“Çıplak kadın, silahlı kadın demektir…”
Bu sözün sahibi kıyıda kenarda kalmışların, bizimle birlikte yaşayıp bize benzemeyenlerin, daha doğrusu kendimize neyse ki pek benzetemediklerimizin, “Sefiller”in romancısı Victor Hugo. “Gülen Adam” romanında geçiyor. Umberto Eco’ysa uzun süre bu sözün büyüsüne kapıldıktan sonra, artık yaşlandığında idrak ediyor: “Dünyada böyle kadınlar var mıdır acaba? Onlarla tanışmam mümkün olacak mı? Görünce yıldırım çarpmışa mı döneceğim […]
Read MoreTufandan sonra…
Füsun’la bugünlerde aynı şeyleri hissediyoruz. Parçalarımız dağılmış gibi, nasıl toplayacağımızı bilemez gibi, nasıl desem durduğumuz odalar bize dar gelir gibi… Hayatımızın bir kısmı için geçerli bu sıkıntılı hal. Kuşlar gibi kanatlanmak, uçmak, kaçmak istiyoruz. Sonra bir şey bizi tutuyor, zira neyse ki sıkıntılı olanın haricindeki esas hayatlarımız sapasağlam, yekpare, güneşli bir şekilde orada öylece duruyor… […]
Read MoreAltay Öktem yazdı: Teoman, Rugan, Haneke, bir de Egoist Okur var
Yani başka birçok şeyi ama işte Egoist Okur’u da. “Bir Haneke var ruhumuzu kurtaracak, bir Deniz Durukan’ın Rugan’ı, bir yeni albümüyle Teoman, bir de Egoist Okur” diyerek… Şöyle: “Bir ruh nasıl kurtarılır? Bunun formülü yok. Ama yöntemi var. Misal; bazı müzikler, bazı kitaplar, bazı dergiler, bazı filmler, bazı kadınlar ruh kurtarıcıdır. Bu keyifli kumpasın sorumlularından […]
Read MoreGülse Birsel: “Bir dudak dolgunlaştırma operasyonu, bin espriye bedel olabilir”
Birlikteyken çok güldüğümüzde, gülerken gözlerimizden yaşlar geldiğinde, o zamanlar en yakın arkadaşım olan anneannem “Oh” derdi, “Ne güzel yedik!” Anneanneme göre, bir kahkaha bir kilo pirzolaya bedeldi. Ama işte zaman değişti. Şimdi Gülse Birsel, estetik operasyonlardan bihaber olan anneanneme pek katılmıyor ve diyor ki: “Bir dudak dolgunlaştırma operasyonu, bin espriye bedel olabilir.” Bana gelince, benim her […]
Read MoreMabel Matiz: “Uçurumdan sarkmayı da sevdim, düşmeyi de…”
“Benim tek rüyam vardı, o da uçsuz bucaksız bir biçimde, arsızca, ‘müzik’ti” diyor Mabel Matiz, rüyasının gerçeğe dönüştüğü,yani ilk albümünün piyasaya çıktığı şu günlerde. Deniz Durukan’ın Egıoist Okur için Kontrol Kulesi’nde ağırladığı Mabel Matiz’i şahsen niye sevdiğimi soranlara söyleyeceklerim şunlar olabilir: 1) Adam güzel müzik yapıyor, kalbe dokunan hüzünlü şarkıları var. 2) Şarkı sözleri çok […]
Read MoreK. Aycan Aşkım Saroğlu’dan kan kırmızı tutku hikayeleri
“Büyüklerin masallar, rüyalar anlattığı evlerde büyüdüm. Dünya acıttığında masallara kaçardım. Onlarda kötü cadılar, iyi kalpli kızlar, yakışıklı prensler, acımasız avcılar vardı. Sonunda iyilerin kazandığı, o büyülü dünya aslında bir tek şeyi öğretir insana: bilinçaltının derinliklerine yolculuğu. Bilinçaltı cadısı ise ‘gerçekler’le hareket eden bilincin aksine sembollerle çalışır. Kötülüğü resmetmek için bir ‘Kötülükçü’ uydurabilir, barış dolu bir […]
Read More“Sana gitme demeyeceğim ama… gitme LAVİNİA”
‘Lavinia’ edebiyatımızın en ünlü şiirlerinden biri. Peki kimin için yazılmıştı? Özdemir Asaf’a “gitmek+durmak+bilmek+susmak” denklemini kim çözdürmüştü? “Sana gitme demeyeceğim, ama gitme Lavinia. Adını gizleyeceğim. Sen de bilme Lavinia” derken kime sesleniyordu? İşte hem Marilyn, hem Gilda olabilen müthiş bir kadının hayatı. “Sana gitme demeyeceğim ama… gitme LAVİNİA” Bir erkeğin günün en güzel saatlerini, gün batımından sonrasını geçirmek […]
Read MoreKar kokusu
Epeydir okuduğunuz Zamansız Hikayeler’in yazarı Füsun Saka bu kez başka türlü bir hikaye yazdı Egoist Okur takipçileri için. Gelecekte ondan okuyacaklarınıza dair ipuçları taşıyan tuhaf ve güzel bir hikaye… Sitenin yenilenme çalışmaları benim olanca avareliğime rağmen tüm hızıyla sürerken, hayatımızda bazı şeylerin neyse ki hiç değişmeyeceğine, aynı kalacağına dair huzur veren bir vaat bu aynı […]
Read MoreSERAY ŞAHİNER: “1 Mayıs’ta 1 Mayıs alanındaydık!”
Gelin Başı ve Hanımların Dikkatine adlı öykü kitaplarının yazarı Seray Şahiner 2010 yılı’nın 1 mayıs gösterilerinin yapıldığı günden seçti fotoğrafını: “Yıllardır verilen mücadelenin sonucunda kortejlerimiz, platformumuz, sloganlarımız, pankartlarımız, marş, türkü ve halaylarımızla gerçek bir bayram coşkusu yaşadık. 1 Mayıs’ta 1 Mayıs alanındaydık!” SERAY ŞAHİNER: “1 Mayıs’ta 1 Mayıs alanındaydık!” Hem “Kanlı 1 Mayıs”ta yitirilenlere saygı […]
Read MoreBUKET UZUNER: “Artık siber-paranoya çağındayız”
Kumral Ada Mavi Tuna, Güneş Yiyen Çingene, İki Yeşil Susamuru, İstanbullular… Romancı, öykücü, gezi yazarı Buket Uzuner, son 10 yılın unutulmaz fotoğrafı olarak İkiz Kuleler’in yıkılışını gösteren o meşhur kareyi seçti. Ve “11 Eylül 2001, insanlığın yeni düşmanı olarak İslamiyet’in ilan edildiği gündür. Dahası, ‘Hiç kimse hiçbir yerde güvende değil’ mesajının bilinçaltımıza, kâbuslarımıza sindiği gündür aynı […]
Read MoreDENİZ DURUKAN: “11 Eylül ya da evrende mümkün olan en büyük sanat eseri”
Deniz Durukan adını Egoist Okur’da çok gördünüz, daha da çok göreceksiniz. İyiler Siyah Giyer, Şakağına Daya Beni ve Rugan adlı kitapların yazarı, şairi Deniz son 10 yılda onu en çok etkileyen fotoğrafı sorduğumda 11 Eylül saldırısını “mümkün olan en büyük sanat eseri” diye tanımlayan besteci Karlheinz Stockhausen’in bir görüntüsünü seçti… DENİZ DURUKAN: “11 Eylül ya […]
Read MoreCEM AKAŞ: “Google, yazılı kültürü değiştirecek”
Aynı zamanda çevirmen ve yayıncı da Cem Akaş, 7, 19, Kant Kulübü, Gitmeyecekler İçin Urbino gibi kitapların yazarı. O sadece geçtiğimiz değil gelecek 10 yılın da fotoğrafını çizerek “Google yazılı kültürü tamamen değiştirecek” dedi. CEM AKAŞ: “Google, yazılı kültürü değiştirecek” Son on yılın en önemli oluşumlarından biri, Google’dı. 1998’in sonlarına doğru kurulan Google, 2000’li yıllarda […]
Read More










