Egoist okur

Orhan Pamuk’tan “Karanlık Şövalye Batman” kapağı

40 yıl düşünsem Orhan Pamuk’un bir Batman nam-ı diğer “Karanlık Şövalye” kapağı çizeceği aklıma gelmezdi. Köşedeki imzasını görmesem inanmazdım da belki. Ama işte hayat, insanın aklına gelmeyenlerin, kolay kolay inanılmayacakların pekala olabildiği bir şeydir. Orhan Pamuk ve ünlü kapak tasarımcısı Chip Kidd’in deyişiyle “Dantevâri” Batman’i (solda) ve DC Comics’in esas Batman’i (sağda) Orhan Pamuk’tan Dante’vâri […]

Read More

Dave Eggers: “Şu kahrolası kitabı yazın, dünya sizi bekliyor!”

Öğretmen bir anne babanın oğlu olan büyük Amerikalı yazar Dave Eggers, kendi hayatından yola çıkarak yazdığı Müthiş Bir Dahiden Hazin Bir Eser adlı romanıyla Pulitzer’e aday olmuştu. Ne Nedir, Vahşi Şeyler, Hızımızı Tadacaksınız öteki önemli eserleri. (Hepsi Siren Yayınları’ndan çıktı.) Eggers, yazarlık dışında editörlük, dergicilik ve yayıncılık da yapıyor.  Ve en önemlisi o, bir öğretmen. Kurduğu Valencia […]

Read More

Kafka’nın “yeraltı lezzetleri” çorbası

“Çek sarışını” Kozel’in Türkiye’de de üretilecek olması sebebiyle davet edildiğim Prag ve birkaç günlük seyahatim çok güzeldi. Fakat itiraf edeyim, Çek’lerin aşırı et tüketimi yüzünden şu sıralar yeme alışkanlıklarımı değiştirmeyi ciddi ciddi düşünüyorum. İlham kaynağım ise Prag’ın ayrılmaz parçası olan büyük yazar Franz Kafka. Aşağıda biraz Prag daha çok da Kafka var. Yeme içme alışkanlıkları, “bir […]

Read More

Kable’l-Dekadans, La Décadence, Postdecadence…

Dört haneli bir köy, rüyada görülen atlıların, karla birlikte onu yok etmeye gelmesini bekliyor… Bir profesör, üniversite binasının sessizliği içinde kendisi ile yıllanmış eşyalar arasında bir fark görmüyor… Robin Hood ruhlu bir hikâye satıcısı, hikâye yoksunluğu çeken insanlara, başka insanlardan aldığı hikâyeleri satıyor… Abu Mihran, herkesten birkaç kat daha iri bir diktatör ve üstünde artık […]

Read More

Alice’in iPod’unu karıştırdım!

Alice 19. yüzyılda, muhafazakar Victoria dönemi İngilteresinde yaşamasaydı da bugüne ait biri olsaydı hangi şarkıları dinlerdi? Şarkıları seçerken iki kritere uydum. Bir, Alice’in anlatan şarkılar. İki, Alice günümüzde yaşasa sevme ihtimali olan şarkılar… Aralarında Jefferson Airplane’den Ask Alice gibi klasikler ve favori grunge grubum Alice in Chains’ten Would var. The Red Paintings ve Marilyn Manson […]

Read More

Efkâr Karması / Arzum Uzun: UYUDUN MU?

Arzum Uzun tanıdığım en enteresan yazarlardan biri. Bu aralar maviyi deniyor olsa da kendisi benim için sarışın doğmuşlardan. Ortayı bulamayanlardan bir bakıma; komik, hüzünlü, hiperaktif, çalışkan, fazla zeki ve epeyce çatlak… Bu yüzden de sürprizli ve eğlenceli. Arzum’la “99 Yazı” röportajımız benim için zevkti. Onu zaman zaman buraya konuk etmek planlarım arasında, ne der bilmiyorum. […]

Read More

Sırasına tutunamayanların romanı: ÖLÜ REŞAT

Aslı Tohumcu yeni romanı Ölü Reşat’la önceki kitaplarından farklı bir izlek ve dille karşımıza çıkıyor. Daha önceki kitaplarında kadına yönelik şiddetle beraber gündelik hayatın üzerimizdeki şiddetini de konu alan yapıtlarıyla tanımıştık onu. Hayli sert ve depresif bir anlatımla okuyucuyu kucaklayan Tohumcu, bu bu sefer bambaşka bir uslupla geliyor. Gerginliği azaltılmış, ironisi tavan yapmış, fantastik öğelerin […]

Read More

Elif Şafak: “Yeni yılda tertemiz bir sayfa ihtimalini seviyoruz…”

Elif Şafak’la yenilenme ve dirilme arzumuzu tetikleyen ritüellerimizden, hayallerden, yaklaşan yeni yıldan, umuttan, çocukluktan, annelikten, kadınlık hallerinden hatta modadan, mutfaktan ve stilden söz ettik… Kadınca ve umutlu bir röportaj oldu. Başlayalım mı?  “Hayalperest bir çocuk ve hayalperest bir genç kızdım. Şimdi de hayalperest bir kadınım” Yeni yıl yaklaşırken dilekler dilenir, bilhassa çocuklar çok hayal kurar. […]

Read More

9 KİTAPLIK ZOR SORU: La Fontaine mi, Leyla Fonten mi?

Redhouse Kidz’in gizlediği nice esrardan biri olan Leyla Fonten epey enteresan bir şahsiyet. Meşhur fabl yazarı La Fontaine’ın torununun torununun torunu olmakla övünüyor! Ve tıpkı onun gibi hayvanlarla arası çok iyi. Evinde kediden kirpiye, köpekten fareye, kurbağadan örümceğe ne ararsanız var hatta balık, kuş ve sinek de… Tülin Kozikoğlu ve Sedat Girgin’in konuyla alakası nedir diye […]

Read More

Nilgün Belgün’den birkaç leziz çocukluk hatırası

Nilgün Belgün’le kitabımızın en gözyaşartıcı bölümleri babasına dair anlattıkları oldu. Anladığım kadarıyla, ikisi arasında çok kuvvetli, derin ama bir türlü ifade edilememiş bir sevgi vardı. Nilgün hep babası ona tatlı sözler söylesin, sarılsın, öpsün istemişti. Çocukken de, sonrasında da… Ama Atilla Bey’in katı, eğilip bükülmeyen karakterinden ötürü bu bir türlü olmamış, olamamıştı. Geçen hafta Atilla […]

Read More

KENDİ GECESİNDE: İnci Aral’dan hayaletler sahilinde aşk

“Hayaletler sahili, diye mırıldandım… Sahil hayaletleri kucaklayıp benimser. Deneyimli ve sevecendir. Kısa bir sonsuzluk duygusu bağışlar onlara. Kimlikler gizlidir, gerçekler konuşulmaz. Hiçbir şey anlatılmaz. Herkes geçici, yüzler maskedir, birilerinin kendine dair bir şeyler söylemesini beklemenin anlamı yoktur. Ertesi sabah kesinlikle unutulur yaşananlar. Herkes dıştan görünen ve bilinen kimliğine, evine, işine döner. Bütün hikâyeler başka yerlerden […]

Read More

Murat Gülsoy: “Beşir Fuat, bileklerini kesti, hissettiklerini gözlem olarak yazdı”

Ailesinden gelen genetik hastalığın tehdidi altında yaşayan ve bu yüzden günün birinde delirmekten korkan bir genç adam; Beşir Fuat… Kurtuluş için çareyi bileklerini keserek intihar etmekte buluyor. Ama büyük bir bilim âşığı olduğu için nasıl keseceğini bir yıl öncesinden uzun uzun planlıyor. Bir yıl boyunca herhangi bir hataya mahal vermemek için ince ince hesaplar yapıyor, […]

Read More

Nasıl yani! Edebiyatta ekonominin yeri var mı?

Thomas Piketty’nin beklenen kitabı Yirmi Birinci Yüzyılda Kapital çıktı. (İş Kültür Yayınları) Ben kitabı atlaya atlaya, daha doğrusu sadece edebiyat eserlerine referans veren bölümlerine göz atarak okudum. Okudum sayılmaz yani, karıştırdım. Ardından büyük romanları iktisatçıların gözüyle inceleyen Edebiyattaki İktisat geldi. (İletişim Yayınları) Gördüm ki edebiyat ve ekonomi birbirlerine o kadar da uzak disiplinler değilmiş… Roman dediğimiz […]

Read More

Zeki Müren’in yazdığı öykü: SICAK GÖZYAŞLARI

Zeki Müren 1950’lerde şarkıcılık ve oyunculuğun yanında gazeteciliğe de başlayınca Naci Sadullah, Peri Kızı dergisinde “Zeki Müren Bey Evladım” diye başlayan bir mektup yazarak kağıdı kalemi bir an önce bırakmasını tavsiye eder. “Sanat Güneşi” bunun üzerine Yeni Yıldız dergisine “Nazım Hikmet’in arkadaşı Naci Sadullah’a cevabımdır” diye başlayan bir mektup gönderir. Anlaşılan Nazım Hikmet’in arkadaşı olmak o tarihlerde bayağı […]

Read More

Oya Baydar kitabı, Zeki Müren sergisi

“Üç çeyrek asra yayılmış hüzün, acı, keder, heves, mutluluk, heyecan, haz anlarının şahitliğini; darbelere, kıyımlara, zorunlu göçlere, sürgünlere maruz kalmanın yorgunluğunu; bireysel ve toplumsal değişimlerde yaşanan hayal ve umut kırıklıklarını okumak, ince bir keder barındırmasının yanında insana kendi geçmişini de çağrıştırıyor.” Semih Büyü bu kez Oya Baydar’ın Can Yayınları’ndan çıkan “an’lar kitabını”, Yetim Kalacak Küçük […]

Read More