Egoist okur

Aşk ve tesadüf kuşları

Aşk varsa tesadüf kuşları devreye girer. İki varlık arasında büyük bir çekim, bir kader bağı varsa bütün evren harekete geçer. Milan Kundera “Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği”nde şöyle der: “Aşk devreye girince tesadüf kuşları dönmeye başlar” Aycan Aşkım Saroğlu’nun “aşk ve tesadüfler” güncelliğinde bir yazısı… Aşk ve tesadüf kuşları Aşıksınız. Ama tek söz edilmemiş daha. Dudaklarınız sonsuz […]

Read More

Hangi roman hangi çayla iyi gider?

Novel Teas, yani ‘roman çayları’nın her paketinde 25 çay poşeti var. Ve bu poşetlerde büyük edebiyatçıların birer cümlesi yer alıyor. Güzel, değil mi? Çaysız yaşayamayanlardan biri olduğum için, bu buluşa bayıldım. Çay denen şeyin çeşidi de çok, lezzeti de… Siyah çay, yeşil çay, vanilyalı çay, portakal kabuğu aromalı çay, papatya nane anason çayı, zencefilli çay, […]

Read More

U2’nun şarkısı Salman Rushdie’ye roman yazdırttı

U2’nun The Ground Beneath her Feet adlı şarkısının sözleri Salman Rushdie’ye aitti. İşte o şarkı şimdi Hindistan, göçmenlik, aidiyet kavramı, büyülü gerçekçilik, saplantılı aşk ve rock’n roll’a dair bir romana dönüştü. Can Yayınları’ndan Ayaklarının Altındaki Toprak adıyla çıkan romanı okumadan önce bizzat Salman Rushdie’nin rol aldığı videoyu izleyin… Ayaklarının Altındaki Toprak, Salman Rushdie Ve U2’nun videosu […]

Read More

Tennessee Williams’ın ölümü

Yönetmen Özüm Özgülgen’den The Death of Tennessee Williams. T.W. rolünde Barış Çakmak. Birlikte bir trajediyi yeniden yaratmışlar. “For all the beauty, struggle and pain he went through in the latter part of his life… with an imaginative perspective.” Tennessee Williams’ın ölümü Birkaç ay önce David Lynch’in Good Day Today şarkısına video çeken Özüm Özgülgen’le kısa […]

Read More

Kötülük; bile isteye zalimlik!

Kötülüğün tarifini yapabilir miyim, bilemiyorum. Kötü, keskin hatlı ve net bir şey değildir çünkü. Bizi kendisine bir türlü alıştırmayandır. Her seferinde yeni tuzaklar, yeni masum yüzler edinendir. Oyunlarına kanıp faka bastığımızdır. Hele benim gibi kötücül karakterlere karşı bir çeşit zaafınız varsa, işiniz adamakıllı zordur. Kötülük; bile isteye zalimlik! Şimdilerde edebiyata sardıran hatta All Story adında […]

Read More

Yemez içmez, sevmez, sevişmez sultanlar: Bir Has-Bağçede Ayş u Tarab yazısı

Tarihçi Halil İnalcık’ın işret alemlerini, yani sultanların eğlence kültürünü anlattığı Has-Bağçede ‘Ayş u Tarab – Nedimler Şairler Mutripler kitabı çıktı. Hazır olun, yine kendilerini, nasıl oluyorsa hepimizden fazla ‘Osmanlı torunu’ sayanlar kıyamet koparacak ve bir büyük tarihçinin belgelerle ortaya koyduğu gerçekleri görmek istemeyecek. Oysa arkeolog yazar Emine Çaykara hatırlıyor ve hatırlatıyor: “Gerçekler çok hassastır, görmezden […]

Read More

Alain de Botton: “Bizim okulda aşk öğretilmez fakat muhakkak yaşanır”

Okulda aritmetik öğretilir ama aşkı itiraf etmenin yolları öğretilmez. İnsan artık sevmediği birini nasıl terkedeceğini de okulda öğrenemez. Üzgün birini teselli etmek için söylenmesi gerekenleri anlatan bir ders kitabı da yoktur bildiğim kadarıyla. Düş kırıklığının ardından nasıl iyileşileceği, orta yaş krizini sağ salim atlatıp yola nasıl devam edileceği, utangaçlığın nasıl yenileceği ve toplum içinde nasıl […]

Read More

Egoist Okur, Popüler Bakar’a karşı

Arkadaşınız çok sevdiğiniz bir kitabı siz daha son sayfaya gelmemişken istese, verir misiniz? Ben vermem. Hem konu okumanın hazzı olunca, egoist olduğumu itiraf etmekten de hiç utanmam. Bu sitenin adı, başka sebeplerin yanı sıra, biraz da bu yüzden Egoist Okur. Kendi de bir “egoist okur” olan Toros Öztürk leziz yazısında okur egoizmini anlatıyor… Toros Öztürk […]

Read More

Kanuni’nin oyun arkadaşı Hürrem Sultan

Hepimiz kendi hayatlarımızın imparatorları, imparatoriçeleri, cariyeleri ve köleleriyiz… Eğilmez olduğumuz anlar olduğu kadar; diz çöktüğümüz anlar da bize ait. Sözlerimizle öldürebiliriz, tıpkı sessizliğimizle yapabildiğimiz gibi. Öyle kudretliyiz ki, gülüşümüzle bile bir başkasına hayat verebiliriz. Aşkın içinde kaybolurken köle, bir aşkı bitirirken efendiyiz. Bazen aşk için ölürüz, bazen aşk bizi öldürür… Kimileri için muhteşem imparator ya […]

Read More

Behçet Çelik’le sürüklendiğimiz tekinsiz alanlar

Tolga Meriç, bu kez Behçet Çelik‘in Diken Ucu adlı yeni öykü kitabını yazdı. Tolga’nın Diken Ucu hakkında bildiklerinin bazılarını siz de biliyor olabilirsiniz ama onları da ötekileri de okuyun, Behçet Çelik gibi iyi yazarların insanı nasıl her zaman tekinsiz alanlara sürüklemeyi başardığını bir kere daha görün. Behçet Çelik’le sürüklendiğimiz tekinsiz alanlar 1. Diken Ucu, Behçet […]

Read More

Nedir bu Kafkaesk porno dedikleri?

Kimsenin böyle bir şey dediği yok tabii, bunu ben uydurdum. Nereden çıktı? Şuradan… “Seninle seks yapmak, Kafkaesk bir deneyim” diyordu “Annie Hall” filminde Diane Keaton, Woody Allen’a… Filmdeki seksin neye benzediğini görmüştük. Pek bi’ şeye benzemiyordu. Yine de ‘Kafkaesk seks’ nedir diye merak etmiştik. “Pek bi’ şeye benzemeyen seks” olamazdı. Neydi peki, neydi? Kafkaesk Porno […]

Read More

CB I Hate Perfume: 19. yüzyıl kokusu

Charles Dickens romanlarını, edebiyatta 19. yüzyıl kokusunu seviyorsanız CB I Hate Perfume’un parfüm, eau de toilette ve oda spreyinden oluşan yeni serisine bayılacaksınız. GÜZEL NEFES: Marcel Duchamp parfümü CB I Hate Perfume: 19. yüzyıl kokusu Yaratıcısı, “In the Library”, yani “Kütüphanede” adını taşıyan bu yeni serinin, Rus ve Fas işi deri ciltlerin, eski zaman kumaşlarının […]

Read More

Jesper Boye: “Ülke diye bir şey yok, sesler var…”

“Bir müzisyen olarak da doğu ezgileriyle duygularımı çok daha doğru ve açık ifade edebildiğimi, müziğe kendi ruhumu daha fazla katabildiğimi fark ettim. Grubum Al Qaynah‘ın sloganı “There’s no country”, yani ülke diye bir şey yoktur! Ülkeler yok, evet, ama sesler var. Batılı sesler ve müzikler bana gittikçe daha yaratıcılıktan yoksun ve ticari gelmeye başladı, Türk ve […]

Read More

Adını BEBEK semtinden alan Amerikalı topluluk

“Çocukken bizimle oturan anneannemin dinlediği Türk ve Rum müziklerini seviyordum. Ermeni müzisyenlerin adları vardı plakların üzerinde. Gençliğinde Boğaz kıyısında dolaşmayı çok severmiş anneannem, bir de geceleri udîleri dinlemeyi… Ud aşkını bana da aşıladı.” Philadelphia’lı Bebek grubu üyeleri yaptıkları müziği “organik elektronik” diye tarif ediyor, bazılarına göre ise düşsel pop yapıyorlar. ABD’li bu beş genç müzisyeni benim […]

Read More

Mithat Şen: “Hikaye büyük bir tuzak”

Beden, binlerce yıllık görsel sanatlar tarihinde en çok üretilmiş imge. Mithat Şen de çok uzun süredir beden resimleri yapıyor. Ama onun bedenleri tamamen özel ve başka bir evrene ait. Hem yazıyı hem figürü andıran fakat ne hat ne figür olan yapılar bunlar. Bugüne dek üzerlerine çok yazıldı, hatta birkaç da kitap kaleme alındı, ama bana […]

Read More