Egoist okur

Kadınlar için karanlık zamanlar mı?

T.C. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na bağlı KSGM (Kadın Statüsü Genel Müdürlüğü) verilerine göre, 2011-2013 arasında şiddete uğramış kadınların yüzde 92.5’u aile içi şiddet mağduru. Kadına yönelik şiddetle ilgili verilere baktığımızda ürkütücü rakamlar çıkıyor karşımıza. Acaba gerçekten öyle mi, yoksa bütün bu karanlık aslında ataerkil düzenin ciddi şekilde sarsıldığının ve kadınların hızla güç kazandığının göstergesi […]

Read More

Ayşe Düzkan: “Mutlu aile fotolarında şiddet, sömürü, mutsuzluk var”

Aile içinde şiddete uğrayanların medeni hallerine bakarsak… Resmi nikahlı eşinden şiddet gören kadın oranı yüzde 11.8, dini nikahlı eşinden şiddet gören kadın oranı yüzde 5.6. Hem resmi hem dini nikahlı eşinden şiddet gören kadın oranıysa yüzde 52.9’la tavan yapıyor. Ayrı yaşadığı eşinden şiddet gören kadınların oranı yüzde 1.0, boşandığı eşinden şiddet gören kadınların oranı yüzde […]

Read More

Berrin Sönmez: “Kimse masum değil; hepimiz kadına şiddetin ortağıyız”

Aile içi şiddet gören kadınların yüzde 94.0’ı çalışmıyor, yüzde 6.0’ı çalışıyor. Soyal güvencesi olanların oranı yüzde 47, olmayanların oranı yüzde 53. Okuma yazma bilmeyenlerin oranı yüzde 33.5, ilkokul mezunu olanların oranıysa yüzde 29.3. kadınların öğrenim durumu arttıkça şiddete uğrama durumları da düşüyor. Üniversite mezunu olanlar toplamda sadece yüzde 2.8’lik bir bölümü oluşturuyor. “Kur’an, içinde ‘kadın […]

Read More

Aksu Bora: “Kadınların skandala değil, güçlenmeye ihtiyaçları var”

Aile içi şiddetin türüne bakıldığında yüzde 37’lik oranda fiziksel şiddet kullanıldığını görüyoruz. Ama daha yüksek oranlar da var: Yüzde 83.5’lik oranında psikolojik şiddet, yüzde 89.1 oranında ekonomik şiddet, yüzde 65.7 oranında sözel şiddet uygulanıyor. cinsel şiddet oranı yüzde 21.6. Ayizi Yayınevi ve Amargi Dergi’den Aksu Bora, “Feminizm son 30 yılda ciddi kök saldı, gelişti, yayıldı. […]

Read More

Seray Şahiner: “Devlet bize belalı eski kocamız gibi davranıyor”

Aile içi şiddete uğrayan kadınlardan görücü usulüyle evlenenlerin oranı yüzde 69.0, anlaşarak severek evlenenlerin oranı yüzde 22.9, evliliğe zorlananların oranıysa yüzde 8.1. “Antabus” adlı romanında kadına şiddeti ele alan yazar Seray Şahiner, “Kadının iş hayatında ve sokakta görünür hale gelmesi devletin de kocanın da işine gelmiyor. Zaten çoğu zaman devlet belalı eski kocamız gibi davranıyor […]

Read More

Gaye Cön Şakar: “Rolleri ellerinden alınan erkekler şiddete başvuruyor”

Aile içi şiddet uygulayanın kimliğine bakıldığında başı yüzde 67.6’lık bir oranla kocalar çekiyor. Yüzde 14.8 babalar ve ağabeyler, yüzde 4.4 ailedeki diğer kadınlar, yüzde 2.8 oğullar, yüzde 2.0 kayınpederler ve kayınbiraderlerin şiddet uyguladığı görülüyor. Gaye Cön Şakar’a “feminist” sözcüğünü duyunca öcü görmüş gibi olan erkekler ve kadınların varlığını hatırlatıyorum. “Çünkü Türkiye’de feminizm erkek düşmanlığı olarak […]

Read More

Aşırı tutkulu okurlar, ŞEHRAZAT SENDROMU’na dikkat!

Maryanne Wolf imzalı “Proust ve Mürekkepbalığı”, “okuyan beynin” tarihini, yazının icadından başlayarak anlatıyor: İlk okuma nasıl gerçekleşti? Sokrates yazıya neden karşı çıktı? Beyin okumayı nasıl öğrendi, öğrenmeseydi ne olurdu? Peki ya Şehrazat sendromunun konuyla ilgisi? “O iyi kalpli Bay Holmes’u mu öldüreceksin? Arthur, sakın buna cüret edeyim deme!!” Stephen King’in “Misery”sinin manyak karakteri Annie Wilkes’i […]

Read More

“Geceleri hikaye anlatan adamlar” bize neyi gösteriyor?

Size okuduğumda nefesimi kesen bir şey anlatacağım… Avusturyalı tarihçi, diplomat ve Doğu bilimleri uzmanı Baron von Hammer-Purgstall, bir metninde doğu masallarında geçen “confabulatores nocturne”, yani “geceleri hikâye anlatan adamlar”dan bahseder. Eski bir Pers elyazmasına göre, uykusuzluktan mustarip Büyük İskender, etrafına bu tür insanları toplarmış, geceleri sıkıntıdan patlamamak için… Okuduğumda nefesimin kesildiğini hissettim, birkaç yüzyıl sonrasında tarihlenen […]

Read More

Daha daha Zeki Müren: Paşa’nın 7 sırrı

Zeki’nin Müren’le mülâkatıyla başlayıp Paşa’nın aşk tarifiyle devam ediyoruz. Ardından “Sanat Güneşi”nin irili ufaklı birkaç sırrı geliyor. Akademi anılarını gardrobuyla ilgili ayrıntılar takip ediyor. Son olarak kış kapıda ya; kendisinden içimizi ısıtacak, ruhumuzu alevlendirecek şahane bir kokteyl tarifi alıyoruz. Ve “ıslak uykulu” bir şiiriyle bitiriyoruz… Finalde pastanın kreması, yani bir galeri var…  Zeki Müren’imizin sırlarından bazıları onunla […]

Read More

Heinrich Böll’le zamanda yolculuk: Balık Tutma Dersi

TUDEM Yayın Grubu’ndan DESEN imzası taşıyan kitabın yalnızca çocuklar için yazıldığını söylemek zor; zira ilk çıkış noktası çocuklar değil. 1963 yılında Anekdote zur Senkung der Arbeitsmoral adıyla Almanca yayımlanan metin, sıkı bir kapitalizm eleştirisi. Bu metnin bugün elimizde böyle bir kitaba dönüşmesi ise, sanatın dönüşebilirliği ve her yaşa ulaşabilirliğine harika bir örnek. Heinrich Böll’le zamanda […]

Read More

Memleketin ilk rock starı: ZEKİ MÜREN

Derya Bengi’nin hazırladığı “İşte Benim Zeki Müren” sergisi, sanat dünyamızın en parlak yıldızlarından birini, bir bakıma Türk sanat müziğinin rock star’ını ağırlıyor. Geçen hafta gittim gezdim… Çıkarken çok sevdiğim bir arkadaştan ayrılmışım gibi üzgün olduğumu fark ettim. Buraya yine gelebilir, her şeyi baştan gezebilirdim elbette ama yine de bitti diye üzülüyordum işte. Bu harikulâde sergiye siz […]

Read More

Pin-up kızlarının hiç de masum olmayan tarihi

Yazıya günümüzün en ünlü pin-up kızı Kim Kardashian’la başladım ama aslında konum rock müzik tarihçisi, arşivci ve yazar Güven Erkin Erkal’ın “Türkiye’nin Güzel Tarihi” adlı kitabıydı. Kitabın sayfalarını karıştırırken, savaşı katlanılır kılan güzel kızlardan posterlerde milliyetçi ya da dini vurgulara kadar çok şey gördüm, hatta sonunda genre dönüp dolaşıp Kardashian çağında tam gaz süren ırkçılığa […]

Read More

Kaan Koç: “Görüp artırıyorum; şiir o mucizenin ta kendisidir”

Ne maceralı söyleşi oldu! Anlatsam sanattan, şiirden, güzellikten, iyilikten esirgediğimiz özenin, ilginin de hikayesi olurdu ama boşverin anlatmayayım. İşin macera kısmını şimdilik unutup şiire bakalım. Ve şaire. Şiirin, şairin kıymetini bilen ruha… Kaan Koç’un Çok Tanrılı Sular’ın ardından 6:45 Yayınları’ndan çıkan ikinci kitabı Biraz Konuşmasak çıktı ya, onunla bir röportaj ne kadar güzel olur diye düşünerek arkadaşım Onur […]

Read More

Sevgi Saygı: “İlham kaynağım insanın varoluş ve yok edicilik yeteneği”

Sermet ile Efsa, Hitler’in 53’üncü yaş gününde doğan ikiz bebekler. Birbirlerinden güneş ve ay kadar farklılar. Biri erkek biri kız. Biri güzel biri çirkin. Biri sağlıklı biri hasta. Biri çok seviliyor, biri istenmiyor. Sermet şımartıldıkça şımartılıyor, Efsa’dan ise korkuluyor… Cumhuriyet’in ilk  yıllarında geçen Peri Efsa, ON8 kitap’tan çıkan bir roman. Yazarı Sevgi Saygı’yı biz aslında sinemadan tanıyoruz. Yıllar sonra […]

Read More

Nermin Yıldırım: Atlamak düşmekten iyidir!

“On dört yaşındaydım ve dünyadan çok sıkılmıştım. Bana kalırsa yeterince yaşamıştım. Yara gibi bir şeydi hayat. Ağılıysa, hele de acıyorsa, en temizi kesip atmaktı.” “Kesip atmakta usta sayılırdım. Çünkü korkaktım. En kolay korkaklar kesip atar.” Unutma Beni Apartmanı, Rüyalar Anlatılmaz ve Saklı Bahçeler Haritası adlı romanların yazarı Nermin Yıldırım’dan yaralarımıza ilaç niyetine. Atlamak düşmekten iyidir! […]

Read More

MYTHPUNK: Öfke, keder, hır gür, karmaşa, isyan…

İslam mitolojisini dijital kültürle buluşturan Elif. Kadim Rus efsanelerini 21’inci yüzyıla taşıyan Ölümsüz. Mythpunk türünde ürün veren yeni kuşak fantastikçilerden bazıları… İki roman da Monokl Yayınları’ndan çıktı. MYTHPUNK’a küçük bir giriş Monokl, Alain Badiou, Emmanuel Levinas, Jean-Luc Nancy, Michel Henry, Jacques Derrida, Jacques Lacan, Pierre Bourdieu, Felix Guattari, Maurice Blanchot, Georges Bataille ve Jacques Rancier […]

Read More

Gece okunacak hikayeler ve Betül Gönüllü

Bu sabah Betül Gönüllü’den gelen e-posta, hem yüzüme koskocaman bir gülümsemenin yerleşmesini sağladı hem de benimle ve Egoist Okur’la ilgili yazdıkları resmen gözlerimden yaş getirdi. Betül Gönüllü, hayatını kitap resimleyerek kazanan genç bir sanatçı. Günün birinde internette TUDEM Yayınları’nın Bana Bir Kitap Çek yarışmasının ilanını görüyor ve ilk kez düzenlenen bu yarışmaya katılarak birinci oluyor. İzleyeceksiniz, Chris […]

Read More

Nazlı Eray, “güzel kadınlardan korkan ıssız adam” Tanpınar’ı anlattı

Festivali ITEF’e, yabancı dillere çevrilen romanlarına, Huzur ve Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nden yapılacağı söylenen dizi ve film uyarlamalarına rağmen, geç keşfettiğimiz Tanpınar’ı bugüne kadar hakkıyla anlatabilen, daha doğrusu anlatmaya yeltenen olmadı. Deneyenler oldu ama hepsinde eksik bir sürü şey vardı… Sırada Nazlı Eray’ın yeni romanı var. Eray aynı anda hem hüzünlü hem şakacı olabilen kendine has […]

Read More

Edith Piaf: “Senin mutluluğun için her şeyi yaparım…”

Kızkardeşi Simone, Kaldırım Serçesi kitabında anlatıyor… “Ablam Edith… Babamız birdi, kötü adam da değildi ama sık sık ve esaslı dayak atardı. Sonra büyüdük, sokaklara çıktık, ara sokaklarda, kaldırımlarda hem sürttük hem şarkı söyledik. Edith daha Edith Piaf değildi, hayatı ve erkekleri bir arada tanıdık. Daha yirmisine gelmeden ‘Aşk ılındı mı ya ısıtmak gerekir ya da […]

Read More

Hamdi Koç-Teoman: “Özgür değilsen eğer, ‘Denedim’ bile diyemezsin”

Picus dergisindeki ilk günlerimdi; Teoman, Hamdi Koç’la konuşmuştu. Büyük olay olmuş, ortalık birbirine girmişti… “Kadın” yazarlardan erkek eleştirmenlere hatta damperli kamyonculara (!) kadar herkes alınacak bir şey bulmuştu Hamdi’nin söylediklerinde. Geçenlerde onun GQ dergisi tarafından yılın erkeği seçildiğini öğrenince geldi aklıma. Dedim ki içimden, “Böyle seksist ve demode erkek/kadın seçmeleri yapmak 1950’lerde, 60’larda, hadi bilemedin […]

Read More

Neslihan Elagöz Lydia Davis’in öykülerini yazdı: Motive edici, çünkü çok kötü!

Neslihan (Siz Mutlu Gözler) dün bir mesaj attı ve Lydia Davis’in arkadaşım olup olmadığını sordu.  “Yooo” dedim, “Arkadaşım falan değil.” İsmine ve kapağına bayıldığı bir Lydia Davis kitabını almış ve… nefret etmiş. Sonra da oturup Egoist için yazmış. Acaba yayınlar mıyım diye soruyor. “Lydia kankam da olsa fark etmez” dedim. Neyse işte, böylece gecenin bir […]

Read More

“Dev” bir müzisyenin romanı: DEVİN ŞARKISI

Müzik yazarı Raife Polat’ın Günışığı Kitaplığı’ndan çıkan Devin Şarkısı adlı romanı birkaç çocuğun ormanda iki deve rastlamasıyla başlıyor. Birbirlerine çok âşık bu iki devden İgıl romanın sonunda bir rock stara dönüşüyor. Müzik piyasasının içinden biri olan Sadi Güran’ın harikulâde illüstrasyonlarıyla zenginleşen roman müziğin adeta tılsımlı bir etkiyle sınırları ortadan kaldırabildiğini, birbirinden apayrı dünyaları buluşturabildiğini dile […]

Read More

Ya anneniz bir goril olsaydı?

Gökçe Gökçeer bu kez başka türlü bir kitap tanıtmış. Adı bile, “Hey burada bir duralım, bu kitaba mutlaka bakalım” diyor. Benim Annem Bir Goril’in yazarı Frida Nilsson. Bize bir kez daha yeni bir yazar, yeni bir kitap ve yeni bir yayınevi (Habitus Minör) keşfettirdiği için teşekkürler Gökçe :)  Sağda Benim Annem Bir Goril adlı kitabın yazarını görüyorsunuz. […]

Read More