Mario Levi: “Herkes kendi dilinde ölüyordu!”
“Tüm anlatılanların otobiyografik bir karakter taşıdığına inanıyorum. Bu keşfi durduk yerde yapmadım, sadece yıllar önce ifade edilmiş bir hakikatin izini sürdüm. Gustave Flaubert, ‘Madame Bovary benim’ lafını boşuna etmedi. Tüm bunlar bir yana, ancak yaşananın bize daha sahici bir edebiyatın yolunu açtığına hep inandım. Birileri bana hikâyelerini anlatmam için kendilerini gösterdi, hatta hayatıma girdi… Kim […]
Read MoreM.K. Perker: “Amerikan rüyasını görmek istiyorsan, uyumayacaksın!”
Uyursanız rüya görürsünüz. Ama hayatınızın rüyasını görmek istiyorsanız eğer, sonuna kadar uyanık kalacaksınız… ABD’ye yerleştikten sonra adından çokça söz ettiren işlere imza atan, hatta sadece en iyilerin layık görüldüğü çizgi roman Oscar’larında da adı geçen M. Kutlukhan Perker, yeni kitabı Insomnia Cafe’yla (Uykusuzlar Kahvesi) kendisi gibi uykusuzları harikulade maceralar yaşamaya davet ediyor. Gülenay Börekçi TÜRK […]
Read MoreTaylan Biraderler: “Ölüme uzak olan kişi hayata da uzaktır”
“Büyük kıyamete inanmıyoruz ama küçük kıyamet var. Oluyor. Ölünüyor. Arkadaşlarımız ölüyor. Sevdiğimiz insanlar ölüyor. Tanıdığımız biri bile olması gerekmiyor ölenin, uzaktan sevdiğimiz ve bir şekilde ruhsal ilişki kurduğumuz insanlar ölüyor. Küçük küçük kıyametleri hep yaşıyoruz. Düşün işte, biriyle samimi oluyorsun, çok seviyorsun onu, onunla yaşıyorsun. Sonra gün geliyor, artık görüşmemeye başlıyorsunuz. Yani o insan ölüyor […]
Read MoreOkşan Svastics yazdı: Yahudiler’in İstanbul’u
“Bakkallık yapan halası babası evi terk etmiş olan 12 yaşındaki eczacı çırağı dayıma öğlenleri parayla ekmek arası kavurma satarken, Aşkenaz komşuları üst kata tencere tencere yemek taşıyormuş, bunu öğrenince dostluğun akrabalıktan daha mühim bir şey olduğunu da öğrenmiş oldum. Sonra, Osmanbey’de otururken komşum Sara Kazes’ten vişne likörü yapmasını, yaşlanınca güzel kolyeler takıp evde bile rujsuz […]
Read MoreAlain de Botton: “Radikal dincilerden değil, radikal ateistlerden korkuyorum”
Alain de Botton yeryüzünde herhangi bir tanrıya inanmadan yepyeni bir din öneren ilk insan olabilir mi? Bu röportajda, “İnançsızlığınızı bu kadar açıkça ifade ettiğiniz için radikal dindarların öfkesini çekebileceğinizi düşünmüyor musunuz?” diye sordum ona önce. “Tam tersi, radikal ateistlerin ‘Hey, adama bak, resmen dine methiyeler düzüyor’ demelerinden korkuyorum” cevabını verdi. İşte röportajımızın geri kalan kısmında […]
Read MoreAlp Buğdaycı: “Doğurmaya çalıştığım bebeği boğdular!”
“Kan Sıcak Akacak”, 1996’da yayımlandığında büyük gürültü kopardı. Ve Adalet Ağaoğlu’dan esinlenerek söylersek; “alt tarafı bilmem kaç litre kanla bilmem kaç metre bağırsaktan ibaret” şu bildiğimiz insanoğlu romanı sadece 6 gün yaşattı. Yazarıysa o günlerden bugüne, tam 15 yıl boyunca sustu. Bu, 15 yıl sürmüş aktif bir suskunluğun bütün iktidar odaklarını kapsayan yaralayıcı hikâyesi… Ve […]
Read MoreBülent Erkmen: “İyi kitap kapağı çok kitap okunan ülkelerde yapılır”
Bülent Erkmen bu ülkede tasarım denince akla ilgi gelen isimlerden, hele kitap kapağı tasarımı dendiğinde… Bir kitabın kapağında onun isminin olup olmaması standart belirleyici bir etken bile denebilir. Konuşmayı pek sevmeyen Erkmen’e de son günlerin gözde konusu kitap kapağı tasarımına dair birkaç soru sordum… Söylediği en can alıcı şey şuydu: “İyi kitap kapağı çok kitap […]
Read MoreEngin Günaydın soruyor: “Bu ülkede herkes neden bu kadar üzgün?”
Egoist Okur, Engin Günaydın’ı çok sever. Onunla daha önce yaptığı röportajları bugün yeniden yayınlaması bundan, başka sebebi yok. Susan Sontag, sinemanın gücünden bahsederken, “Kamera başkalarının gerçekliğine bir turist gibi bakmamızı sağlar, hemen peşinden de kendi gerçekliğimize” diyor. Yeraltı, bu tarife birebir uyan bir film. Çünkü Dostoyevski’nin Yeraltından Notlar romanından -serbestçe- uyarlanan filmi seyrederken, önce Muharrem […]
Read MoreElif Şafak: “Hakkımdaki dedikodularla uğraşacağıma kitap okurum”
Elif Şafak, yeni romanının kapağında bir erkek, yani anne katili İskender olarak çıkıyor karşımıza. Onunla Sirkeci Garı’nda yaptığımız söyleşide, kitabını, evliliğini, çocuklarını, aşkın karmaşık hallerini, niçin yazmaktan hiç vazgeçemeyeceğini, ailesi hakkında çıkan dedikodulara tepkisini, zihin ve kalp detoksu yapmanın önemini, Juliet’e serenat yaparmışçasına yazan erkek yazarları konuştuk… Gülenay Börekçi Elif Şafak: “Hakkımdaki dedikodularla uğraşacağıma kitap […]
Read More













