Egoist okur

Patrick Modiano’nun kitapları Türkiye’de depoda çürüyormuş!

1901’den beri her yıl dünya edebiyatının önemli yazarlarına verilen Nobel Edebiyat Ödülü’nün 107. sahibi Fransız yazar Patrick Modiano oldu. Ve böylece hayret etme kabiliyetimizi tamamen yitirdiğimiz şu günlerde nutkumuzun tutulmasına yol açan bir olay yaşamış olduk. Bu, o kadar beklenmeyen bir şeydi ki ödülü almak başta bizzat Modiano olmak üzere neredeyse herkesi şaşırtmıştı. Peki ama […]

Read More

Nobel meselesi: “Edebiyatın geleceğinden endişeliyim”

Kendisi bile şaşırdı dedik ya… Peki Patrick Modiano’ya Nobel hakikaten niçin verildi? Çünkü iyi edebiyatçı. Zamanın trendlerine uyarak bozulmamış. Eski bir geleneği devam ettiriyor ve daha fazla kazanmak için yazmıyor… Hâlâ yetmediğini düşünenler için, aşağıdaki yazı bir ipucu olabilir… Akademi üyelerinden Horace Engdahl’ın daha birkaç gün önce Fransız la Croix Gazetesine verdiği röportajı hatırlayalım. Patrick […]

Read More

Nobelli yazar Patrick Modiano ve Françoise Hardy’den pop şarkıları

Bu da Nobel Edebiyat Ödülü’nü şarkılarla kutladığımız an. Patrick Modiano gençken 1960’ların pop ikonu Fransız şarkıcı Françoise Hardy’ye şarkı sözleri yazmış. Çin Seddi üzerinde yürümüşler, Sal Salvador’a gitmişler, bilmeceler çözüp birbirlerini ve dünyayı şaşırtmışlar… Bir tanesi aşağıda… Patrick Modiano’nun kitapları depoda çürüyormuş Nobel meselesi: “Edebiyatın geleceğinden endişeliyim” Françoise Hardy ve Matrick Modiano birlikte çalıştıkları dönemde […]

Read More

Gökçe Gökçeer’in kitaplarla maceraları

Gökçe Gökçeer, Egoist Okur’un çocuk kitaplarından sorumlu yazarı. Momo’nun Kitap Fabrikası‘nın kurucusu… Tavsiyelerine en değer verdiğim insanlardan. Onu yıllardır başka dergilere, kitap eklerine de yazdığı yazılardan da tanıyoruz aslında. Her zaman o kadar güzel kitaplar seçiyor, o kadar güzel anlatıyor ki onu okurken daha güzel bir dünyanın pekala mümkün olduğu hissine kapılıyorum kendi adıma. O yüzden […]

Read More

Bir kitabın kalbi nasıl kırılır?

Açılışta gördüğünüz kareleri, Düşkırıklığına Uğramış Bir Kitabın Güncesi‘nden aldım. Studiocanoe yapımı bu kısa film, bir kitabın epeyce “fırtınalı” geçen bir yıllık hayatını anlatıyor. İzlediğimiz şeyler, aslında sırf kitaplara değil, genel olarak bizim dışımızdakilere; sevdiklerimize ne kadar kötü davranabildiğimizin de bir kanıtı. Çok zekice, dokunaklı. Ve aşırı güzel. Bazı sekanslarda resmen kalbimin sıkıştığını söyleyebilirim. Mutlaka seyredin. Gülenay Börekçi  The […]

Read More

Vivet Kanetti’den bilinç sandıklarına kapatılanların romanı: HUYSUZ BÜYÜYOR… BARİ

“Bizimkilerin dillerinden düşürmedikleri bir sözcüktür ‘bari’. İçine sandıklar dolusu sitem (nankörsün, kadirbilmezsin, vefasızsın), istihza, kinaye, azar, pazarlık, homurtu, vızıltı, hepsinin süzülmüş karması, daha fazlası, kıyıda köşede ne bulursanız tıkıştırırsınız. Bari… Kimden çıkmıştı bu aile sakızı; yani kim moda etmişti, şimdi sorsanız bizimkiler de hatırlamaz, o derece küflü zamanlara uzanıyor olsa gerek herkesin diline zamklanışı, herkesin […]

Read More

Büyük Diktatör’den bir demokrasi manifestosu

Charlie Chaplin’in Büyük Diktatör filminin unutulmaz finalinde bir konuşma vardır, Egoist Okur takipçilerinden Ekin Fırat o konuşmanın metnini göndermiş. Ben de alıyorum. Çünkü Chaplin’in tüm dünyaya eşsiz bir insanlık ve demokrasi dersi verdiği, bir manifesto niteliği taşıyan o konuşmanın içeriği şu günlerde en çok hatırlamamız gereken şey. (Bu arada sinemada böyle çarpıcı, etkili, kalıcı komedilere artık […]

Read More

Ülker İnce: “Çeviri çevirmenin metnidir; o üretmiştir…”

Toni Morrison, Amanda Filipacci, Lawrence Durrell, Italo Calvino gibi müthiş yazarlardan yaptığı çevirilerle tanıyorsunuz Ülker İnce’yi. Mesela adını duyduğumda benim aklıma olağanüstü bir titizlik ve zarafetle Türkçe’ye kazandırdığı İskenderiye Dörtlüsü geliyor ilkin. Oscar Wilde’ın Dorian Gray’in Portresi romanının ilk kez sansürsüz yayınlandığı haberini vermiştim size daha önce. O da Ülker İnce’nin çevirisiydi. Ona “nasıl iyi […]

Read More

Bir Murakami romanının içinde olduğumu nasıl anlarım?

Borges’le başlamıştık, devam ediyoruz… Bir fil esrarengiz bir şekilde kaybolur. Evine döndüğünde seni dev bir kurbağanın beklediğini görürsün. Kedin sırra kadem basar. Gökyüzünde aynı anda iki ay yükselir. Karın ansızın ortadan yok olur. Tuhaf bir adam sana bir koyuna rastlayıp rastlamadığını sorar ya da bir kadın hayatının 10 dakikasını talep eder. Çevrene bir göz gezdir. Aşağıdakileri oku. […]

Read More

AYLİN BALBOA + Belki Bir Gün Uçarız: Bu kadın arıza!

Merve Açıkgöz gönderdi bu yazıyı. Aylin Balboa’nın İletişim’den çıkan kitabı Belki Bir Gün Uçarız’ı okuyup aşık olunca…  Öyle güzel anlatmış ki sanırım birazdan ben de Balboa’nın kitabını okumaya başlayacağım. Çünkü bugünlerde her şeyden çok uçabilmeye ihtiyacım var… Fotoğraf bu adresten alındı.   “Ben uçtum, Aylin Balboa ile…” Bak bu genç kadınlar böyle kanatlı kitaplarla raflara […]

Read More

Her eve lazım bir DİKTATÖR!

Bir küçük diktatör… Kime nasıl hükmedeceğini şaşırmış. Her şeye sataşıyor; uçan kuşlara bile. ‘’Uç,’’ diyor saksağana, “itişin kakışın,” diyor karıncalara. Sonra hızını alamıyor “SUSUN!” diye bağırıyor taşlara! Taşlar susuyor. Sanıyor ki kendi susturdu. “Sürekli karar vermek güç iş,” diyerek bir çam ağacına yaslıyor sırtını. Her diktatör gibi, sinirden ve kibirden kafasını yeterince iyi çalıştıramıyor! Hep söylüyorum, Gökçe […]

Read More

Mona Lisa’dan Venüs’e sanat âleminin en tatlı kedileri

Susan Herbert’ı yazdım daha önce; en ünlü kedi ressamlarından biri. Shakespeare Kedileri, Film Kedileri: Godfather’dan Bazıları Sıcak Sever’e unutulmaz kareler ve Film Kedileri II: Sinema tarihinin kült simaları albümlerini yayınlamıştım. Sırada Van Gogh’tan Leonardo da Vinci’ye, Boticelli’den Manet’ye,  Goya’dan Dante Gabriel Rosetti’ye, Van Eyck’ten Greuze’e ünlü ressamların üslubunu taklit ederek çizdiği kedi resimleri var. Bu albümün benim […]

Read More

Ne yani, hep sizin aşkınızı mı konuşacağız?

Acayip bir kitap tavsiye edeceğim size bugün. Edebi Şeyler’den çıktı. Dr. Tatiana’nın Tüm Canlılar Âlemine Seks Tavsiyeleri, adı üstünde, aşka ve sekse dair bir kitap. Künyeye bakıp kimi öveceğimi şaşırdım. Yayınevi olan Edebi Şeyler’i mi, kapağı tasarlayan Ozan Erdoğan’ı mı, illüstrasyonları çizen Çetin Ural’ı mı, yoksa hayvanlar âlemini ve Dr. Tatiana’yı mı… Hayvanlar her daim en sevdiğim elbette, birinciliği kaptırmazlar. Dr. Tatiana […]

Read More

Sansürsüz Dorian Gray

Oscar Wilde romandaki üç karakterle ilgili şunları söylemişti: “Basil Hallward benim. Lord Henry Wotton herkesin olduğumu sandığı kişi… Dorian Gray ise keşke benzeseydim dediğim…” Dorian Gray’in Portresi’nden bahsediyorum. Zekası, yeteneği, cüretkârlığıyla yıllar önce kalbimi çalmış bulunan büyük şair, denemeci, masalcı, oyun yazarı ve nüktedan Oscar Wilde’ın tek romanından. Dünyanın en tuhaf, en sihirli, en tekinsiz […]

Read More

Nermin Yıldırım: Yok sana hikaye mikaye!

“Sen iblis nedir bilir misin abicim? Hiç gördün mü? Ben gördüm. Kimileri hayatta bir kez ölündüğünü sanarak yaşlanır, ben onlardan değilim. Cehennemi de gördüm, iblisi de. Öldüm de dirildim de. Bir tek cenneti merak ediyorum. Ulan bu hayatta ucundan koklatmayan, ölünce cennetinin kapısını açar mı ki bana, bak onu hiç bilemiyorum. Sen cenneti gördün mü […]

Read More