Ilsa ile Rick, yani şu meşhur “Casablanca” filminin kederli ve cazibeli âşıkları yeniden çıkıyor karşımıza… Bir Emily Dickinson cildinin gizlediklerini keşfediyoruz… Amber’in Zaman Kapsülü’nde geçmişini geleceğe taşıyanların öyküsünü dinliyoruz… Kıvrım kıvrım ince bıyıklarıyla bir çocuk kitabının sayfalarında boy gösteren egzantrik dâhi Salvador Dali’yi selamlıyoruz… Hayaltoplayan’la hayalî maceralara çıkıyoruz… Güzel güzel eğleniyor, güzel güzel hüzünleniyor, çocuklar için hazine değerinde […]
Read More
Filed under çocuk kitaplığı, vitrin · Tagged with altın kitaplar, Amber'in Zaman Kapsülü, Asuman Portakal, can gürses, Doğan Egmont Yayıncılık, elma çocuk yayınları, Emily Babasını Arıyor, Entrika Mühendisi Kanavoz, Figen Gülü, gülenay börekçi, İnce ile Uzun, Kathryn Fitzmaurice, Kazablanka, kırmızı kedi yayınları, tudem yayınları
Hande Altaylı’nın “Kahperengi”sini sevmiştim ama yeni romanını daha da sevdim. “Delice”, cüretkar bir kitap. İçinde aşk var, ilişkiler var, cinsellik var, hırs var, mizah var ama tuhaf, değişik, irkiltici… Karakterler de öyle. Güzel olmadıkları gibi “iyi” bile değiller. En azından alışık olduğumuz tarzda bir güzellikleri, iyilikleri ve cazibeleri yok. Okurken ilkin bana epey itici geldiler. […]
Read More
Filed under röportaj, vitrin · Tagged with çakalağzı, charlotte bronte, delice, doğan kitap, egoistokur, fatih altaylı, fethi karaduman, gülenay börekçi, hande altaylı, jane eyre, kahperengi, yaslıhan
Eski psikolog, yayıncı ve editör Arslan Sayman, yıllar önce ani bir kararla çocuklar için yazmaya başladı. Küçük okurlar onu “Piri Reis’le Açık Denizde”, “Hezarfen’in İzinde Gökyüzünde”, “Kirazlı Köşkün Çocukları” ve sayısını hatırlamadığım başka birçok güzel kitapla tanıyor. Yakında Kırmızı Kedi Yayınları’ndan çıkacak “Evliya Çelebi Gibi” kitabını okuyacağımız Sayman’la uzun uzun konuştuk. Bunları ve daha birçok başka şeyi… En […]
Read More
“Charles Belfoure’un ilk romanı ‘Paris Mimarı’nda yayılmacı Hitler faşizminin işgali altındaki Paris’te toplumun farklı kesimleri üzerine projektör tutuluyor. Arka planda işgalcilere çıkar hesaplarıyla bağlı olan yönetici elit ile burjuvazi, diğer yanda faşizme karşı yurt savunması için örgütlenen direnişçiler bu saflaşmanın iki farklı kesimini oluşturuyor. İşgal günlerinde, her şeylerini geride bırakarak, kafileler halinde kenti terk eden, […]
Read More
DOT Tiyatro’nun “in yer face”lerine, yani izleyenin yüzüne bir tokat gibi çarpan oyunlarına alışık olan tiyatro seyircisi için danslı, şarkılı İki Kişilik Yaz, şahane bir kış armağanı gibi. Bu yer yer hüzünlü ve melankolik aşk hikayesini, o malum klişeyle, “Oğlan kıza rastlar” diyerek özetleyebilirim. Şöyle ki… Gerçek dertleri olan bir erkek ve bir kadın, yani iki […]
Read More
Filed under sinema ve sahne sanatları, vitrin · Tagged with 1890, brasserie bomonti kadıköy, dot röportajı, dot tiyatro, gizem erdem, gizem erdem röportajı, gülenay börekçi, iki kişilik yaz, tuğrul tülek, tuğrul tülek röportajı
Posted by gülenay börekçi on April 30, 2015 · Leave a Comment
“‘Piranalarla Yüzen Çocuk’ o kadar güzel bir kitaptı ki, yazarken ona haksızlık etmek, hakkını verememek korkusuna kapıldım. Bir gecede bittikten sonra birkaç gün önümde durdu, ara sıra açıp bazı yerlerini yine okudum. Pek çok kişiye gösterip havada savurarak “Son zamanlarda okuduğum en iyi kitap olabilir,’ dedim. İddialıydım. İddiamın sorumlusu, okurken karnımda kelebekler uçuyor hissi uyandıran ve […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on April 29, 2015 · Leave a Comment
Yeşilçam’ın güzel oyuncusuydu Zeynep Aksu. Kısa sürede başarıyı da yakalamıştı. Ama kariyeri çok uzun sürmedi. 7 yıl sonra, hem de Altın Portakal almasının hemen ardından babasının isteğiyle beyaz perdeden elini eteğini çekti… Hazin bir hikaye. Hele günümüzün ünlü yönetmeni Ferzan Özpetek’in ablası olduğunu düşünürsek… Romancı Ayfer Tunç hepsini daha önce “Ömür Diyorlar Buna” adlı kitabında olağanüstü bir […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on April 26, 2015 · Leave a Comment
“Yarım uykuların iç çekişiyim. Geceye açılmış bir öfke, üzgün bir gölgeyim. Baştan ayağa özlem, dağınık bir taslak, derli toplu tutkuyum. Kış kaldırımlarında kasımpatılar durgun, bulutlar soğuk. Saçlarım daha kara. Bende birikenleri nasıl anlatsam sana?” “Sonraki salı, iyiyiz diye bağıracağız oysa birbirimize, ellerimizi ayıran camın ardından. Uzak, tedirgin, yabancı. Susup kalmayalım diye iyiyim, biz iyiyiz, diye […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on April 19, 2015 · Leave a Comment
Etek giymek niçin bir kadının en büyük kabusu olur ve o kadın niçin hayatı boyunca hep ve daima pantolon giyer? Evet, soru bu: Niçin? Oya Baydar’ın Can Yayınları’ndan çıkan nefes kesici kitabı “Yetim Kalacak Küçük Şeyler”de bu soruya bir cevabı var. Müthiş bir dürüstlükle, sansürsüzce kaleme alınmış bir otobiyografi bu ve okurken Baydar’ın üç çeyrek asırdır hep […]
Read More
Filed under beden, vitrin · Tagged with aslı e. perker, aslı tohumcu, can gürses, can yayınları, deniz durukan, egoistokur, gülenay börekçi, inci aral, lüset kohen fins, müge iplikçi, oya baydar, yetim kalacak küçük şeyler
Posted by gülenay börekçi on April 18, 2015 · 2 Comments
Füsun Çetinel’in Günışığı Kitaplığı’ndan çıkan “Ayasofya Konuştu” adlı romanının kahramanı yoksul bir ailenin çocuğu olan Veli. Ayasofya Müzesi’ne ilgiyle, merakla, tutkuyla bağlı. O kadar ki müzenin ayrılmaz bir parçası olmuş; ne arkeologlar, ne turistler, ne de bekçiler düşünebiliyor onsuz bir Ayasofya’yı. Hele, Alman arkeolog Martha’yla sıkı dost olmuşlar. Ama tabii Ayasofya’ya bir giren macera yaşamadan […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on April 18, 2015 · Leave a Comment
Bir fare ailesi yaşadıkları konağın satışına nasıl engel olur? Öykü yazmak isteyen ufaklıklara kim yol gösterir? Matematik bulmacalarını çocuklar mı daha çok sever, yetişkinler mi? Hiç arkadaşınız yoksa doğum günü pastanız neye yarar? Kargaların rengi neden siyahtır? Yatağın altına gizlenen timsahlar kimlerle oynar? Pasta sever misiniz? Elma Çocuk Yayınları’nı açıkçası bilmiyordum. “Kültürel Miras Serisi”lerinden çıkan “Konakta Neler Oluyor?” […]
Read More
Filed under çocuk kitaplığı, vitrin · Tagged with 23 nisan, arslan sayman, aysun berktay özmen, çocuklarla yolculukta yapılabilecek 100 etkinlik, dieter schubert, elma çocuk yayınları, esen kitap, final kültür sanat yayınları, gülenay börekçi, ingrid schubert, küçük yazarın el kitabı, pelin güneş, tübitak yayınları, yapı kredi doğan kardeş, zümrüt bıyıkoğlu
Posted by gülenay börekçi on April 18, 2015 · 1 Comment
Çizgi şöhret ve filozof Homer Simpson bir keresinde şöyle yakınmıştı: “Rock yıldızları, peh! Bilmedikleri bir şey var mı acaba?” Evet ya, biz de biraz yakınalım mı? Baksanıza, edebiyata bile el atmışlar. İşte “rocker” romancılar, şairler… Gülenay Börekçi “Sıkı edebiyatçı” olarak anılan 8 ünlü müzisyen “Wildwood”un yazarı Colin Meloy The Decemberists grubunun esas adamı Colin Meloy balinalara […]
Read More
Filed under efkâr karması, vitrin · Tagged with domingo yayınları, gülenay börekçi, laurence Sterne, leonard cohen, mike doughty, nick cave, patta smith, Siren Yayınları, the decemberists, tom waits, tristram shandy, wesley stace
Posted by gülenay börekçi on April 18, 2015 · 2 Comments
Bedenimizde neremizi seviyoruz ve neremizi sevmiyoruz, neden? Oya Baydar’ın kitabını okurken zihnime takılan sorudan sonra birkaç kadın yazara bedenlerine dair takıntılarını sordum. Beğenmedikleri ya da tam tersi, onlara gurur veren fiziksel özelliklerini… Her zaman incecik ve çok güzel bir kadın olan İnci Aral, arkadaşım Tolga Meriç’in yaptığı uzun söyleşiden oluşan anı kitabı “Unutmak”ta her zamanki gibi […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on April 18, 2015 · Leave a Comment
Sarah Jio, “Mart Menekşeleri”, “Böğürtlen Kışı” gibi çiçekli, meyveli isimleri ve naif kapak illüstrasyonlarıyla dikkat çeken romanlarında çok uzun zaman önce yaşanmış bir aşk hikayesini alıyor ve onu günümüzde, genellikle de doğup büyüdüğü yer olan Seattle’da geçen bir hikayeye paralel anlatıyor. Jio’nun sırrını, neden bu kadar okunduğunu merak etmiyor değilim. Ondan bir yazma dersi okumaya ne […]
Read More
Posted by gülenay börekçi on April 17, 2015 · Leave a Comment
Feride Çiçekoğlu daha önce Lütfü Akad’ın “Vesikalı Yarim” filminden ilhamla “Vesikalı Şehir” adlı kitabı yazmıştı. O kitap, sinemanın kadın ve şehirle ilişkisi üzerine en sağlam metinlerden biri olarak hâlâ hafızalarda. Şimdi 7 yıl sonra yine Metis Yayınları’ndan çıkan “Şehrin İtirazı: Gezi Direnişi Öncesi İstanbul Filmlerinde İsyan Eşiği” adlı kitapla okur karşısında. Bu kez, Gezi olaylarından önce […]
Read More