Egoist okur

Datça’da sudanlı bir mülteci, Konya’da bir caz davulcusu: Türkiye’de yazılan yabancı romanlar

Caz davulcusu ve romancı (ve gönüllü sufi) Rafi Zabor, Pen/Faulkner ödülüne layık bulunan ilk kitabı Ayı Eve Dönüyor‘u Konya’da yazmış.  Pulitzer adayı Dave Eggers, Sudanlı mülteci Valentino Achak Deng’in hayat hikayesi Ne Nedir‘i Datça’da kaleme almış. Tarihçi Jason Goodwin bir kitabını altı ay İstanbul’u yürüyerek gezerken tasarlamış. (Kendisi, Osmanlı döneminde geçen Yeniçeri Ağacı gibi polisiyeler yazmaya devam ediyor.) Ama biliyor musunuz, Türkiye’de yazılan […]

Read More

Senin hikayen hangisi?

“Dijital çağda okuma biçimleri de değişiyor. Bu yeni çağda, kitap kapaklarının üstleneceği rol şimdilik belirsiz, ama biz, edebiyatın büyük yapıtlarına dair şahsi deneyimlerimizi yansıtmanın her zamankinden daha önemli olduğuna inanıyoruz. Sizin hikayeniz hangisi? Onu gururla gösterin…” Senin hikayen hangisi? Out of Print diye kitap sever bir firma dünya edebiyatının büyük yapıtlarını tişört haline getirmiş. Akla […]

Read More

Shakespeare’in Juliet’ine mektup yazmak ister miydiniz?

Shakespeare’in Romeo ve Juliet’i birbirlerine kavuşamadan göçüp gitti bu dünyadan. Lakin aşk dendi mi hâlâ akla onlar geliyor… Haklarında kitaplar yazılıyor, filmleri çekiliyor, üzerlerine kuramlar geliştiriliyor; hayal dünyasından geldikleri halde gerçekmiş kadar canlı bir biçimde aramızda varlıklarını sürdürüyorlar. Hatta dünyanın dört bir yanından bazı aşıklar, Juliet’in doğup büyüdüğü rivayet edilen küçük İtalyan şehri Verona’ya yer yıl […]

Read More

Mutfakta yazan kadınlar

Kitapçı dükkanlarının raflarını hikayesi mutfakta geçen, hayatı ve aşkı mutfak terimleriyle açıklayan romanlar süslüyor artık. Güney Amerika’dan, İngiltere’den, Türkiye’den yazarların arasına Sufle adlı romanıyla Aslı E. Perker de katıldı. İşte Perker’in ve dünyanın farklı yerlerinden öteki kadın yazarların mutfağa dair -ve muutfakta- yazdıkları… Mutfakta yazan kadınlar 19. yüzyıl İngiliz edebiyatının büyük ismi romancı Jane Austen […]

Read More

Çocuk edebiyatı çocuk işi mi?

Bir röportajında çocuk edebiyatının daha aşağı bir tür olduğunu söyleyerek kültür sanat gündemini alt üst eden Martin Amis’e Türk yazarlardan cevap… Çocuk edebiyatı çocuk işi mi? İngiliz yazar Martin Amis’in verdiği röportaj çok tartışıldı. Şunları söylüyordu Amis özetle: ” Çocuk kitabı yazmayı düşünüp düşünmediğim soruluyor. Ben de, Bir gün beynimde ciddi bir hasar meydana gelirse, […]

Read More

FLASH FICTION: Altı kelimeyle öykü yazılır mı?

Hayatımızın her alanına hakim olmaya başlayan internetin icadıyla edebiyat da değişmeye, farklılaşmaya başladı. Dijital yayıncılıktan söz etmiyorum, üsluba ait değişimlerden söz ediyorum. Yeni edebiyat türlerinin en yaygın olanıysa “flash fiction”… Çok kısa öykü anlamına geliyor. Anlaşılan ne kimsenin uzun uzun yazmaya zamanı var, ne de uzun uzun okumaya… Murakami’den bir aşk öyküsü: Yüzde 100 Kusursuz […]

Read More

Senaryosunu Paul Auster’ın yazdığı “ağır erotik” film

The Center of the World’ü yıllar önce seyrettiğimde, çok şaşırmıştım. Zira jenerikte hikayenin Paul Auster’la karısı Siri Husvedt’e ait olduğu yazıyordu. Olabilirdi elbette, hem bu adam zaten epeydir sadece romancılığıyla değil, sinemacılığıyla da anılmıyor muydu? Lakin bu film, yani The Center of the World biraz değişikti. Sıkıcı oluşu bir yana, bana göre fazla erotik, fazla […]

Read More

Okumak Kraliçe’yi bozar mı?

Alan Bennett‘ın yazdığı ve birçoklarınca hâlâ tehlikeli bir eylem sayılan okumanın, iktidara en önce iktidardakilerin karşı çıkacağı ideal bir dünyayı mümkün kılabileceğini anlatan Kraliçe Kitap Okursa, en sevdiğim kitaplardan biri. İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth’in nasıl “egoist bir okur” ve şefkatli bir insan haline geldiğini hatta daha ötesini hayal ediyor. Tevfik Uyar: Pardon, siz hâlâ astrolojiye […]

Read More

Ali Teoman: “İnsan ağzını açmayınca, ses de çıkmıyor, inanın!”

Ve işte arkadaşım Ufuk Matara’nın Ali Teoman’la üç yıl önce, o büyük itirafını yaptıktan hemen sonra gerçekleştirdiği röportaj… Şöyle diyor: “Yedi ay kadar önce, beynimde büyük bir tümör olduğunu öğrendim. Birkaç gün içinde ameliyat olmam gerekiyordu. Bu hayli riskli bir ameliyattı. Tümör beynin tehlikeli bir bölgesindeydi. İşin ucunda gidip de dönmemek vardı. Dönersem de nasıl […]

Read More

“Gizli Kalmış Bir İstanbul Masalı”nın hikayesi

15 Mart 1991 tarihinde ‘Gizli Kalmış Bir İstanbul Masalı’ adlı roman Haldun Taner Öykü Ödülü’nü kazanmıştı. Kitabın yazarı Nurten Ay gidip ödülünü bizzat aldı, hatta gazetelere ve televizyona bol bol da röportaj verdi. Fakat inandırıcılığı zedeleyen bir şey vardı, yazarda ve kitabında; jigsaw puzzle’ın iki uyumsuz parçası gibiydiler. Nurten Ay’ın o kitabı gerçekten yazıp yazmadığı yıllarca […]

Read More

PERİLİ PORNO: “Siz okudukça ben güzelleşiyorum”

Bir insanın karakterini anlamak için onunla röportaj yapmanın en iyi yol olduğuna inanırım. Fakat elbette internet üzerinden yapılan röportajlar için tam olarak böyle söyleyemem. Hele karşınızdaki oyun seven biriyse, kimi zaman karakterini çözmek bir yana, onu öncekinden daha da belirsiz ve kafa karıştırıcı bulabilirsiniz. Gerçek ismini gizleyerek Perinin Sarkacı diye bir roman yazan ve kitabında […]

Read More

El yapımı vintage enstrümanlarla YAZINSAL ROCK

Haklarında iyi şeyler söyleniyor. Mesela… “Az şekerli Nino Rota… Özgün, deneysel ve eğlenceli… Hayaletler ve umacılar tarafından icra edilen, Balkan tonunda Yahudi düğün müziği… Ortadoğu’da sirk olsaydı orada yapılan müzik tam da böyle bir şey olurdu; kendine has ve dayanılmaz güzellikte… Geleceğin şizofrenik Tom Waits’i… ” Eh, “Hangi grup bu bu?” diye soruyorsanız, okuyun. El yapımı müzik […]

Read More

Benim de bir yazı evim olsa!

Birkaç yılda bir taşınmak isterim ben, iyi gelir ruhuma, canlanırım… Bir sürü gereksiz eşyayı atarım, artık seyretmeyeceğim filmlerin DVD’lerini ve bir daha okumayacağım kitapları isteyenlere dağıtırım, onlar gittikçe ben ferahlarım. Bugünlerde gene taşınmak istiyorum, tabii aynı zamanda üşengecin teki olduğum için sanırım bu taşınma projesi gerçekleşmeyecek ama olsun, hayalini kurmak bile güzel. Burası kime ait […]

Read More

“Neden ağlıyordum, yoksa biri mi ölmüştü? Ben ölmüştüm!”

Ray Bradbury sevdiğim bir yazardı. Ama hayatımın en mutsuz günlerinden birinde internette karşıma çıkan üç beş satırıyla imdadıma koşacağı doğrusu aklımın ucundan bile geçmemişti. Onun kitapların ve tutkuların yok edilmek istendiği karanlık bir çağda insanları kitaba dönüştürmek gibi radikal bir eylem planı yarattığını unutmuş olmalıyım… İşte Ray Bradbury’nin bir hayranına yazdığı mektup ve benim için […]

Read More

Yazarlar ve ufak tefek rahatsızlıkları

Çevirisindeki ciddi sorunlara rağmen Javier Marias’ın kitabına bayılmıştım. Güzel tarafı, haklarında her şeyi bildiğimizi sandığımız bazı büyük yazarlara dair çok çekici bilgiler içermesiydi. Finalde yer alan Kusursuz Sanatçılar bölümü ve yazar fotoğrafları üzerine bir de yazı yazmayı planlamıştım; araya bir sürü başka şey girdiği için, kaldı. O yüzden Arzu Erol’dan bu yazının gelmesi şahane oldu. […]

Read More