Egoist okur

Efkâr Karması / Cüneyt Cebenoyan: Kızıl yıldızlı şarkıları

Çok eski arkadaşım Cüneyt Cebenoyan sinema ve müzik eleştirileriyle tanınan bir yazar. Birgün’de köşesi var, zaman zaman Bir+Bir gibi bağımsız dergilerde de rastlıyoruz. Onunla yapılmış bir röportajda, Türkiye’nin en özgür film eleştirmeni olduğunu söylemiş. Doğrudur… Ayrıca sağlam kalemdir. Filmlere dair girişi, gelişmesi, sonucu belli yazılar kaleme almaz. Yazılarını bağlarken de o sinir bozucu yüzeysellikteki “sevdim-sevmedim, […]

Read More

Alain de Botton’dan yeni bir pornografi teklifi

Alain de Botton’un Londra’da açtığı Hayat Okulu’nu biliyorsunuz, onunla bu konuda bir röportaj yapmıştım. bence güzel fikir, çok eğlenceli. İşe yarıyor mu, öğrencilerine hayatı öğretiyor mu bilmiyorum. Neyse ki şimdi nihayet merakımı gidermenin bir yolunu buldum. Zira yeni çıkan altı ciltlik Hayat Okulu kitaplığı uzaktan da olsa bu okulun müfredatına dair bir fikir edinmemi sağladı. Kitaplardan […]

Read More

Kendinizi sevmekten başka çareniz yok, hanımefendi…

Arzu Akgün yazısına “Paket program bir kader bu” diye başlıyor. Bizans imparatoriçesi Theodora ve Deli Dumrul’la devam ediyor. Arzu’yu, Theodora’yı ve Deli Dumrul’u bir araya getiren şey kader. Lakin Arzu, dedikoducu tarihçi Prokopios’tan okuduğumuz Bizans impatoriçesinden ve Azrail’in canını aşk sayesinde bağışladığı Deli Dumrul’dan çok daha talihli bence. Zira kendi hikayesini kendi kelimeleriyle, kendi duygularıyla […]

Read More

Burhan Doğançay: “Diktatörlükle yönetilen memleketlerde duvarlar tertemizdir”

Türkiye’nin en pahalı ressamı olarak anılan Burhan Doğançay’ın 1980’lerde yaptığı Ribbons 58 tuhaf ve güzel bir eser. Üzerinde yırtılmış kağıdın keskin hatları ve rengarenk kurdele parçalarının yumuşak kıvrımları görünüyor, kurdelelerin zemine vuran gölgesi ise Arap kaligrafisini andıran bir şekil, daha doğrusu bir yazı oluşturuyor. Anlatmasını istediğimde fazla konuşmuyor ve şu sözlerle yetiniyor: “Resim, ışık ve […]

Read More

Efkâr Karması / Aylin Alıveren: İmkansızlık olanağına dair şarkılar

Aylin Alıveren iyi bir dramaturg ve çok başarılı bir senaryo yazarı… Adını bazı televizyon dizilerinden, mesela Küçük Sırlar’dan da biliyor olabilirsiniz. Fakat daha önemlisi, uzun uzun konuşmuşluğumuz olmasa da zeki bakışlı gözleri, güzel gülüşü ve kimseye benzemeyen edaıyla, her rastladığımda kendimi iyi hissetmeme sebep olacak bir aşinalık halesi yayıyor Aylin. yani sevdiğim insanlardan… Bir de […]

Read More

Filiz Kansu: “Şehir ışıklarını kapattığında, bir benim ışıklarım açık kalıyor…”

“Yangında ilk kurtarılacaklar”ın konuğu Filiz Kansu, Egoist Okur’a daha önce bir kez yazmıştı. O zaman henüz tanışmıyorduk. Hâlâ tanışamadık. Deli gibi okuyup yazdığını, şu sıralar intihar eylemi üzerine yazdığı kitabını yayınlamaya çalıştığını biliyorum, o kadar. Umarım yakında Facebook yazışmalarının ötesine geçip bir kahve içebiliriz. Lautreamont’den başlayıp Mishima’ya uzanan, arada Deleuze ve Artaud’yu da ağırladığı tavırlı kütüphanesinin […]

Read More

Bir yarayı hiçbir şey aşk kadar kolay onaramaz!

Biliyorsunuz, Egoist Okur takipçisi Arzu Akgün bir süredir Egoist Okur yazarı. Bu yazısı aşk üzerine. Şöyle diyor: “Tanrı hepimize aşık olmasak bile aşk halinde günler versin, hayatla flört etmeyi eksik etmesin içimizden. Susuz kalmaktansa dalgalarla boğuşalım. Aşkın derdi bile güzeldir bazen.” Okuma tavsiyeleri Aşk ve Batı, Çev.Talat Sait Halman- Tarih Sümer’de Başlar, Samuel Noah Kramer […]

Read More

Çok satan bir roman yazmanın gizli formülü var mı?

Bazı romanlar niçin satış rekorları kırıyor? Da Vinci Şifresi’yle ortalığın tozunu attıran Dan Brown’ın kazandığı inanılmaz şöhretin sırrı ne? Harry Potter’ın elektrik parasını bile ödemeyecek kadar yoksul olan yazarı J.K. Rowling nasıl dünyanın en zengin kadını oldu? Neden bu yazarların her yazdığı ilgi görüyor? Bir best-seller yazmanın gizli formülü var mı? “Çok satan bir roman […]

Read More

Tam zamanıdır başımızı doğru yere eğmenin

“Sanırım hayat, AZ bir yere gitti. Her şeyin azı makbul gibi. Az düşün, az sev, azla yarat, az bil, az, az, az… Bu azlığa direnenler, ‘işe yaramayan insanlar’ durumuna düştü. Şizofren, duygusal, romantik, manik, bırakın kendi haline… durumuna düşürüldü. Azlıkları fazla olanla baş edilemezdi. Her şey sıradanlaştırıldığı gibi, zorlaştı da böylece. Sevinçlerin, gülüşlerin bile kontrol […]

Read More

Neden fantastik edebiyat?

Fantazya ve Bilimkurgu Sanatları Derneği Fabisad nihayet resmen kuruldu. Ben de bu vesileyle dernenz üyelerinden bazılarına gittim ve fantastik edebiyatı sordum.  İşte Altay Öktem, Barış Müstecaplıoğlu, Doğu Yücel, Hakan Bıçakcı, Ahmet Öz, Yiğit Değer Bengi ve Aycan Aşkım Saroğlu’nun söyledikleri… Barış Müstecaplıoğlu (yazar) “Tarih hayal gücünün yarattığı devrimlerle dolu” Hayal gücü ve yaratıcılık, bir toplumda […]

Read More

Zeki Müren ve deliliğimizin zenginliği

Deniz Durukan’ın Hatice Meryem’in Beyefendisi’ne dair yazdığı yazıda Arkadaş Z. Özger’in bir şiirinden bahsediyordu. “Güneşe ve erkekliğe büyüyen vücudum/ Düşüvericek ellerinizden ve/ Bir gün elbette/ Zeki Müren’i seveceksiniz. (Zeki Müren’i seviniz)” diye bitiyordu şiir. Okuyunca Vivet Kanetti’nin mücevher değerindeki Deli Ruh kitabındaki bu yazıya koştum.  Kanetti’nin Zeki Müren portresi ilk okuduğumda beni büyülemişti. Her şeyi kusursuz […]

Read More

Burroughs, Ginsberg, Kerouac ve diğerleri: JUST BEAT IT!

“Aynı kitabın iki ayrı yayınevinden yayınlanmasına çok sık rastlamışızdır da, iki ayrı yayınevinin tek bir kitabı yayımlamak için bir araya gelmesi pek sık rastlanan bir durum değildir.” Sel Yayıncılık ile 6.45’in bir araya gelerek yayınladığı Beat Kuşağı Antolojisi bu açıdan da dikkate değer. Ama sadece o değil. “Beat” sözcüğü bizim ülkenin yasaklı sözcüklerinden biir artık. […]

Read More

Metin Kaçan öldü. Yaşasa “Rüyalar Kitabı”nı yazacaktı…

İntihar. Yazması kolay, telafuz etmesi çok zor kelime. Bu kaçıncı, ben de bilmiyorum. Öyle dayanıklılık eşiği falan da yükselmiyor insanın, zamanla… Halim yok, diyeceğim sadece şu: Bir yazar en çok okunmak ister. O yüzden size Ağır Roman’ı, Fındık Sekiz’i, Harman Kaplan’ı, Adalara Vapur’u, Cervantes’in Yeğeni’ni; yani Metin Kaçan’ın eserlerini, sesini, dilini hatırlatacağım. Gülenay Börekçi Rüyalar […]

Read More

Deborah Harkness: “Tarih dedikleri dedektiflik, roman ise simyanın ta kendisi”

Şu sıralar yayıncılık dünyasındaki en popüler karakterler cadılar. Üstelik masallardan bildiğimiz cadıların aksine 21. yüzyıl cadıları güzel, masum, iyi kalpli ve neşeli… Anlaşılan 17. yüzyılda Salem’de kurulan ve binlerce genç kadının yakılmasıyla sonuçlanan cadı mahkemelerinin intikamı nihayet alındı ve görünen o ki cadılar beraat etti. Cadılı kitaplar arasında en dikkat çekici olansa bir aşk hikayesi, […]

Read More

Hikmet Hükümenoğlu’nun güzel kapaklı, güzel baskılı, resimli, bol dipnotlu kitap tutkusu

04:00, 47 Numaralı Kamara, Küçük Yalanlar Kitabı ve Kar Kuyusu gibi kitapların -benim için- esrarengiz yazarı Hikmet Hükümenoğlu Egoist Okur’un bu yeni bölümünün sorularını çok eğlenceli bulduğunu söyledi ama bence eğlenceli olan esas onun cevaplarıydı. Misal… Ben “Hiç yaramaz seçimleriniz oldu mu?” diye soruyorum, o “Sürekli yaramaz seçimler yapıyorum ama hiç yaramazlık gibi gelmiyor” diye […]

Read More