Murathan Mungan: “Sol hülyaları olan bir yazarın ütopyasını yazdım”
“Hayatınızdan şiiri söküp attıysanız, ondan vaçgeçtiyseniz, sadece arızalı zamanlarınızda yardım almak için başvurduğunuz bir yalancı ilaç haline gelir şiir. Aşıksınızdır, ana baba hasreti çekiyorsunuzdur, gurbette kaybolmuşsunuzdur… Acınızı kışkırtmak yahut yatıştırmak için şiire başvurabilirsiniz o zaman, diğer zamanlarda unutmak üzere… Böyle olunca da, gündelik hayatta şiire duyduğunuz ihtiyacı görmezden gelirsiniz. Şairin romanı, sadece edebi bir tür […]
Read MoreSevin Okyay’ın kütüphanesi
Sevin Okyay kimdir? Bizim ülkedeki ilk kadın sinema yazarı. Onun tavsiyesiyle gittiğim bir filmden pişman olarak çıkmadım hiç. Sadece sinema yazmıyor tabii, ilgi alanları arasında edebiyat, caz, futbol da var. Hatta sanıyorum edebiyat yazılarını bu sıralar sinema eleştirilerine tercih ediyor. Çiçek Dürbünü, İlk Romanım gibi güzel kitaplar da yazdı… Harry Potter çevirilerinden söz etmek bile […]
Read MoreÇocuk kitaplarında sevmediklerimiz: “Kızlar sünnet olmaz, gelin olur!”
Maviş’e dedesi şöyle diyor: “Kızlar sünnet olmaz, gelin olur!” Maviş’in gelin olması için büyümesi gerektiği daha sonra ona anlatılsa da söz ağızdan bir kere çıkmış, asıl önerme söylenmiştir artık: “Kızlar sünnet olmaz, gelin olur!” Kadına rolü, daha o yaşta biçilmiş, Maviş büyüyünce gelin olacağına ikna edilmiştir. Ona bir de bir gelinlik dikilir. Yani kardeşinin sünnet […]
Read MoreAhmet Büke’den bir öykü: BABA, OĞUL, ASKER
Ahmet Büke hem gülümsetiyor okuru, hem yüreğini dağlıyor mutlaka… Tatlı, kederli, şiirli, ruhlu, ne bileyim işte güzel yazıyor, değişik yazıyor. “Baba, Oğul, Asker” adlı bu öyküyü de Egoist Okur için yazdı… Ahmet Büke: “Öyküyü takıntılı biçimde seven bir kuşak geliyor” Baba, Oğul, Asker Davul çalıyor, def vuruyor. Gürültünün, ağlamanın, küfrün bini bir para. Sonra ışıkları […]
Read MoreTATLI SANAT: Mondrian keki, Damien Hirst pastası
San Fransisco Modern Sanatlar Müzesi’nin (SFMOMA) üstündeki Blue Bottle Cafe’nin hamurişleri şefi Caitlin Freeman muhteşem Modern Sanat Tatlıları projesini şöyle anlatıyor: “Sanat ve yemek denen iki dünyayı alıp nasıl bir araya gelebileceklerine baktım. Bir sanat eseri yaratmak istemiyordum. Benim istediğim sanatı yiyeceklerle yorumlamaktı…” TATLI SANAT: Mondrian keki, Damien Hirst pastası Caitlin Freeman, aşçı olmaya ressam […]
Read MoreGöktuğ Canbaba: “Sevdiğin insanın cini mutlu mu, hiç sordun mu?”
Acayip isimli bir roman: İşeyen Atmaca. Yayın yönetmenliğini Altay Öktem’in yaptığı Marjinal Kitaplar’dan çıktı. Yazarı fotoğrafçı, seyyah ve maceracı Göktuğ Canbaba. Amerika’nın uçsuz bucaksız bozkırlarında geçen bir hikaye anlatıyor. Okurken güneş tam tepemize vuruyormuş hissine kapılıyor insan. Karakterleri arasında Jane, Gülümseyen Baykuş ve Marilyn Monroe ve bilumum başka tuhaf insan var. Bir de tabii ilerleyen […]
Read MoreAY: Güneşten bunalan ruhların tesellisi
Önemli bir karar alacaksan, yeni ayı bekle ama eğer ilişkini bitireceksen veya kilolarından kurtulmaya karar verdiysen, dolunay zamanını seç… Bilinçdışının yöneticisi aydır, onun hareketlerine dikkat et… Yüzeyinde dikkate değer miktarda su bulunduğu için yeryüzünün geleceğini tamamen değiştirebileceği söylenen ay, bazı arkadaşlarımdan durmadan işittiğim bu sözlere bakılırsa aynı zamanda başka birçok şey… Ruhumuzun aynası. Çılgınlığımızın sebebi. […]
Read MoreD22’den BENT: Çarpılmaya hazır mısınız?
Oyunun adı, Bent. Çok genç yaşlardaki üç genç aktörün kurduğu yeni tiyatro topluluğu D22 tarafından sahneleniyor. Ben birkaç hafta önce seyrettim ve kelimenin tam anlamıyla çarpıldım. Çok sert, lafını dolandırmadan söyleyen ve seyircinin makul bir ruh halinde kalmasına, neşelenip hafiflemesine izin vermeyen acayip bir oyundu. Halbuki bir parça önyargılı gitmiştim; bir La Cage aux Folles […]
Read MoreHiçbir yemek sadece yemek değildir
Yeme-içme konularıyla her zaman ilgilenen Roland Barthes’a göre yediğimiz, içtiğimiz şeyler yalnızca besin değerleri ya da lezzetleri açısından değerlendirilecek bir ürünler toplamı değil; onlar aynı zamanda bir imgeler bütünü, bir iletişim sistemi; göreneklere, durumlara ve davranış biçimlerine dair birer sözleşme. Mesela… İşlerin büyük ölçüde yolunda gittiği bir akşam yemeği, başarı hanenize eklenecek bir artı puan […]
Read MoreÖzen Yula: “Aşk, günahların en sevabı!”
Özen Yula’nın kaleme aldığı Kırmızı Yorgunları ilk kez on yıl önce sahnelenmişti. Bugün bir kez daha Kadıköy Emek Sahnesi’nde Beyti Engin’in yönetmenliğinde seyirciyle buluşuyor. Üstelik etkisini daha da arttırarak; ölüm, hayat, sırlar, zaman/mekân sorgulamasıyla dünden bugüne uzanan toplumsal değişimin ipuçlarını da vererek… Oyun elbette bununla sınırlı değil; Kırmızı Yorgunları’na tek bir pencereden bakmak yanlış olur. […]
Read MoreTUNA KİREMİTÇİ: “Yetişkinlerin de bakir gözlere ihtiyacı var”
Biliyorsunuz, Tuna Kiremitçi’nin yeni romanı Gönül Meselesi birkaç ay önce yayınlandı. Ve hemen ardından çocuklar için yazdığı masal kitabı da çıktı. Hayır, arkadaşım diye söylemiyorum ama arka arkaya iki kitap yayınladığına göre Tuna’nın üretken bir yazar olduğu kesin. Lakin bu iki kitap arasında bence dikkat çekici bir bağ da var. Şöyle ki… Gönül Meselesi, laik […]
Read More











