Egoist okur

Marion Deuchars’a göre kendini sevme sanatı

Bob onun adı. Tüm kuşlar gibi bir kuş o da. Kendinden de pek memnun, kendiyle barışık. Ama bacakları sıska mı sıska! Kendisi bunun farkında bile değil üstelik. Diğer kuşlarsa acımaz mı acımasız! Bob’u küçümsemek, onun sıska bacaklarıyla alay etmek ne kadar da eğlenceli geliyor onlara. Ve Bob, kendine saygılı bir kuş da olsa, tüm kuşların […]

Read More

Joyce, Dickens, Hardy ve Lawrence’la düşsel buluşmalar

Tim Parks New Yorker için James Joyce, Charles Dickens, Thomas Hardy ve D.H. Lawrence’la tanışmanız, buluşmanız halinde yaşayacaklarınızı yazmış. Ama tabii söz konusu edebiyatçılara pek de sevecen davranmamış. Yerden yere vurmuş onları, karakterlerinin en berbat, en dayanılmaz, en pislik özelliklerini ifşa etmiş. Hepsini çok sevdiğim yazarlar olduğu için, başta biraz bozulduğumu, Parks’ın neden böyle yaptığını […]

Read More

Darian Leader: “Sağlık söz konusuysa olduğunda durumumuz Ortaçağ’dan hallice”

“Kadınlar Neden Yazdıkları Her Mektubu Göndermezler?”, “İş İşten Geçtikten Sonra Verilen Sözler” gibi kitapların yazarı klinik psikolog Darian Leader şimdi bambaşka bir kitapla okurlarının karşısında. Doğan Kitap etiketiyle yayımlanan “İnsan Neden Hasta Olur?” ufuk açan bir kitap. Yazarın bu keskin modern tıp eleştirisinde vardığı sonuç ürpertici: “Tıbbın bazı alanlarında çok ilerlemiş gibi görünüyoruz ama geri […]

Read More

Uzun roman yazılmasın mı yani?

Marcel Proust’un 9,609,000 harften oluşan (Fransızca orijinali) şahane romanı “Kayıp Zamanın Peşinde”si en uzun roman. Her şeyi bilen Umberto Eco’ya göre, Augusto Monterroso’un yedi kelimelik  “El Dinosaurio”su ise en kısa roman. Türkçesi dört kelime: “Uyandığında, dinozor hâlâ oradaydı.” Yine de fikrim aynı. Ben klasikleri ve birkaç istisnayı bir kenara bırakırsak, uzun roman sevmeyenlerdenim. Anlatayım… Adorno’dan […]

Read More

Ufkunuzu açacak 7 kitap: Kurtlarla Koşan Kadınlar ve diğerleri

Kahramanın Sonsuz Yolculuğu, Joseph Campbell. Kurtlarla Koşan Kadınlar, Clarissa Pinkola Estés. Beethoven Kuş Gözlemcisi Miydi?, David Turner. Mavibent, Maggie Nelson. Panzehir: Pozitif Düşünmeye Katlanamayanlar İçin Mutluluk, Oliver Burkeman. Aşk Dersleri, Alain de Botton. Modern İnsanın Kutsal Kitabı, Michael Norton. Aylin Aslım: “Her kadın büyücüdür aslında” Kahramanın Sonsuz Yolculuğu, Joseph Campbell Joseph Campbell’ın  mitoloji ve insan psikolojisi arasındaki güçlü bağa dair kitabı […]

Read More

Tuğçe Isıyel’e sordum: Psikanaliz, dünyayla aramızdaki fırtınayı sakinleştir mi?

Psikanalizin kurucu babası Sigmund Freud’un hayatı boyunca tek bir ödül aldığını, onun da Goethe Ödülü olduğunu ben Tuğçe Isıyel’den öğrendim. “Psikanalitik Edebiyat Okumaları” atölyeleri de düzenleyen Isıyel, psikanalizin edebiyatla kuvvetli bağlarını, ikisinin de dönüştürücü etkileri olduğunu hatta ‘bibliyotrapi’ yani kitaplarla tedavi gibi bir disiplinin de doğduğunu anlattı. Okuyalım. “Acıdan uzak durarak değil, hazza yaklaşarak mutlu […]

Read More

Celil Oker’den Hikâye Anlatıcılığı Kılavuzu

Celil Oker  yaratıcı yazarlık atölyelerinde, Joseph Campbell’ın ayak izlerini takip ediyor. Birtakım temel ilkeleri var Oker’in, “Yaratıcılık doğuştan gelen bir yetenek ya da armağan değildir, öğrenilir, yani çalışarak elde edilir” diyor mesela ve “Acaba ben de bir gün yazar olabilir miyim?” sorusunu zihnimize çakanların, insanlığın başından beri yaptığımız bir eylem konusunda kendimizi yetersiz hissetmemize sebep olduklarını […]

Read More

Tim Parks soruyor: “Edebiyat ölüyor mu?”

“Edebiyat ölüyor mu diye endişelenmemize gerek yok, çünkü hiç bu kadar fazla edebiyat olmamıştı. Belki artık musibete bir sağlık uyarısı eklemenin zamanı gelmiştir,” diyen Tim Parks’tan kaçırılmayacak bir kitap önereceğim. Metis Yayınları’ndan çıkan “Ben Buradan Okuyorum”, yazarından yayıncısına, eleştirmeninden okuruna kitapla, edebiyatla ilgili benzersiz bir sorgulamalar silsilesi… Çeviride kaybolanları da sorgulamış. Mesela yıllardır aklıma takılan […]

Read More

Peri masallarıyla örülen roman: YALANCILAR

İlk yayınlanışından yıllar sonra TikTok’ta yeniden ünlü olup (TikTok’un çok satan yaptığı ilk kitap deniyor ona) üzerine bir de televizyon dizisine dönüşünce yeniden hatırlayalım mı bu romanı? Bu arada diziden aldığım bu fotoğrafla profil resmini de değiştirdim yeri gelmişken. (Bu arada diziyi seyretmedim, kitaptan farklı olabilir.) Hepsi çok güzel insanlardan oluşan köklü bir aile. Zeki […]

Read More

T.S. Eliot’ı bir pop kültür fenomeni yapan kediler

Gelenek ve inancı şiirin merkezine koyan Nobel Ödüllü şair, oyun yazarı, eleştirmen, yayıncı T.S. Eliot’un hayatının son günlerinde bir parça eğlenmek için yazdığı ve tüm zamanların en sevilen müzikallerinden biri olan “Cats”e ilham veren kitabı “İhtiyar Farenin Kediler Kılavuzu”, büyük şairin biyografisiyle eşzamanlı olarak çıktı. Mona Lisa’dan Venüs’e sanat âleminin en tatlı kedileri İhtiyar Farenin […]

Read More

520 + 1314 = Seni daima seveceğim…

“Alacakaranlık Kuşağı” diye bağımlısı olduğum bir dizi vardı. Bir bölümünde dilini kaybeden bir adam anlatılıyordu. Adam günün birinde çevresindekilerin “öğle yemeği” yerine başka bir şey, yanlış hatırlamıyorsam “dinozor” dediklerini işitiyordu ve “Dinozora gidelim mi?” sorusu ondan başka kimseye acayip gelmiyordu. Günler geçtikçe “yerini şaşırmış” kelimelerin sayısı hızla artıyor, aralara son hızla tamamen anlamsız ses öbekleri […]

Read More

“Okurken zevkten öleceğim romanı yazmayı düşlüyorum”

The Mysteries Of Pittsburgh, Fountain City ya da Curtis Hanson tarafından sinemaya uyarlanan ve 90’ların en heyecan verici filmlerinden biri olarak hatırlanan Wonder Boys (Bizde gösterime girmedi) adlı kitaplarıyla Amerikan edebiyatının en ilginç isimlerinden biri olarak kendini kabul ettiren Michael Chabon’un en ünlü romanı elbette The Amazing Adventures Of Kavalier & Clay. 1930’larda hayatlarını çizgi […]

Read More

Sağlıklı olmak arzusu hastalığa dönüşünce…

Farklı türlerde 3 kitap… Birincisi sağlıklı yaşam çılgınlığına dair. İkincisi Georges Perec’in kaleminden hayatın olağan keşmekeşinin tablosu. Üçüncüne gelince; işte o, büyük yazar Tolstoy’un kaosu düzene sokma çabasının ürünü olan bir bilgelik takvimi. Tolstoy, Perec ve büyük soru: Kim en mutlu, kim en sağlıklı? Her şeyi bilen ama hiçbir derde derde deva olmayan sağlık kitaplarından […]

Read More

Genç Ursula K. Le Guin, Ged’i yaratırken kimden ilham aldı?

Portlandlı tutkulu okur Ursula K. Le Guin, bir süre sonra kendi hikayelerini yazmaya karar veriyor. Her gece çocukları uyuttuktan sonra sabahlara kadar yazdığı öyküleri beğenen yok. Hangi dergiye gönderdiyse red cevabı alıyor, şurada burada tek tük şiirleri çıksa da editörler onun yazdıklarıyla ilgilenmiyor. Peki ya sonra? Okuyalım… Ursula K. Le Guin: “Bu yaşımda, yapmadığım hiçbir […]

Read More

BİR ZAMANLAR BLOGGING: Montaigne’in denemeleri

Bazı kitaplarla aranızda ilk görüşte aşk olur. Daha kapağını gördüğünüzde, içinizde coşkuya benzer bir şey kabarır. “Bunu hemen okumalıyım” dersiniz. Kendinizi kitabın isminin yahut kapağının vaat ettiği dünyaya yakın hissettiğinizden mi, yoksa size o kitapta hayatınızı kolaylaştıracak, güzelleştirecek bir sır varmış gibi geldiğinden mi, bilmem… İşte Sarah Bakewell’in tam adı “Nasıl Yaşanır ya da Bir […]

Read More

James Joyce’un “Dublinliler”i ve biz kar yağsın diye beklerken

Toplu olarak bakıldığında Joyce’un yazdıkları ülkesi İrlanda’ya ve halkına bir armağan da sayılabilir aslında. Dublin, gecesi ve gündüzüyle, sokakları ve en kuytu mekanlarıyla, tarihi ve geleneğiyle, soğuk kış aylarında şehrin ve mezarlıkların üzerini örten karıyla Joyce’un romanlarında ve öykülerinde canlandı, kağıt üzerinde de yaşayan bir yere dönüştü. Edebiyat, karın James Joyce’un “Dublinliler”inde yaptığını bile yapamayacaksa […]

Read More

Engin Geçtan: “Gölgenin olduğu yerde hayat vardır”

Elveda sevgili Engin Geçtan, şu hayatta aldığım en müthiş iltifat sizden gelmişti, o anı hatırladıkça gözlerim doluyor. Sizi çok özleyeceğim. Saffet Murat Tura: “Bilimde sadakat yoktur” “Günah işleme eğilimimizin olduğunu kabul etmek bizi hafifletir” Psikiyatrist Engin Geçtan, Kırmızı Kitap, Dersaadette Dans, Kızarmış Palamutun Kokusu, Tren ve Kuru Su gibi başta karmakarışıklıklarıyla insanın başını döndüren ama […]

Read More

Tosun Bayrak: “Ben de işte kızgın biriydim; dertten derte soktum başımı”

Tosun Bayrak’ı kaybettik. Bu dünyadan benzersiz bir ruh geldi geçti… Şanslıydım, çünkü onu tanımış, sohbet edebilmiştim. Onu aşağıdaki röportajımızla anıyorum. Mekanı cennet olsun… Tosun Bayrak röportajı: Uzun, maceralı bir hayatın kısa hikayesi Karşımda Tosun Bayrak oturuyor. Yazar, işadamı, ressam, performans sanatçısı, sanat tarihi hocası ve Amerika’daki Halveti Cerrahi Dergahı’nın şeyhi. Onu biraz daha yakından tanımak için […]

Read More

Yasemin Eğinlioğlu: “Yazdıklarımla kendimde çoğalırken yalnızlaştım”

Yasemin Eğinlioğlu “Caz Halleri” adlı kitabında, hayatın caz ritminde nasıl yaşanabileceğini gösterirken, var oluşun caz halini de yazıya döküyor. Zihnin ve hayatın caz halleri Yasemin Eğinlioğlu: “Yazı hayatın ve insanın görünmeyen yüzünü gösterebilecek kadar gerçek bir şey” İlk kitabınız “Derinlik Deliliği” özyaşamöyküsel bir romandı. Kendi hayatlarından yola çıkanlar genelde ilk kitaptan sonra tıkanırlar. Sizse sürekli […]

Read More

Ahmet Rasim’den Çiçeklerin Lisanı

Ahmet Rasim, son yazılarından sayılabilecek ve Latin harflerine daha önce hiç aktarılmamış “Çiçeklerin Lisanı” adlı yazısında, sadece çiçeklerin halk arasındaki anlamlarını vermekle kalmıyor, kendisine has Türkçesi ve şen şakrak anlatımıyla kur yapmanın inceliklerini, çiçeği koklamanın adabını -raconunu da denebilir- gösteriyor. Bu yazıya Jaguar Kitap’ın muhteş blogunda rasladım ve aldım. Okuyun ama sonrasında blogu incelemeyi de […]

Read More

Joyce’un “derin sesli, uykulu, sabırsız” karısına mektupları

“Merak ediyorum, bende bir delilik var mı diye. Yoksa aşk delilik mi? Bir an seni bir bakire ya da Madonna gibi, bir an sonraysa utanmaz, küstah, yarı çıplak ve açık saçık bir kadın olarak görüyorum! Ya sen beni nasıl düşünüyorsun? Benden iğreniyor musun?” James Joyce, sonradan karısı olacak Nora Barnacle ile 1904’ten 1924’e kadar aralıklarla mektuplaşmış. […]

Read More

Suat Duman: “Alakarga’yla sevdiğimiz şeylerin ormanına adım atalım istedik…”

Alakarga çok genç bir yayınevi ama kısa öyküyü kalpten sevmesiyle, yayımladığı unutulmuş ya da hakkı yenmiş yerli yabancı kitaplarla, enteresan kapak tercihleriyle farklılığını hep hissettirdi. Ben de yayınevinin kurucularından olan Suat Duman’a gidip bu hikayeyi bir de Egoist Okur’lar için anlatmasını istedim. (Kendisi aynı zamanda müthiş bir yazar ama bu röportajda işin bu kısmını konuşmadık.) Her neyse, Suat […]

Read More

Zivkoviç’ten Egoist Okur’lara öykü armağanı: TELEFON

Zoran Zivkoviç okudunuz mu hiç? Alacakaranlık kuşağında geçen tuhaf, yaşanması olanaksız ama kışkırtıcı öyküler yazıyor. “İmkansız Karşılaşmalar” adlı kitabını hatırlayalım. Tadına doyulmaz bir kitap, yazarla Egoist Okur için kısa bir sohbet gerçekleştiren Ayşe Kilimci’ye göre Zivkoviç’in dilimizde yayınlanan en esaslı yapıtı. Öldüğünün farkında olmayan birine hayata dönüş fırsatı sunulursa tepkisi ne olur sizce, nasıl tercihler […]

Read More