Egoist okur

Salinger’a bir giriş: Homeopati, Vedanta Budizm ve yalnız kalma arzusu

İlk ve tek romanının yayınlanmasıyla tüm zamanların en büyük yazarlarından biri haline gelen ve aradan geçen yıllarla birlikte ünü, saygınlığı hiç eksilmeyen, üstelik bunu korumayı insan içine çıkmayarak, röportaj vermeyerek, fotoğraf çektirmeyerek ve çok uzun süredir tek satır yazmayarak başaran kaç kişi biliyorsunuz? Hafızanızı zorlamayın; Salinger’dan başkası yok. Ve işin kötüsü, artık o da yok. […]

Read More

Vedat Türkali roman kahramanlarıyla konuşurken…

“Vedat Türkali ile çalışmak onu anlayana kadar çok zor. Hayatı olması gerektiği gibi yaşıyor. Büyük küçük yaptığı her işe aynı özenle yaklaşıyor. Ama günümüzde insanların çoğu böyle yaşamıyor. Birlikte bir şeyler paylaştığımız, birlikte çalıştığımız kişiler hatta bazen ben bile Vedat Türkali’nin yaşamına ayak uydurmakta zorlanıyoruz.” Yazarların asistanlarıyla kurduğu ilişki nasıldır? Eserin oluşmasında asistanların payı nedir? […]

Read More

Burak Fidan: “Yazar asistanlığı beni tatsız ve sıkıcı biri olmaktan kurtardı”

“Yazar asistanlarına ulaşmaya çalışırken, ilginç bir biçimde bu mesleğin olumsuz çağrışımları olduğunu, yazarların bir asistanla çalıştıklarının bilinmesini nedense istemediklerini fark ettim. Halbuki bu mesleğin geçmişi epey eskilere dayanıyordu aslında ve büyük yazarlar bile asistan kullanıyordu. Bunu, eşi öldükten sonra asistanı Anna Snitkina’yla evlenen Dostoyevski’nin hikayesinden biliyoruz. Fakat elbette her yazar-asistan ilişkisi bu tür sonuçlara ulaşmak […]

Read More

Sezgin Kaymaz: “Onlar gibi olamamaktan, daha doğrusu kendimiz olmaktan korkuyoruz”

Bütün sakinlerinin mutlu ve huzurlu yaşadığı Cennet’te, Tanrı ilk insanı yarattı, adına da Âdem dedi. Onu yarattığı toprağa kendi nefesinden üfleyerek can verdi, bu cana hem iyilikten hem şerden, hem riyadan hem sadakatten koydu. Ona güzel olan ne verdiyse, bir o kadar da kötülük ekledi. Sonra Cennet’teki tüm varlıklara dönüp Âdem’e secde etmelerini buyurdu. Bu […]

Read More

Terry Pratchett’ın intihar sözleşmesi

12 Mart 2015 editi: Terry Pratchett evinde öldü. Bunun dışında 2011 yılında hazırladığım bu yazıya dokunmadım.  İlk hikâyesini 13 yaşında sattı ve ikinci el bir daktilo almaya yetecek kadar para kazandı. The Carpet People adlı ilk romanı 1971’de yayımlandı. Sonra gazetecilik yaptı, özel şirketlerde medya ilişkileri görevini üstlendi. 1983’te ona asıl ün getiren Discworld’ü (Disk […]

Read More

Vampirler ve lunatikler için “Efkar Karması”

Beethoven’ın Ayışığı Sonatı ya da Debussy’nin Au Clair de Lune’unu biliyoruz elbette. Klasik Türk müziğinin içinde ay geçen şarkılarını da… Ama popüler müzik bize çok daha fazlasını sunuyor ayla ilgili olarak. İşte “Efkar Karması”nın lunatik versiyonu, yani birkaç ay şarkısı… Şarkıların sahipleri arasında Sezen Aksu, Sertab Erener, Şebnem Ferah ve İhtiyaç Molası da var, Pink […]

Read More

Gay romanı yazmak için ille gay mi olmalı? Ve akla gelen başka sorular…

Yazar Ayşe Kulin’in yeni romanı Gizli Anların Yolcusu tartışmaları da beraberinde getirdi. Şimdi twitter’da ve internetteki başka mekanlarda eşcinsel olmayan bir yazarın eşcinsel dünyayı anlatan bir roman yazmasının doğru olup olmadığı, daha doğrusu bilmediği bu dünyayı hakkıyla anlatıp anlatamayacağı konuşuluyor. Önce bu tartışmayı okuyun, sonra dünyadan benzer hadiseleri… Gülenay Börekçi Gay romanı yazmak için ille […]

Read More

Tolstoy’un büyük aşkı Elisabeth bir Türk’le evlenmiş

Sermet Sami Uysal’ın Eşlerine Göre Ediplerimiz adlı kitabından öğreniyorum. 1950’lerde yazılan kmitaba göre hikaye şöyle… Gencecik bir delikanlı olan Uysal ilk romanını Cumhuriyet’in o dönemdeki genel yayın yönetmeni Cevat Fehmi’ye götürmüş. Romandaki karakterlerden biri de Tolstoy’muş. Üstelik anlaşılan, romanda anlatılan her şey gerçekten yaşanmış. Gülenay Börekçi Tolstoy’un büyük aşkı Elisabeth bir Türk’le evlenmiş Sonya’yla evli […]

Read More

Karmaşanın, öfkenin, sevginin, sevişmenin, cümbüşün öyküleri

Bir de Baktım Yoksun adlı kitabıyla birkaç ödül alan Yekta Kopan’ın Kediler Güzel Uyanır adlı kitabı çıktı. Onu bir popüler kültür şahsiyeti olarak tanıyanlar var ama Yekta Kopan her şeyden önce iyi bir edebiyatçı, dahası çok önemli bir öykücüdür. Kopan, röportajımızda, bir edebiyatçı olarak yapmak istediklerini şöyle anlattı: “Uzun sürmesini istediğim bir yazın yolculuğunda, haritasını […]

Read More

Ahmet Büke’den ekmek, zeytin ve “iyi palavra atma yeteneği” üzerine

Ahmet Büke’nin yeni kitabı “Ekmek ve Zeytin” çıktı. Kendine has bir dili, dünyası olan bir yazar Ahmet Büke. “Ruhlu” derim ben bazı kitaplara, onunkiler öyle. Hikayelerini özetle deseniz özetleyemem; onlarda küçük ayrıntılar büyür, zaman durur, dil güzelleşir… Bir de ne anlatsa, sanki ben kendime anlatmışım onu daha önce de şimdi kendimden dinliyormuşum duygusu olur. Açıkçası […]

Read More

Behçet Çelik’ten yüzleşmeyi göze alanlarla yüzleşmekten korkanların çatışması

Behçet Çelik’in yazdığı Diken Ucu, Türk edebiyatının hikaye birikimini duyurup zenginleştiren kitaplardandı. Behçet Çelik anlatmayarak anlatıyor, boşlukların kıymetini biliyor ve hikayelerini suskunluklarda zenginleştiriyordu. Onunla yaptığımız söyleşide yazıyla macerasını anlattı, bu maceranın ne zaman macera olmaktan çıktığını anlattı… Ve tabii her kitapla yeniden çıktığı yolu, ruh göçünü… Gülenay Börekçi Behçet Çelik’ten yüzleşmeyi göze alanlarla yüzleşmekten korkanların […]

Read More

Mario Levi: “Herkes kendi dilinde ölüyordu!”

“Tüm anlatılanların otobiyografik bir karakter taşıdığına inanıyorum. Bu keşfi durduk yerde yapmadım, sadece yıllar önce ifade edilmiş bir hakikatin izini sürdüm. Gustave Flaubert, ‘Madame Bovary benim’ lafını boşuna etmedi. Tüm bunlar bir yana, ancak yaşananın bize daha sahici bir edebiyatın yolunu açtığına hep inandım. Birileri bana hikâyelerini anlatmam için kendilerini gösterdi, hatta hayatıma girdi… Kim […]

Read More

“O öldü! Senin artık bir baban yok”

Yekta Kopan hazırlayıp sunduğu televizyon programlarıyla popüler kültürde de yeri olan isimlerden. Fakat televizyonculukla yazarlığını birbirine karıştırmamaya özen gösteriyor. “Ben yazan bir insanım. Ama hayatımı yazarak kazanamam” diyor. “Bunun için başka bir iş daha yapmak zorundayım. Para kazanmak için yaptığım işi giyip çıkarabiliyorum. Yazmak meselesi ise değişik, onu giyip çıkaramıyorum. Çünkü zaten en çıplak halim […]

Read More

“Gelecekte herkes 15 dakikalığına bir ünlüyle seks yapacak”

“2033: The Future of Misbehaviour” adlı kitap üzerine konuştuğumuzda, Hakan Bıçakcı söylemişti bunu. Oysa biz, gelecekte dünya dışı yaratıklarla veya robotlarla sevişeceğimize inanıp bir parça ürküyorduk. Ama tahminciler öyle demiyor. Onlara göre, seks hayatımızda öyle büyük değişiklikler olmayacak. Sadece “ilk bakışta aşk” dediğimiz şey yürürlükten kalkacak, çünkü partnerlerimizi uluslararası şöhretlerden seçeceğiz. Telif hakları ödenmiş ya […]

Read More

Paul Auster: Piyangodan büyük ikramiyeyi kazanmasa, yazar olmayacaktı!

Yeniden yayınlanan “Yalnızlığın Keşfi” dolayısıyla… Paul Auster’ı niçin seviyoruz? Kitapları bize ne hatırlatıyor? Hayatta sıfır noktasına gelmek ne demektir, neye yarar? Peki ya Auster’ın pek alelacayip diyebileceğim sıfır noktasından çıkış hikayesi… Hepsi bu yazıda. Buyurun okuyun. Gülenay Börekçi Paul Auster: Piyangodan büyük ikramiyeyi kazanmasa, yazar olmayacaktı! Ay Sarayı, Şans Müziği, Son Şeyler Ülkesinde, Yanılsamalar Kitabı, […]

Read More