İrem Uşar’dan berrak suda yüzmeye benzeyen bir kitap
İrem Uşar’ın çocuklar için yazdığı “Fenerden Taşınan Işık”, bir nevi “Türk Küçük Prens’i”. Ege’de bir deniz fenerinde geçiyor ve içindeki ışıktan vazgeçmeyen bir çocuğun hikâyesini, çocuğun fener ışığıyla arkadaşlığını anlatıyor. Uşar hikâyesi üzerinde çalışırken Einstein’ın bir sözüne rastlamış ve bu söz yazdıklarına adeta rehber olmuş: “Karanlık diye bir şey yoktur, karanlık ışığın yokluğudur.” İrem Uşar’dan […]
Read MoreTutunamayanlar Polemiği
Edebiyat dergisi Notos’un Oğuz Atay dosyasını gördüğümde, edebiyatçılar ve eleştirmenler tarafından verilen cevapları okuduğumda henüz her şey yolundaydı. İlle yolunda olmayan bir şey arasaydım belki şöyle derdim: Bugüne kadar duymadığım, okumadığım, söylenmemiş hiçbir şey yok ki. Herkes ne kadar aynı fikirde… Edebiyat dünyamızda olağan dışı bir sulh ortamı hakim ve ben buna pek alışık değilim! […]
Read More3 Temmuz, Paris: Jim Morrison’ın öldüğü yerden izlenimler
70’lerin başında görüp görebileceğiniz en tuhaf ve büyüleyici devrimi yaparak 5 yıl gibi kısa bir sürede müzik tarihini değiştiren adam, yani The Doors kültünün tanrısı, müzisyen, şair ve hayalci Jim Morrison, ölümünün 40. yılında Paris’te anıldı. Mezarı ziyaret edenler arasında grup arkadaşları Ray Manzarek ve Robby Krieger da vardı, dünyanın dört bir yanından gelen Morrison hayranlarına […]
Read MoreAltay Öktem: “Altınel’e gösterilen tepkiye, eleştiriye tahammülsüzlük diyemeyiz”
Tutunamayanlar Polemiği sürüyor… Şair-yazar Altay Öktem’i yazılarından, dergilerinden ve elbette Beni Yanlış Öptüler, Tanrı Acıkınca, Sonsuz Sıkıntı gibi kitaplarından tanıyoruz. Biliyorsunuz, zaman zaman Egoist Okur için de yazıyor… Öktem, Oğuz Atay’ın ona göre niçin bir çeşit dokunulmazlığı olduğunu anlatıyor, yani olaya tamamen farklı bir yerden bakıyor, hatta Altınel’e saldıranları anladığını ifade ediyor… Yazısında, “Oğuz Atay’ı sadece […]
Read MoreMine Söğüt: “Altınel’e ateş püskürenler kişiliklerinin şifrelerini veriyor”
Beş Sevim Apartmanı, Kırmızı Zaman, Şahbaz’ın Harikulade Yılı ve Madam Arthur ve Hayatındaki Her Şey adlı romanların yazarı Mine Söğüt, tartışmaları bambaşka bir açıdan değerlendirdi: “Shakespeare’i Tolstoy’dan, Joyce’u Woolf’tan tanıyamayacağımız gibi Oğuz Atay’ı da Şavkar Altınel’den tanıyamayız. O yüzden birçoklarının telaşlandığı gibi Altıner’in görüşleri Atay’ın çoğunluk tarafından onaylanmış değerini zedelemez. Ama Tolstoy, Woolf veya Altıner […]
Read MoreAmy sen ne yaptın!
Şahanemiz Amy Winehouse öldü ve Tolga Meriç aşağıdaki gönderdi. Sartre ve Camus’den, aşkla sevdiği Marguerite Duras’dan da bahsediyor Tolga. Amy sen ne yaptın! “16 yaşımdan beri tepemde koskoca bir kara bulutun öylece asılı durduğunu hissediyorum” demiş ve eklemişti Amy Winehouse: “Yarın ölsem, mutlu bir kız olurdum.” Böyle. Bu kadar. Buraya kadar. Daha içtiği ilk yudumla […]
Read MoreHakan Bıçakcı: “Tutunamayanlar değil, kendini tutamayanlar…”
Rüya Günlüğü, Bir Yaz Gecesi Kabusu, Boş Zaman, Apartman Boşluğu ve Karanlık Oda gibi romanların yazarı Hakan Bıçakcı, “Her sanatçının olduğu gibi, Oğuz Atay’ın da beğenilmeme hakkı vardır” diyor Egoist Okur için yazdığı yazıda. Ve Tutunamayanlar polemiğinin, koskoca eleştiri kurumuna “kendisi bir şey olamamışların başarılı insanlara laf atarak dikkat çekmeye çalıştığı bir sataşma operasyonu” olarak […]
Read MoreToros Öztürk: “Şavkar Altınel’e sarfedilen sözlere en çok Oğuz Atay bozulurdu”
“Şavkar Altınel’e reva görülen bu linç jargonunun Oğuz Atay’ı sevenler tarafından sarfedilmiş olabileceğine inanmak dahi istemiyorum” diyor Atay’ı 60’ların sonu 70’lerin başında, henüz “peygamber ilan edilmemişken” okuyup seven bir avuç kişiden biri olan çevirmen ve yazar Toros Öztürk. Bir zamanlar İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünde hocam olan Öztürk şöyle sürdürüyor sözlerini: “Arkadaşının kızına […]
Read MoreHamdi Koç: “Atay olanları görse bir kez daha ‘Neredesin, ey okur?’ diye sorardı”
Melekler Erkek Olur, Çiçeklerin Tanrısı ve Bir Eski Kocanın Öğleden Sonrası adlı romanların yazarı Hamdi Koç, “Herhangi bir iyi romanı okumuş ve sevmiş olan hiç kimse Altınel’e gösterilen bu tepkiyi gösteremez, gösterenleri de hoş göremez” diyor ve devam ediyor: “Bu tür bir tepki edebiyat okuru refleksi değildir. Bence Atay da romanlarını böyle yobaz bir tutkuyla […]
Read MoreTolga Meriç: “Kimse Oğuz Atay’ı sevdiği için aptal çıkmayacağı gibi, sevmediği için de aptal çıkmaz!”
Tutunamayanlar polemiğine bir katkı daha… Tolga Meriç, Oğuz Atay fanatizminin korkuyu da içerdiğini düşünüyor: “Şavkar Altınel’in en büyük edebi tabularımızdan birine saldırarak zihinleri rahatlattığını düşünüyorum. Çünkü insanlar Oğuz Atay hakkında olumsuz düşünüp olumsuz konuşmaya korkar hale gelmişti artık.” Şavkar Altınel: “Ataistler ve ben” Gülenay Börekçi: Tutunamayanlar Polemiği Altay Öktem: “Altınel’e gösterilen tepkiye, eleştiriye tahammülsüzlük diyemeyiz” […]
Read MoreMark Twain’den “Küçük Kızlara Nasihatlar”
Egoist Okur kıskançtır; her şeyi ister. Çocuklar için yazılmış kitapları da… O yüzden yakında bu sitede tamamen çocuk kitaplarına ayrılmış yeni bir sayfa görürseniz, şaşırmayın. Egoist Okur’un sahibi de, takipçileri de o günü bekliyor. Fakat o zamana kadar öylece durup oturacak değiliz tabii. İşte Egoist Okur takipçilerinden Nefise Kahraman’ın haberi. Nefise The New York Review […]
Read MoreMery Questa: “Buraya gelirken amacım, Türk çizgi roman dünyasını araştırmaktı”
İspanyol Mery Questa’nın bir grup Türk çizerle birlikte İstanbul’un yeraltı dünyasını ve başını efsane şarkıcı Zeki Müren’in çektiği bir zombiler ordusunu anlattığı çizgi romanını biliyor musunuz? Tabii Zeki Müren zombi haline gelse de gene aynı Zeki Müren, yani hep sevdiğimiz o kelebeğe benzer mahluk… Ayrıntılar aşağıda… Zombiyken bile sevdiğimiz o kelebeğe benzer mahluk: Zeki Müren İstanbul’a […]
Read MoreŞavkar Altınel: “Ataistler ve ben”
Notos Dergi’de çıkan görüşü üzerine Şavkar Altınel’in kaleme aldığı yazı. Egoist Okur’daki Tutunamayanlar polemiğini başlatmıştı. O da oturdu cevap olarak aşağıdaki yazıyı kaleme aldı. Şavkar Altınel: “Ataistler ve ben” Gülenay Börekçi: Tutunamayanlar Polemiği Altay Öktem: “Altınel’e gösterilen tepkiye, eleştiriye tahammülsüzlük diyemeyiz” Mine Söğüt: “Altınel’e ateş püskürenler kişiliklerinin şifrelerini veriyor” Hakan Bıçakcı: “Tutunamayanlar değil, kendini tutamayanlar…” Toros […]
Read MoreHüseyin Rahmi Gürpınar için… Bir damla gözyaşı!
“Sahi, unutmak, bilmemek, merak etmemek ne büyük acımasızlık, küstahlık ve saygısızlıktı!..” diye bitiyor Emine Çaykara’nın İstanbul Hikayeleri köşesi için yazdığı yeni güzel yazı. Türk edebiyatının en büyük isimlerinden biri olan, elden ele dolaşan eserleri bir zamanlar Emile Zola’nınkilerle kıyaslanmış Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın ömrünün son otuz bir yılını geçirdiği evi gezdikten hatta gördüklerini Egoist Okur’lar için […]
Read MoreNostaljik bir üçlü aşk hikayesi: “Ben, pikabım ve plaklarım”
Alberto Modiano’yu siz fotoğrafçı olarak tanırsınız. Bazılarınız için o Türkiye’nin en önemli fotoğraf tarihçilerinden biridir, bazılarınız içinse tutkulu bir koleksiyoncu… Kaybettiğimiz şeylerin ruhunu korumaya adamıştır kendini, bunun için hikayeler yazar, fotoğraf ve dergiler toplar, yazılar kaleme alır… Benim içinse bütün bunların yanı sıra Alberto çok sevilen, kıymetli bir arkadaş, güvenilir bir dosttur. Epeydir istiyordum, nihayet […]
Read More







