Nazım Hikmet ve Karl Detroit’in hikayesi
Salacak açıklarında yer alan tarihi Kız Kulesi, İstanbul’un simgelerinden biri. Hakkında çok efsane biliyoruz, şairlerin şiirlerine konu olduğunu, hatta Nazım Hikmet’in 12 yıllık hapishane hayatından kurtulduğu ilk gün onu seyretmeye gittiğini bile… Ama Kız Kulesi’nin Karl Detroit adlı bir Alman’la ilgili pek azımızın bildiği müthiş bir hikayesi daha var. Yazının devamında nasılsa okuyacaksınız, şimdilik şu kadarını […]
Read MoreEn şanslı yazarlar, hatta Nobelli olanlar bile bir gün unutulacak!
Nobel Edebiyat Ödülünü bu yıl İsveçli şair Tomas Tranströmer kazandı. Ben de bu vesileyle “Nobel’den de Öte” adlı kitaptan söz etmek istedim. Kitap, İspanyol gazeteci Xavi Ayén’in 16 Nobelli yazarla yaptığı röportajlardan oluşuyor. Orhan Pamuk da var. En şanslı yazarlar, hatta Nobelli olanlar bile bir gün unutulacaksa… Nobel Edebiyat Ödülünü son olarak İsveçli şair Tomas […]
Read Moreİyi ki doğdun Roald Dahl, sensiz dünya ne sıkıcı bir yer olurdu, bilemezsin…
13 Eylül, Norveç asıllı İngiliz yazar Roald Dahl’ın doğum günüydü. Elde olmayan sebeplerle kutlamakta geciktik biraz. İşte tutkulu Dahl hayranı Emine Çaykara’nın tüm Egoist Okur takipçilerine hatırlatma mahiyetinde yazısı… Roald Amca’ya sevgilerle: İyi ki doğdun Matilda! İyi ki doğdun Roald Dahl, sensiz dünya ne sıkıcı bir yer olurdu, bilemezsin… Onsuz olmaz… Elinize bir tane kitabını […]
Read MoreSON TOLSTOY: Zahar Prilepin
Hiçbir romanını okumadım ama yazılanlardan anladığım kadarıyla Ruslar bu yazarı bir rock yıldızını sever gibi seviyorlar. Sokaklarda posterleri satılıyor, imza günleri hınca hınç dolup taşıyor, dergiler, gazeteler boyuna ondan söz ediyor. Kısacası, son 10 yılda birçok önemli ödülü toplayan Zahar Prilepin, Rus gençliğinin yeni idolü. SON TOLSTOY: Zahar Prilepin Rusların yazıyla ilişkilerinin sağlamlığı ortada. Edebiyatın […]
Read MoreEgoist Okur, New Yorklu popüler edebiyat blogu The Literary Kicks’te
The Literary Kicks (Yazınsal Tekmeler) civardaki en iyi 10 edebiyat blogundan biri kabul ediliyor. Kurucusu New Yorklu Levi Asher, borsacı olarak başladığı iş hayatında uzun süre PowerPoint prezantasyonları hazırlayarak “çalışır gibi” yapmış. Asıl iş hayatı, şu hayatta tam olarak ne yapmak istediğini keşfettiğinde başlamış. O gün bugün popüler blogu The Literary Kicks aracılılığıyla edebiyatla ilgilenmeyi […]
Read MoreAlp Buğdaycı: “Doğurmaya çalıştığım bebeği boğdular!”
“Kan Sıcak Akacak”, 1996’da yayımlandığında büyük gürültü kopardı. Ve Adalet Ağaoğlu’dan esinlenerek söylersek; “alt tarafı bilmem kaç litre kanla bilmem kaç metre bağırsaktan ibaret” şu bildiğimiz insanoğlu romanı sadece 6 gün yaşattı. Yazarıysa o günlerden bugüne, tam 15 yıl boyunca sustu. Bu, 15 yıl sürmüş aktif bir suskunluğun bütün iktidar odaklarını kapsayan yaralayıcı hikâyesi… Ve […]
Read MoreHangisi elzem: “Saf ve Düşünceli Romancı” mı, Katy Perry parfümü mü?
“Romanlar ikinci hayatlardır” cümlesiyle başlıyor Orhan Pamuk’un yeni kitabı. Ve roman okurken zihnimizin ne şekilde işlediğini araştırıyor. Okurken insan zihninin bir tarafı, romanın karakterler, olaylar, mekânlar, nesneler, renkler, tatlar, kokular aracılığıyla yarattığı devasa manzaranın, daha doğrusu bir nevi düşsel müzenin tadını çıkarıyor. Bu bizim kendi gerçekliğimizi terk ederek romanın içine girme, onun bir parçası haline […]
Read MoreNabokov’u Orhan Pamuk’tan dinleyin
New Yorker dergisinin her ay güncellenen edebiyat podcast’larında, ünlü yazarlar en sevdikleri yazarın bir yapıtını okuyup yorumluyor. Aralarında Vladimir Nabokov’un bir anlatısını seslendiren Orhan Pamuk da var. Aslında James Joyce’dan William Faulkner’a ölmüş bazı yazarlarının arşivlerden bulunmuş seslerini de internetteki çeşitli podcast sitelerinde bulabiliyorsunuz. Üşenmeyip arayın, zira karşınızda oturup sizinle yüz yüze sohbet ediyor hissi […]
Read More














