Egoist okur

Ahmet Büke’den ekmek, zeytin ve “iyi palavra atma yeteneği” üzerine

Ahmet Büke’nin yeni kitabı “Ekmek ve Zeytin” çıktı. Kendine has bir dili, dünyası olan bir yazar Ahmet Büke. “Ruhlu” derim ben bazı kitaplara, onunkiler öyle. Hikayelerini özetle deseniz özetleyemem; onlarda küçük ayrıntılar büyür, zaman durur, dil güzelleşir… Bir de ne anlatsa, sanki ben kendime anlatmışım onu daha önce de şimdi kendimden dinliyormuşum duygusu olur. Açıkçası […]

Read More

Behçet Çelik’ten yüzleşmeyi göze alanlarla yüzleşmekten korkanların çatışması

Behçet Çelik’in yazdığı Diken Ucu, Türk edebiyatının hikaye birikimini duyurup zenginleştiren kitaplardandı. Behçet Çelik anlatmayarak anlatıyor, boşlukların kıymetini biliyor ve hikayelerini suskunluklarda zenginleştiriyordu. Onunla yaptığımız söyleşide yazıyla macerasını anlattı, bu maceranın ne zaman macera olmaktan çıktığını anlattı… Ve tabii her kitapla yeniden çıktığı yolu, ruh göçünü… Behçet Çelik’ten yüzleşmeyi göze alanlarla yüzleşmekten korkanların çatışması Yazmaya […]

Read More

Mario Levi: “Herkes kendi dilinde ölüyordu!”

“Tüm anlatılanların otobiyografik bir karakter taşıdığına inanıyorum. Bu keşfi durduk yerde yapmadım, sadece yıllar önce ifade edilmiş bir hakikatin izini sürdüm. Gustave Flaubert, ‘Madame Bovary benim’ lafını boşuna etmedi. Tüm bunlar bir yana, ancak yaşananın bize daha sahici bir edebiyatın yolunu açtığına hep inandım. Birileri bana hikâyelerini anlatmam için kendilerini gösterdi, hatta hayatıma girdi… Kim […]

Read More

“O öldü! Senin artık bir baban yok”

Yekta Kopan hazırlayıp sunduğu televizyon programlarıyla popüler kültürde de yeri olan isimlerden. Fakat televizyonculukla yazarlığını birbirine karıştırmamaya özen gösteriyor. “Ben yazan bir insanım. Ama hayatımı yazarak kazanamam” diyor. “Bunun için başka bir iş daha yapmak zorundayım. Para kazanmak için yaptığım işi giyip çıkarabiliyorum. Yazmak meselesi ise değişik, onu giyip çıkaramıyorum. Çünkü zaten en çıplak halim […]

Read More

M.K. Perker: “Amerikan rüyasını görmek istiyorsan, uyumayacaksın!”

Uyursanız rüya görürsünüz. Ama hayatınızın rüyasını görmek istiyorsanız eğer, sonuna kadar uyanık kalacaksınız… ABD’ye yerleştikten sonra adından çokça söz ettiren işlere imza atan, hatta sadece en iyilerin layık görüldüğü çizgi roman Oscar’larında da adı geçen M. Kutlukhan Perker, yeni kitabı Insomnia Cafe’yla (Uykusuzlar Kahvesi) kendisi gibi uykusuzları harikulade maceralar yaşamaya davet ediyor. Gülenay Börekçi TÜRK […]

Read More

Selim İleri: “Edebiyat çok narin bir silah, öldürmek için yaratılmadı”

Edebiyatta 43 yılı geride bırakan Selim İleri, uzun süre ara verdiği öyküyle çıktı karşımıza. “Yağmur Akşamları” yazarın edebiyat dünyasıyla ilgili anılarının kırgınlık ve mutluluklarının tuhaf bir toplamı. Kurmacayla hakikat arasında bir alacakaranlık kuşağı… Çok sevdiğim, saydığım, edebiyatımızın can damarlarından biri olduğuna inandığım Selim İleri’yle son kitabını Habertürk Gazetesi’nde edebiyat söyleşileri gerçekleştiren Ümran Avcı konuştu. Selim […]

Read More

Taylan Biraderler: “Ölüme uzak olan kişi hayata da uzaktır”

“Büyük kıyamete inanmıyoruz ama küçük kıyamet var. Oluyor. Ölünüyor. Arkadaşlarımız ölüyor. Sevdiğimiz insanlar ölüyor. Tanıdığımız biri bile olması gerekmiyor ölenin, uzaktan sevdiğimiz ve bir şekilde ruhsal ilişki kurduğumuz insanlar ölüyor. Küçük küçük kıyametleri hep yaşıyoruz. Düşün işte, biriyle samimi oluyorsun, çok seviyorsun onu, onunla yaşıyorsun. Sonra gün geliyor, artık görüşmemeye başlıyorsunuz. Yani o insan ölüyor […]

Read More

Murat Gülsoy’la BÜYÜBOZUMU: “Yazı asla ihanet etmez!”

Murat Gülsoy, yazı üzerine en çok düşünen ve bu düşüncelerini gerek kitaplarıyla gerekse yönettiği yaratıcı yazarlık kurslarıyla cömertçe paylaşan yazarlarımızdan. Peki yazı onu niye çağırmıştı? İlk metinlerine baktığında hangi acılarını görmüştü? Şimdi neler görüyor? Tolga Meriç, yaratıcı yazarlık üzerine “Büyübozumu” adlı bir kitabı da olan Gülsoy’un portresini, onun en çok düşündüğü konu olan yazı üzerinden […]

Read More

Okşan Svastics yazdı: Yahudiler’in İstanbul’u

“Bakkallık yapan halası babası evi terk etmiş olan 12 yaşındaki eczacı çırağı dayıma öğlenleri parayla ekmek arası kavurma satarken, Aşkenaz komşuları üst kata tencere tencere yemek taşıyormuş, bunu öğrenince dostluğun akrabalıktan daha mühim bir şey olduğunu da öğrenmiş oldum. Sonra, Osmanbey’de otururken komşum Sara Kazes’ten vişne likörü yapmasını, yaşlanınca güzel kolyeler takıp evde bile rujsuz […]

Read More

Emrah Serbes: “Memleket sirki andırıyor!”

Emrah Serbes’in yeni romanı Deliduman nihayet raflarda. Onunla yeni kitabını konuşamadık ama Tolga Meriç’in yıllar önce yaptığı bir Emrah Serbes söyleşisini yeniden yayınlayabilirim gibi geldi bana. Evet, röportajın yeni kitapla hiç alakası yok ama emin olun ruh aynı. Gülenay Börekçi Emrah Serbes: “Memleket sirki andırıyor!” “Son Hafriyat”ı okurken o kadar çok kahkaha attım ki, romanı […]

Read More

Alain de Botton: “Radikal dincilerden değil, radikal ateistlerden korkuyorum”

Alain de Botton yeryüzünde herhangi bir tanrıya inanmadan yepyeni bir din öneren ilk insan olabilir mi? Bu röportajda, “İnançsızlığınızı bu kadar açıkça ifade ettiğiniz için radikal dindarların öfkesini çekebileceğinizi düşünmüyor musunuz?” diye sordum ona önce. “Tam tersi, radikal ateistlerin ‘Hey, adama bak, resmen dine methiyeler düzüyor’ demelerinden korkuyorum” cevabını verdi. İşte röportajımızın geri kalan kısmında […]

Read More

Alp Buğdaycı: “Doğurmaya çalıştığım bebeği boğdular!”

“Kan Sıcak Akacak”, 1996’da yayımlandığında büyük gürültü kopardı. Ve Adalet Ağaoğlu’dan esinlenerek söylersek; “alt tarafı bilmem kaç litre kanla bilmem kaç metre bağırsaktan ibaret” şu bildiğimiz insanoğlu romanı sadece 6 gün yaşattı. Yazarıysa o günlerden bugüne, tam 15 yıl boyunca sustu. Bu, 15 yıl sürmüş aktif bir suskunluğun bütün iktidar odaklarını kapsayan yaralayıcı hikâyesi… Ve […]

Read More

Bülent Erkmen: “İyi kitap kapağı çok kitap okunan ülkelerde yapılır”

Bülent Erkmen bu ülkede tasarım denince akla ilgi gelen isimlerden, hele kitap kapağı tasarımı dendiğinde… Bir kitabın kapağında onun isminin olup olmaması standart belirleyici bir etken bile denebilir. Konuşmayı pek sevmeyen Erkmen’e de son günlerin gözde konusu kitap kapağı tasarımına dair birkaç soru sordum… Söylediği en can alıcı şey şuydu: “İyi kitap kapağı çok kitap […]

Read More

Engin Günaydın soruyor: “Bu ülkede herkes neden bu kadar üzgün?”

Egoist Okur, Engin Günaydın’ı çok sever. Onunla daha önce yaptığı röportajları bugün yeniden yayınlaması bundan, başka sebebi yok. Susan Sontag, sinemanın gücünden bahsederken, “Kamera başkalarının gerçekliğine bir turist gibi bakmamızı sağlar, hemen peşinden de kendi gerçekliğimize” diyor. Yeraltı, bu tarife birebir uyan bir film. Çünkü Dostoyevski’nin Yeraltından Notlar romanından -serbestçe- uyarlanan filmi seyrederken, önce Muharrem […]

Read More

Elif Şafak: “Hakkımdaki dedikodularla uğraşacağıma kitap okurum”

Elif Şafak, yeni romanının kapağında bir erkek, yani anne katili İskender olarak çıkıyor karşımıza. Onunla Sirkeci Garı’nda yaptığımız söyleşide, kitabını, evliliğini, çocuklarını, aşkın karmaşık hallerini, niçin yazmaktan hiç vazgeçemeyeceğini, ailesi hakkında çıkan dedikodulara tepkisini, zihin ve kalp detoksu yapmanın önemini, Juliet’e serenat yaparmışçasına yazan erkek yazarları  konuştuk… Gülenay Börekçi Elif Şafak: “Hakkımdaki dedikodularla uğraşacağıma kitap […]

Read More