Egoist okur

Kişisel bakımda Jane Austen trendi

Jane Austen’ı sever misiniz? Bu sitede dolaşıyorsanız, muhtemelen epeyce seviyorsunuzdur. O halde Julie’nin el yapımı parfümlerine mutlaka göz atmalısınız. Latherati adlı bir kişisel bakım markasının sahibi olan kitap kurdu Julie bir süredir edebiyattan esinlenerek parfümler, banyo yağları, sabunlar üretiyor. Altı mini parfümden oluşan Jane Austen özel serisi ise apayrı güzellikte. Zira adlarını Jane Austen romanlarında […]

Read More

Bir yazar bir deftere âşık olursa

Egoist Okur’un güzel yanı insanın daldan dala sekebilmesi. Bir meşe dalına konuyorsun, sonra yandaki elma ağacının üst dallarından birine uçuyorsun, oradan hooop gene meşe ağacına ve sonra kim bilir nereye… Geçenlerde bir vesileyle Peter Straub’dan söz etmişken; yazarımın o janjanlı, oyuncaklı sitesine rutin ziyaretimi yapmamak olmazdı. Aşağıda kendisinin bir deftere aşık oluşuyla başlayan bir macerasını […]

Read More

Ayşe Kulin, Ayşe Kulin’i anlatıyor…

Ayşe Kulin’in sihri, parıltısı, etkileyiciliği ve okur tarafından çok sevilmesinin sebeplerinden biri, edebiyatının merkezine hayatı yerleştirmesi, kahramanlarının gerçek, üslubunun alabildiğine sahici olması… Biliyorsunuz, Kulin belki de yazı hayatının en zor basamaklarından birine adım attı. Aynı anda çıkan son iki kitabı Hayat ve Hüzün’de ilk kez bizzat kendini; tanıklık ettiği hayatı ve acısıyla tatlısıyla yaşadıklarını anlatıyor… […]

Read More

Gondal ve Angria: Brontë Kardeşler’in çocukken yarattığı fantastik dünyalar

Nehirlerinden süt ve bal akan, zümrüt ağaçlarla bezeli harikulade bir dünya, sakin ve huzurlu Gondal… Bir de karşıtı var, Angria. Orada nehirler kan kırmızı sularla çağlıyor, yer altından gümbür gümbür sesler duyuluyor. Vahşi mi vahşi, acımasız mı acımasız bir yer. Gondal ile Angria, üçü sonradan çok ünlü olacak dört çocuk tarafından yaratıldı. Hem de 19. […]

Read More

Türkan Şoray olmayı kim istemez?

Kemal Tahir ‘genç yazar’ Hulki Aktunç’a sormuş: “Türk ve dünya öykücülüğünde nasıl bir eksik gördünüz ki onu tamamlamayı düşündünüz?” Aktunç’un ne dediğini bilmiyorum ama hayal ettiği, yazmayı arzuladığı ya da yazdığı her şey bu soruya bir cevap denemesiymiş gibi geliyor bana. Henüz yazmamış olan herkes Türk ve dünya öykücülüğünde bir eksiktir çünkü. Bu yüzden ‘büyük […]

Read More

Aşk ve Gurur’u Chuck Palahniuk yazsa

“Dövüş Kulübü’nün adını asla ağzına almayacaksın. Korse ve firkete yoksa, gözyaşı da yoktur.” Hmmm, biraz tanıdık değil mi bu sözler? Bakalım. Aşk ve Gurur’u Chuck Palahniuk yazsa Aşk ve Gurur’u Jane Austen değil Chuck Palahniuk yazsa, neye bezerdi? Aslında böyle bir soru hiç aklıma gelmemişti, düşünmemiştim üzerine, öyle ya tembelim ben, tembel. Hem gerek de yokmuş […]

Read More

Bu kitap sizi gecenin en şık kadını yapacak

Şu Alice in Wonderland’li çantaya, gerçek adını bilmediğim, ama internette Smart Girl nickname’iyle arz-ı endam eden bir genç kadının sitesinde rastladım. Bu kitap sizi gecenin en şık kadını yapacak Anladığım kadarıyla Smart Girl hem kitap okumayı seviyor, hem de el sanatlarıyla uğraşmayı… Sitesine göz atmanızı tavsiye ederim. Kendi tasarladığı özel üretim kitaplardan öyle cici çantalar yapmış […]

Read More

Hayatımın Uriah Heep’leri

Çocukluğumun karabasanı. Benden epey büyük olan kuzenimin plakları arasında rastlamıştım Uriah Heep grubunun adına ilk kez. Dehşetten ürpermeme yol açan albüm kapakları şimdi çok komik geliyor. Halbuki o yıllarda kuzenimin odasının önünden geçerken bile başka tarafa bakardım, kapı açıksa gözüme ilişirler de gene ödüm kopar diye… Grubun adının Charles Dickens’ın David Copperfield adlı romanından geldiğini […]

Read More

Hangi roman hangi çayla iyi gider?

Novel Teas, yani ‘roman çayları’nın her paketinde 25 çay poşeti var. Ve bu poşetlerde büyük edebiyatçıların birer cümlesi yer alıyor. Güzel, değil mi? Çaysız yaşayamayanlardan biri olduğum için, bu buluşa bayıldım. Çay denen şeyin çeşidi de çok, lezzeti de… Siyah çay, yeşil çay, vanilyalı çay, portakal kabuğu aromalı çay, papatya nane anason çayı, zencefilli çay, […]

Read More

U2’nun şarkısı Salman Rushdie’ye roman yazdırttı

U2’nun The Ground Beneath her Feet adlı şarkısının sözleri Salman Rushdie’ye aitti. İşte o şarkı şimdi Hindistan, göçmenlik, aidiyet kavramı, büyülü gerçekçilik, saplantılı aşk ve rock’n roll’a dair bir romana dönüştü. Can Yayınları’ndan Ayaklarının Altındaki Toprak adıyla çıkan romanı okumadan önce bizzat Salman Rushdie’nin rol aldığı videoyu izleyin… Ayaklarının Altındaki Toprak, Salman Rushdie Ve U2’nun videosu […]

Read More

Tennessee Williams’ın ölümü

Yönetmen Özüm Özgülgen’den The Death of Tennessee Williams. T.W. rolünde Barış Çakmak. Birlikte bir trajediyi yeniden yaratmışlar. “For all the beauty, struggle and pain he went through in the latter part of his life… with an imaginative perspective.” Tennessee Williams’ın ölümü Birkaç ay önce David Lynch’in Good Day Today şarkısına video çeken Özüm Özgülgen’le kısa […]

Read More

Kötülük; bile isteye zalimlik!

Kötülüğün tarifini yapabilir miyim, bilemiyorum. Kötü, keskin hatlı ve net bir şey değildir çünkü. Bizi kendisine bir türlü alıştırmayandır. Her seferinde yeni tuzaklar, yeni masum yüzler edinendir. Oyunlarına kanıp faka bastığımızdır. Hele benim gibi kötücül karakterlere karşı bir çeşit zaafınız varsa, işiniz adamakıllı zordur. Kötülük; bile isteye zalimlik! Şimdilerde edebiyata sardıran hatta All Story adında […]

Read More

Nedir bu Kafkaesk porno dedikleri?

Kimsenin böyle bir şey dediği yok tabii, bunu ben uydurdum. Nereden çıktı? Şuradan… “Seninle seks yapmak, Kafkaesk bir deneyim” diyordu “Annie Hall” filminde Diane Keaton, Woody Allen’a… Filmdeki seksin neye benzediğini görmüştük. Pek bi’ şeye benzemiyordu. Yine de ‘Kafkaesk seks’ nedir diye merak etmiştik. “Pek bi’ şeye benzemeyen seks” olamazdı. Neydi peki, neydi? Kafkaesk Porno […]

Read More

CB I Hate Perfume: 19. yüzyıl kokusu

Charles Dickens romanlarını, edebiyatta 19. yüzyıl kokusunu seviyorsanız CB I Hate Perfume’un parfüm, eau de toilette ve oda spreyinden oluşan yeni serisine bayılacaksınız. GÜZEL NEFES: Marcel Duchamp parfümü CB I Hate Perfume: 19. yüzyıl kokusu Yaratıcısı, “In the Library”, yani “Kütüphanede” adını taşıyan bu yeni serinin, Rus ve Fas işi deri ciltlerin, eski zaman kumaşlarının […]

Read More

Anais Nin: “Baştan çıkarmak için yazıyorum”

Erotik yapıtları ve günlükleriyle tanıdığımız Anais Nin yapıtlarını, o yıllarda müdavimi olduğu Paris kafelerinde çalınan caz müziğine benzeyen enteresan bir kolaj tekniğiyle yazıyordu. Anaïs Nin nasıl yazıyordu? Anaïs Nin, şahsi deneyimlerinden yola çıkarak kaleme aldığı yapıtlarında başkalarının belirlediği kurallara uymaktansa sezgilerine güvenmeyi yeğliyordu. Serbest çağrışım ve doğaçlama gibi o güne kadar pek de edebiyatla ilişkilendirilmeyen teknikler uyguluyor, […]

Read More