









Sigmund Freud bildiğimiz kadarıyla Osmanlı İmparatorluğu’na dair tek satır yazmadı. Fatih Sultan Mehmet üzerine de herhangi bir şey söylemedi. O halde “Bu başlık ne alaka!” demeyin. Yazının, edebiyatın sihirli dünyasında her şey olabilir hatta Freud, Fatih’i rüyada da olsa psikanaliz koltuğuna oturtabilir. En azından Ahmet Ümit’in yeni romanı Sultanı Öldürmek’te böyle oluyor. Daha doğrusu Ümit’in […]
Read More
Handan Akdemir’i gazeteci olarak tanıdım. Hayatımın en zor dönemlerinden birinde yanımda olan, beni destekleyen meslektaşlarımdan biriydi. Aynı kitapları seviyor, aynı ideallerin peşinde koşuyor ve kendimizi aynı insanların yanında iyi hissediyorduk… Tanıdığım en maharetli kalemlerden biri olan Handan daha sonra ani bir kararla gazeteciliği bırakıp yayın dünyasına geçti. Şimdi uzun süredir Doğan Kitap’ın editörlerinden biri. Haruki […]
Read More
Will Schofield’in şahane blogunda Erkin Koray’ın bir şarkısı eşliğinde 25 eski Türk kitap kapağı yer alıyor. Bazıları çok güzel, bazıları felaket… Aralarında Giovanni Scognamillo’nun “Uzaydan Geldiler”i de var. Bir de “Komünistlerin Söylediklerine İnanılabilir mi?” adlı nadide eser… Tepenize inmeye hazır gibi görünen kızıl bir elin parmaklıklarla engellenmesini gösteren kapak komik denecek kadar ürkütücü. Kitabın yazarı Dr. […]
Read More
Türk sinemasının 2000’li yıllarına damgasını vuran Nuri Bilge Ceylan’dan, Cannes Film Festivali’nde “En İyi Yönetmen Ödülü”ne layık görülen “Üç Maymun” filmiyle ilgili tüm detayları içeren kitap çıktı. Kitapta filmin sinopsisi ve özgün senaryosunun yanı sıra, Cannes’daki serüvenine dair iç ve dış basında çıkan yorum ve haberler, söyleşiler ve Nuri Bilge Ceylan’ın güncesi yer alıyor. Ceylan’ın “görsel […]
Read More
“İbrahim’in Beni Terketmesi”ni Orhan Pamuk İngilizce çeviriye yazdığı arka kapak yazısında, “Bejan Matur’un zarif ve şiddetle hissedilen şiirleri…” diye tanıtıyor. Görme Biçimleri’nin keskin gözü John Berger’se şunları söylüyor: “Onun şiirini düzyazıyla anlatmak imkânsız. Fiillerinin kipi yok, edatları isme benziyor, kendi isimleri haykırışlar. Amacı, anlamsızı kuşatarak kurnazlıkla alt etmek. Bunu yapıyor, başarıyor. Bir zamanlar her şey […]
Read More
Meğer Instagram tarzı fotoğrafçılığın babası, yani bütün o acayip güzel filtrelerin esas yaratıcısı, çok eskilerde, 20. yüzyılın başında yaşamış bir Fransız bankermiş. Bir Zamanlar Dizisi BİR ZAMANLAR INSTAGRAM: 100 yıl önce yaratılan insanlık kataloğu 1909 yılında milyoner Fransız banker ve sanat koleksiyoncusu Albert Kahn o dönemde yaşayanların çok tuhaf bulacağı bir maceraya atıldı. Lumiere Kardeşlerin […]
Read More
Bugünlerde Avrupa ve Amerika’da herkes Hollanda’da doğup büyüyen genç müzisyen Karsu Dönmez’i konuşuyor. Şarkıcı, piyanist, besteci ve söz yazarı olan Karsu kimilerine göre önümüzdeki 10 yılda adını en çok duyacağımız şarkıcı olacak. Hollanda doğumlu şarkıcı, piyanist, besteci ve söz yazarı olan Karsu Dönmez henüz 21 yaşında ama klasik müzik ve caz çevrelerinde şimdiden çok ünlü. Yakında […]
Read More
Görelim bakalım diyorsanız, seyredin. Pişman olmayacaksınız, çünkü This is Where We Live, harikulade bir film. Düşsel bir dünyayı anlatıyor. Ama var aynı zamanda öyle bir dünya. Benim için var en azından… Ve Egoist Okur’a sık sık uğradığınıza göre, sizin için de var. İnsanların, kuşların, ağaçların, sokakların, evlerin ve geri kalan her şeyin yazıdan ve kitaplardan […]
Read More
Az önce Deniz Durukan’la konuştuk. Bugün yitirdiğimiz Ayten Alpman’dan bahsettik; onun muhteşem şarkıcılığından, siyah küt saçlarıyla yıllardır hayatımızda hep aynı kalabilmiş nadir güzel şeylerden biri oluşundan… Ve tabii ona dair diğer şeylerden… Yazarlığının, şairliğinin yanı sıra tanıdığım en iyi röportajcılardan biri de olan Deniz, Ayten Alpman’la 10 yıl önce yaptığı bir röportajı gönderdi sonra Egoist […]
Read More
Filiz Kansu’yla tanışmıyoruz. Hakkında bildiklerim de fazla değil. Ehlileştirilemeyen ruhlardan olduğunu, bir de saplantılı bir şekilde yazdığını biliyorum sadece. Kansu bu yazıda gazeteci, yazar arkadaşım Füsun’a “12 Eylül gibi mühürlenmiş bir zamanın kilitlerini açıyorsun, bir çilingir maharetiyle” diyor. İtiraf ediyorum, okurken gözlerim doldu. Romanı eline alıp bir gecede bitiren, sonra da sabaha karşı bu yazıyı […]
Read More
Muhteşem Yüzyıl’dan ve hastalığının ortaya çıkışından kısa süre öne konuşmuştuk Meral Okay’la. Ümit Ünal’ın yazıp yönettiği Kaptan Feza diye bir filmde oynuyordu. Masumiyet özlemimize, arayışımıza karşılık geliyordu o film. Meral Okay da bir uzaylıyla dostluk kuran kadındı. Fakat o uzaylı hiç de uzaklardan gelmiş sayılmazdı aslında, çok vardı aramızda onlardan, çoğu zaman görmesek, görmezden gelsek […]
Read More
“Son yılların en etkileyici erkek vokallerinden bazıları. Boğucu, gösterişsiz, çıkışsız… Bir nevi Joy Division ekolü… Bu adamlar işi sesi güzel olmanın, iyi şarkı söylemenin ötesine götürmüşler bence. O sesleri nerelerinden nasıl çıkarıyorlar aklım almıyor. ‘Onlardaki ses teliyse bendeki ne?’ diye de düşünmeden edemiyorum.” Romantik Korku, Rüya Günlüğü, Boş Zaman, Bir Yaz Gecesi Kâbusu, Apartman Boşluğu, […]
Read More
Bugünlerde Calibri adını çok duyuyoruz. Calibri dünyanın en çok kullanılan yazı fontu. Bizim hayatımıza girme sebebiyse Balyoz Davası. İyi ama bir yazı fontu böylesine kapsamlı bir davanın seyrini değiştirebilir mi? “Nedir bu Calibri’nin aslı astarı” diye merak etmek bizim de hakkımız değil mi? Simon Garfield’dan şahane kitap: “Tam Benim Tipim” Bugünlerde hayatımıza Calibri denen bir […]
Read More
Çok eski yılların Tumblr’ı ya da dünyanın bütün diyarlarından toplanmış harikalarla dolu odalar… Bir Zamanlar Dizisi BİR ZAMANLAR TUMBLR: Herkesin bir “harikalar odası” olmalı Çok eskiden, Rönesans Avrupa’sında da insanların birer Tumblr’ları, daha doğrusu, gördükleri ilginç nesneleri, tuhaf şeyleri, sanat eserlerini yahut ne kadar bilgili olduklarını, ne kadar gezip dolaştıklarını gösterecek birer Wunderkammer’leri (harikalar odası) […]
Read More
İnternet sitesi Metafilter‘a göre, Facebook’tan önce içeriği değilse bile işleyişi ona çok benzeyen The Republic of Letters vardı. Bir Zamanlar Dizisi BİR ZAMANLAR FACEBOOK: 300 yıl öncesinin bağımsız iletişim ağı 17. yüzyılda entelektüellerin oluşturduğu kalabalık ve karışık bir ağ olan The Republic of Letters, coğrafi sınırları ve dil farklılıklarını aşarak Aydınlanma Çağı’nın en önemli fikir adamlarını […]
Read More
Maru the Cat tarzı saçma ama çok eğlenceli kısa filmleri seyredebileceğiniz en iyi yer neresi? YouTube mu? Eh, elbette. YouTube, zamanımızın sosyal medya fenomenlerinin neredeyse en önemlisi. Ama aslında o bile yeni sayılmaz. Güneşin altında yeni bir şey olmadığını ve Twitter, Facebook, YouTube gibi sosyal medya araçlarının aslında hiç de yeni sayılamayacağını çeşitli vesilelerle yazdım, okudunuz. O halde […]
Read More
Güneşin altında belki de gerçekten yeni bir şey yoktur! Bugün okuduğum bir haber, Twitter, Facebook, Quora, YouTube ve Tumblr gibi sosyal medya araçlarının aslında hiç de yeni olmadığını, bazılarının kökeninin çok çok eskilere dayandığını bana hatırlattı. Mesela gündelik meşguliyetimiz olan tweetler, bundan tam 100 yıl önce, Rimbaud ve Joyce gibi edebiyat dehalarını keşfeden anarşist sanat […]
Read More
Sabahattin Ali’yi daha çok, popüler şarkılara dönüşen şiirlerinden ve filme çekilen eserlerinden tanıyoruz. Bir de en çok filme çekilmesi istenen romanın, Kürk Mantolu Madonna’nın yazarı olması vesilesiyle… Öldürülmesinin üstündeki sis perdesiyle siyasi tarihimiz açısından da önemli bir isim Sabahattin Ali. ve işte onu daha yakından tanımak için iki fırsat: Kızı Filiz Ali’nin yazdığı Filiz Hiç […]
Read More