Egoist okur

KAYBOLMAK GÜZELDİR: 7 adımlık eylem planı

Bir arkadaş sohbetinde bir itiraf çıktı ağzımdan. “Son zamanlarda bana bir hal oldu, dua ederken bile artık daha disiplinli, vaktini daha iyi kullanan biri olmayı dilemeye başladım” deyiverdim… Bu ara hep dağılıyorum çünkü ve kendimi toparlamanın, şöyle bambaşka, hiç değilse daha akıllı uslu biri olmanın yolunu arıyorum. Bu yılbaşı dilekleri yazısı da böyle çıktı. Kıssadan […]

Read More

Joyce, Kafka, Faulkner, Mann, Woolf, Camus şarkıları

Kate Bush, Joy Division, Leonard Cohen, The Cure, Crash Test Dummies, Iron Maiden, Rufus Wainwright, The Zombies, Nickel Creek, Idlewild, Bloc Barty, Patrick Wolf… James Joyce, Franz Kafka, Federico Garcia Lorca,  Albert Camus, T.S. Eliot, Aldous Huxley, Thomas Mann, William Faulkner, Gertrude Stein, e.e. cummings, Virginia Woolf…  Modernizmin ustalarının majör ve minör yapıtları zaman zaman […]

Read More

Bir kelimenin ne önemi var!

Bu yıl, Antoine de Saint-Exupéry’nin ünlü kitabının hem yıllardır beklenen sinema uyarlaması gösterime girecek hem de telif hakları yasası gereği isteyen herkes artık bu dünyanın en çok satan üçüncü kitabını beş kuruş ödemeden yayınlayabilecek. Hal böyle olunca; harıl harıl yeni çeviriler yapılmaya, eski çevirilerse teker teker gün yüzüne çıkmaya başladı. En sürprizlisi şimdilik Can Yayınları etiketli […]

Read More

KÜÇÜK PRENS: Yazarının çölde gördüğü halüsinasyonlardan doğdu

Küçük Prens bana göre çocuk kitabı falan değil, olağanüstü güzel bir aşk hikayesi. Şahsen kitabın, insanın artık yapacak bir şeyi, tutunacak dalı kalmadığında bu dünyayı kendi isteğiyle terk edebilmesinin erdemini ima eden hazin ama tavırlı finalini de çok seviyorum. Yıllar önce ilk okuduğumda beni hüngür hüngür ağlatmıştı, şimdi de her seferinde aynısı oluyor, kendimi tutamıyorum. Düşününce, Antoine de Saint-Exupéry’nin bu romanı […]

Read More

Kuyrukluyıldız Eken Adam: Rüyalarımızı kim besleyecek?

Daha önce “Dedem Bir Kiraz Ağacı” adlı romanını okuyup hayran kaldığım İtalyan yazar Angela Nanetti’nin “Kuyruklıyıldız Eken Adam” adlı yeni romanı çıktı. Ağırlıklı olarak çocuklar için yazan Nanetti’nin bu romanı daha çok gençler için… Hararetle tavsiye ediyorum. Nanetti’nin sihirli dünyası hakkında biraz daha fazla şey öğrenmek isteyenler içinse onun bir makalesinden küçük bir bölüm aktarıyorum. Yazarın […]

Read More

Çocuk dediğin merak eder!

Biriciğimiz Gökçe Gökçeer, son zamanlarda bana arka arkaya güzel haberler veriyordu ama yeni yazıya vakti kalmıyordu :) Nihayet oldu. Gökçe’den çok tatlı bir seriye dair yeni yazı geldi. Esen Kitap’ın yayınladığı “Minik Bilgeler” serisi çocuklara sorular soran, sorular sorduran, bunu yaparken de onları harikulade maceralara davet eden üç kitap yayınladı: “İşte Evren”, “Rüyalar Fabrikası”, “Zihnimin Kutucukları”… […]

Read More

Nermin Yıldırım: “Ben, Bay Çetneki’nin Ceketi”

“Edebiyatımızın Er Nemeçek’i” Nermin Yıldırım yazdı bu yazıyı. Aylar önce Ot Dergi’ye… Dünyanın en şahane çocuk kitabı olan Pal Çokağı Çocukları’nın kıyıda kalmış, unutulmuş bir karakterinin ağzından. Her şeyi gören, işiten, bilen ama ko-nu-şa-ma-yan bu karakteri az sonra hatırlayacaksınız. Ve bana hak vereceksiniz; doğruya ulaşmak için bazen unutulmuş karakterlere kulak vermek gerek.  Teşekkürler Er Nemeçek… Ben, Bay Çetneki’nin […]

Read More

Tüyler Ürperten Bir Gece Yarısı: Korku + mizah

Sırada çok eğlenceli, biraz da gerilimli bir roman var: Gökçe Gökçeer birkaç ay önce “Hey Alfred, Agatha, Edgar ve Allan, orada neler oluyor?” başlıklı bir yazı yazmış ve orada Edgar Allan Poe’nun küçük-küçük-küçük yeğenleri olan şahane ikizlerin macerelarından da bahsetmişti. Serinin ikinci kitabı da nihayet çıktı. Bilginize, ilginize… Gülenay Börekçi “Korkuyorum ama öyle eğlenceli ki elimden […]

Read More

Korsan bandı, sürmeli gözler, kızıl saçlar ve yeşil karanfil

Yazarların tuhaf alışkanlıkları, farklı giyinme tarzları, türlü takıntıları olur. O kadar ki kıyafetleriyle, şapkalarıyla, papyonlarıyla özdeşleşmiş yazarlar bile vardır. Misal, papyon denince ilk aklınıza gelen isim, muhtemelen Doğan Hızlan olacaktır. “Kasketleriyle bütünleşmiş yazar kim?” diye sorsam, hemen Attila İlhan cevabını vermez misiniz? Marcel Proust ise kadife eldivenlerini o kadar çok severmiş ki, gece yatarken bile çıkarmazmış. Herhalde […]

Read More

Roboski utancı: Unutmamak için…

“Ülkemizde adalet maalesef prangalarla bağlıdır. Önce idrak, ikrar, daha sonra tövbe ve özür olmadığı sürece de bu prangalar çözülmeyecektir. Roboski katliamının acılı ailelerine ve gözümüzün önünden hiç gitmeyecek o cenaze konvoyundaki bütün canlara sonsuz sevgi ve saygıyla.” (Rakel Dink’in yazısından) 28 Aralık 2011’de, Türkiye’ye ait savaş uçakları, Şırnak/Uludere’de Roboski (Ortasu) ve Bejuh (Gülyazı) köylerinin sınıra […]

Read More

İstanbul’un gezici kitapçısı: BİSİKLETLİ SAHAF

Sahaf dükkanlarına olan düşkünlüğümü herkes bilir. Bir kitabın peşinde kaybolmak ve onu ararken adını bile duymadığım başka kitapları keşfetmek, okumak ve sohbet etmek için ideal mekanlardır. Fakat şimdi yeni bir keşfim var: Birkaç ay önce açılan Bisikletli Sahaf  yani Rüzgar Yolgezer’in gezici tezgâhı. Rüzgar’ın bir de ortağı var, Filiz. (Onlar Rüzgar ve Filiz Çöpçü olarak anılmayı […]

Read More

Orhan Pamuk’tan “Karanlık Şövalye Batman” kapağı

40 yıl düşünsem Orhan Pamuk’un bir Batman nam-ı diğer “Karanlık Şövalye” kapağı çizeceği aklıma gelmezdi. Köşedeki imzasını görmesem inanmazdım da belki. Ama işte hayat, insanın aklına gelmeyenlerin, kolay kolay inanılmayacakların pekala olabildiği bir şeydir. Orhan Pamuk ve ünlü kapak tasarımcısı Chip Kidd’in deyişiyle “Dantevâri” Batman’i (solda) ve DC Comics’in esas Batman’i (sağda) Orhan Pamuk’tan Dante’vâri […]

Read More

Dave Eggers: “Şu kahrolası kitabı yazın, dünya sizi bekliyor!”

Öğretmen bir anne babanın oğlu olan büyük Amerikalı yazar Dave Eggers, kendi hayatından yola çıkarak yazdığı Müthiş Bir Dahiden Hazin Bir Eser adlı romanıyla Pulitzer’e aday olmuştu. Ne Nedir, Vahşi Şeyler, Hızımızı Tadacaksınız öteki önemli eserleri. (Hepsi Siren Yayınları’ndan çıktı.) Eggers, yazarlık dışında editörlük, dergicilik ve yayıncılık da yapıyor.  Ve en önemlisi o, bir öğretmen. Kurduğu Valencia […]

Read More

Kafka’nın “yeraltı lezzetleri” çorbası

“Çek sarışını” Kozel’in Türkiye’de de üretilecek olması sebebiyle davet edildiğim Prag ve birkaç günlük seyahatim çok güzeldi. Fakat itiraf edeyim, Çek’lerin aşırı et tüketimi yüzünden şu sıralar yeme alışkanlıklarımı değiştirmeyi ciddi ciddi düşünüyorum. İlham kaynağım ise Prag’ın ayrılmaz parçası olan büyük yazar Franz Kafka. Aşağıda biraz Prag daha çok da Kafka var. Yeme içme alışkanlıkları, “bir […]

Read More

Kable’l-Dekadans, La Décadence, Postdecadence…

Dört haneli bir köy, rüyada görülen atlıların, karla birlikte onu yok etmeye gelmesini bekliyor… Bir profesör, üniversite binasının sessizliği içinde kendisi ile yıllanmış eşyalar arasında bir fark görmüyor… Robin Hood ruhlu bir hikâye satıcısı, hikâye yoksunluğu çeken insanlara, başka insanlardan aldığı hikâyeleri satıyor… Abu Mihran, herkesten birkaç kat daha iri bir diktatör ve üstünde artık […]

Read More

Alice’in iPod’unu karıştırdım!

Alice 19. yüzyılda, muhafazakar Victoria dönemi İngilteresinde yaşamasaydı da bugüne ait biri olsaydı hangi şarkıları dinlerdi? Şarkıları seçerken iki kritere uydum. Bir, Alice’in anlatan şarkılar. İki, Alice günümüzde yaşasa sevme ihtimali olan şarkılar… Aralarında Jefferson Airplane’den Ask Alice gibi klasikler ve favori grunge grubum Alice in Chains’ten Would var. The Red Paintings ve Marilyn Manson […]

Read More

Efkâr Karması / Arzum Uzun: UYUDUN MU?

Arzum Uzun tanıdığım en enteresan yazarlardan biri. Bu aralar maviyi deniyor olsa da kendisi benim için sarışın doğmuşlardan. Ortayı bulamayanlardan bir bakıma; komik, hüzünlü, hiperaktif, çalışkan, fazla zeki ve epeyce çatlak… Bu yüzden de sürprizli ve eğlenceli. Arzum’la “99 Yazı” röportajımız benim için zevkti. Onu zaman zaman buraya konuk etmek planlarım arasında, ne der bilmiyorum. […]

Read More

Sırasına tutunamayanların romanı: ÖLÜ REŞAT

Aslı Tohumcu yeni romanı Ölü Reşat’la önceki kitaplarından farklı bir izlek ve dille karşımıza çıkıyor. Daha önceki kitaplarında kadına yönelik şiddetle beraber gündelik hayatın üzerimizdeki şiddetini de konu alan yapıtlarıyla tanımıştık onu. Hayli sert ve depresif bir anlatımla okuyucuyu kucaklayan Tohumcu, bu bu sefer bambaşka bir uslupla geliyor. Gerginliği azaltılmış, ironisi tavan yapmış, fantastik öğelerin […]

Read More

Elif Şafak: “Yeni yılda tertemiz bir sayfa ihtimalini seviyoruz…”

Elif Şafak’la yenilenme ve dirilme arzumuzu tetikleyen ritüellerimizden, hayallerden, yaklaşan yeni yıldan, umuttan, çocukluktan, annelikten, kadınlık hallerinden hatta modadan, mutfaktan ve stilden söz ettik… Kadınca ve umutlu bir röportaj oldu. Başlayalım mı?  “Hayalperest bir çocuk ve hayalperest bir genç kızdım. Şimdi de hayalperest bir kadınım” Yeni yıl yaklaşırken dilekler dilenir, bilhassa çocuklar çok hayal kurar. […]

Read More

9 KİTAPLIK ZOR SORU: La Fontaine mi, Leyla Fonten mi?

Redhouse Kidz’in gizlediği nice esrardan biri olan Leyla Fonten epey enteresan bir şahsiyet. Meşhur fabl yazarı La Fontaine’ın torununun torununun torunu olmakla övünüyor! Ve tıpkı onun gibi hayvanlarla arası çok iyi. Evinde kediden kirpiye, köpekten fareye, kurbağadan örümceğe ne ararsanız var hatta balık, kuş ve sinek de… Tülin Kozikoğlu ve Sedat Girgin’in konuyla alakası nedir diye […]

Read More

Nilgün Belgün’den birkaç leziz çocukluk hatırası

Nilgün Belgün’le kitabımızın en gözyaşartıcı bölümleri babasına dair anlattıkları oldu. Anladığım kadarıyla, ikisi arasında çok kuvvetli, derin ama bir türlü ifade edilememiş bir sevgi vardı. Nilgün hep babası ona tatlı sözler söylesin, sarılsın, öpsün istemişti. Çocukken de, sonrasında da… Ama Atilla Bey’in katı, eğilip bükülmeyen karakterinden ötürü bu bir türlü olmamış, olamamıştı. Geçen hafta Atilla […]

Read More

KENDİ GECESİNDE: İnci Aral’dan hayaletler sahilinde aşk

“Hayaletler sahili, diye mırıldandım… Sahil hayaletleri kucaklayıp benimser. Deneyimli ve sevecendir. Kısa bir sonsuzluk duygusu bağışlar onlara. Kimlikler gizlidir, gerçekler konuşulmaz. Hiçbir şey anlatılmaz. Herkes geçici, yüzler maskedir, birilerinin kendine dair bir şeyler söylemesini beklemenin anlamı yoktur. Ertesi sabah kesinlikle unutulur yaşananlar. Herkes dıştan görünen ve bilinen kimliğine, evine, işine döner. Bütün hikâyeler başka yerlerden […]

Read More

Murat Gülsoy: “Beşir Fuat, bileklerini kesti, hissettiklerini gözlem olarak yazdı”

Ailesinden gelen genetik hastalığın tehdidi altında yaşayan ve bu yüzden günün birinde delirmekten korkan bir genç adam; Beşir Fuat… Kurtuluş için çareyi bileklerini keserek intihar etmekte buluyor. Ama büyük bir bilim âşığı olduğu için nasıl keseceğini bir yıl öncesinden uzun uzun planlıyor. Bir yıl boyunca herhangi bir hataya mahal vermemek için ince ince hesaplar yapıyor, […]

Read More