Egoist okur

Sima Özkan’la kitaplar hakkında konuştuk

Sima Özkan’ı çevirmen olarak tanıyoruz. Bugüne dek, Neil Gaiman, Emily Gravett, Isol, Steve Antony, Claire Freedman, Julia Donaldson ve Marion Deuchars yazarların eserlerini aktardı dilimize. Temiz, Bir Daha!, Dinozorlar Don Sever ve tabii sonrasında tüm don severler serisi, Uzay Denen Karanlık, Bob ve Gaga Sanatı çevirilerinden bazıları. Bir de elbette kendi yazdığı kitaplar var. Bunlardan […]

Read More

John Berger, ölüme meydan okurken

Bu yazı yazar, şair, romancı, ressam ve iyi insan John Berger‘in “Görme Biçimleri” adlı kitabındaki bir anekdottan yola çıkarak yazıldı. Hayata, ölüme ve sanata dair. İsimsiz heykeller kenti İstanbul Berger ve Kokoschka anekdotları vesilesiyle bir başka ressamın, Cezanne’ın söylediklerini hatırlayalım: “Dünyanın yaşamından bir dakika geçiyor, onu olduğu gibi resmedin.” Ölüme meydan okuyanlar: John Berger ve Oskar […]

Read More

Yalnızlığın en istisnai hali, dünyada bir başına olmak

Y kromozomunun yeryüzünden silinmiş olduğu, artık yalnızca kadınların yaşadığı bir dünya. Geçmişin siyasetinden, ekonomisinden, toplum yapısından, kültürel birikiminden, ilişki biçimlerinden nefret edilen bir dünya bu, çünkü hepsi erkek yapımı. Artık yeni kurallar var, çünkü eski insanlar yok. Constantine, böyle bir dünyaya doğan bir erkek çocuk. Nasıl olduğu bilinmiyor. Onu kapılarının önünde bulup evlat edinen iki […]

Read More

Bakalım, görelim, biraz da uçalım: 10 kitap, 10 bakış

Hayatım, Marc Chagall. Zygmunt Bauman ile Söyleşiler, Keith Tester. Kedi ve Fare, Günter Grass. Yeniden Anımsanan Savaş, Geoff Dyer. A’dan B’ye ve Gerisin Geriye, Andy Warhol. Theo’ya Mektuplar, Vincent van Gogh. Faşizm Kehanetleri, George Orwell. Simone de Beauvoir Aramızda, Julia Kristeva. Sosyalizm ve İnsan Ruhu, Oscar Wilde. İşte Leonardo Da Vinci, Joost Keizer. Hepsini hararetle tavsiye ederim. 8 KİTAP: Aşkın kırmızısı, siyahı, edebiyatı Hayatım, Marc […]

Read More

YAPRAKLAR EVİ: Deneysel ve edebi pop kültür

Geçen ay uzun roman okumayı sevmediğimi yazmış hatta destekçi olarak yanıma Anton Çehov, Saul Bellow ve Ian McEwan’ı almıştım. (Linki aşağıya bıraktım.) İşe bakın ki bu ay Monokl Yayınları’ndan çıkan Yapraklar Evi’ni yazıyorum. Uzun mu? Çok uzun. Sevdim mi? Eh, pek sayılmaz. Daha ziyade yazarının, çevirmeninin, tasarımcısının, yayınevinin çabasına saygı duydum. Uzun roman yazılmasın mı […]

Read More

Maksim Gorki’nin sipariş üzerine yazdığı nefis kitap

Sipariş ama nasıl! Okuyalım… Koleksiyon yapmayı sevmeyen biri olarak tek takıntım, bir dönem Sovyetler Birliği’nde yayınlanmış çocuk kitapları. Esas beğendiklerim, 20’lerde, 30’larda çıkanlar ama sonraki yıllarda yayınlananlara da itirazım olmaz. Bu sonrakilerden biri de Maksim Gorki’nin bir sahafta bulduğum masal kitabı oldu. Şenlikli illüstrasyonlarından dolayı görür görmez sevdim. Hikayesini öğrenince daha da çok sevdim. Anlatayım… […]

Read More

Jacques Prévert imzalı çocuk kitabı: “Küçük Eşek Bim”

Prens Mesud, Abdullah’ın Bim adlı sevimli mi sevimli eşeğini çalar, çalmakla da kalmaz zavallı eşeğin kulaklarını kesmeye, onu soytarı gibi boyamaya kalkar. İşin kötüsü, Bim’i kurtarayım derken Abdullah yakalanıp hapse atılır. Neyse ki sonradan pişman olan Mesud, kötülüğünü affettirmek için Bim’le Abdullah’ı serbest bırakmaya karar verir. Ama iş işten geçmek üzeredir, çünkü  Mesud’un Bim’i çoktan […]

Read More

H. Salih Zengin: “Masalsız bir çocukluk, yitik bir çocukluktur”

Sarı Kedi karşı kıyıdaki arkadaşlarının yanına geçmenin çaresini arıyor. Fakat yüzme bilmeyen bir kedi olarak o koca denizi nasıl geçecekti ki? Peki ya her gece odasına çekilip yatağında kitap okuyan ve masalları çok seven küçük Zeze? Geceleri gözünde gözlüğü‚ elinde kitabı uyuyakaldığında ne oluyor, Zeze ne görüyor rüyasında? Bir de şuna bakın… Ormanda yaşayan hayvanlar […]

Read More

Marion Deuchars’a göre kendini sevme sanatı

Bob onun adı. Tüm kuşlar gibi bir kuş o da. Kendinden de pek memnun, kendiyle barışık. Ama bacakları sıska mı sıska! Kendisi bunun farkında bile değil üstelik. Diğer kuşlarsa acımaz mı acımasız! Bob’u küçümsemek, onun sıska bacaklarıyla alay etmek ne kadar da eğlenceli geliyor onlara. Ve Bob, kendine saygılı bir kuş da olsa, tüm kuşların […]

Read More

Joyce, Dickens, Hardy ve Lawrence’la düşsel buluşmalar

Tim Parks New Yorker için James Joyce, Charles Dickens, Thomas Hardy ve D.H. Lawrence’la tanışmanız, buluşmanız halinde yaşayacaklarınızı yazmış. Ama tabii söz konusu edebiyatçılara pek de sevecen davranmamış. Yerden yere vurmuş onları, karakterlerinin en berbat, en dayanılmaz, en pislik özelliklerini ifşa etmiş. Hepsini çok sevdiğim yazarlar olduğu için, başta biraz bozulduğumu, Parks’ın neden böyle yaptığını […]

Read More

Darian Leader: “Sağlık söz konusuysa olduğunda durumumuz Ortaçağ’dan hallice”

“Kadınlar Neden Yazdıkları Her Mektubu Göndermezler?”, “İş İşten Geçtikten Sonra Verilen Sözler” gibi kitapların yazarı klinik psikolog Darian Leader şimdi bambaşka bir kitapla okurlarının karşısında. Doğan Kitap etiketiyle yayımlanan “İnsan Neden Hasta Olur?” ufuk açan bir kitap. Yazarın bu keskin modern tıp eleştirisinde vardığı sonuç ürpertici: “Tıbbın bazı alanlarında çok ilerlemiş gibi görünüyoruz ama geri […]

Read More

Uzun roman yazılmasın mı yani?

Marcel Proust’un 9,609,000 harften oluşan (Fransızca orijinali) şahane romanı “Kayıp Zamanın Peşinde”si en uzun roman. Her şeyi bilen Umberto Eco’ya göre, Augusto Monterroso’un yedi kelimelik  “El Dinosaurio”su ise en kısa roman. Türkçesi dört kelime: “Uyandığında, dinozor hâlâ oradaydı.” Yine de fikrim aynı. Ben klasikleri ve birkaç istisnayı bir kenara bırakırsak, uzun roman sevmeyenlerdenim. Anlatayım… Adorno’dan […]

Read More

Ufkunuzu açacak 7 kitap: Kurtlarla Koşan Kadınlar ve diğerleri

Kahramanın Sonsuz Yolculuğu, Joseph Campbell. Kurtlarla Koşan Kadınlar, Clarissa Pinkola Estés. Beethoven Kuş Gözlemcisi Miydi?, David Turner. Mavibent, Maggie Nelson. Panzehir: Pozitif Düşünmeye Katlanamayanlar İçin Mutluluk, Oliver Burkeman. Aşk Dersleri, Alain de Botton. Modern İnsanın Kutsal Kitabı, Michael Norton. Aylin Aslım: “Her kadın büyücüdür aslında” Kahramanın Sonsuz Yolculuğu, Joseph Campbell Joseph Campbell’ın  mitoloji ve insan psikolojisi arasındaki güçlü bağa dair kitabı […]

Read More

Tuğçe Isıyel’e sordum: Psikanaliz, dünyayla aramızdaki fırtınayı sakinleştir mi?

Psikanalizin kurucu babası Sigmund Freud’un hayatı boyunca tek bir ödül aldığını, onun da Goethe Ödülü olduğunu ben Tuğçe Isıyel’den öğrendim. “Psikanalitik Edebiyat Okumaları” atölyeleri de düzenleyen Isıyel, psikanalizin edebiyatla kuvvetli bağlarını, ikisinin de dönüştürücü etkileri olduğunu hatta ‘bibliyotrapi’ yani kitaplarla tedavi gibi bir disiplinin de doğduğunu anlattı. Okuyalım. “Acıdan uzak durarak değil, hazza yaklaşarak mutlu […]

Read More

Celil Oker’den Hikâye Anlatıcılığı Kılavuzu

Celil Oker  yaratıcı yazarlık atölyelerinde, Joseph Campbell’ın ayak izlerini takip ediyor. Birtakım temel ilkeleri var Oker’in, “Yaratıcılık doğuştan gelen bir yetenek ya da armağan değildir, öğrenilir, yani çalışarak elde edilir” diyor mesela ve “Acaba ben de bir gün yazar olabilir miyim?” sorusunu zihnimize çakanların, insanlığın başından beri yaptığımız bir eylem konusunda kendimizi yetersiz hissetmemize sebep olduklarını […]

Read More

Tim Parks soruyor: “Edebiyat ölüyor mu?”

“Edebiyat ölüyor mu diye endişelenmemize gerek yok, çünkü hiç bu kadar fazla edebiyat olmamıştı. Belki artık musibete bir sağlık uyarısı eklemenin zamanı gelmiştir,” diyen Tim Parks’tan kaçırılmayacak bir kitap önereceğim. Metis Yayınları’ndan çıkan “Ben Buradan Okuyorum”, yazarından yayıncısına, eleştirmeninden okuruna kitapla, edebiyatla ilgili benzersiz bir sorgulamalar silsilesi… Çeviride kaybolanları da sorgulamış. Mesela yıllardır aklıma takılan […]

Read More

Peri masallarıyla örülen roman: YALANCILAR

İlk yayınlanışından yıllar sonra TikTok’ta yeniden ünlü olup (TikTok’un çok satan yaptığı ilk kitap deniyor ona) üzerine bir de televizyon dizisine dönüşünce yeniden hatırlayalım mı bu romanı? Bu arada diziden aldığım bu fotoğrafla profil resmini de değiştirdim yeri gelmişken. (Bu arada diziyi seyretmedim, kitaptan farklı olabilir.) Hepsi çok güzel insanlardan oluşan köklü bir aile. Zeki […]

Read More

T.S. Eliot’ı bir pop kültür fenomeni yapan kediler

Gelenek ve inancı şiirin merkezine koyan Nobel Ödüllü şair, oyun yazarı, eleştirmen, yayıncı T.S. Eliot’un hayatının son günlerinde bir parça eğlenmek için yazdığı ve tüm zamanların en sevilen müzikallerinden biri olan “Cats”e ilham veren kitabı “İhtiyar Farenin Kediler Kılavuzu”, büyük şairin biyografisiyle eşzamanlı olarak çıktı. Mona Lisa’dan Venüs’e sanat âleminin en tatlı kedileri İhtiyar Farenin […]

Read More

520 + 1314 = Seni daima seveceğim…

“Alacakaranlık Kuşağı” diye bağımlısı olduğum bir dizi vardı. Bir bölümünde dilini kaybeden bir adam anlatılıyordu. Adam günün birinde çevresindekilerin “öğle yemeği” yerine başka bir şey, yanlış hatırlamıyorsam “dinozor” dediklerini işitiyordu ve “Dinozora gidelim mi?” sorusu ondan başka kimseye acayip gelmiyordu. Günler geçtikçe “yerini şaşırmış” kelimelerin sayısı hızla artıyor, aralara son hızla tamamen anlamsız ses öbekleri […]

Read More

“Okurken zevkten öleceğim romanı yazmayı düşlüyorum”

The Mysteries Of Pittsburgh, Fountain City ya da Curtis Hanson tarafından sinemaya uyarlanan ve 90’ların en heyecan verici filmlerinden biri olarak hatırlanan Wonder Boys (Bizde gösterime girmedi) adlı kitaplarıyla Amerikan edebiyatının en ilginç isimlerinden biri olarak kendini kabul ettiren Michael Chabon’un en ünlü romanı elbette The Amazing Adventures Of Kavalier & Clay. 1930’larda hayatlarını çizgi […]

Read More

Sağlıklı olmak arzusu hastalığa dönüşünce…

Farklı türlerde 3 kitap… Birincisi sağlıklı yaşam çılgınlığına dair. İkincisi Georges Perec’in kaleminden hayatın olağan keşmekeşinin tablosu. Üçüncüne gelince; işte o, büyük yazar Tolstoy’un kaosu düzene sokma çabasının ürünü olan bir bilgelik takvimi. Tolstoy, Perec ve büyük soru: Kim en mutlu, kim en sağlıklı? Her şeyi bilen ama hiçbir derde derde deva olmayan sağlık kitaplarından […]

Read More

Genç Ursula K. Le Guin, Ged’i yaratırken kimden ilham aldı?

Portlandlı tutkulu okur Ursula K. Le Guin, bir süre sonra kendi hikayelerini yazmaya karar veriyor. Her gece çocukları uyuttuktan sonra sabahlara kadar yazdığı öyküleri beğenen yok. Hangi dergiye gönderdiyse red cevabı alıyor, şurada burada tek tük şiirleri çıksa da editörler onun yazdıklarıyla ilgilenmiyor. Peki ya sonra? Okuyalım… Ursula K. Le Guin: “Bu yaşımda, yapmadığım hiçbir […]

Read More

BİR ZAMANLAR BLOGGING: Montaigne’in denemeleri

Bazı kitaplarla aranızda ilk görüşte aşk olur. Daha kapağını gördüğünüzde, içinizde coşkuya benzer bir şey kabarır. “Bunu hemen okumalıyım” dersiniz. Kendinizi kitabın isminin yahut kapağının vaat ettiği dünyaya yakın hissettiğinizden mi, yoksa size o kitapta hayatınızı kolaylaştıracak, güzelleştirecek bir sır varmış gibi geldiğinden mi, bilmem… İşte Sarah Bakewell’in tam adı “Nasıl Yaşanır ya da Bir […]

Read More