Ahmet Büke’den yeni bir öykü: DÜNYANIN EN GÜZEL DEDESİ
Bir hayal kurmasını, yaşamak istediği yeri seçmesini istedim Ahmet Büke‘den… “Benim bildiğim tek şey öykü yazmak” dedi ve hayalini bir öykü aracılığıyla anlattı. Okurken, Ahmet’le dedesinin gemiden kütüphaneleriyle dünyayı köy köy dolaşıp yaşlılardan dinledikleri masalları kaydedişlerini ben de hayal ettim. Sonra bir çeşit huzur doldu içime: Bir kütüphane geminiz varsa eğer, işler kötü gittiğinde karaya […]
Read MoreShakespeare yogası
Heidi E. Spear, New York ve Washington üniversitelerinde karşılaştırmalı edebiyat ve sahne sanatları eğitimi olan bir yoga hocası. Bir dönem Londra’da Shakespeare’s Globe Theatre’da da çalışmış. Bir yoga hocası Shakespeare üzerine farklı ne söyleyebilir diyorsanız, Hamlet ve Venedik Taciri’nden yola çıkarak yazdığı yazıyı okuyun. Ve sonrasında mutlaka üzerine düşünün. Hayatımızda önyargıların doğduğu noktayı, “öteki” kavramının […]
Read MoreBeyaz Tavşan Birası
Beyaz Tavşan denince benim için akan sular durur. İnanmıyorsanız, buraya bakabilirsiniz. Dünyanın öteki ucunda, Avustralya’daki bir firma White Rabbit Beer, yani Beyaz Tavşan Birası’nın üretimine başlamış bile. Hem de ne kadar güzel, ruhlu, şakacı etiketlerle… En iyisi bakıp kendiniz karar verin. Yolunuz Avustralya taraflarına düşerse de, sınırlı sayıda üretilen bu biralardan iki şişe kapıp bana […]
Read MoreMüzikte TANRI OSMANLI’YI KORUSUN trendi
Görünen o ki son yıllarda Batılı müzisyenler yüzlerini doğuya çeviriyor. Aralarında, Türk ve Osmanlı müziğinden etkilenenler de var, Bizans müziğini keşfedenler de… A Hawk and A Hacksaw grubu da onlardan biri. God Bless the Ottoman Empire (Tanrı Osmanlı İmparatorluğu’nu Korusun) adlı bir parçaları da var. Grubun kurucusu Jeremy Barnes’la bu şarkıyı ve Osmanlı müziğine neden […]
Read MoreHer hayat bir hikaye arayışındadır
“Bana en çok huzur veren sözcüklerin ‘bir varmış, bir yokmuş’ olduğunu daha küçücük bir kızken fark etmiştim. Büyümek bu durumu değiştirmedi. Bugün hala birileri bir hikaye anlattığı zaman heyecanla dinliyorum. Hikayelerin birbirlerine nasıl dokunduğunu, nasıl içiçe geçtiğini veya nasıl değiştiğini izliyorum merakla… ve hikayelerin şu hayatta bize ekmek ve su kadar gerekli olduğuna giderek daha […]
Read MorePunk ruhu taşıyanlara Yüzyıllık Yalnızlık modası
Gabo’dan, yani Gabriel Garcia Marquez’den etkilenen ve neredeyse bütün koleksiyonlarını ismi artık onunla özdeşleşen “büyülü gerçekçilik” akımı üzerine inşa eden iki genç modacıdan bahsedeceğim. Tata Christiane adlı markanın yaratıcısı olan Julie Bourgeois ve Hanrigabriel 2007’den bu yana kadınlar, erkekler, çocuklar, yaşlı insanlar ve travestiler için tasarım yapıyor ve tasarladıkları kıyafetleri içlerinde tutkulu kraliçeler, tek gözlü korsanlar, […]
Read MoreArzu Akgün: Kitap sahaftan alınsın, meyhane salaş olsun, tarih beni anlatsın!
“Hikaye seviyorum ya ben, belki biraz bu yüzden ‘eski’ye tutkunluğum. Kitap sahaftan alınsın, meyhane salaş olsun. Yıkık dökük bir evin, eski bir duvarın önünde durup düşüneyim hayatı. Sonra bir adam gelsin, her cümlesinden sonra başka bir kitabı karıştırayım merakla. Öğreneyim. Kendimi öğreneyim dünyayla beraber sonra yine kendimi unutayım öğrenirken. Bazen kendini unutmak iyidir.” Bir vapur […]
Read MoreHepimiz aynı oyunlarda yaralandık
“‘Bu sene bir tuhaflaştı havalar’ sohbetine malzeme verecek kadar tuhaf şeyler oluyordu havalarda” diyor Mahil Ünsal Eriş. Ben de diyorum ki bu sene bir güzelleşti öyküler. Hani, “İçime bir ad koyacak olsam Leyla derim, öyle güzelim.” Burcu Yıldızer bu kez Mahir Ünsal Eriş’in Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde kitabını yazdı. Hepimiz aynı oyunlarda yaralandık Bilirsiniz, […]
Read MoreHande Altaylı: “Hayatın asli görevi, seni hayal kırıklığına uğratmaktır”
Hande Altaylı’yla tanışıyoruz elbette, fakat uzun uzun konuşma fırsatımız olmamıştı. Egoist Okur için yaptığım bu röportaj vesile oldu. Hem yeni çıkan üçüncü romanı Kahperengi’yi konuştuk, hem de yazıyı, edebiyatı, sevdiği kitapları ve yazarları… Hakkında ne düşünüyorsun diye sorarsanız, onu sevdim. Öncelikle açık sözlülüğünü, lafı dolandırmadan söyleyeceğini söylemesini, sezgiselliğini, meraklı oluşunu, kendi içine bakmaktan çekinmemesini… Eşyalara […]
Read MoreYayın dünyasının kült starı anlatıyor
İnanın bana, yayın dünyasında ya da medyada çalışıp da Sayım Çınar’ı tanımayan tek bir kişi bile yoktur. Gazetelerin genel yayın yönetmenlerinden, ünlü edebiyatçılara, yayınevi sahiplerinden sayfa tasarımcılarına, çevirmenlerden dizgicilere, ne bileyim inanmayacaksınız ama çaycılara kadar herkesin Sayım’la bir hatırası, hikayesi vardır. Benim de var. Hangisini anlatayım, bilmiyorum. Cihangir yahut Tünel kahvaltılarımızı mı; Sultanahmet turlarımızı mı? […]
Read MoreMehmet Mümtaz Tütüncü’ye sordum: Osmanlı’da steampunk var mıydı?
Mehmet Mümtaz Tütüncü’nün yazdığı Küheyli Buharlan adlı romana göre evet. Roman, IV. Fırat devrinde geçiyor. Zamanın mühim hezarfenlerinden Arif Çelebi gün geliyor “çok büyük, çok erişilmez bir hayal”in, “gelmiş geçmiş cümle mucitlerin gönlünde yatan büyük tasavvur”un peşine düşüyor. Ve insan gibi düşünebilen, insan gibi davranabilen, görene, duyana, konuşana insanmış hissi veren, hatta belki de bir […]
Read MoreAlternatif rock grubu Wilco’dan edebiyata destek
Amerika’da, kurucuları arasında ünlü yazar Dave Eggers’ın da bulunduğu bir oluşum var, 826! Öğrencilere yazarlık dersleri verilmesini sağlıyor, böylece yetenekli çocukların heba olup gitmesini önlüyor. İşte bu 826! ile rock grubu Wilco geçenlerde bir işbirliğine girmiş. Daha önce de sözünü ettiğim Out of Print Clothing‘in yardımıyla grubun esas adamı Jeff Tweedy’nin zevkine uygun olarak Don […]
Read MoreTolstoy, Nabokov çevirirse?
Vladimir Nabokov 1977’de The Original of Laura adlı romanını bitiremeden ölmüş, söylenen o ki son nefesinde de oğlundan Laura’yı yakmasını istemişti. Çevirmen oğlu Dmitri Nabokov taslakları yakamadı ama 30 küsur sene yayınlamadı da. Fakat tüm dünyadaki Nabokov hayranları onu yazarın yazınsal yok edicisi olmakla suçlamaya başlayınca pes etti. Hatta konuk olduğu bir televizyon programında, babasının […]
Read MoreNabokov’dan bir test: Gerçekten iyi bir okur musunuz?
Maria Popova’nın sitesinde okudum, Geçen hafta Nabokov’un 1969’da BBC’ye verdiği bir röportaj arşivlerden bulunup çıkarıldı. Yer yerinden oynamadı şüphesiz ama benim gibi tutkulu hayranlar için hediye gibi bir şeydi. Nabokov’un Edebiyat Dersleri’nin minimalize edilmiş hali sanki. Popova, röportajı destekleyecek bir şeyler de bulup çıkarmış Nabokov’un Edebiyat Dersleri kitabından. Adamımız zaman zaman ders verdiği edebiyat öğrencilerine bir […]
Read MoreÖykülerde gizlenen şiir: Tanrı’nın Yalnız Kırları
Serkan Türk, “Tanrı’nın Yalnız Kırları” adlı kitabında “şiire mahkûm oluş ya da boyun eğiş” eşiklerini bilinçle atlamış. Şiire boyun eğerek öyküye boyun eğdirmemiş. Tolga Meriç’in yazısı… Öykülerde gizlenen şiir: Tanrı’nın Yalnız Kırları Romanın ve öykünün kendi şiirinin olabileceği ama bunun anlatımda şairanelikle karıştırılmaması gerektiği çoktan hemfikir olunmuş, tartışmasız bir gerçek artık. Fakat son zamanlarda, romanlarında, […]
Read More







