatmayı denedi. Sonunda da Aziz Nesin’in Tatlı Betüş’ünde karar kıldı. “Denedi” dediysem, lafın gelişi; yazdı. […]

Read More

İnci Aral: “Annie Ernaux’nun kadını seksi ve tabulardan kurtulmuş bir şekilde “insan” kılan YALIN TUTKU’su”

Romanlarında bildiğim en güçlü kimi zaman da yıkıcı hatta tehlikeli ama mutlaka müthiş cazibeli kadın karakterlerden birkaçını yaratmış olan İnci Aral, Unutmak adlı kitapta Tolga Meriç’in “Aşksız cinselliği tükenişe, bitişe, ölüme dair mi buluyorsunuz?” sorusunu şöyle cevaplamış: “Hayır, hiç öyle bulmuyorum. Cinsellik aşksız da olabilir. Aşksız birlikteliklerin onur kırıcı olarak yansıtılması toplumun genel bakışıyla ilgili. […]

Read More

Tolga Meriç: “Hilesiz bir erkek; TEHLİKELİ İLİŞKİLER’in Valmont’u”

Egoist Okur’un “En seksi roman kahramanı hangisi?” sorusuna cevaplar gelmeye devam ediyor… Topladığı tepkilere de iyi tarafından bakmak gerektiğine inanıyorum. Pornografik bir dil kullanarak güya edebiyatçıları ama aslında edebiyatı aşağılamayı ve küçük düşürmeyi deneyen büyümemiş ergen zihniyetli bir internet sitesi bile yayın hayatında ilk kez “siyaseten doğrucu” bir dil kullanarak eleştirdi bizi. Eh, eğleniyorlarsa sorun […]

Read More

Elis Şimşon: “MASUMİYET MÜZESİ’nin Sibel’i; yaralanmış bir arzunun cazibesi…”

“Masumiyet Müzesi’nin Sibel’inde öyle bir cazibe var ki gücü motive eden güçsüzlükten, azmi tetikleyen kırılganlıktan ve mucize yaratma (hatta bizzat mucize olma) arzusundaki çaresizlikten serpilip büyüyor. Tam da bu yüzden hüzünden beslenen bir seksi cazibe bu; yaralanmış, kaybettiği esrikliğe hep ulaşmak için çabalayan ama başaramayan bir arzunun cazibesi… Geriye kalansa, yine de paylaşılmaya devam eden, […]

Read More

Yüzünü peçeyle gizleyen yazar

Grinin 50 Tonu biraz 9,5 Hafta’ya, biraz da Sekreter’e benziyor. 9,5 Hafta Elizabeth McNeill ismini kullanan bir kadının hatıratından, Sekreter’se Mary Gaitskill’in Bad Behaviour adlı öyküsünden uyarlanan filmlerdi. İkisini de seyretmiştim ama uyarlandıkları kitapları okumamıştım. Gri vesilesiyle Gaitskill’in öyküsünü okudum, filmle hiç alakası olmasa bile gayet güzeldi. (Öykü ile film hakikaten bambaşka şeyler anlatıyorlar.) McNeill’ın hatıratının […]

Read More

GRİNİN ELLİ TONU: Milyonlarca okur yanılıyor olabilir mi?

E L James’in yazdığı Grinin Elli Tonu (Fifty Shades of Grey), 2011 tarihli bir roman. Fakat bir yıl içinde ulaştığı okur sayısı inanılmaz. İngiltere’de “tüm zamanların en çok okunan romanı” ünvanını alarak Harry Potter serisinin ilk kitabını geçtiği için de, kırılması zor bir rekorun sahibi. Aşağıda dünyanın bu en çok kazanan yazarından minik bir yazma […]

Read More

HAYDAR KARATAŞ: “Bizde edebiyat sorunlu büyüdü; cüssesi var ama zihni, ruhu eksik…”

Haydar Karataş son yıllarda üzerine en çok yazılan, çizilen edebiyatçılardan. Murathan Mungan onun için “canavarcasına bir yazar damarı var” diyor. Murat Uyurkulak, Behçet Çelik, Kaan Arslanoğlu gibi başka edebiyatçılar da Karataş’ın romanlarında yarattığı dille ilgili hayranlık ve övgü yazıları kaleme alıyorlar. Yazarın iki kitabı var. İkisi de Dersim’le, 1938’de yaşananlarla alakalı… Gece Kelebeği’nde her şeyi […]

Read More

Tavanarasındaki Buda: Haiku lezzetinde bir roman

Japon asıllı Amerikalı yazar Julie Otsuka’nın Tavanarasındaki Buda adlı romanı gerçek bir olayı anlatıyor ve bize, bir toplumun kendi tavanarası temizliğini yapmasında edebiyatın ne büyük işlevi olduğunu gösteriyor. Gülenay Börekçi Haiku lezzetinde bir roman Julie Otsuka imzalı Tavanarasındaki Buddha’nın tek karakteri var. 20’inci yüzyılın başında bir çöpçatan firma aracılığıyla eş bularak Amerika’ya göç eden yüzlerce […]

Read More

Lucia Puenzo: Cemal Süreya’yı seven Arjantinli yazar

Arjantin filmi Resmi Tarih’i küçükken seyretmiştim. Kendisi de tarihçi olan ve resmi tarihin bize dayattığı bilgileri sorgulamamız gerektiğini düşünen, bu yolda büyük çabalar harcayan babamın zorlamasıyla… Normalde bir filme gitmem ya da gitmemem için beni zorlayan biri değildi babam ama bunu seyretmemi özellikle çok istemişti. Peki dedim, gittik. Tabii pek bir şey anlamadım. Önemini, aslında […]

Read More

Orhan Pamuk: “Ruhum ikiye bölünmüştü, şimdi birleşti”

Her zaman kolay olduğunu söyleyemem ama benim için Orhan Pamuk, röportaj yapması en zevkli insanlardan biri olmuştur. Fakat bu röportajımız daha öncekilerin aksine sükunetle başladı, sükunetle bitti. Sebep, Masumiyet Müzesi’nin onun ve benim üzerimdeki etkisiydi muhtemelen. Pamuk’un 15 yıl sonra müzesini nihayet tamamlamaktan ötürü duyduğu mutluluğu aşağıda okuyacaksınız. Bana gelince; birkaç yıl önceki şüpheciliğimi hatırlayarak […]

Read More

Feride Çetin: “Erkekler için GODFATHER, kadınlar için AŞK VE GURUR vazgeçilmezdir”

Aktris Feride Çetin’le birkaç yıl önce, Aycan Aşkım Saroğlu aracılığıyla tanışmıştım. Yani hayatımdaki birçok tesadüfü olduğu gibi onunla tanışmamı da Aycan’a borçluyum. Feride o sıralar Hatırla Sevgili’de rol alıyordu. İlerleyen yıllarda başka dizilerde oynadı, filmleriyle ödül kazandı… Araya çok şey girdi; birlikte içtik, eğlendik, projeler yaptık, güldük, ağladık… “En seksi roman karakteri hangisi?” sorusunu Feride’ye […]

Read More

Murakami’nin editörü anlatıyor: “1Q84 gezegeninin çekirdeğindeki ağırlık merkezi aşk”

Handan Akdemir’i gazeteci olarak tanıdım. Hayatımın en zor dönemlerinden birinde yanımda olan, beni destekleyen meslektaşlarımdan biriydi. Aynı kitapları seviyor, aynı ideallerin peşinde koşuyor ve kendimizi aynı insanların yanında iyi hissediyorduk… Tanıdığım en maharetli kalemlerden biri olan Handan daha sonra ani bir kararla gazeteciliği bırakıp yayın dünyasına geçti. Şimdi uzun süredir Doğan Kitap’ın editörlerinden biri. Haruki […]

Read More