









Melike Uzun, “Kürar”da iyilikle kötülüğü bazen ayrıştırıp birbirlerinin üzerinden, bazen de eşleştirip birbirlerinin içinden çıkararak anlatırken, daha çok şiddetin zeminine yerleşiyor. İyilikle kötülüğü anlatmak için doğru bir zemin seçildiği için de, şiddet, bakar bakmaz görünen yüzlerinden, kolay kolay seçilemeyecek görünümlerine doğru yüz değiştiriyor. Genişledikçe genleşiyor ve böylece, hem iyiliğin hem de kötülüğün, kısaca insanın en […]
Read More
Amerikalı akademisyen Laura Kipnis, Karl Marx’ın üç ciltlik dev eseri Kapital’i aşka dair bir kılavuz gibi yorumlamış ve sağdan soldan, kadın erkek birçok kişiye “Bu kadar da olmaz ki!” dedirtmişti. Kipnis’in yazdığı Aşka Hayır’a göre, hayatımızın 24 saati çalışmakla geçiyor. 8 saat işyerinde, 16 saat de evde, aşk için… Olabilir mi? Bakalım… AŞK şahane bir […]
Read More
“Seni uyandıran, kalçalarına dayanmış sert bir cisim oldu. Üstelik hareket ediyordu. İlk önce ne olduğunu anlayamadın. Çünkü nerede ve kimin kollarında uyuduğunu unutmuştun. Gece, hatırlanmaya çalışılan bir rüya gibi zihninde hayal meyal canlandığında cismin ne olduğunu da anladın. Yatağın sol tarafına, duvarla onun arasında yüzün duvara dönük yatıyordun. Seni yine köşeye sıkıştırmıştı. Belki de felsefe […]
Read More
“24 renk gazlı kalemim olsun isterdim, ilkokul yıllarında. Şimdi çok komik geliyor ama, benim en büyük çocukluk hayalimdi. Gözüm tüm renklere doyacaktı. 24 renk, hepsi bir arada. Yoktu o yıllarda Türkiye’de. Sonra canım Yasemin ablam Almanya’ya gitti ve bana şöyle katlanır, 24 renk gazlı kalem hediye getirdi. Dün gibi gözümün önünde. Kapağının yarısı şeffaf, yarısı […]
Read More
“Mektup, günlük ya da anı, okumayı pek çok sevdiğim türlerdendir. Neden seviyorum? Sanırım sevdiğim yazarların –özel hayatı da dahil- her şeylerini merak ettiğimden. Garip bir zevk… Fakat şunun da farkındayım: Bu türler, aynı zamanda, fevkalâde yanıltıcıdır! Yazarı hakkında gizli kapaklı bilgiler edineceğinizi ya da onun gerçek yüzünü göreceğinizi zannedersiniz; fakat büyük bir kumpasla karşı karşıyasınızdır: Okuduğunuz satırlar, yayınlanacağı […]
Read More
Şu hayatta en büyük tehlikenin evin dışında değil içinde olduğunu Laura Esquivel’den okumaya ne dersiniz? Saklı Lezzetler adlı kitabın yazarı Esquivel’a göre, an gelir hayatta rastlayabileceğimiz en tüyler ürpertici mahluğun çocukluğumuzdan beri zaten yanı başımızda olduğunu fark ederiz. Görünüşü dikkat çekmez, herhangi bir anneye benzer. Lakin öyle büyük bir manevra kabiliyeti vardır ki; çocuklarının ellerini […]
Read More
Karakter tasarımcısı, çizer, illüstratör ve grafiker Berk Şentürk’ün bu işi yeni değil besbelli ama öyle güzel ki Behance’i turlarken rastladığımda eskiymiş falan diye herhangi bir tereddüt yaşamadan bloga aldım. Küçük Prens, Lolita, Dönüşüm, Moby Dick minyatürleri Şentürk DC Comics’in süper kahramanlarıyla villain’ları Osmanlı Devri’nde yaşasalardı neye benzerlerdi diye hayal etmiş ve ortaya bu harika seri çıkmış. […]
Read More
Hakan Bıçakçı’nın yeni romanı Doğa Tarihi, okuduğum en güzel hayalet hikayelerinden biri. İçinde bir ölü yok ama terk edilmiş bir ruhun bedenini geri alma, kendini yeniden var etme çabası var… Hakan Bıçakcı’dan bir hayalet hikayesi Hakan Bıçakçı’nın yeni romanı Doğa Tarihi, okuduğum en güzel hayalet hikayelerinden biri. İçinde bir ölü yok ama terk edilmiş bir […]
Read More
Hakan Bıçakcı, Doğa Tarihi’nde hem unutulmayacak bir kadın karakter yaratmış hem de tam bugünün romanını yazarak ileride 2000’lerin başlangıcındaki edebiyatı inceleyecek olan araştırmacılara iyi bir dönem malzemesi sunmuş. Yazarın eleştirel söylemi kendi hayatımıza dönüp bakmaya ve bu sistemin neresinde durduğumuzu sorgulamaya itiyor bizi. Romanla ilgili aklıma takılan son soru ise şu: Acaba plaza kadınları bu […]
Read More
Burçlardan bahsetmek benim için eğlencelidir, ama uzun boylu ciddiye almam. Bu yüzden de bana kızan bir sürü arkadaşım var ama ne yapalım, farklı renkler ve farklı karakterler olarak bir arada var olamayacaksak arkadaşlığımızın ne kıymeti var? Fakat Lesley Anne Ivory’nin kedilerine bayılırım. Hele burçlar serisine… Shakespeare kedileri Üstelik anladığıma göre, resimlerdeki kediler gerçekmiş. Lesley Anne […]
Read More
“Fazla düşünmenin insanı yaşça öldürdüğü gerçeğine uyanabilmek ile ilk adım atılmış oluyordu, sevdanın her türlüsünün insan için oluğunu kabul ederek. Yürekteki sesler kafadakilerden daha baskındır diyenler içindi şiirler, şarkılar ve en önemlisi aşk… Devrimlere, evrimlere açık olanların sabrı, inancı, sevgisi kurtaracaktı dünyayı belki de…” En sevdiklerimden Ece Dorsay öyle bir yazı yazmış ki bu defa, hikaye […]
Read More
Eşcinseller için hatta aslında cinselliği özgürce yaşamak isteyenler için hayat hiç de kolay olmadı çünkü cinselliğin baskıyla son derece alakalı upuzun bir tarihi vardı. Kolektif Kitap’tan çıkan Seks ve Ceza adlı kitap bu konuyu hatırlamak, bilmediklerimi öğrenmek için şahane bir fırsat oldu benim için. “Yatak odasından mahkeme salonuna seks hukukunun hayret verici tarihi” diye özetlenebilecek […]
Read More
“Ben çok umutluyum. Öyle güzel dağıldık ki; ne var ne yok ortaya döküldü. Bu iyi! Biz en güzel mücevherlerimizi kutuya koyar saklarız. Çünkü onlar bizim için değerlidir. Elmas vardır, altın ya da gümüş vardır. Derken kafan bir dağılır, mücevherleri toplamak istersin. Mesela Gezi direnişini, gezicileri o çekmecede saklı olan mücevherlere benzetiyorum. Ortaya çıktılar ve ışıl […]
Read More
Hatırlayacaksınız, birkaç ay önce Tuna Kiremitçi’den bir yazı istemiş ve ona yazarlık sırlarını anlattırmıştım, o da “Ben ölü bir yazarım. Yüzyıllar önce parladım, bir linç esnasında öldüm. Şimdi de ölü olmanın avantajlarını kullanıyorum” demişti. Sonun Geldi Sevgilim adlı yeni romanını, bir de geçen hafta basında çıkan yazılarda Tuna’nın geçmişiyle roman arasında kurulan paralellikleri okurken o […]
Read More
İyi Kalpli Küçük Tavşan diye bir kitap. Anlamsız bir ismi var. Momo’nun Kitap Fabrikası’nın yöneticisi sevgili Gökçe Gökçeer de zaten illüstrasyonlarını beğenmese okumayacakmış zaten. Ama sonra kitabın, sömürü düzenine karşı olmak, sürü psikolojisinden çıkmak, örgütlenmek ve haksızlığa isyan etmek gibi çok önemli noktalara işaret ettiğini fark etmiş ve bir solukta bitirmiş. Çocuklarının ‘böyle gelmiş böyle gider’ci zihniyetten […]
Read More
“Ejderhanı Nasıl Eğitirsin”, “Nasıl Ejderhaca Konuşursun”, “Nasıl Korsan Olursun” ve “Ejderha Laneti Nasıl Bozulur” gibi sürükleyici romanlardan oluşan Hıçkıdık dizisini biliyosunuzdur. Bilmiyorsanız en yakınınızdaki çocuğa sorun lütfen… İngiliz yazar ve illüstratör Cressida Cowell’ın yarattığı dizide küçük Viking Hıçkıdık’ın kahramanlığa giden yoldaki soluksuz maceraları anlatılıyor. Hıçkıdık’ın en yakın arkadaşı da göz kamaştıran bir ejderha. Dünya çocuklarının […]
Read More
Proust yaşasaydı Serdar Ortaç dinlerdi diye bir çıkış yapmıştım günün birinde. Abartmış ya da yalnızca dikkat çekmeye çalışmış olabilirim, kabul ediyorum. Ama yaşasaydı en azından Yıldız Tilbe’yi KESİN dinlerdi… Nedense böyle hissetmiş ama sebebini açıklayamamıştım. Ta ki, Hazlar ve Günler’de Proust’un bizzat bu konu üzerine yazdığını görene kadar. İşte “Kötü Müziğe Övgü” başlıklı o kısacık […]
Read More
Egoist Okur’daki Bizi Hatırlayınız sayfalarıyla hepimizin kalbinde taht kuran Başar Başarır’ın öyküleri için ne desem az. Sevgimi, hayranlığımı defalarca yazdım, biliyorsunuz. Başar son öykü kitabı Teklifinizle İlgilenmiyorum’la 2014 Yunus Nadi Öykü Ödülü’nün de sahibi oldu. Onu kutluyor, aylar önce yaptığımız Teklifinizle İlgilenmiyorum röportajını yeniden yayınlıyorum. Başar Başarır: “Yazı bir hançer değildir ki maziye saplayasın!” Başar Başarır ve […]
Read More
“İsmiyle örtüşenler vardır. Çoklu anlamlar taşıyor benim ismim. Talih, şans, iyilik kaynağı olarak geçer anlamı. Tesadüf de var anlamları içinde. Ben şanslı ve bahtı açık biriyim. Ama tesadüf hayatımın en şaşılası yanıdır. Benim başıma gelen tesadüfleri duyanlar içten içe ‘bu adam mitoman mı’ diyebilir. Ya da bir yerde okumuştum, hayat tesadüfleri, onları güzel anlatan insanların […]
Read More
Murat Belge‘nin yazısını okumuştum önce. Sonra Belge’nin deyişiyle, Ey ahali! Burada iyi bir yazar var! diye çırpınan Selim İleri‘den dinlemiştim. Selim İleri bunu hep yapar, iyi yazarları ve kitapları keşfetmemiz için var gücüyle çabalar. Ama biz ya popüler edebiyatın dayatmalarına karşı koyamayız ya da kim bilir hangi gizli güç bizi “o yazarlar”ı keşfetmekten alıkoyar… İnatla benzer şeyleri, […]
Read More