









Bazı kitaplar okumaya başlar başlamaz şölene dönüşür; konu ne olursa olsun mutluluk yaratır. Feride Çiçekoğlu’nun Metis Yayınları’ndan çıkan “Şehrin İtirazı” kitabı da benim için öyle. Çiçekoğlu isyanını, öfkesini gizleyemediği fakat naifliğinden hiçbir şey kaybetmeyen diliyle, benim gibi sinemayla başı hoş olmayanların bile ilgisini hep canlı tutuyor. Alt başlığı “Gezi Direnişi Öncesi İstanbul Filmlerinde İsyan Eşiği” […]
Read More
Mehmet Erdugan’la sevgili arkadaşım Sayım Çınar sayesinde tanıştım ve sinema aşkından etkilendim, bilgisine, zevkine hayran kaldım. Bu hafta gösterime giren “Mad Max: Fury Road”a beni götürdüğü için kendisine ayrıca minettarım, resmen üç gündür “Mad Max” sarhoşluğu yaşıyorum. O ne güzel bir gündü öyle :) Her neyse, esas haberim şu: Mehmet’in bundan sonra Egoist Okur’da Vertigo […]
Read More
Bir süredir Barselona’da yaşayan Nermin Yıldırım’la Doğan Kitap’tan çıkan son romanı “Unutma Dersleri” vesilesiyle bir röportaj yaptık ve romanını, Barselona ile İstanbul arasında mekik dokuduğu hayatını, rastlantı eseri bulduğu Mazi İmha Merkezi’nde aşkının acısını değil ama ona yaşattığı mutlulukları unutmak isteyen kahramanı Feribe’yi konuştuk. Yazıyla ilişkisinin ne zaman, nasıl başladığını sorduğumda, “Sanırım hep hayatımdaydı yazı. […]
Read More
Akademisyen Lucien X. Polastron, Everest Yayınları’ndan çıkan şahane kitabı “Kitap Yakmanın Tarihi”nde bir kitapseverin en büyük kâbusunu anlatıyor ve kitapların, kimi zaman da koca koca kütüphanelerin insanın küçük hırsları uğruna barbarca yok edilmesinden bahsediyor. Polastron, “Herkes gibi ben de İskenderiye ya da Qin Shiuang Di kütüphanelerinin hikâyelerini biliyordum. Derken kâğıdın evrensel tarihi hakkında çalışmaya başladım […]
Read More
Arif Mardin’in kız kardeşi. Haldun Dormen’in eski eşi. Ayşe Arman’ın kayınvalidesi. Ve elbette bir süredir Alya’nın babaannesi. Betûl Mardin, “halkla ilişkiler” dendiğinde akla gelen ilk isim. Benzersiz bir şahsiyet. Yıllardır topuzundan, pantolonundan ve bastonundan vazgeçmemiş. Bunları şekle dair ayrıntılar sanıyorsanız yanılıyorsunuz; Betûl Mardin, sadece nasıl biri olacağına değil, nasıl görüneceğine de baştan karar vermiş ve […]
Read More
İsmail Güzelsoy, “Fennî Sihirler” adıyla yayımlanacak romanların ilki olan “Değmez”de var oluşa ilişkin büyüleri şimdiye kadar tam anlamıyla çözülememiş fakat birbirleriyle sıkı bir ilişki içinde oldukları hep sezilmiş iki büyük sırrı iç içe işliyor: Aşk ve ölüm. Ayrıca bize “kendisine benzemeyen hiçbir şeye yaşam hakkı tanımayan öfkeli kalabalığın çocukları” olduğumuzu hatırlatırken, aşkın ve ölümün yarattığı […]
Read More
Artık hepimizin malumu; ister sadece arkadaş olsun ister sık sık uğranan bir sahaf yahut daha başka, daha mühim bir şey, Arzu’nun hayatına girmiş, girecek bütün erkekler Reşad Ekrem Koçu’yu bilmek, kabullenmek zorunda. Arzu dediğim, biliyorsunuz, fotoğraftaki güzel, tatlı kız. Egoist Okur’un yazarlarından. Bu defa Doğan Kitap’ın yeniden yayınlamaya başladığı Reşad Ekrem Koçu külliyatını yazdı. Daha doğrusu […]
Read More
“Şimdi ben uzun bir uçak yolculuğunun ardından vardığım garip bir Avrupa şehrindeyim. Dışarıda son model arabalar, evin içinde üst üste yığılmış eşyalar, televizyonda reklamlar ve bitmek bilmeyen oyun havaları… Sizi temin ederim ki bayanlar baylar, burası soytarılarla dolu, mülevves kokulu, korkunç bir panayır alanı! Hediye edildiğim kadın, beni kıymetli el yazması kitaplar gibi, kitaplığının nezih […]
Read More
Bir vakitler Replikas’tan bir Efkar Karması istemiştim. Listelerinde çok güzel şarkılar vardı, biri de Olivier Messiaen’ın Oraison’uydu. Ondes Mertonet adlı bir elektronik enstrüman için yazılan büyüleyici bir müzik. Ondes Mertonet’in herhalde bizim dilimizde bir karşılığı yok. Görünüşü küçük bir orga, sesi ise teremine benziyor. Léo Ferré’nin Charles Baudelaire şiirlerini okuduğu albümde fon müziği ondes mertonet’le çalınıyor. […]
Read More
İş Sanat Kibele Galerisi’nde açılan “Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Çağdaşlarından Mektuplar – Biz Mektup Yazardık” sergisinde, Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun bir dönem büyük bir aşk yaşadığı ve “Karadutum” dediği Mari Gerekmezyan’la mektuplaşmaları da yer alıyor. Bedri Rahmi ile bazılarının “Türkiye’nin Camille Claudel’i” dediği Mari Gerekmezyan’ın hikâyesi kısaca şöyle… Biz Mektup Yazardık: Bir döneme ışık tutan mektuplar […]
Read More
Bedri Rahmi’nin hem kendi yakınları hem de yakın tarihimizin önde gelen sanatçıları, siyasetçileri ve iş adamlarıyla mektuplaşmalarından oluşan “Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Çağdaşlarından Mektuplar – Biz Mektup Yazardık” 20 Haziran’a kadar gezilebilecek. Sergide yakın tarihimize ayna tutan bu mektupların yanı sıra sanatçının eserlerinden seçmeler de yer alıyor. Bir dönem sanatçıların çektiği maddi sıkıntılara da şahit […]
Read More
Hande Altaylı’nın “Kahperengi”sini sevmiştim ama yeni romanını daha da sevdim. “Delice”, cüretkar bir kitap. İçinde aşk var, ilişkiler var, cinsellik var, hırs var, mizah var ama tuhaf, değişik, irkiltici… Karakterler de öyle. Güzel olmadıkları gibi “iyi” bile değiller. En azından alışık olduğumuz tarzda bir güzellikleri, iyilikleri ve cazibeleri yok. Okurken ilkin bana epey itici geldiler. […]
Read More