Egoist okur

Neil Gaiman, Tom Robbins ve Joseph Campbell rüyalarda buluşuyor

Coraline’ı okuduğum günden beri, yani neredeyse bir sekiz on yıldır Neil Gaiman’a hastayım. Görkemli Sandman külliyatına rağmen en sevdiğim kitabı hâlâ o. Ama Stardust’a, öykülere ve masallara da itirazım yok. Zevkle okuyorum. Hatta Gaiman’ın Rudyard Kipling’in The Jungle Book adlı romanından ilham alarak yazdığı The Graveyard Book’u bile sevdim. Amerikan Tanrıları’nı birkaç yıl önce kötü […]

Read More

Her daim Sylvia Plath’le dolaşmak isterseniz

30 yaşında ihtihar eden Amerikalı şair Sylvia Plath’in resimlerinden oluşan bu bileziği tuhaflıklar dükkanı Etsy’de buldum. Bu bileziği takar mıyım, sanmıyorum. Ama doğruya doğru, fazlasıyla yüreğime dokundu. Bilezik, şairin hayatının çeşitli dönemlerine ait portrelerinden oluşuyor. Güzel yanı, iç burkan hikayesine rağmen ortadaki fotoğrafta Plath’in gözleriyle, ağzıyla, adeta tüm ruhuyla gülümsemesi… Gülenay Börekçi

Read More

Murathan Mungan: “Edebiyat insanı erken büyütür”

Kötü ve vasat yazarları geçelim. Hatta yazdıklarını okumaktan zevk aldığınız ama dünyanızı değiştirmeyen “iyi” yazarları da geçelim. Murathan Mungan onlardan değil. Bakın, onunla üç yıl önce bir kış günü öğleden sonra yaptığımız röportajdan ne öğrendim… 1. Herhangi birine değil, gölgeli bir roman kahramanına, 30’larında görünmesine rağmen mesela 120 yaşında bir şaire benzediğini… 2. Tanıdığım en […]

Read More

“Tibet’in Gençlik Pınarı”, hangi klasik romandan çalındı?

Mutluluğu, dinginliği, aşkınlığı keşfetmek isterken, tüh, ne şans, serveti keşfeden yazarlar var. Tanrı’yla Sohbet kitaplarının yazarı Neale Donald Walsh da onlardan. Ama işe bakın ki bir yazısı çalıntı çıkmış. Yazıya göre, oğlunun okulundaki Noel hazırlıkları sırasında Walsh’a mucizevi bir varlık görünmüş ve böylece yazarımız hayata ve Tanrı’ya dair yepyeni bir şey keşfetmiş. Olabilir tabii, neden […]

Read More

OĞUZ ATAY dövmeli adam

Hakan Günday’ın masalsı karakterler aracılığıyla şiddetin gizli açık her halini sergileyen romanı Az, alışılmadık bir dünyaya davet ediyor bizi. Gene de şiddetin değil, yazının gücünü taşıyor bu roman. Öyle ya; başrollerde, alfabenin birinci harfiyle başlayan “Acı” ve yirmi dokuzuncu harfiyle başlayan “Zevk” var. İlk ve son. Sırayla sahne alıyor, sonsuz bir alışveriş içinde büyürken, “az”dan “çok”a […]

Read More

Şahane 1 kitap: Kalp kırıklığı öldürür mü?

Amerikalı eskrimci, balıkçı, kedi dostu ve yazar Paul Gallico’nun kaleme aldığı Thomasina, insanla hayvanın, ölümle hayatın, iyilikle kötülüğün, yaşama sevinciyle kederin, bilimle doğanın, inançla inançsızlığın, Hıristiyanlıkla Paganlığın savaş alanı diye özetlenebilecek bir masal. Neyse ki, iyi biten bir masal… Bu dünyanın dertli insanlarının dertlerine deva aramak yerine çoğu zaman bile isteye cehennemi seçtiklerini, kendilerini ve […]

Read More

ALACAKARANLIK’tan önce Kerime Nadir’in DEHŞET GECESİ romanı vardı

Vampirlerin gizemli cazibesini, karşı konulmazlığını ve güzelliğini Alacakaranlık serisiyle tüm dünyaya yeniden hatırlatan Stephenie Meyer’den çok önce Kerime Nadir vardı. Pek bilinmez ama genelde Hıçkırık, Samanyolu gibi kitaplarıyla gündeme gelen romans kraliçesi Kerime Nadir, kahramanlarından biri vampir olan bir aşk hikayesinin de yaratıcısıydı. Yazar, Dehşet gecesi adlı romanında bir dişi vampirin şatosuna, yani Kızıl Puhu Malikanesi’ne […]

Read More

Solmaz Kâmuran’dan İbrahim Müteferrika’nın esrarengiz hayatı

Macar, Solmaz Kamuran’ın altıncı romanı ve Türkiye’ye ilk kez matbaayı getiren ve böylece okumanın yaygınlaşmasında pay sahibi olan İbrahim Müteferrika’nın hayatını anlatıyor. Ama bir biyografi kesinliğinde yazılmamış, yelkenlerini yazarın hayalgücünün şişirdiği bir tekneyle yol alıyor. Müthiş. Solmaz Hanım’la Üniteryen doğup Mevlevi olarak ölen Macar asıllı bu ilginç şahsiyeti konuştuk. Hem de Habertürk Kütüphanesi’ndeki orijinal İbrahim […]

Read More

MIDDLESEX: Ne kadın ne erkek olmak

Jeffrey Eugenides’in romanı Middlesex’i, yazarın hazırladığı bir öykü antolojisini elime alınca hatırladım. Kitabın, Solmaz Kamuran’ın nefis çevirisine rağmen bizde pek az okunmasının sebebini inanın bilmiyorum. Belki gerçekten zihinlerimizdeki maço şeytanlarla baş edemediğimiz için, belki de melezliğin hoşgörüsüzlük karşısında insana bahşedilmiş en büyük lütuflardan olduğunu anlamadığımızdan… Ama siz öyle yapmayın, kendini keşfetme sürecinde olağanüstü maceralar yaşayan […]

Read More

Henry James ve YAZARLIK CEHENNEMİ

19. yüzyılın en önemli edebiyatçılarından Henry James refah içinde yaşanan ideal bir yazarlık hayatı mı sürdü, yoksa kıskançlığı ve para hırsıyla kendi cehennemini mi inşa etti? Bir roman bunun cevabını elbette veremez, ama üzerine düşünmenizi sağlayabilir… Henry James ve YAZARLIK CEHENNEMİ Konu edebiyat, cinayet ve kötülük olunca aklıma ister istemez Georges Bataille’ın yapıtı Edebiyat ve […]

Read More

Yıldız Savaşları’nın yönetmeni George Lucas’tan Halide Edib belgeseli

Halide Edib’in feminist hareketin başlatıcılarından biri olarak şöhreti yurtdışında bizdekinden daha büyük. Ayrıca popüler kültürde de önemli bir yeri var. Mesela Yıldız Savaşları ve Indiana Jones gibi efsane filmlerin yaratıcısı George Lucas’ın bir Halide Edib belgeseli çektiğini biliyor muydunuz? “Boyun eğme ekolünden olmayan iki kadın” Yıldız Savaşları’nın yönetmeni George Lucas’tan Halide Edib belgeseli İpek Çalışlar, […]

Read More

Egoist Okur: “Şahsi tercihlerimin peşine takılarak okumaktan güzel şey yok”

Egoist Okur dolayısıyla benimle bir röportaj yapan Deniz Yalım Kadıoğlu Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü mezunu. Üniversite döneminden itibaren çeşitli dergi ve  internet sitelerinin editör ve yazar kadrosunda yer aldı. Öyküleri, Notos Edebiyat’ta ve altZine’de yayımlandı. Fransa’da yaşıyor, öykülerin yanı sıra süreli yayınlar için çeşitli konularda yazmayı sürdürüyor. Yolculuk dergisi de bunlardan biri. Bu ay, “Blog […]

Read More

Melida Tüzünoğlu: “Islıkla çalınan bir melodi gibi, dalgacı ve hüzünlü…”

Melida Tüzünoğlu, ilk kitabı Ambulansla Dünya Turu’nu yazmaktan çok yayınlatmaya vakit harcamış ve yayınevi bulmakta epey zorlanmış. “Avangard metinlere inanmayan, cesarete ve tutkuya yüz vermeyen, risk almayan yayınevlerinin aksine” sonunda romanı basmayı April Yayınları kabul etmiş. Büyük bir heyecanla… Üstelik hiçbir zaman bir “çok satan” olamayacağını bile bile… Bana gelince; ben romanı okumakta bir parça […]

Read More

Büyük ustalardan yazar adaylarına tüyolar

Ernest Hemingway, yazar adayları için en iyi egzersizin gidip kendilerini tavana asmaları olduğunu söylüyor. “Kadınlara elinizin tersini göstermelisiniz. O zaman belki önünüzde sürünürler” diyen “maço” William Faulkner başarıyı kadınlara benzetiyor.  Truman Copete yazarın üslubunun göz rengi gibi doğuştan belirlendiğine, yani değiştirilemeyeceğine inanıyor. Stephen King, bütün romanlarının aynalarımızdaki çatlaklardan faydalanılarak yazıldıklarını itiraf ediyor. İşte Paris Review […]

Read More

Orhan Pamuk: “Beni yazmaya zorlayan küçük takıntılarımı sevip kabul etmeyi öğrendim”

Faulkner’a göre romancılığın üç sırrı var: Yüzde 99 yetenek,  yüzde 99 disiplin, yüzde 99 çalışmak… “İnsan yaptığıyla hiç yetinmemeli. Yapılan hiçbir zaman yapılabilecek kadar iyi olmaz. Her zaman hayal kurup yapabileceğini düşündüğünden daha yukarıya koy çıtayı. Sadece öncekilerden ya da aynı dönemdekilerden daha iyi olmaya çalışma; kendinden daha iyi ol. Sanatçı gözünü karartıp kendisini işine […]

Read More