Egoist okur

Binnur Kaya ile korkular, zaaflar ve aşka dair

Binnur Kaya ile bu röportajı Vavien filminin setinde yapmıştım. Senaryosunu Engin Günaydın’ın yazdığı ve Taylan Biraderler’in yönettiği Vavien, Tokat’ın Erbaa ilçesinde çekiliyordu. Kalktım gittim röportaj için. İlk sabah uyandığımda kaldığım otelin kahvaltı salonuna indim. Binnur Kaya da orada, açık büfedeydi. Bir çay alayım, sonra da yanına gidip kendimi tanıtayım diye düşündüm. Bir de baktım ne […]

Read More

Neil Gaiman: “Okuduğum hiçbir kitaptan boşanmadım”

“Amerikan Tanrıları”, “Yokyer”, “Coraline”, “Sandman” ve son olarak “Kırılgan Şeyler”le tanıdığımız Neil Gaiman, yaşlandığı için eskisi kadar kitap okuyamadığından yakınıyor hatta anladığım kadarıyla bu konuda epey dertli. Daha doğrusu dertliymiş. Fakat bir arkadaş tavsiyesi üzerine derhal okuma gözlüğü edinmiş, böylece sorun mucize bir hızla çözülmüş. “Benim için atomun parçalanması kadar büyük bir keşif oldu” diyor. […]

Read More

2) Nabokov’un çevirmen olarak portresi

Sıra geldi ikinci bölüme… Vladimir Nabokov beş yıl çalışarak Puşkin’in 250 sayfalık manzum romanı Yevgeni Onegin’i Rusçadan İngilizceye çevirdiğinde ortaya 1500 sayfalık bir metin çıkmıştı. Uzun açıklamaları ve yorumlarının yanı sıra çeviride uyguladığı stratejiyi ayrıntılı anlattığı makalelerle dikkat çeken bu şerhli çevirinin hikâyesini Nabokov sonradan bir makalesinde anlatmıştı. Meraklısına minik bir tüyo: İngiliz düello kurallarının Rusya’da nasıl […]

Read More

Yalçın Tosun: “Öykülerim çırılçıplak çünkü onları ben seve seve soydum”

Yalçın Tosun’u ilk okuduğumda beni etkileyen, kitaplarını merakla beklememe neden olan şey, öykülerinin çağrıştırdıklarıyla, anımsattıklarıyla, bastırılan, geride kaldığı sanılan şeyleri gün yüzüne çıkarmasıyla insanı bazen günler, bazen aylar süren bir boşluğa itivermesiydi. Okunur okunmaz unutulan, hafızada yitip giden öyküler değildi bunlar. Varlığını inatla sürdüren, insanın içinde yaşayan, gününe karışan, en sıradan hayat pratiklerine dahil olan […]

Read More

1) Borges’ten çeviride mutlu ve yaratıcı sadakatsizliğe övgü

Çeviri üzerine üç bölüme ayırdığım yazımın ilki burada. Jorge Luis Borges, 1955 tarihinde yazdığı bir makalede, Binbir Gece Masalları’nın Richard Francis Burton, Dr. Joseph Charles Mardrus, Enno Littman hatta Jean Antoine Galland, Edward Lane gibi geçmiş çevirmenlerini ele almış, kaynak metni gizli gizli (ya da açıkça) kutsal sayan geleneksel çeviri anlayışına karşı çıkarak Binbir Gece […]

Read More

Knausgaard: “İç sesime sorarsanız, okumak tembellere göre bir şey”

Knausgaard ne okur, ne sever, merak ediyorsanız bu röportaj size göre. Uzun uzun konuşmuş, kendiniz bakın. Ama en sevdiği kitabı buraya alayım bekletmeden. Diyor ki Karl Ove, “‘Savaş ve Barış’ dışında çılgınca bir arzuyla okuyabileceğim başka kitap yok. İlk okuduğumda 12 yaşındayım. Zayıf hafızama şükürler olsun, o sayede her beş yılda bir yeniden okuyorum.” Yazarlar […]

Read More

Tolstoy’un esrarengiz turtası ve zihin açan naneli kurabiyeleri

Egoist Okur olarak epeydir ihmal ediyordum yemek tariflerini. Tolstoy’ların ailecek oluşturdukları tarif kitabıyla bir dönüş yapayım dedim. Büyük yazarın kızı Anna Tolstoy da kendi Lev Tolstoy biyografisinde, babasının çok sevdiği geleneksel naneli kurabiyelerin tarifini veriyordu, onu sona ekledim. İlginize, bilginize, merakınıza… Emily Dickinson usulü hindistan cevizli kek İstanbul Rumlarından Yemek Tarifleri Tolstoy’un esrarengiz turtası ve […]

Read More

BÜYÜK SORU: Dünyanın beklediği on birinci romancı kim?

Kemal Tahir’in, 1960 tarihli bir mülakatta söyledikleri öyle etkileyiciydi ve düşündürücüydü ki. Yazar bu kısacık mülakatta hem hâlâ nihayetlenmemiş bir tartışmayı başlatıyor hem de okurlarıyla roman sanatı, romancının sorumluluğu gibi konulardaki fikirlerini paylaşıyordu. Hatta araya eşsiz bir yazma dersi bile sıkıştırıyordu. (Yazma dersi kısmını birazdan ayrı bir postta paylaşacağım.) Bizzat Kemal Tahir’den yazarlık dersi almaya […]

Read More

Bizzat Kemal Tahir’den yazarlık dersi almaya ne dersiniz?

Yazarlık dersi veren verene şu günlerde. Ama ben size daha iyisini teklif ediyorum: Bizzat Kemal Tahir‘den yazarlık dersi almaya ne dersiniz? BÜYÜK SORU: Dünyanın beklediği on birinci romancı kim? “En usta romancı bile, aslında çıraktır. Ustalığı bu çıraklık süresini kısaltmaya yarar.” Bizzat Kemal Tahir’den yazarlık dersi almaya ne dersiniz? “Ben romancı olarak yaşıyor, insanlara, olaylara […]

Read More

Eleştirmenden “Ben bir Uçurum İncisiyim” yazarına mektup

Şeyma Koç’un İthaki Yayınları etiketli “Ben Bir Uçurum İncisiyim” kitabındaki öyküleri henüz okumadım. Fakat eleştirmen Hülya Soyşekerci okudu, okumakla kalmayıp yazara, kitabına dair bir mektup gönderdi. Egoist Okur’a da bu mektubu yayınlamak düştü. (Şeyma ile Hülya Hanım’ın izniyle.) 1856-1910 tarihleri arasında yaşamış St. Petersburglu ressam Michail Alexandrowitsch Wrubel’in “İnci” tablosu “Siz ‘ses veren bir uçurum’ olan […]

Read More

Siz hiç Odradek gördünüz mü?

Meşhur Odradek’i bilen biliyor, peki ya siz? “Neyin nesi, kimin fesi  bu Odradek denen şey?” diyorsanız okuyun… Daha da derine dalmak isteyenler, Amerikalı feminist kuramcı Judith Butler’ın Odradek ce Kapitalizm başlıklı konuşmasını izleyebilir. Linki yazının sonunda bulabilirsiniz. KAFKA’NIN BEBEĞİ: Bir yazarın harikulâde yalanı Max Ernst’ün çizgileriyle Odradek Siz hiç Odradek gördünüz mü? Odradek, Franz Kafka’nın “Evin […]

Read More

Herkes kendi vebasını içinde taşır

Yaşadığımız Covid-19 salgınından Albert Camus’nün Veba romanının dünyada satış rekorları kırdığı gerçeği dışında öğrenebileceğimiz şeyler var mı? Düşündüm de, tüm dünyada yerleşik kurumsal süreçleri ve ekonomik sistemleri kökünden sarsacağı kesin görünen COVID-19 salgınına tepkileri değerlendirirken ya da salgının sadece insan sağlığına ilişkin değil, siyasal ve ekonomik sonuçlarını hesaplarken edebiyattan niçin yararlanılmasın? Sonuçta, klasiklerden çağdaş romanlara kadar […]

Read More

Carroll’dan mektup yazma dersleri: Yazdığımı geri alamam!

Alice kitaplarının yazarı Lewis Carroll’ın matematik ve cebir kitaplarını biliyordum da mektuplaşma adabını anlattığı bir el kitabı yazdığını bilmiyordum doğrusu. O yüzden okuma kopyasını bağımlısı olduğum internet mekânı Internet Archive’da görünce havalara uçtum ve sizinle paylaşmak istedim… Bu arada, Carroll, bu minicik kitabı güzel mi güzel bir mektup kitinin parçası olarak yazmış. Mektup kiti de […]

Read More

Bu bir bavul değildir! Çünkü onu Duchamp tasarladı.

Bu gördüğünüz bir bavul olabilir mi? Alakası bile yok. Ne bu peki? O, Marcel Duchamp’ın Boîte-en-valise, yani “bavuldaki kutu” adını verdiği nesnelerden biri, başka bir deyişle sanatçının eserlerinden 69 röprodüksiyonu barındıran minyatür bir sanat galerisi. (Ben Enrique Vile Matas’ın “Portatif  Edebiyatın Kısa Tarihi” kitabından öğrendim, dilerseniz linki burada.) Duchamp 1935-1940 arasında bu bavullardan 20 adet […]

Read More

Can sıkıntısına karşı PORTATİF EDEBİYAT

Enrique Vila-Matas’ın edebiyat tarihiyle edebiyat dedikodusunu harmanladığı oyuncaklı romanlarından biri daha çıktı: “Portatif Edebiyatın Kısaltılmış Tarihi” adlı kitapta, modernist dönemin ilk yarısında yaşamış önemli yazarların yeniliğe ve edebiyata saplantılı aşkları, karanlığa sempatileri, arsızlık sanatında yetkinlik düzeyine ulaşmalarını sağlayan doğal kabiliyetleri ve elbette her birinin özenle muhafaza ederken bir yandan da dehşetle uzak durmaya çalıştığı doppelgänger’ları, […]

Read More