Egoist okur

Yan Lianke, Alfred Jarry ve Adam Phillips’den YENİ KİTAPLAR

Yeni nesil Çinli yazarlar arasında sivri diliyle öne çıkan Yan Lianke’nin ödüllü romanı “Lenin’den Öpücükler”, Final Kültür Sanat Yayınları’ndan; Dada’nın babalarından Alfred Jarry’den “Patafizikçi Doktor Faustroll’un Davranış ve Görüşleri” Sel Yayıncılık’tan ve psikanalist Adam Phillips’in, seçerken kaçırdıklarımız, daha doğrusu bir hayatı seçtiğimiz için mahrum kaldığımızı düşündüğümüz başka hayatlar üzerine kafa yorduğu “Kaçırdıklarımız” ise Metis yayınları’ndan […]

Read More

Muriel Barbery: “Bahçemden topladığım kabak ve pancarlarla leziz çorbalar yapmak gurur veriyor”

“Kirpinin Zarafeti” adlı romanıyla keşfettiğimiz Fransız edebiyatçı Muriel Barbery, Kırmızı Kedi Yayınları’ndan çıkan “Gurmenin Son Yemeği” adlı romanında Marcel Proust’un adımlarını takip ederek yiyeceklerin peşinde hazza dair bir yolculuğa çıkıyor. Bu yolculukta hem dünyanın kendi çevresinde döndüğünü sanan bir yemek eleştirmeninin ehlileşme sürecini anlatıyor hem de ekmekten dondurmaya birçok lezzetin hayatımızdaki yerini araştırıyor. Bu lezzetlerden […]

Read More

Ümit Ünal: “Teyzem bana bir hikaye armağan etti…”

Ne izlediğime kimsenin karışmadığı yıllardı… 1990’larda küçük bir çocuk olanlar iyi bilir; henüz çocuk gelişimi kuralları kitaplardan halka inmemişti. ‘Aman çocuğum kötü etkilenmesin’ kavramını benimsememiş anne babalarımızın yanında hayatın gerçeklerini birebir yaşayarak büyüyen, rahat çocuklardık biz. Esirgemek, kaza ve belayla sınırlıydı ebeveynler için. Diğerleri fasa fiso… Bu nedenle, televizyonda ne izlediğime de karışılmazdı. İyi ki […]

Read More

Jehan Barbur sordu, Neslihan Önderoğlu anlattı…

Dünya güzeli iki kadın. Biri canım arkadaşım Neslihan Önderoğlu, diğeri çok sevdiğim Jehan Barbur. Neslihan son yıllarda çıkan en yetkin öykü yazarlarından biri. “İçeri Girmez miydiniz?” ve “Mevsim Normalleri” adlı kitapları müthiş… “Bana Sesini Bırak” diye çocuklar için yazdığı bir de romanı var. (Benden duymuş olmayın ama önümüzdeki ay yeni kitabını okuyacağız.) Jehan Barbur ise […]

Read More

Tevfik Uyar: Pardon, siz hâlâ astrolojiye inanıyor musunuz?

Önce itiraflar: Geçmişte astroloji yazarlığı yapmış, hatta bir de astroloji dergisi çıkarmışlığım var. Şöyle ki… Gazetecilikte ilk işim Vizyon dergisindeydi. Galiba 1989’da, stajyer olarak girmiştim. Benden iki şey bekleniyordu; yayın yönetmeninin röportaj kasetlerini deşifre edecek, bir de astroloji sayfasını canımın istediği gibi dolduracaktım. “Nasıl olur, hık mık” diyecek oldum, dinlemediler. Her stajyerin bildiği gibi dergilerde […]

Read More

KARELİ DÜKKÂN’ın hikâyesi

Kareli Dükkân’ı Instagram’da keşfettim. Genç bir kız minik kanaviçe kasnakları görünümde kolyeler yapıyordu. (Meğer yalnız değilmiş, annesiyle birlikte üretiyorlarmış.) Kasnakların içini de romanlardan, şiirlerden esinlenerek ve elbette el emeği göz nuru işlemelerle dolduruyordu. Bu rengârenk cicili bicili kolyeleri ben çok sevdim ve sizinle de paylaşmak istedim. Ama önce Kareli Dükkân’ın iki yaratıcısından biri olan Pınar […]

Read More

Dünyanın şakası, aylak zevkler ve peruklar

“İki Genç Kız” ve “Hatırla Sevgili”den tanıdığımız aktris Feride Çetin ilk öykü kitabıyla okur karşısında: “Duyulur Dünyanın Şakası” İletişim Yayınları’ndan çıktı. İngiltere’nin iki “uzman” aylağı Tom Hodgkinson ve Dan Kieran’ın yazdığı “Aylak Zevkler Kitabı”nı Maya Kitap yayınladı. İkili kitapta hayatın parayla satın alınamayacak zevklerini anlatıyor. Erken dönem bir Osmanlı feministi olarak da öne çıkan Fatma […]

Read More

Çocuklarla okuyoruz…

Çocuklarlayız… Hayranı olduğumuz yazar ve çizer Shaun Tan’in çocukluğuna gidiyor, onun büyülü dünyasında kayboluyoruz. (Desen Yayınları) Amerikalı yazar Susan Verde’yle ödüllü illüstratör Peter H. Reynolds’un “Müze”sinde sanatın hayatımızdaki önemini bir kez daha kavrıyoruz. (Günışığı Kitaplığı) Boks antrenörlüğünden ressam ve heykeltıraşlara modellik yapmaya, muz plantasyonlarında hamallıktan gece kulüplerinde garsonluğa kadar çeşitli işlerde çalışmış vesonunda yazarlıkta karar […]

Read More

Osmanlı’dan ÇILGIN yemek tarifleri

Size daha önce Avanzade Mehmed Süleyman’ın sebze, çorba ve yumurta pişirme usullerine dair üç ayrı risalesinden oluşan “Aile Aşçısı” adlı kitaptan kısaca söz etmiştim. Şimdi uzun uzun anlatmak zamanı… Kitapta hiç alışık olmadığımız türden bol kolesterollü, bol meyveli, bol hıyarlı tarifler, üstelik kısmen orijinalleriyle kısmen de günümüze uyarlanmış biçimleriyle yer alıyor. “Hezarfen” Avanzade Mehmed Süleyman’ın […]

Read More

Başkan’ın bütün kitapları

ABD Başkanı Barack Obama’nın 23 Ağustos’a kadar Martha’s Vineyard’da yaz tatilinde olacağını sağır sultan bile duydu. Hatta Beyaz Saray’ın PR’cıları sağolsun, Obama’nın orada kaldığı günlerde hangi kitapları okuduğunu, okuyacağını da öğrendik. Altı kitaplık liste perşembe günü yayınlandı. Listeyi merak ediyorsanız, hiçbirini okumadım ama ilk bakışta bana fazla “New York Times” geldi. Alan Bennett’dan şahane bir […]

Read More

M.K. Perker: “UFO yaklaştı, yaklaştı ve tam tepemizde durdu…”

Kutlukhan Perker haftalık mizah dergisi Penguen’de çıkmış çizgi öykülerini “Öyle Bir Geçer Zaman Ki” adıyla kitap olarak bir araya getirdi. Perker’in çizgi romanlarından, uzun soluklu işlerinden farklı olarak bu çok kısa öykülerde onun hayatından anlar, kişiler, olaylar var… Kiminde çocukluğunu, ailesiyle, arkadaşlarıyla arasında geçen matrak olayları okuyoruz, kiminde de “Çorbacıda Bitsin Bütün Sabahlar” serisinde olduğu […]

Read More

ÇİMEN YAPRAKLARI: Gerçek bir edebiyat deneyimi

“Bir dükkânda çalışırsanız, ben size o dükkânda en yakınlardan yakın sokulup çalışırım/ Kardeşine ya da en yakın arkadaşına armağanlar verirsen, ben de isterim kardeşin ya da en yakın arkadaşın gibi o armağanlardan/ Sevgilin, kocan, karın gündüz ya da gece hoş karşılanırsa, ben de onlar gibi hoş karşılanmalıyım/ Sen alçalır, suç işler, hasta olursan, ben de […]

Read More

Bir ön sevişme şekli olarak dondurma

Bu yazıyı geçen sene, Emine Şenlikoğlu, “Dondurma firmalarının amacının satış yapmak değil ‘rezilliği ve fuhşıyatı’ normal göstermeye çalışmak olduğunu ve ahirette onlardan davacı olacağını” söylediğinde yazmıştım. Yani şöyle… Düşünmüş, düşünmüş, Şenlikoğlu’na yardımcı olmak için sadece dondurmanın değil, çikolata, kremalı pasta, meyveli puding, kiraz, çilek, incir, şeftali, limon suyu, yumurta sarısı, sebzeli Çin çorbası gibi cinselliği […]

Read More

Küçük feministlere, dedektiflere, seyyahlara

Küçük bir kız soruyor: Feminizmi konuşmak için neden büyümeyi beklemeliyim? Peki ya polisiye romanlar okumak, dünyayı tanımak için? Tamam kabul, erkek çocuklar da bu soruyu sorabilir. Soruyor da. Cevap: Beklemek zorunda değilsiniz; feminizmden konuşabilir, polisiye entrikalara çözüm arayabilir, dünyayı gezebilirsiniz… Sassa Buregren imzalı “Küçük Feministin Kitabı” Güldünya’dan, Silvia Roncaglia imzalı “İyi Uykular Dedektif” Günışığı’ndan, Saide […]

Read More

Mahsa Mohebali: “Zihnimiz, bir aşk romanları bombardımanı altında”

“Çocukluğumdan beri okumayı sever, öykü, roman, tarih, elime ne geçerse okurdum” diye anlatıyor Mahsa Mohebali. 16 yaşındayken Reza Baraheni’nin yaratıcı yazarlık atölyesine gitmiş ve önce ilk öyküsünü, sonra da ilk romanının taslaklarını yazmış. Üniversitede müzik okumaya başlayınca, yazmaya ara vermiş. Ta ki bir gün “Mutlu insan, hobisini işe dönüştürebilen insandır” sözünü işitene kadar. Müzik eğitimini […]

Read More

Uzun mesafe içicisi: Bukowski şarkıları

Ekşi Sözlük’te “Bukowski okuyup Tom Waits dinleyen kadınlar” diye bir entry görünce aklıma geldi bu. Bukowski’yi gençken okumuştum, bir daha da okumam sanıyordum ama bu ara etrafımda o kadar çok Bukowski hayranı var ki “Ben neyi kaçırdım acaba?” diye  yeniden bir göz atabilirim. Tom Waits de zaten bir röportajında, Bukowski’nin “müzikal bir ruhu olduğunu” ve […]

Read More

“O sabah Mona Lisa bana pek de güzel görünmedi!”

81 yaşında olmasına rağmen hâlâ çok ama çok seksi görünen Sophia Loren’in otobiyografisini, “Dün, Bügün, Yarın: Bütün Hayatım” adıyla Kırmızı Kedi Yayınları bastı. İtalyan Sineması’nın efsane yıldızı ve bana göre bu dünyanın gelmiş geçmiş en güzel iki üç kadınından biri olan Sophia Loren’in kitabında karşımıza cazibesine ve şöhretine rağmen şaşırtıcı derecede ürkek bir kadın çıkıyor. […]

Read More

Özlem Kumrular: “Yazarken kendim bile acıkıyorum…”

Tarihçi Özlem Kumrular’ın “Hoşça Kal Milano Hoşça Kal Aşkım” adlı romanı yeni değil aslında; epey zaman önce yayınlanmış ve bir köşede kalmıştı. Yitik Ülke Yayınları bu çok eğlenceli, üstelik sözünü ettiği türlü çeşit İtalyan yemeği, tadı, kokusu sebebiyle kesinlikle iştah açan romanı yeniden yayınlayarak çok iyi etti. Konu? Şöyle: Milano’ya aşkı, heyecanı ve kahkahayı getiren […]

Read More

Jung Karması: Bu şarkıları gölgenizle dinleyin!

Yeni bir mixtape’in zamanı gelmişti de geçiyordu. “Gölge”nin isim babası Jung’a dair şarkıları derlemek iyi bir fikir gibi geldi bana. Bakalım neler bulmuşum… Steve Taylor, Jung and the Restless derken şüphesiz basit bir kelime oyunu yapıyordu, o yüzden onu geçelim. Fakat The Beatles’ı kolayca geçemeyiz. Sgt. Pepper’s Lonely Heart Club Band albümünün kapağındaki suretleri hatırlarsınız. […]

Read More

Patricia Duncker: “Beni kemiklerime kadar sarıp sarmalamayacaksa, bir kitabı okumam”

İngiliz yazar Patricia Duncker’ın bol ödüllü romanı “Foucault’yu Sayıklamak”; bir yazarla okuru arasındaki, diğer her türlü ilişkiden daha kuvvetli o tuhaf zihinsel ilişki üzerine çok etkileyici bir kitap. Romanın ilham kaynağı ise Fransız sosyal teorist, tarihçi, edebiyat eleştirmeni, antropolog ve sosyolog Michel Foucault. Çok sevdiğim ve dilimize çevrildiği için mutlu olduğum bu kitapla ilgili olarak […]

Read More

“Tohum ekilmezse, masal anlatılmazsa ölür”

Rüzgar Yolgezen ve ortağı Filiz’i hatırlayacaksınız, Avrupa’yı bisikletle, üstelik beş parasız dolaştıktan sonra memlekete dönmüş ve Bisikletli Sahaf adıyla kendilerini müthiş bir iş kurmuşlardı. (Aslında yolda karşılaşmış ve birbirlerine âşık olmuşlardı.) Bisikletle kitap alıp satma işi bu çok tatlı çifti bir süre oyaladı ama sonra yeniden yollara düşmek istediler. Şimdi bir yandan unutulmuş masalları derliyor, […]

Read More

VERTIGO… Anımsayan benlik = Masalcı benlik

“Anımsayan benlik bir masalcıdır. Anılarımıza karşılık gelen tepkilerle ve aniden başlar. Bu yüzden sadece hikâye anlatıyor olmak için hikâye anlatmayız. Anılarımız bize hikâye anlattırır. Deneyimlerimizden arta kalan tek şey aslında hikâyelerdir. Ve hikâyenin en kritik noktası da nasıl bittiğidir. Sonlar çok ama çok önemlidir. Ve aşağıda okuyacağınız örnekte son, tüm hikâyeye hâkim olmaktadır.” Biricik “Vertigo’savarımız” […]

Read More

Yann Martel: “İnanmamak daha kolay ama…”

Habertürk’ün hafta sonu eklerinde beraber çalıştığımız genç arkadaşım Alihan Mestçi geçen hafta Man Booker ödüllü ve bazı eleştirmenlerin, “Okuyanın Tanrı’ya inanmasını sağlayan kitap” diye tarif ettiği  “Pi’nin Yaşamı”nın Kanadalı yazarı Yann Martel’e le konuştu.  Bildiğiniz gibi, ünlü yönetmen Ang Lee geçen yıl bu romanı sinemaya uyarlayınca Martel de dünya çapında üne kavuşmuştu. Yazarın bir enteresan […]

Read More